Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçek vait yaklaşınca işte o zaman kafir olanlar, gözlerini dikip kalacaklar ve yazıklar olsun bize diyecekler, bundan gafildik, hatta zalimdik biz.
Besim Atalay (1965)
Gerçek olan söz yaklaşmaktadır, o zaman kâfirlerin gözleri dikilerek: «Biz bunu anlamamıştık, hayır zalim kimselerdik!» diyeceklerdir
Cemal Külünkoğlu
Gerçek vaadin eşiğine gelindiğinde inkârcıların bakışları dehşetten donakalacak ve “Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz bu ana karşı hep umursamazlık göstermiştik. Biz gerçekten kendimize zulmeden kimselerden olduk” (diyecekler).
Cemil Said (1924)
Hak olan va’din infâzı zamânı yaklaşdığı vakit kâfirlerin nazarları hayretle açılacakdır "Eyvâh bize ki bu sa’ati teemmülde gaflet itdik, zâlim olduk" diyecekler.
Diyanet Vakfı
Ve gerçek vaad (ölüm, kıyamet) yaklaşınca, birden, inkâr edenlerin gözleri donakalır! «Yazıklar olsun bize! (derler), gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz; hatta biz zalim kimselermişiz.»
Edip Yüksel
Hak sözün gerçekleşmesi yaklaşmış ve kafirlerin gözleri korkudan dona kalmıştır: "Vah bize, Biz bundan gaflet içinde idik. Biz gerçekten zalimler olduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
ve hak va'd yaklaştığı vakıt, o zaman işte o küfredenlerin derhal gözleri belerecek «eyvah bizlere biz bundan gaflet ettik, hayır kendimize zulmetmiş olduk» diyecekler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ve gerçek vaad yaklaştığında, işte o zaman kâfir olanların gözleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik." derler.
Emrah Demiryent
Hak olan vaad yaklaşmıştır, işte o zaman, (hakkı) inkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlamış bir halde “Yazıklar olsun bizlere! Gerçekten biz bundan gafildik, (inkârda, isyanda ve şirkte ısrar ediyorduk) meğer böyle yapmakla (kendi nefsimize) zulmediyormuşuz” derler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Hakkın hâkimiyetiyle, inkârcıların ve münafıkların hezimetiyle sonuçlanacağı kesin) Gerçek olan va’ad yaklaşıvermiştir. İşte o zaman (Hakk davayı ve başındaki kutlu şahsı) inkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlayıp (şaşkınlık ve perişanlığa uğrayacak ve) "Yazıklar olsun ki biz bundan tam bir gaflet (ve hıyanet) içindeydik; doğrusu belki de bizler zalim kimselerdik" (diyerek rezil ve zelil duruma düşecekler ve pişmanlıkla dövüneceklerdir).
Erhan Aktaş
Uyarıldıkları gerçekle yüz yüze geldiklerinde, gerçeği yalanlayan nankörlerin gözleri korku ile büyür. “Eyvah bizlere! Gerçekten biz aldanış içindeymişiz. Aslında biz, kendimize haksızlık etmişiz.”
Eski Anadolu Türkçesi
96-97. tā ol vaķt kim açıla yecüc daħı mecüc yol ḥalde kim yüce yirden yilişürler yaķın oldı ḥaķ va'desi ya'nį ķıyāmet pes anda açılup ķalıcıdur gözleri anlaruñ kim kāfir oldılar “iy 'aźābumuz! ya'nį eyideler olduġ-ıdı ġāfilliķ içinde bundan belki olduġ-ıdı žālimler”.
Hasan Basri Çantay
96,97. Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (un seddi) açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va'd olan (kıyamet) yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr (ve inkâr) edenlerin gözleri hemen belerib kalacak, «Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik» (diyecekler).
Hayrat Neşriyat
96,97. Nihâyet Ye'cüc ve Me'cüc'ün (seddi) açıldığı ve onların her tepeden akın etmekte olduğu ve gerçek va'd (olan kıyâmet)in yaklaştığı zaman bir de bakarsın ki, inkâredenlerin gözleri (dehşetten) donuktur. “Eyvah bize! Hakikaten bundan gaflet içindeydik,(biz) bil'akis (nefsimize) zulmeden kimseler imişiz!” (derler).
İhsan Aktaş
İşte (o zaman) gerçek vaadin (hesap vermenin, cehennem ve azabın) vakti yaklaşmıştır. (Kıyametin kopuşundan sonra dirilme ve hesap verme günü gerçekleşince) bir de bakarsın ki inkâr etmiş olanların gözleri (dehşetten) donuktur. “Eyvah bize (bunu hesaba katmamıştık)! Gerçekten bundan (hep) gaflet içindeydik, (biz) bilakis (nefsimize) zulmeden kimseler imişiz!” (derler).*
İlyas Yorulmaz
Allah’ın vaat ettiği gerçeklerin olması yakınlaşmıştır. O gün geldiğinde, gerçekleri inkâr etmiş olanların gözleri şaşkınlık içerisinde “Bu yeniden diriliş gününden habersiz olarak yaşadığımız için, bize yazıklar olsun, böyle yapmakla kendimize haksızlık yapmışız” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte o aralık doğru olarak söz verilen kalkış yaklaşınca tanımazların gözleri dikile kalacak: "Yazık oldu bize. Biz bunun böyle olacağını hiç düşünmemiştik. Doğrusu, biz kıyıcılık etmiş kimseleriz."
