Enbiyâ Suresi 49. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

49. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ

Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O çekinenler, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyametten ürküp titrerler.

Besim Atalay (1965)

Tanrıdan korkarlar, görmeden onlar, evet, çekinirler kıyametten de

Cemal Külünkoğlu

O (Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar, algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.

Cemil Said (1924)

48, 49. Biz Mûsâ ve Hârûn’a hak ile bâtılı tefrîk itdiren ve cehâlete karşu ziyâ neşr iden ve Allâh te’âlânın henüz mestûr ’azâbından havf idenlere ve vakit ve sa’atin geleceğini titreyerek düşünenlere nasîhat viren bir kitâb i’tâ iyledik.

Diyanet Vakfı

(O takvâ sahipleri ki) onlar, görmedikleri halde Rablerine candan saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir.

Edip Yüksel

Onlar ki kimse kendilerini görmezken bile Rab'lerini sayarlar ve Saatin dehşetini duyarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O müttekıler için ki rablarına gıyabda haşyet beslerler ve o saatten titrer dururlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kıyamet saatinden de titrerler.

Emrah Demiryent

(O takva sahipleri ki,) onlar (azabı) görmedikleri hâlde, Rablerin (in azametin) den korkarlar, onlar hesap gününden de korkarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O’nu görmedikleri halde) bir haşyet (korku ve hürmet) içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden "içleri (saygıyla ve kaygıyla) titremekte olan" kimselerdir.

Erhan Aktaş

Onlar, Rabblerini görmedikleri halde, O'na içten derin bir saygı duyarlar. Ve onlar, Kıyamet Günü'nün hesabından endişe ederler.

Eski Anadolu Türkçesi

48-49. daħı bayıķ virdük mūsā’ya daħı hārūn’a tevrįt’i daħı aydınlıķ daħı ögüd śaķınıcılara anlar kim [172a] ķorķarlar çalabı’larından ġāyıb iken daħı anlar ķıyāmetden ķorķıcılardur.

Hasan Basri Çantay

(Öyle takvaa saahibleri) ki onlar tenhâda da Rablerine candan saygı gösterirler. Onlar kıyâmetden korkanlardır.

Hayrat Neşriyat

(Takvâ sâhibleri) o kimselerdir ki, yalnızken (de) Rablerinden korkarlar, onlar kıyâmetten de korkan kimselerdir.

İhsan Aktaş

Onlar (muttakiler) o kimselerdir ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerine karşı derin bir saygı gösteren ve saatten (kıyametten) de korkanlardır.

İlyas Yorulmaz

Onlar o kimselerdir ki, Allah’ı görmedikleri halde, O na saygı gösteren ve kıyamet saatinden de korkanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki, çalaplarını görmiyerek ondan ürkerler, onlar kalkış gününden de titrerler.

İsmail Hakkı İzmirli

O sakınanlar ki Rablerinden tenhada [²] korkarlar, onlar kıyamette de korku içinde bulunurlar.

İsmail Yakıt

Onlar ki, algılayamadıkları/görmedikleri hâlde [bi’l- ğayb] Rablerinden saygıyla ürperenler ve kıyametten [es-sâ’at] de sakınanlardır [muşfikûn].

Kadri Çelik

Onlar, (azabı) görmedikleri halde Rablerinden bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyametten dolayı içleri titremekte olanlardır.

Abdullah Parlıyan

O bilinçli ve duyarlı kimseler, görmedikleri halde, Rablerinden korkar ve kıyametin gelivermesinden de korkarak titrer, dururlar.

Kuran Yolu

48-49. Andolsun ki, Mûsâ ve Hârûn’a, günahtan sakınan, görmedikleri halde rablerinden korkan ve kıyametin kaygısını taşıyanlar için bir ayırma ölçütü, bir ışık, bir hatırlatıcı kaynak (kitap) verdik.

Mahmut Kısa

O takvâ sahipleri ki, Rablerine gayben, yani O’nun zatını göremedikleri hâlde, varlığını, rab ve ilah olarak birliğini, sonsuz kudret ve merhametini gözler önüne seren sayısız yaratılış mucizelerini görerek iman eder, O’na yürekten bir saygıyla bağlanır ve ecel vaktinin gelip çatacağı o Son Saatin korkusuyla titrerler.

