10. Ayet
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟
(Ona), “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.)
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟
(Ona), “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.)
Bu da senin, kendi ellerinle kendine hazırladığın şeydir ve şüphe yok ki Allah, alabildiğine zulmetmez kullarına.
«Bu senin ellerinle kazandığındır, Allah kullarına zulmeder değil»
(Kıyamet günü ona şöyle denir:) “Bu senin kendi elinle önceden hazırladığın şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (suçsuz yere onları cezalandırmaz).”
Buna kendi elleri ile yapdıkları işler içün müstehak olacaklardır. Zîrâ Allâh ’ibâdına zulüm itmez.
İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir (denilir). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir.
"Bu, ellerinin senin için yapıp öne sürdüğü işlerden ötürüdür." ALLAH kullara zulmedici değildir
Bu, diye: senin iki elinin takdim ettiği ve Allahın kullarına zulümkâr olmadığı içindir
Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir" denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir.
(Hesap gününde ona şöyle buyuracağız:) “İşte bu (âhiret azabı, dünya hayatında iken) kendi ellerinle (cüz’î irâdenle) yaptıklarının (günahlarının) karşılığıdır. Şüphesiz Allah, kullarına asla zulmetmez.”
"(Ey insan!) İşte bu (ahiret azabı) iki elinle yapıp (önden) gönderdiklerindir." Zira Allah kullarına asla haksızlık edici değildir (diyeceğiz.)
İşte bu kendi tercihinle yaptığın şeylerden dolayıdır. Kuşkusuz Allah, kullarına haksızlık edici değildir.
şol anuñ içündür kim ilerü duttı iki elüñ daħı bayıķ Tañrı degül žulm eyleyici [176a] ķullara.
Bunun sebebi iki elinin öne sürdüğü şeylerdir ve çünkü Allah, şübhesiz, kulları hakkında zulümkâr değildir.
(O zaman ona şöyle denilir:) “Bu, senin ellerinin takdîm ettiği (senin işlediğingünahlar) yüzündendir.”(2) Şübhesiz ki Allah, kullarına zulümkâr değildir.
(O gün ona şöyle denir:) ‘’İşte bu, (dünyadayken kendi iradenle) yaptığın (zulüm ve kötü) şeylerden dolayıdır. Kuşkusuz Allah, kullara asla haksızlık edici değildir.
Bu ceza kendi ellerinle kazandığının karşılığıdır. Allah asla kuluna haksızlık yapan değildir.
" İşte bu senin ellerinle işlediklerinin karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı hiç de kıyıcı olmamıştır." denilecektir.
«— İşte bu, ellerinle kazandıkları şeylerin cezasıdır. Allah kulları hakkında zulümkâr değildir» denecek.
(Ey insan!) İşte bu senin kendi ellerinle yapıp önceden gönderdiklerin yüzündendir. Muhakkak ki Allah, kullarına asla zulmedici değildir.
(Ey insan!) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir.
Ve ona o gün: “Bu senin kendi elinle önceden kazandığın şey. Çünkü Allah kullarına, asla en küçük bir haksızlık yapmaz!” denecek.
(Ona şöyle denilecek:) “Bu, senin kendi ellerinle önceden yapıp ettiklerinden dolayıdır! Yoksa Allah kullarına asla zulmetmez.”
O Gün ona, “Bu ceza, kendi ellerinle yaptığın zulüm ve haksızlıkların karşılığıdır!” diyeceğiz, “Çünkü Allah, kullarına asla zulmetmez! Dolayısıyla, hiç kimseyi işlemediği bir suçtan ötürü cezalandırmaz.”
Bu, senin iki elinin takdim ettikleri sebebiyledir. Yoksa Allah, Kullar’a zulmedici değildir.
" bu ceza vaktiyle işlediklerin yüzünden, yoksa Allah, kuluna zulmetmez. " diyeceğiz...
"İşte bu önceden ellerinle yaptıkların yüzündendir!" denilir. Şüphesiz Allah zulmedici değildir.
(Onlara): “İşte bu, ellerini(zi)n öne sunduğu şeyler yüzündendir.” (denecektir). Elbette Allah kullara asla haksızlık edici değildir. [*]
(Âhirette böylelerine): “İşte bu (azap,) senin ellerinle kazandığın günâhlar sebebiyledir. Çünkü Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.” (denilir.)
[Ve ona] (o Gün:) “bu senin kendi elinle önceden kazandığın şey; çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz!” [denecek].
Ve işte bu işlediğin suçların bir karşılığıdır. Yoksa Allah’ın kullarına haksızlık edip zulmetme ihtimali yoktur. 3/108- 117, 10/44, 18/49, 41/46
Onlara: “Bunlar sizin dünyada, bizzat ellerinizle kazandığınız günahlar sebebiyledir” denir. Şüphesiz Allah kullarına zâlimce davranmaz.
“İşte bu senin kendi ellerinde takdim ettiklerindir; unutma ki Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali asla bulunmamaktadır!”[²⁸⁰⁴]
(Denilir ki) «Bu (azab) senin iki elinin evvelce yaptığından dolayıdır. Ve şüphe yok ki, Allah kulları için hiçbir zulmeden değildir.»
Ona: "Bunlar (çektiğin bu azaplar) senin (dünyadayken) işlemiş olduğun kötü amellerinin karşılığıdır" diye nida olunur. Şüphe yok ki Allah, kullarına zulmedici değildir.
(Ona), "İşte bu, senin ellerinin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Allâh kullara zulmedici değildir!"
-Bunlar, senin elinle yaptığının karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına karşı asla zulmedici değildir.
Ol rüsvāylıḳ ve ‘aẕāb kesb eyledü[gü]ñ küfr ve ma‘ṣiyet sebebi biledür.Tañrı Ta‘ālā ẓulm idici degüldür ḳullarına.
O vakit kendisine: “İşte bu, dünyada işlediklerinin cezasıdır. Yoksa Allah kullarına en ufak bir haksızlık bile yapmaz. ” denilir. [44, 47-50]
(Ey insan), "İşte bu, senin ellerinin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Allah kullara zulmedici değildir!"
"İşbu 'azâb, cezâ-yı 'amelindir. Tahkîk Allâh kullarına zulüm idici olmadı" dinilür.
(Onlara denecek ki) “İşte bu senin ellerinle yaptığının karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı yanlış yapmaz.”
"Bu senin kendi ellerinle işlediğinin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına haksızlık etmez."
İşte bu senin elinle hazırladığın şeydir. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.
"Al, işte bu, iki elinin önden gönderdiğidir. Şu bir gerçek ki, Allah, kullara asla zulmedici değildir."
(Ey insan) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir.
(Kıyamet gününde ona şöyle denecektir): Bu perişanlık ve azab, iki elinin kazandığı günahlar sebebiyledir. Muhakkak ki Allah, kullara zulümkar değildir (günahları olmadan onları cezalandırmaz).
Ona: “İşte bu, kendi ellerinle yaptıklarının cezasıdır. Ve hiç şüphesiz Allah, kullarına zulmedici değildir” (denilir.)
İşte bu, önceden yapıp ettikleri yüzündendir. Elbette Allah, kullarına haksızlık edici değildir.