104. Ayet
تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Yüzlerini yalar ateş ve onlar, orada somurtup kalırlar.
Ateş yüzlerini kavuracak, yüzlerini ekşitirler
Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakacak, bu yüzden, dudakları kasılacak ve dişleri sırıtacaktır.
Ateş yüzlerini yakacak, dudakları çekilecekdir.
Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.
Onlar orada perişan durumda iken, ateş de yüzlerini yalayacaktır.
Ateş yüzlerini yalar, o halde ki içinde dişleri sırıtır
Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.
Ateş, onların yüzlerini yalar ve onun içinde (yüz etleri yanıp kavrulduğu için) dişleri (sırıtmış gibi) açıkta kalır.
Ateş, (cehennemin korkunç alevleri) onların yüzlerini yalayarak yakacak da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalacak (ve çaresiz kurtuluş için yalvarmaya başlayacaklardır).
Ateş yüzlerini yalar ve onlar, orada acıyla somurtup kalırlar.
göyündüre yüzlerini od daħı anlar anuñ içinde yüzleri yanup ölicilerdür.
(Cehennemin) ateş (i) yüzlerine vurub yakacak, orada onlar, dişleri sırıtıb, kalacakdır.
Ateş onların yüzlerini yalar ve onlar orada (dudakları ateşten büzülerek) dişleri sırıtmış bir hâldedirler.
Ateş onların yüzlerine vuracak ve yüzleri de hep acı içinde çirkin ve buruşuk kalacaktır. *
Ateş onların yüzlerini kavurduğun da, yüzleri hep acı içinde buruşuk kalacaktır.
Ateşin yaladığı yüzlerin dişleri sırıtacaktır.
Bunların yüzlerini ateş yalar. Onlar orada kızarmış bir halde sırıtırlar.
Onların yüzlerini ateş yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak) dişleri sırıtıp duranlardır.
Ateş onların yüzlerini yalayarak yakar da, ateşin içinde yüz etleri sıyrılmış olarak sırıtan dişleriyle kalıverirler.
Ateş yüzlerine vuracak, orada dudakları çekilmiş, dişleri görünür bir halde -bulunacaklar.
Alevler yüzlerini yalayıp kavuracak ve orada, dudakları parçalanıp döküldüğü için, sırıtan dişleriyle alevler arasındaöylece somurtup kalacaklar. Ve Allah tarafından, ateşten daha acı bir azar işitecekler:
Ateş onların yüzlerini yalar. Onlar orada dişleri sırıtıp kalmaktadır.
ateş yüzlerini dalarken, dişleri sırıtıp kalacak.
Ateş yüzlerini yalar. Derileri kavrulur. Sırıtır kalırlar.
Ateş, yüzlerini yalar (yakar); orada dişleri dışarı fırlar bir hâlde bulunurlar. [*]
onların yüzlerini yakar ve onlar orada, dişleri sırıtmış bir halde kala kalırlar.
ateş onların yüzlerini kavuracak ve dudakları acıdan çarpılmış olarak orada kalakalacaklar.
Cehennem ateşi onların yüzlerini yakıp kavrulmuş bir halde dişleri sırıtıp kalacaktır. 4/56, 17/97, 18/29
Ateş yüzlerini yalar. Orada suratları çirkin, dudakları acıdan çarpılmış bir halde bulunurlar.
Ateş onların suratlarını kavuracak; pişmiş kelle misali sırıtan dişleriyle öylece kalakalacaklar.
Onların yüzlerini ateş şiddetle yakar ve onlar orada dudakları açılarak dişleri sırıtıp duran kimselerdir.
Cehennemin ateşi yüzlerini yakacak, hayret ve dehşetten dudakları açılıp, sırıtır bir vaziyette kalacaklardır. (Feryad edip duracaklardır)
Ateş onların yüzlerini kavuracak ve yüzleri acının hüznüyle kala kalırlar.
Ateş onların yüzlerini yalayacak ve dişleri sırıtıp kalacaktır.
Göyündürür‐biz yüzlerini ṭamu odı[‐y‐la]. Daḫı anlar cehennem içindeyüzlerin burtarup yanarlar.
Orada yüzlerini alevler yalar da, ateş dudaklarını yaktığında, dişleri açıkta kalıverir. [14, 50; 21, 39]
(Orada onların) yüzlerini ateş yalar. Öyle ki (ateşin) içinde (dehşetten dudakları gerilir de) dişleri açıkta kalır.
Yüzlerini ateş yakar ve dudakları sarkar.
Yüzlerini ateş yalayacak, orada dişleri sırıtır halde olacaklardır.
Ateş yüzlerini yalar ve orada dişleri sırıtıp kalır.
Ateş yüzlerini kavurur da onlar orada sırıtmış kalırlar.(14)
Ateş, yüzlerini yalar. Ve onlar da içinde sırıtıp kalacaklar.
Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler.
Ateş yüzlerine çarpar. O halde ki, orada dişleri sırıtır durur.
Ateş, onların yüzlerini savrulup yakar da, onlar o Cehennemde dudakları açık, yanık ve kavruk olarak kalırlar.
Ateş onların yüzlerini yakar, dişleri sırıtıp kalır.