Mahmut Özdemir

Gayb ile (Görmeden) rabb’lerinden çekinenler, evet onlar Saat’den korkup titreyenlerdir.

Mehmet Çakır

Resulüm! Rab'lerinin yüzünü görmediği halde içlerinde kıpırtı hissedenler, kıyamet sözünden bile, heyecanlanırlar,

Mehmet Çoban

Görmedikleri halde Rabbine inananlar sevgimizi kaybetmekten korkar. Onlar bilirler ki yasalarımıza aykırı yaşarlarsa sevgimizi kaybederler. Böyleleri kıyamet gününden korkar. Çünkü kıyamet günü hesap gününün geldiğinin habercisidir.

Mehmet Okuyan

Onlar [takvâ] (duyarlılık) sahipleri, [gayb]daki (bilinemeyendeki) Rablerine saygı duyarlar; [*] (dahası) onlar o (Son) Saat’ten de tir tir titreyenlerdir.

Mehmet Türk

Rablerini görmedikleri halde Ondan (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar var ya işte kıyamet vaktinden içleri titreyerek tam sakınanlar onlardır.

Muhammed Esed

o [bilinçli, duyarlı] kimseler ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olsa da, ⁵⁸ Rablerinden korkar ve Son Saat’in kaygısıyla titrerler.

Mustafa Çavdar

Onlar ki Rablerine içten derin bir saygı duyarlar ve onlar o saatin bu dünyanın sonunun dehşetinden dolayı tir tir titrerler. 3/30, 25/63...65, 21/90,

Ahmet Tekin

Allah'a sığınanlar, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben Rablerinden korkanlardır, O'na saygı duyanlardır. Onlar Kıyamet'in kopacağı ânın dehşeti dolayısıyla korku içinde Allah'ın emirlerine itina gösterenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

onlar ki, idrak sınırını aşan bir hakikat olsa da Rablerinden korkarlar; yine onlar (görürcesine inandıkları) Son Saat’ten dolayı titrerler.[²⁷³¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

O muttakîler ki Rablerinden tenhada da büyük bir korku ile korkarlar ve onlar Kıyametten de titreyicilerdir.

Orhan Kuntman

Takva sahipleri; gıyabında Rablerinden korkarlar ve (hatırlarına geldiğinde) kıyamet saatinin dehşetinden titrerlerdi.

Osman Fırat

O kimseler ki Rablerini görmedikleri hâlde saygı ile korkarlar. Ve onlar kıyametin kopuş gününden de korkarlar.

Şaban Piriş

Onlar, görmedikleri halde Rablerinden korkan ve kıyamet saatinden de sakınan kimselerdir.

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki Tañrıdan ḳorḳarlar ġayb‐ıla, anlar ḳıyāmetden daḫı ḳorḳarlar.

Suat Yıldırım

O müttakiler, görmedikleri halde Rab'lerini gıyabında tazim eder ve hem de kıyametten, o duruşma saatinden korkup titrerler. [50, 33; 67, 12]

Süleyman Ateş

Korunanlar görmeden Rablerinden korkarlar ve (Duruşma) sa'at(in)den de titrerler.

Süleyman Tevfik (1927)

O muttakîler ki rablerini görmedikleri halde ondan korkarlar ve kıyâmet gününden hirâsân olurlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, Rablerinin korkusunu içlerinde[*] hisseden ve kıyamet saatinden dolayı da ürperen kimselerdir.

Ahmet Varol

Onlar [10] Rablerinden gıyaben korkarlar ve onların kıyamet saatinden içleri titrer.

Ümit Şimşek

O takvâ sahipleri ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar. Onlar, kıyamet gününün de korkusu içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

O korunanlar ki, hiç görmeden Rablerinden korkarlar. Kıyamet saatinden de ürperirler onlar.

Ali Bulaç

Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'

Ali Fikri Yavuz

Onlar, o takva sahibleridir ki, yalnızlıkta Rablerinden titrerler ve onlar, kıyamet azabından da korkarlar.

Bahaeddin Sağlam

O muttakiler ki gıyaben, Rablerinin büyüklüğüne karşı irkilirler ve kıyametin kopmasından da çekiniyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygı duyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir.