Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Medyen ehli de yalanlamıştı ve Musa da yalanlanmıştı da onların azabını geciktirdim, bir mühlet verdim onlara da sonra helak ediverdim onları; nasılmış beni inkar etmek, nasıl da devletlerini felakete çevirmişim.
Besim Atalay (1965)
Medyen yâranı da yalanlamıştı, Musa da yalanlandı, kâfirlere zaman verdik, sonradan da yakaladık; inanmamak nice imiş?
Cemal Külünkoğlu
42-43-44. (Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semûd kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi ve (Şuayip'in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!
Cemil Said (1924)
42,43,44. Seni tekzîb iderler ise tahattur it ki ânlardan evvel Nûh’ın kavmi, ’Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhîm’in ve Lût’un kavimleri dahî rasûllerini tekzîb itmişlerdi. Mûsâ da tekzîb olundı. Kâfirlere uzun bir mühlet virdim, sonra ’azâb itdim, ’azâbım pek şedîd oldı.
Diyanet Vakfı
42, 43, 44. (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
Edip Yüksel
Medyen yerlileri de... Musa dahi yalanlandı. Ben o kafirlere süre tanıdım ve sonra onları hesaba çektim; beni tanımamak da nasılmış!..
Elmalılı Hamdi Yazır
Eshabi Medyen de. Musâ da tekzib olundu, ben de o kâfirlere bir mühlet verdim, sonra da kendilerini tuttum alıverdim, nasıl oldu o vakıt benim inkârım?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.
Emrah Demiryent
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Mûsâ da yalanlanmıştı. (Her seferinde) hakkı inkâr edenlere (tövbe etmeleri için) mühlet vermiş, sonra da onları (azabım ile) yakalamıştım. (Böylece) beni inkâr etme (nin cezası) neymiş, gördüler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Buna rağmen Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıp (yerin dibine batırdım). Böylece Benim tuzak hazırlayışım (her şeyi altüst edip kökten değiştiren inkılâbım ve münkirlere tuzak kurup intikam alışım) nasıl olurmuş? (görüp anlamışlardı!)
Erhan Aktaş
Ve Medyen sahipleri de. Mûsâ da yalanlandı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım¹ nasılmış gördüler.
Eski Anadolu Türkçesi
42-44. daħı eger yalan dutalar seni bayıķ yalan duttı anlardan ilerü nūḥ ķavmı daħı 'ād daħı ŝemūd daħı ibrāhįm ķavmı daħı lūŧ ķavım [178b] daħı isleri medyen'üñ daħı yalan dutıldı mūsā. pes geçürü virdüm kāfirlere andan duttum anları. pes nite oldı inkār eylemegüm?
Hasan Basri Çantay
42,43,44. Eğer (kâfirler) seni tekzîb ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrâhîm kavmi, Lût kavmi ve Medyen Yârânı da (peygamberlerini) tekzîb etmişlerdir. Muusâ dahi tekzîb edilmiştir. Nihayet ben o kâfirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkârım (inkılâbım) nasıl imiş!
Hayrat Neşriyat
42,43,44. (Habîbim, yâ Muhammed!) Seni yalanlıyorlarsa artık (bil ki) onlardan önce Nûh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri), İbrâhîm'in kavmi ve Lût'un kavmi, hem Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Fakat o kâfirlere mühlet verdim; sonra onları (azâbımla) yakaladım.(2) Artık (bak) benim (onları) inkârım(cezâlandırmam) nasıl oldu!
İhsan Aktaş
Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara (inkârlarından ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçmeleri için yeteri kadar) süre tanıdım ve sonra (hem inkârdan hem de yaptıkları kötü işlerden vazgeçmedikleri için) onları (azapla) yakaladım. (Bak bakalım,) benim (onları) inkârım (cezalandırmam) nasıl oldu?
