38. Ayet
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Bir de “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Bir de “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Doğru söylüyorsanız derler, ne zaman yerine gelecek vaadiniz?
Onlar derler ki: «Gerçekseniz iş bu vait ne zaman?»
Bir de: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
"Va’adler ne vakit infâz idilecek sâdık iseniz söyleyiniz" diyorlar.
«Eğer, diyorlar, doğru iseniz, ne zaman (gerçekleşecek) bu tehdit?»
"Doğru sözlü iseniz O verilen söz ne zaman gerçekleşecek," diye meydan okuyorlar.
Bir de bu va'd ne zaman? Doğru iseniz, diyorlar
"Doğru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandır?" derler.
(Kâfirler, alay ederek) “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) vaat (azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
(İnkârcılar ve münafıklar) "Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu vaid (edilen günün ortaya çıkması ve azabı) ne zamandır?" diyorlar (kendi akıllarınca dalga geçiyorlardı).
“Eğer doğru söyleyenlerdenseniz bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
daħı eydürler “ķaçandur bu va'de eger olduñuz ise ŧoġru söyleyiciler?”
«Eğer doğrucular iseniz, derler, bu tehdîd (in tahakkuku) ne zaman»?
“Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?” diyorlar.
Bir de onlar (o inanmayanlar, elçiye ve inananlara) "Eğer doğru sözlü kimselerseniz, (ileri sürdüğünüz) söz ne zaman gerçekleşecek?" diye sorup duruyorlar.
Denildiği halde, onlar yine de inananlara “Allah’ın bizim için vaat ettikleri ne zaman olacak, eğer doğru söylüyorsanız (başımıza getirin)” derler.
Derler: "Eğer doğru kimselerseniz, hani o azap nerede?"
Onlar «— Sözünüzde gerçekseniz bu vaadin [²] ne zaman olacağını bize bildirin» derler.
“Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
“Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu vaat ne zamandır?” derler.
Onlar sa: “Sözünüzde gerçekçi iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.
“Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diye soruyorlar.
Yine de kalkmış, alaycı bir ifâdeyle, “Eğer dedikleriniz doğru ise, peki bu savurduğunuz tehditler ne zaman gerçekleşecek?” diye soruyorlar.
-“Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bu Vaad ne zaman?” diyorlar.
Bir de: " Madem o kadar eminsiniz, bu felaket ne zaman gerçekleşecek " diyorlar.
Haddini bilmez bir şekilde: "Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ettiğiniz cezalandırma ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*]
(Kâfirler bir de): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.
Ama [mesajlarımı ciddiye almayanlar:] “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, [cevap verin, ey inananlar], [Allah’ın nihaî yargısı konusunda ileri sürdüğünüz] söz ne zaman gerçekleşecek?” ⁵¹ diye sorup duruyorlar.
Bir de kalkmış “Eğer iddianızda doğruysanız şu vaat edilen tehdit ne zamandır” diye soruyorlar. 16/61, 18/58, 29/53- 54, 35/37- 45, 42/14
“Söylediklerinde doğru isen, ne zaman gerçekleşecek bu tehdit, bu nihaî yargı?” diyorlar.
Buna rağmen onlar diyorlar ki: “Eğer sözünüze sadıksanız (cevap verin bakalım): bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?”
Ve derler ki, «Bu vaad ne zaman, eğer siz sâdıklar iseniz?»
"Doğru söyleyen kimseler iseniz söyleyin, o azap ne zaman inecek " derler. (Böylece Rablerinin takdiri ile de alay ederler)
Ve eğer doğru söyleyenler iseniz bu vaad /tehdid ne zaman diyorlar?
-Doğru söylüyorsanız bu vaat ne zamandır? derler.
Eydürler: Ne vaḳt olur ḳıyāmet güni, eger siz girçek iseñüz? dirler.
Ama yine de onlar: “Gerçeği söylüyorsanız, gösterin artık bu azabı, bu vâdin gerçekleşmesini daha ne kadar bekleyeceğiz! ” diye söyleniyorlar.
Doğru söyleyenler iseniz bu (bizi) tehdid(ettiğiniz azab) ne zaman? diyorlar.
"Eğer sözinizde sâdıklar iseniz va'd iylediğiniz kıyâmet ne vakitdir?" dirler.
“Şu sözü verilen gün ne zamanmış?” derler. Doğruysanız, söyleyin.
Diyorlar ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, şu vaad (kıyamet ve azap) ne zamandır?"
Bir de “Eğer doğru iseniz bu vaad ettiğiniz şey ne zaman?” diyorlar.
Diyorlar ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz bu vaat ne zaman?"
'Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu vaid (edilen günün sorgu ve azabı) ne zamandır?' derler.
Bir de (Mekke Kâfirleri): “- Doğru söyleyenler iseniz, bu va'd ne zaman?” diyorlar.
“Eğer doğru iseniz, bu vaadettiğiniz kıyamet ne zaman olacaktır?” diyorlar.
İnkâr edenler, “Doğru söylüyorsanız bizi tehdit ettiğiniz azap ne zaman?” derler.