İsmail Hakkı İzmirli
Doğru olan vaat [⁴] yaklaşınca nagihan kâfirlerin gözleri dehşetten dikik kalacak «— Eyvah bize! Bugüne kadar gafletteydik; hayır biz zalim kimselerdik» diyecekler.
İsmail Yakıt
İşte gerçek vaat de yaklaştığı zaman bir de ne göresin; inkâr edenlerin gözleri (faltaşı gibi) belirginleşmiştir [şâhisatun]. “Eyvah bize! Biz bundan gâfilmişiz. Hatta daha da öte [bel] zalimlerdenmişiz de” (derler).
Kadri Çelik
Gerçek olan söz yaklaşmıştır. İşte o zaman, küfre sapanların gözleri yuvalarından fırlayacak, “Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik, hayır, bizler zulme sapmıştık” (diyecekler).
Abdullah Parlıyan
Ve gerçekten meydana geleceği bildirilen kıyamet yaklaştığı vakit, işte o zaman Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin gözleri hemen belerip kalacak, “Eyvah bizlere!” diye yakınacaklar. “Bu kıyamet sözüne karşı, hep umursamaz tavırlar gösterdik. Daha doğrusu bizler, yaratılış maksadına aykırı hareket edenlerdik” diyecekler.
Kuran Yolu
Şaşmaz sözün gerçekleşmesi yaklaşmıştır; bir de bakarsın ki inkârcıların gözleri yerinden fırlamış! “Gerçekten biz, bu konuda gaflet içindeymişiz; daha da ötesi büsbütün zulme batmışız” diye yakınmaktadırlar!
Mahmut Kısa
İşte o zaman, gerçekleşeceğinde asla kuşku olmayan o vaad, yani kıyâmet vakti yaklaşmış demektir. Ve nihayet kıyâmet kopacak ve tüm insanlar yeniden diriltilip Rablerinin huzuruna getirilecekler. İşte o anda, inkârcıların gözleri korku ve dehşetle yerinden fırlayacak ve “Vay başımıza gelenlere!” diye feryat edecekler, “Biz nasıl oldu da, buna karşı böylesine umursamazlık gösterdik; yok yok, aslında düpedüz zâlim kimselerdik biz!” diyecekler, fakat son pişmanlık fayda vermeyecek:
Mahmut Özdemir
Gerçek Vaad yaklaştı. İşte o zaman inkâr etmiş olanların bakışları donup kalacaktır: “Eyvah bize! Bundan kesinlikle gaflet içindeydik! Dahası zâlimlerdik!”.
Mehmet Çakır
İşte o zaman sözü edilen kıyamet gerçeğine az kaldı demektir. İşte o zaman inkarcıların gözleri belerip kalacak. " Eyvaah! Bizim böylesi bir felaketten hiç haberimiz olmadı, tuh, kendimize yazık ettik " diyecekler.
Mehmet Çoban
Dünyanın sonunu getirecek kıyamet yaklaşıyor. Kıyamet günü inkâr edenlerin gözleri açılmış, ne yapacaklarını bilmez halde donar kalırlar. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik! Hatta biz zalim kimselermişiz." derler.
Mehmet Okuyan
Ve gerçek vaat (Son Saat) yaklaşınca, kâfir olanların gözleri birdenbire donakalır! (Onlar) “Ah, eyvah, yazıklar olsun bize! Elbette bu durumdan habersizmişiz; hatta biz zalimlermişiz!” (diyeceklerdir).
Mehmet Türk
96,97. Ye’cuc ve Me’cuc(un setleri)¹ açılıp da onlar, her bir tepeden akın etmeye başlayınca ve gerçekten vâdedilen (kıyamet anı) yaklaşınca,² bir de bakarsın ki kâfirler, gözleri yuvalarından fırlamış bir şekilde: “Yazıklar olsun bize, biz bu (kıyamet) anından tam bir gaflet içerisindeymişiz ve (üstelik bir de) bizler, (hakikaten) zâlimlerdenmişiz.” derler.
Muhammed Esed
[ki o zaman] başa gelmesi kaçınılmaz olan [kıyamet] söz[ün]ün gerçekleşmesi de yaklaşmış olacaktır. O zaman ki, hakkı inkara şartlanmış olan kimselerin gözleri yerinden oynayacak ve [birbirlerine:] “Vah bize!” [diye yakınacaklar], “Bu [kıyamet sözüne] karşı hep umursamazlık gösterdik! Çünkü, zulüm ve kötülük yap[maya eğilimli ol]an kimselerdik!” ⁹⁵
Mustafa Çavdar
İşte gerçekleşecek olan vaat yaklaşmıştır. İşte o zaman inanmayanların gözleri korku ve dehşetten fal taşı gibi açılacak ve: – Yazıklar olsun bize, bundan önce biz bunu hiç umursamıyorduk, aslında biz kendimize zulmedip yazık etmişiz, diyecekler. 7/187, 14/48, 16/77, 20/105…107, 22/1- 2
Ahmet Tekin
Gerçek vaat, tehdit, ölüm ve Kıyamet yaklaştığında, işte o zaman kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin gözleri belerir. “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz bu durumdan habersizmişiz. Hayır, hayır, biz inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlim kimselermişiz.” derler.
