32. Ayet
ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ
Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ
Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.
İşte böyledir bu ve kim Allah dininin hükümlerini ulularsa şüphe yok ki bu hareket, yüreklerdeki çekinme duygusundandır.
Bu böyledir, kim Allahın farz kıldığı şeyleri ulularsa, yüreklerin sakınçlığından gelir bu
İşte böyle… Her kim Allah'ın şe'airine (hükümlerine) saygı gösterirse şüphesiz (kişinin) bu (davranışı), Allah'a karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.
Evet Allâh’ın haccını ve kurbânını ta’zîm idenler kalben Allâh te’âlâdan korkanlardır.
Durum öyledir. Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.
Kimler ALLAH'ın emirlerine saygı gösterirse kalplerindeki erdemi sergilemiştir.
Bu budur, her kim de Allahın şeairine -kurbanlıklarına - ta'zîm ederse şübhesiz o kalblerin tekvasındandır
Bu böyledir; kim Allah'ın nişanelerine, kurbanlıklarına saygı gösterirse, şüphesiz o kalblerin takvasındandır.
Bu böyledir. Kim Allah’ın şeârine (İslâm dininin alâmetlerine, hükümlerine, kurban kesme ibadetine) saygı gösterirse gerçekten bu, kalplerin takvasındandır.
İşte böyle; kim Allah’ın şiarlarını (İslam’ın alâmet-i fârikalarını) ta’zim eder (büyük tanıyıp saygı gösterirse), şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.
İşte böyle! Kim Allah'ın şiarlarına¹ saygı gösterirse, kuşkusuz bu saygı kalplerin takvasındandır.
ol daħı her kim ulular-ise ḥac nişānlarını bayıķ ol göñüller śaķınmaġındandur.
Bu, budur, kim Allahın şeaairini büyük tanırsa şübhesiz ki bu, kalblerin takvaasındandır.
Bu (böyle)dir! Kim Allah'ın şeâirine (dîninin alâmetlerine) hürmet ederse, artık şübhesiz bu, kalblerin takvâsındandır.(1)
(Ey insanlar!) İşte böyle. Her kim Allah’ın şiarlarını (nişanelerini, saygın kılmış olduğu hac prensiplerini) yüceltirse, şüphe yok ki, bu, kalblerin (gönül, duygu ve düşüncelerin) Allah’a saygısından ve O’na karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.
Bundan böyle kimde Allah’ın sembollerini (namaz, oruç haç gibi emrettikleri her şeyi) saygı ile yerine getirirse, Bu onun kalbinin Allah dan sakınıp korunduğunun işaretidir.
İşte bu böyledir. Herkim Allah’ının kurban gibi tapkılarına saygı gösterecek olursa bu o gibilerin içindeki sakınırlıktan ileri gelir.
İşte iş böyledir. Her kim Allah/ın nişanlarına [¹] tâzim ederse o tâzim kalplerin sakınmasından dolayıdır.
Bu böyledir. Her kim Allah’ın nişânelerine/simgelerine [şeâ’ir] hürmet gösterirse, muhakkak ki bu, kalplerin sorumluluk bilincine sahip olmalarındandır.
İşte böyle; kim Allah'ın şiarlarını (nişanelerini) yüceltirse, şüphesiz bu, kalplerin takvasındandır.
İşte bu akılda tutulmalıdır. Kim Allah'ın ibadet için koyduğu alamet, sembol ve simgelere uyup saygı gösterirse, şüphe yok ki bu inananların kalplerinde bulunan Allah'a karşı sorumluluk bilincindendir.
Evet, bu böyledir. Kim Allah’a ait nişânelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvâlı olmasındandır.
Evet, her kim Allah’ın şiarlarına, O’nun dininin sembolleri olan kurban, namaz, ezan, mushaf gibi ilâhî sembollere yürekten saygı gösterirse, hiç kuşkusuz bu, kalplerdeki derin bilinç ve duyarlılıktan kaynaklanmaktadır.
İşte böyle! Kim Allah’ın şiarlarına / nişanelerine önem verip dikkat ederse, şüphesiz bu, Kalbler’in takvâsındandır / sakınıp korunmasındandır.
torpille iş yapanların durumu böyledir. Allah'ın belirlediği işaretlere göre hareket edenin davranışı işe, içindeki sağlamcı anlayıştandır.
