24. Ayet
وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ
Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ
Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.
Ve onlar, sözün en temizini söylemeye irşat edilmişlerdir ve onlar hamde layık Tanrının yoluna irşad edilmişlerdir.
Bunlar, sözün arısına yedildiler, öğülen bir yola iletildiler
Onlar (dünyada) sözün en güzeline, en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah'ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.
Makbûl ve memdûh bir yol ta’kîb itdikleri içün kelimât-ı tayyibe dinlerler ve hidâyete sevk olunurlar.
Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler, övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.
Onlar sözün güzeline iletilmişlerdir, onlar En Çok Övülen'in yoluna iletilmişlerdir.
Hem sözün hoşuna hidayet edilmişlerdir, hem hamîdin yoluna hidayet edilmişlerdir
Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık (olan Allah'ın) yoluna eriştirilmişlerdir.
Onlar (dünyada iken samimi bir kalple hakka yöneldikleri için, Rableri tarafından lütuf ile) sözün en güzeline (kelime-i tevhîde) yöneltilmişlerdir. (Ve böylece) her türlü övgüye lâyık olan (Allah’) ın (İslâm) yoluna iletilmişlerdir.
(Çünkü) Onlar, (dünyada hidayetle) sözün en güzeline (Kur’an ayetlerine, Hz. Peygamberin hadislerine ve hakikat ehlinin hikmetlerine) iletilmişlerdir ve övülen doğru yola eriştirilmişlerdir.
Sözün temiz-hoş olanına yönlendirildiler. Hamîd'in¹ yoluna yönlendirildiler.
[177a] daħı yol gösterinildiler sözüñ daħı yol gösterinildiler ögülmiş yola.
Onlar sözün en güzeline irşâd edilmişler, kendisine çok hamdedilen (Allah) ın doğru yoluna iletilmişlerdir.
(Onlar) sözün güzel olanına (kelime-i tevhîde) hidâyet edilmişlerdir; hamd edilmeye yegâne lâyık olan (Allah')ın yoluna hidâyet edilmişlerdir.
Ve onlar (iman etmiş olanlar dünyada) hem sözün güzeline (imana) iletilmişlerdir; hem de, (böylece) her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna (İslama) iletilmişlerdir.
Cennette olanlar, (dünyada iken) sözün en temizine ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna yöneltilmişlerdi.
Onlar sözün en güzelini işitecek, yolun da en çok övülenini tutacak bir duruma getirilmişlerdir.
Onlar pâk bir söze hidayet olundular [¹]. Övülmüş olan Tanrı yoluna götürüldüler.
Onlar hem sözün güzel olanına hem de Hamîd olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.
Onlar, sözün en güzeline hidayet edilmişlerdir ve övülen Allah'ın yoluna hidayete erdirilmişlerdir.
Çünkü bu cennetleri kazananlar, sözün en iyisine, en tutarlısına yönelmek arzusunu gösterdiler de böylece övgüye değer Rablerinin yolunu bulmuş oldular.
Onlar sözün güzeline yöneltilmişler ve övgüye en lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.
Çünkü onlar, samîmî bir kalple hakka yöneldikleri için, sözlerin en güzeline, yani bir tek Allah’a kulluk esasına dayanan mükemmel inanç sistemine yöneltilmiş, böylece, her türlü övgü ve yüceliklere lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.
Söz’ün Güzel’ine iletildiler. Hamîd’in (Övülen’in) yoluna da iletildiler.
Artık dilleri, sözlerin en güzeline; Ayakları da şükür yoluna ayarlıdır...
Onlar hem sözün en güzeline ulaştırılmışlar hem de övgüye layık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.
Onlar, sözün en temizine (güzeline) yöneltilmiş, övgüye layık olan (Allah)’ın yoluna ulaştırılmıştır. [*]
Onlar, sözün en güzeline ulaştırılırlar ve çok övülmeye layık olan (Allah’)ın yoluna iletilirler.¹
çünkü böyleleri sözün en iyisine, en tutarlısına ³⁰ yönelmek [arzusunu göster]diler ve böylece O bütün övgülere layık olan’a götüren yola yöneltildiler.
Zira onlar sözün en güzeli olan Kuran’a yöneldiler, böylece övgüye layık olanın yoluna. 6/1, 14/1, 27/59, 29/69, 39/18-54-55
Onlara, sözün güzeline, Kelime-i Şehâdet'e, Allah kelâmına, Kur'ân'a giden yol aydınlatılmıştır. Onlara, övgüye ve şükre lâyık olan Allah'ın yolu, birlikte nezaket içinde yaşama kurallarına, sevgiye dayalı kardeşliğe, hasedi, hilesi, dalaveresi, nefreti, düşmanlığı olmayan örnek hayat tarzına götüren Allah yolu, İslâm'ın yolu aydınlatılmıştır.
Evet, onlar düşünülüp dile gelebilir olanın[²⁸²⁰] en iyisine yönlendirildiler; yani onlar (dünyadayken) bütün övgülere lâyık olanın (dosdoğru) yoluna yöneltilmişlerdi.
Ve onlar sözden en temiz olana hidâyet olunmuşlardır ve hem de ziyâde hem de müstahik olan (Allah Teâlâ'nın) yoluna erdirilmiştirler.
Onlar orada, sözün en güzelini işiteceklerdir.. (Orada sağlık temennileri ve selamla karşılanırlar -Furkan/75. "Onlara, Rahim olan Rabbleri- tarafından selam gelir." -Yasin/58-) Onlar; hamd'e layık olan Allah’ın doğru yoluna iletilmişlerdir.
Ve onlar sözün güzeline ve çok övülen(Allâh)ın yoluna iletilmişlerdir.
Sözün en güzeline yöneldiler .. Hamd'e layık olanın yoluna yöneldiler ..
Daḫı hidāyet virile anlara yaḫşı söze ki el‐ḥamdü li’llāh dimekdür. Daḫıhidāyet vire anlara bir yola ki ‘āḳıbeti maḥmūd‐durur.
Çünkü onlara sözlerin en güzelini söylemek nasib edilmiş, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah'ın yoluna hidâyet edilmişlerdir. [14, 23; 13, 23-24]
Sözün güzeline ve çok övülen(Allah)ın yoluna iletilmişlerdir.
Eyi sözlere ve Allâh Te'âlâ'nın hamd olunan yoluna sevk olunurlar.
Onlar sözün güzeline[*] yönlendirilmiş, her şeyi güzel yapanın yoluna kabul edilmiş kimselerdir.
Onlar sözün güzeline yöneltilmişlerdir. Çok övülen (Allah')ın yoluna iletilmişlerdir.
Onlar sözün en güzeline iletilmişlerdir; onlar, her türlü övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.
Sözün güzeline ve tatlısına ulaştırılmışlardır; Hamîd olan Allah'ın yoluna ulaştırılmışlardır.
Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir.
O iman edenler, sözün en güzeline (tevhid kelimesine) hidayet edilmişler ve hak yoluna (islâm dinine) iletilmişlerdir.
(Çünkü) onlara sözün güzeli gösterilmiş idi. Ve onlar çok yüce ve mükemmel olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdi.
Onlar, sözün en doğrusuna/temizine, bütün övgülere lâyık Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.