Mustafa İslamoğlu
İmdi, mutlaka gerçekleşecek olan sözün vakti yaklaşmıştır: işte o zaman, küfürde ısrar edenler, gözleri yuvalarından fırlamış[²⁷⁷³] bir halde “Yazıklar olsun bize!” (diyecekler), “Doğrusu biz bu (söze) karşın gaflete dalmışız; dahası (böyle yapmakla) kendi kendimize kıymışız!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve doğru olan vaad (Kıyamet günü) yaklaştığı zaman, artık kâfirlerin gözleri muzdarip bir hale gelecek, (ve diyeceklerdir ki:) «Eyvah bizlere! Biz bundan gaflette bulunmuş olduk. Hayır. Biz zalimler olduk.»
Orhan Kuntman
Gerçek va'ad (kıyamet alametleri, mahşer ve hesap) yaklaştığı zaman, o kafirlerin gözleri, korku ve dehşetten belerip kalır, "Yazıklar olsun bize!.. Bundan önce gaflet içindeydik. (Bu saatin azabının başımıza çökeceğini hiç düşünmüyorduk) biz gerçekten zalim kimseler idik" diye feryad edeceklerdir.
Osman Fırat
Ve o va'd edilen gerçek yaklaştığı vakit, işte o zaman o küfredenlerin gördükleri karşısında ''Eyvah bizlere, biz bundan gafleteydik ,aksine biz kendimize zulmetmişiz" diyecekler.
Şaban Piriş
İşte gerçek vaat yaklaşmıştır. İşte o zaman kafirlerin gözleri dehşetten bakakalır:- Eyvah bize, bundan önce biz gaflet içindeydik. Biz gerçekten zalim kimselerdik.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yaḳın ola ḥaḳ va‘de ki ḳıyāmetdür. Ol ḳıyāmet güni bāhit eyler gözlerikāfirlerüñ. Eyideler: Vay bize ġaflet içinde‐y‐idük bu günden. Bel ki bizẓālimler‐iduḳ.
Suat Yıldırım
96, 97. Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vâdin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. “Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik! ” diyecekler.
Süleyman Ateş
Gerçek va'd (yani kıyamet) yaklaşmış olur. İnkar edenlerin gözleri birden donup kalır. "Vah bize, biz bundan gaflet içinde idik (bunun doğru olacağını hiç düşünmüyorduk). Meğer biz zulmediyormuşuz!" (diye mırıldandılar).
Süleyman Tevfik (1927)
Va'd-i Hak olan kıyâmetin vakt-i zuhûrı yakîn oldı. O gün kâfirlerin gözleri fırlamış oldığı halde mütehassirâne: "Veyl bize! Biz bu günün 'azâbından gafletde idik. Belki (rasûlleri tekzîb ile) nefislerimize zulüm idenlerden idik" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Artık gerçek tehdidin (cehennemin) vakti yaklaşmıştır. Birde bakarsın ki bu kâfirlerin gözleri fal taşı gibi açılmış “Yazık oldu bize, bunu hesaba katmamıştık, aslında yanlış yapıyorduk” diyorlar.
Ahmet Varol
Hak olan vaad yaklaşmıştır. İşte o zaman inkar edenlerin gözleri dışarı fırlar. "Yazık bize! Doğrusu biz bundan gafletteydik. Hayır, biz zalimlerdik."
Ümit Şimşek
Artık hak olan vaad yaklaşmış, inkâr edenlerin gözleri donakalmıştır. “Eyvah bize!” derler. “Bundan habersizdik. Aslında biz kendimize yazık etmişiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Hak olan vaat yaklaşmıştır. İnkâr edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. "Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk. Hayır, biz zalimlerdik!" derler.
Ali Bulaç
Gerçek olan va'd yaklaşmıştır, işte o zaman, inkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: 'Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik, hayır, bizler zalim kimselerdik' (diyecekler).
Ali Fikri Yavuz
Ve hak olan vaad (kıyamet) yaklaştığı vakit, işte o zaman, kâfir olanların gözleri hemen dikilecek: “- Vah bizlere! Biz bundan gaflet ettik, doğrusu kendimize zulmetmiş olduk.” diyecekler.
Bahaeddin Sağlam
Ve gerçek olan kıyamet kopma va’di yakınlaşmış olur. O koptuğu zaman, o kâfirlerin gözleri dışarı fırlar: “Yazıklar olsun bize! Biz bundan habersizdik. Hayır, biz zalimler idik” (derler.)
Bayraktar Bayraklı
96,97. Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc setleri açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman, verilen gerçek söz yaklaştığında inkâr edenlerin gözleri donakalır! “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz, hatta biz zâlim kimselermişiz” derler.[336]