Bu böyledir. Her kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah’ın gücünü bilir, yetkilerini yüceltir, emirlerine uyar.
İşte böyle. Kim Allah’ın sembollerini [*] yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin [takvâ]sından (duyarlılığından)dır.
İşte böyle; kim Allah’ın şiârlarına¹ hürmet ederse, kesinlikle bu, kalpler(in)deki Allah korkusundandır.
İşte bu [akılda tutulmalıdır,] Allah tarafından konulan simgeleri ⁴⁷ saygıyla gözeten kimse [bilsin ki,] bu [simgeler gerçek anlamını inananların] kalpler[in]de Allah’a karşı taşıdıkları sorumluluk bilincinde bulmaktadırlar.
İşte müşriklerin durumu böyledir, ama kim de Allah’ın sembollerine saygı ve ihtimam/özen gösterirse elbette bu kalplerin duyarlı ve bilinçli olmasındandır. 3/30, 14/14, 17/107...109, 21/90
Koyduğumuz kurallar çok açık. Kimler Allah'ın emirlerini çağrıştıran, hac menâsikiyle ilgili sembollere saygı gösterirse, bu davranışlar, akılların, kalplerin takva esaslarını-Kur'an esaslarını hayata geçirme anlayışıyla korunma, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranma, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olma eseridir.
(Sözün özü) işte şudur:[²⁸³³] Allah’ın sembollerine sarılarak onları yücelten herkes iyi bilsin ki, bu (semboller gerçek anlamını) kalplerde kök salan sorumluluk bilincinden alırlar.
İşte bu, böyledir. Her kim Allah'ın şeârine tazîm ederse, artık şüphe yok ki o, kalplerin takvâsındandır.
Bunlar bir uyarıdır. (Ey müminler bunlardan sakının, takva sahibi olun) Kim Allah'ın kurbanlıklarına saygılı davranırsa, şüphe yok ki bu güzel davranış kalblerin takvasındandır. (Gönülleri kötülüklerden koruyan Allah korkusundandır)
Bu böyle. Her kim de Allah’ın şiarlarına hürmet ederse; kesinlikle bu kalplerin takvasındandır.
İşte böyle, kim Allah'ın nişanelerine saygı gösterirse elbette bu, kalplerin takvasından ileri gelir.
Daḫı kim ki ta‘ẓīm eylese ḥac erkānlarını, taḥḳīḳ ol yürekler yaḫşı‐lıġındandur.
Bu böyledir. Artık kim Allah'ın şeairini tazim ederse, şüphe yok ki bu, kalplerin takvâsındandır.
İşte böyle. Kim Allah'ın nişanlarına (hac ibadetlerine ve kurbanlara) saygı gösterirse, bu, kalblerin takvasındandır (kalblerinde Allah korkusu olanlar, O'nun dininin işaretlerine saygı gösterirler).
İşte emir böyledir. Allâh'ın şe'âirini (ahkâmını) ta'zîm iden kimseye (mükâfât vardır.) Çünki ta'zîm-i şe'âir kalbin takvâsındandır.
Bu böyledir; çünkü kim Allah’a kulluğun simgelerine saygı gösterirse onlara olan saygı kalplerdeki takvadan[*] gelir.
İşte böyle! Kim Allah'ın işaretlerini [2] yüceltirse şüphesiz bu kalplerin takvasındandır.
İşte bunlar Allah'ın açıkladığı hükümlerdir. Kim Allah'ın belirlediği nişanlara(10) saygı gösterirse, hiç şüphesiz ki bu kalplerin takvâsındandır.(11)
İşte böyle. Kim Allah'ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltirse bu yaptığı, gönüllerin takvasındandır.
İşte böyle; kim Allah'ın şiarlarını yüceltirse, şüphesiz bu, kalblerin takvasındandır.
Bu uzaklaşma Allah'a eş koşanlar içindir. Fakat kim Allah'ın dinini (veya hac farzlarını) büyük tanırsa, şüphe yok ki, bu, kalblerin takvasındandır.
Bu da böyledir. Ve kim Allah’ın şeairine(*) (sembollerine) saygı duyarsa, muhakkak onlara saygı duymak, kalplerin takva ve bilincindendir.
Evet, bu böyledir. Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.