İlyas Yorulmaz
Medyen halkı da yalanladı ve Musa da yalanlandı. Sonra elçilerin getirdiklerini inkâr edenlere mühlet verdim ve onları yakalayıverdim. İnkâr edenler nasıl oldu (baksınlar).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Medyen kişileri de peygamberlerini yalancı saymışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Bunun üzerine Ben o tanımazlara önce bir önel verdim, sonra da onları çarpıverdim. Benim azabım nasıl olurmuş görsünler,
İsmail Hakkı İzmirli
42, 44. Onlar seni yalan sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvel Nuh, Âd, Semud kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi, Medyenliler de peygamberlerini yalancı çıkarmışlardı. Musa da kiptiler tarafından yalancı çıkarıldı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra onları azaba çarptım. Benim ukubetim [³] ne şiddetlidir!
İsmail Yakıt
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere önce mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakalayıverdim. Böylece (Ben’i) inkâr nasılmış (gördüler).
Kadri Çelik
Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle ben, o küfre sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim azabım!
Abdullah Parlıyan
Medyen halkı da aynen yalanlamıştı. Musa da yalan sayılmış, reddedilmişti. Her seferinde hakkı inkâr edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince, onları kıskıvrak yakaladım ki, nasılmış beni inkâr etmek? görsünler!
Kuran Yolu
42-44. Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!
Mahmut Kısa
Ve Medyen halkının yalanlayıp helâke uğradığı gibi. Nitekim, Mûsâ da Firavun ve yandaşları tarafından yalanlanmıştı. Her seferinde, tövbe edip yola gelmeleri için inkârcılara birazcık süre tanımış, sonra da hepsini şiddetli bir azapla kıskıvrak yakalamıştım! Böylece,Beni inkâr etmenin cezası neymiş, gördüler!
Mahmut Özdemir
Medyen arkadaşları da (yalanladı). Bir de Musa yalanlandı; Kâfirler’e süre tanıdım; sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek nasılmış?
Mehmet Çakır
Medyen halkı da iftiracıydı. Mûsa da kabul görmedi. Ben, inkarcılara hep fırsat verdim, ama sonunda kıskıvrak yakaladım. Sonunda, beni inkar nasıl olurmuş gördüler.
Mehmet Çoban
Medyen halkı da yalanlamıştı. Musa da yalanlanmıştı. İnkârları nedeniyle onlara belirli süre tanıdım. Sonra onlara öyle bir ceza verdim ki, yeryüzünden silindiler. Gördüler mi azabım nasılmış?
Mehmet Okuyan
(Şuayb’ın kavmi) Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamışlardı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanımış; sonra onları (azapla) yakalamıştım. Benim cezalandırmam [*] (bak) nasıl olmuştu!
Mehmet Türk
Medyen halkı da (öyleydi). Mûsa da (toplumu tarafından) yalanlanmıştı. Ben de o kâfirlere önce belirli bir süre verdim, sonra da onları helâk ettim. (Böylece) Benim (onları) inkârım nasıl olurmuş (gördüler).
Muhammed Esed
Medyen halkının [yaptığı gibi]; ayrıca, Musa da [Firavun ve yandaşlarınca] ⁶⁰ yalanlanmıştı. [Her seferinde] hakkı inkar edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince onları kıskıvrak yakaladım ki böylece, Benim onları hiçe saymam nasıl olurmuş, görsünler!
Mustafa Çavdar
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Nasılmış inanmayanların akıbeti? 2/55...73, 7/102...171, 17/59...102, 20/14...24
Ahmet Tekin
Medyen Halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Ben de, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, bir mühlet verdim. Sonra onları cezalandırdım, işlerini bitirdim. Beni tanımamak nasılmış, kendilerini gözden çıkarmam, gazabım nasılmış, görsünler.
