1. Ayet
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ
Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ
Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Gerçekten de kurtulmuşlardır, muratlarına ermişlerdir inananlar.
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Hakiki mü'minler, gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;
İnananlar başarıya ulaşmışlardır.
Hakikat felâh buldu o mü'minler
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir,
Mü’minler kesinlikle felâha (kurtuluşa) ermiştir.
Kesinlikle ve elbette felaha (gerçek kurtuluşa ve mutluluğa) ermiştir (ve erecektir, samimi) mü’minler (ki, onlar şu özellikleri taşıyan kimselerdir):
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
bayıķ ķurtıldı mü’minler.
Mü'minler muhakkak felah bulmuşdur (korkduklarından emîn, umduklarına nail olmuşlardır).
Mü'minûn (o mü'minler) muhakkak kurtuluşa ermiştir.
İnananlar (gerçekten iman edip gereğini yerine getiren erkek ve kadınlar) elbette kurtulmuş (olacak)lardır.
İnananlar kurtulmuşlardır.
Gerçekten, inananlar onmuşlardır,
Mü/minler muhakkak umduklarına ermişlerdir.
Andolsun ki mü’minler (gerçekten) kurtulmuştur.
Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir.
Kesin olan şudur ki, inananlar mutlaka kurtuluşa ereceklerdir.
Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir;
Müjdeler olsun: İnananlar, dünyada da âhirette de kesinlikle kurtuluşa ermişlerdir!
Kesinlikle felaha (kurtuluşa) erdi MÜ’MİNLER!
İnananlar kurtulmuştur:
Öldükten sonra yapılacak mahkeme sonucunda gerçekten kurtuluşa ulaşanlar; Allah’a, ahirete, hesap gününe inanıp, dünya hayatını Allah’ın yasalarına göre yaşayanlar olacaktır.
Müminler elbette kurtulmuş (olacak)tır.
Mü’minler gerçekten umdukları hayra¹ ulaşmıştır.²
KESİN OLAN ŞUDUR Kİ, inananlar kurtuluşa erişeceklerdir:
Müminler, gerçekten kurtuluşa ermiştir. 5/119, 7/8, 57/12, 64/9
Şuurlu ve kâmil mü'minler, ebedî nimetlerle mutluluğa ermişlerdir.
DOĞRUSU,[²⁸⁸⁷] gereği gibi inananlar[²⁸⁸⁸] gerçek kurtuluşa erecekler:[²⁸⁸⁹]
Muhakkak ki, mü'minler felâha ermişlerdir.
Müminler muhakkak kurtuluşa ermiştir.. (Öyle müminler ki)
O mü’minler, kurtuluşa erdi.
Müminler, kurtuluşa ermiştir.
Taḥḳīḳ dünyā ve āḫiret ḫayrına yitişdi mü’minler.
Muhakkak ki müminler, mutluluk ve başarıya erdiler.
Felaha ulaştı o mü'minler.
Muhakkak felâh buldılar.
Müminler(İnanıp güvenenler)umduklarına kavuşacaklardır.
Mü'minler muhakkak kurtuluşa ermişlerdir.
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler.
Mü'minler gerçekten felah bulmuştur;
Muhakkak müminler zafer bulmuştur.
Şüphesiz, müminler kurtulmuşlardır.
Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir.[350]