95. Ayet
وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
Helâk ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkânsızdır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
Helâk ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkânsızdır.
Helak ettiğimiz bir şehir halkının, dönüp bizim tapımıza gelmemesine imkan yok.
Yok olmasına hükmettiğimiz bir kentin halkına, geri dönmek de yoktur
(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar, (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.
Helâk itdiğimiz karyeler ahâlîsi merdûd olacak ve artık tevbeye rücû’ itmeyecekdir.
Helâk ettiğimiz bir belde için artık (yeniden mâmur olmak) imkânsızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir.
Helak ettiğimiz bir toplumun tekrar dönmesi yasaktır.
İhlâk ettiğimiz karyeye dahi haramdır ki rücu' etmiyecek olsunlar
Yok ettiğimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansızdır.
Helâk ettiğimiz bir belde halkının (tekrar dünya hayatına) dön (erek îmân et) meleri mümkün değildir.
Helak edip yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkânsız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyeceklerdir.
Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır.¹ Onlar bir daha geri dönemezler.
daħı vācibdur ol köy üzere kim helāk eyledük anı kim anlar dönmeyeler.
Helak etdiğimiz bir memleket (ahâlisinin) hakıykaten (mahşere) dönmemeleri imkânsızdır.
Helâk ettiğimiz bir şehrin (halkının mahşer günü bize) dönmemeleri, şübhesiz ki mümkün değildir.
Ve (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri sebebiyle) bizim helâk ettiğimiz bir şehir halkı için (tekrar dünyaya geri dönmek) yasak (imkânsız)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. *
Bizim yeryüzünde helak ettiğimiz bir şehir halkının, tekrar yeryüzünde hayata dönüşü kesinlikle mümkün değildir.
Yok ettiğimiz bir ilin kişileri için geri dönmek olamaz.
Helâk ettiğimiz kasaba ahalisinin mahşere dönmemeleri [²] muhaldir.
Helak ettiğimiz bir beldenin yeniden eski hâline gelmesi asla mümkün değildir [harâmun].
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (dönüş) imkânsızdır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.
Kendilerini helak ettiğimiz ülke halkının, bundan sonra tekrar dünyaya dönüp, iyi işler yapmaları veya tevbe etmeleri mümkün değildir.
Helâk ettiğimiz bir belde için artık dönüş imkânsızdır; onlar geri -dönemeyeceklerdir.
Bizim helâk ettiğimiz bir toplumun, bir daha hayata dönmesi asla mümkün değildir!
Helâk ettiğimiz bir şehrin geri dönmemeleri haramdır / yasaktır / imkânsızdır.
Helâk ettiğimiz kent halkları da tekrar bize gelip hesap vereceklerdir...
Cezalandırarak yok ettiğimiz ülkelerin halkları da eninde sonunda yaptıklarının hesabını vermek, daha çetin bir azapla cezalandırılmak üzere katımıza gelecekler. Dünyada cezalandırıldık diye kendilerini avutmasınlar.
Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.
Artık helâk ettiğimiz bir ülke (halkının) tekrar dünya hayatına dön(erek îman et)meleri imkânsızdır.¹
Bu bakımdan, yok etmeye karar verdiğimiz herhangi bir toplumun, ⁹² [tuttuğu günahkarca yoldan] bir daha geri dönmesi asla mümkün değildir! ⁹³
Bizim helâkına karar verdiğimiz bir toplumun artık geri dönüşü mümkün değildir. 6/26...28, 23/99...19/108, 39/58, 42/44
Günahları sebebiyle helâk ettiğimiz bir memleket halkının dünyaya tekrar dön-memeleri, tevbeye fırsatlarının olmaması kesin, diriltilmemeleri, huzurumuzda hesaba çekilmemeleri imkânsızdır.
Ne ki, Bizim helâkine karar verdiğimiz bir toplum mecburi (istikamete girmiştir);[²⁷⁶⁹] artık onların geri dönmesi mümkün değildir;
Ve kendisini helâk ettiğimiz bir belde (ahalisi) için memnudur ki, onlar dönmeyecekler olsunlar.
Helak ettiğimiz belde halkının, ahirette ceza görmek üzere bize dönmemesi asla mümkün değildir. (Nitekim)
Helâk ettiğimiz bir belde halkının geri gelmesi haramdır/ imkânsızdır,
Helâk ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır
Daḫı ḥarāmdur bir şehr ḳavmine ki anları biz helāk itsevüz, anlar rücū‘eylemezler.
İmha ettiğimiz bir memleket halkının, mahşerde huzurumuza gelmemesi mümkün değildir.
Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.
Ve helâk iylediğimiz herhangi bir karye ehlinin mahşere rücû' itmeleri memnu'dur.
Etkisizleştirdiğimiz bir kentin halkı mahrum kalır, eski hallerine dönemezler.
Bizim helak ettiğimiz bir şehre artık (dünya) hayatı haramdır. Şüphesiz onlar bir daha dönemezler.
Helâkine hükmettiğimiz bir belde ahalisinin üzerinde yasak vardır; onlar artık geri dönemezler.(17)
Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.
Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.
Helâk ettiğimiz bir memleket halkına mümkün değildir, artık onlar tevbeye dönemezler.
(Azgınlıklarından dolayı) helak etmek istediğimiz bir şehrin hakka geri dönmesi de yasaktır. (Mümkün değildir. Öylece bozguncular çoğalır.)
Helâk ettiğimiz ülke halkının bize dönmemesi imkânsızdır.