Mustafa İslamoğlu
Medyen ahalisi de (öyle yapmış) ve Musa da yalanlanmıştı. Hepsinde de kâfirlere süre tanıdım, ama sonunda onları enseledim: haydi, Beni inkâr nasıl olurmuş gördüler![²⁸⁵⁰]
Ömer Nasuhi Bilmen
Medyen ahalisi de (tekzîp etti,) Mûsa da tekzîp olundu. Nihâyet o kâfirler için bir mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Artık (onların yaptıklarını) inkârım nasıl oldu bir düşünmeli!
Orhan Kuntman
Medyen halkı da, (aynı şekilde) peygamberlerini yalanlamıştır. Musa da (Firavun ve hanedanı tarafından) yalanlanmıştır, ama Ben ilkin o kafirlere mühlet verdim (imana gelmediler) sonra da onları yakaladım. Bak benim onları cezalandırmam nasılmış! (Kavmin o beldelerin kalıntılarını görsünler de bundan ibret alsınlar)
Osman Fırat
Ve Medyen halkı... Ve Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. Ve sonra da benim İnkârım nasılmış... (gördüler)
Şaban Piriş
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Kafirlere süre tanıdım; sonra da onları yakaladım. Beni inkar nasılmış?
Satıraltı Meal (1534)
Medyen ehli daḫı, Mūsāyı daḫı yalanladılar Fir‘avn ḳavmi. Pes mühletvirdük kāfirlere. Andan ṣoñra muḥkem dutup helāk itdüm anları. Pes gör be‐nüm ‘iḳābum niçe oldı anlara.
Suat Yıldırım
42, 43, 44. Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!
Süleyman Ateş
Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
Süleyman Tevfik (1927)
42,43,44- (Yâ Muhammed) Eğer kavmin seni tekzîb iderler ise (mahzûn) olma, onlardan evvel Nûh, 'Âd, Semûd, İbrâhîm, Lût kaavimleri ile Medyen ehli de rasûllerini tekzîb itdiler. Mûsâ da tekzîb olundı. Ben o kâfirleri imhâl ve sonra onları helâk iyledim. İnkârın 'âkıbeti nasıl olur gördiler.
Süleymaniye Vakfı
Medyen’liler de öyleydi. Musa da senin gibi yalancı sayılmıştı. Ayetleri görmezlikten gelen o kişilere önce süre tanıdım sonra da yakalarına yapıştım. Benim hoşlanmamamın[*] sonu nasıl oldu (gördüler)!
Ahmet Varol
Medyen ahalisi de. Musa da yalanlanmıştı. Ama ben kâfirlere önce biraz süre tanıdım sonra onları yakaladım. Benim inkarım nasılmış?
Ümit Şimşek
Ve Medyen ahalisi de. Sonra Musa da yalanlandı. Ben ise o kâfirlere önce süre tanıdım; sonra da onları yakalayıverdim. Nasıl oluyormuş Benim onları inkârım?(13)
Yaşar Nuri Öztürk
Medyen halkı da. Mûsa da yalanlanmıştı da ben, inkârcılara biraz süre vermiş sonra hepsini yakalamıştım. Nasılmış benim azabım!
Ali Bulaç
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim (her şeyi alt üst edip kökten değiştiren) inkılabım (veya inkarım).
Ali Fikri Yavuz
(Şuayb'ın kavmi olan) Ashab-ı Medyen de (Şuayb'ı) tekzib etti. Mûsa da (firavun tarafından) tekzib olundu. Ben de o kâfirlere bir mühlet verdim. Sonra da kendilerini azabla yakalayıverdim. Bak ki, beni inkâr nasıl olmuştur?
Bahaeddin Sağlam
Ve Medyen ehli de yalanladı. Musa da yalanlandı. Ben önce o kâfirlere mühlet verdim, sonra yakaladım. İşte bak, Benim inkâr edenleri nasıl yakaladığımı gör!
Bayraktar Bayraklı
Medyen halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlanmıştı. Ben o kâfirlere süre tanıdım. Sonra onları yakalayıverdim. Bir görseydin benim cezalandırmam nasıl olmuştu!