Enbiyâ Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helâk ettik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra vaadimizi gerçekleştirmiştik onlara da onları da kurtarmıştık, dilediklerimizi de ve imansızlıkta ileri gidenleri helak etmiştik.

Besim Atalay (1965)

Sonra tutup sözümüzü, hem onları kurtardık, hem de dilediğimizi; yokettik taşırmış olanları da

Cemal Külünkoğlu

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.

Cemil Said (1924)

Ânlara karşu va’dimizi infâz iyledik ânları ve mü’minlerden istediklerimizi kurtardık, îmân itmeyenleri helâk itdik.

Diyanet Vakfı

Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helâk ettik.

Edip Yüksel

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; aşırı gidenleri de helak ettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onlara olan va'de sadık olduk da kendilerini ve dilediklerimizi necata çıkarıp müsrifleri helâk ettik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri yok ettik.

Emrah Demiryent

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri (mü’minleri) kurtardık. (Hakkı inkârda ısrar ederek) haddi aşanları ise helâk ettik.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları helak edip yıkıma uğratıverdik.

Erhan Aktaş

Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve dilediğimiz kimseleri¹ kurtardık. Müsrifleri² ise yok ettik.

Eski Anadolu Türkçesi

andan ŧoġru eyledük anlara va'deyi pes ķurtarduķ anları daħı her kimi kim dilerüz. daħı helāk eyledük müşriķleri.

Hasan Basri Çantay

Sonra biz onlara olan va'd (imiz) in doğruluğunu gösterdik de hem kendilerini, hem kimleri diliyorsak onları kurtardık. İftiracıları ise helak etdik.

Hayrat Neşriyat

Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik de kendilerini ve dilediğimizkimseleri kurtardık; haddi aşanları ise helâk ettik.

İhsan Aktaş

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz (iyi tutum ve davranışları nedeniyle kurtulmayı hak eden) kimseleri kurtardık. (hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise yıkıma uğrattık.

İlyas Yorulmaz

Sonra onlara ettiğimiz vaatleri doğruladık, onları ve dilediğimizi kurtardık ve aşırı gidenleri de azapla yok ettik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra onlara karşı verdiğimiz sözü tuttuk. Hem onları hem de dilediklerimizi kurtardık. Tanımazlıkta ileri gidenleri de yok ettik.

İsmail Hakkı İzmirli

Yine onlara olan vâdemizi yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık, küfürde ileri gidenleri helâk ettik.

İsmail Yakıt

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri/israf edenleri ise helak ettik.

Kadri Çelik

Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da aşırı gidenleri yıkıma uğrattık.

Abdullah Parlıyan

Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık, ölçüsüz davrananları da helak ettik.

Kuran Yolu

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece, hem onları hem de dilediğimiz kimseleri kurtuluşa erdirdik; haddi aşanları ise helâk ettik.

Mahmut Kısa

En sonunda, kendilerine verdiğimiz sözü gerçekleştirdik; onları ve dilediğimiz kimseleri yani müminleri kurtardık, Allah’a karşı gelerek azgınlık edenleri ise, korkunç bir azapla helâk ettik! Eğer mûcize isteğinizde gerçekten samîmi iseniz, dinleyin:

Mahmut Özdemir

Verdiğimiz Vaad’i doğruladık / sadık kaldık; onları ve dileyeceğimiz kimseleri kurtardık. Aşırı Gidenler’i helâk ettik.

Mehmet Çakır

Onlara verdiğimiz sözü tuttuk. Onları ve onlarla birlikte kurtarılmaya değer bulduklarımızı kurtardık. Aşırıları ise helâk ettik.

Mehmet Çoban

İnkâr edenleri verdiğimiz söz gereğince cezalandırdık! Toplumlarına cezamız gelince elçilerimizi ve inananları kurtardık. Haddi aşan, şımaran, ayetlerimize karşı çıkanların hepsini yok ettik!

Mehmet Okuyan

Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirmiştik; böylece hem onları hem de dilediğimiz (layık olan) kişileri kurtarmış; haddi aşanları da helak etmiştik.

Mehmet Türk

Sonra o (Peygamberlere) verdiğimiz sözü yerine getirerek, kendilerini ve dilediğimiz mü’minleri kurtardık ve (inkâr ederek) haddi aşanları da helâk ettik.

Muhammed Esed

Sonuç olarak, Biz o’nlara verdiğimiz sözü yerine getirdik ve bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri ¹¹ kurtardık; ama kendi kendilerini ziyan edenleri ¹² ise yok ettik.

Mustafa Çavdar

Netice de biz onlara verdiğimiz vaadi tuttuk, onları ve hak eden kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri de helak ettik. 10/103, 30/47, 40/51

Ahmet Tekin

Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Peygamberleri, sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselerle, mü'minlerle birlikte kurtardık. Cahilce davranarak meşruiyet sınırını aşanları, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyup uygulayanları, azgınları da yokettik.

Mustafa İslamoğlu

Neticede Biz onlara verdiğimiz sözü tuttuk; bunun sonucunda onları ve tercih ettiklerimizi kurtarıp, (hayatlarını) amaçsızca harcayanları ise helâk ettik.[²⁶⁸⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra onlara olan vaadi gerçekleştirdik de onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık ve müsrif olanları da helâk ettik.

Orhan Kuntman

Sonunda onlara verdiğimiz sözü gerçekleştirdik. (Onları zafere ulaştırdık) Kendilerini ve iman edenleri kurtardık, aşırı gidenleri ise helak ettik. (Beldelerinin altını üstüne getirdik, yerlebir ettik.. ey müşrikler bunlardan ibret alın)

Osman Fırat

Sonra onlara olan va’dimizi yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helâk ettik.

Şaban Piriş

Onlara verdiğimiz sözü tuttuk, onları ve dilediklerimizi kurtardık, gaflet ve cehalette diretenleri de helak ettik.

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra anlaruñ va‘desini girçekledük, özlerini ḳurtarduḳ,diledügümüz kimseleri daḫı. Daḫı helāk itdük müsrifleri.

Suat Yıldırım

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve beraberlerinde bulunan dilediğimiz kullarımızı kurtardık, haddi aşanları ise helâk ettik.

Süleyman Ateş

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helak ettik.

Süleyman Tevfik (1927)

Sonra onlara va'dimizi icrâ ile kendilerini ve istediklerimizi kurtarub hevâ ve heveslerine ve şehevât-ı nefsâniyelerine tâbi' olarak nefislerini isrâf idenleri helâk iyledik.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda onlara verdiğimiz sözü tuttuk; onları ve kurtulmasını tercih ettiklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de etkisizleştirdik.

Ahmet Varol

Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri ise helak ettik.

Ümit Şimşek

Sonra kendilerine verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları ve daha başka dilediklerimizi kurtarıp inkârla haddini aşanları helâk ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helâk ettik.

Ali Bulaç

Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.

Ali Fikri Yavuz

Sonra onlara olan vadimizi doğruya çıkardık da hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. Müşrikleri ise helak ettik.

Bahaeddin Sağlam

Sonra onlara verdiğimiz sözü doğru çıkardık. Onları ve istediklerimizi kurtardık. Ve hayatlarını boş yere harcayanları da helak ettik.

Bayraktar Bayraklı

Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de helâk ettik.