102. Ayet
فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kimin iyilikleri ağır gelirse o çeşit kişilerdir kurtulanlar, muratlarına erenler.
Terazisi ağır gelen kurtulur
O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.
Vezni (a’mâl-i sâlihası) ağır gelenler felâh bulacaklardır.
Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Tartıları ağır gelenler, işte onlar kazanacaklardır.
O zaman her kimin tartıları ağır gelirse işte onlar o felâh bulanlardır
Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Artık (o gün) kimin terazisi ağır basarsa (mü’min olup da sevabı günahından fazla olursa) onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
(Ahirette) Her kimin (ibadet ve hasenat) tartıları ağır gelirse, işte onlar ebedi kurtuluşa (ve cennet yurduna) ulaşacaklardır.
Kimlerin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
pes her kim aġır oldı terāzūları, pes anlardur anlar ķurtılmışlar.
Artık kimin (sevab) tartıları ağır gelirse onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.
Artık (sevab cihetiyle) kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!(3)
Artık (o gün) kimin tartıları (iyi eylem ve davranışları) ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Sonra kimin terazisi ağır gelirse, artık onlar kurtulmuşlardır.
Artık kimin tartısı ağır gelecek olursa o onacaktır.
Bilâkis her kimin terazileri ağır gelirse işte onlar umduklarına ererler.
Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa/mutluluğa erenlerdir.¹⁷
Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ve o gün iyi eylem ve davranışları tartıda ağır gelen kimseler, işte kazananlar bunlardır.
O zaman kimlerin tartıları ağır gelirse işte bunlar kurtuluşa ermiş olacaklar.
Kimin iyilikleri adâlet terazisinde ağır basarsa, işte onlar, kesinlikle kurtuluşa ereceklerdir.
Kimin tartılacak şeyleri ağır gelmişse, işte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
O gün tartısı ağır basanlar kurtulacak,
Artık kim inanarak dünyada iyi şeyler yapmışsa; onlar kurtulanlardır.
Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanların ta kendileridir.
Artık (o gün) kimin (sevap) tartısı ağır basarsa onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ve [o Gün, iyi eylem ve davranışları] tartıda ağır gelen kimseler; işte kurtuluşa erişecek olanlar böyleleridir.
O gün kimin iyilikleri ağır basarsa, işte bunlar kurtuluşa erecek olanlar. 7/8- 9, 101/6...11
Hayırlı amellerinin, sevaplarının kefeleri ağır basanlar, onlar, işte onlar kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
Derken, kimin (iyilikleri) tartıda ağır gelirse işte kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.
Artık kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, onlar korkudan kurtulup, umduklarına erişenlerin ta kendileridir!
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa ermişlerdir.
Her kimüñ mīzānı aġır olsa, pes anlar ‘aẕābdan ḳurtulurlar.
O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar.
Kimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O günde mîzânı ağır olanlar felâh bulanlardır.
Artık kimin iyilikleri ağır basarsa onlar umduklarına kavuşacaklardır.
Kimlerin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtulanlardır.
Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.
Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
O zaman (kıyamette) kimin hasenat tartıları ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.
O gün kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar asıl kurtulmuş olanlardır.
Sevap tartıları ağır gelenler, işte onlar, mutluluğa erenlerdir.[360]