Mü'minûn Suresi 114. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

114. Ayet

قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak pek az kaldınız der, fakat bir bilseniz ahiretin ebediliğini.

Besim Atalay (1965)

Allah buyurur ki: «Eğer bilseydiniz, az kaldınız siz»

Cemal Külünkoğlu

(Allah, şöyle) buyuracak: “(Dünyada) çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”

Cemil Said (1924)

Allâh te’âlâ: "Dünyâda az vakit kaldınız, fakat bilmiyorsunuz."

Diyanet Vakfı

Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!

Edip Yüksel

Dedi ki, "Siz gerçekten çok kısa bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurur ki bilmiş olsanız cidden pek az kaldınız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız!

Emrah Demiryent

(Bunun üzerine Allah: “İnkâr etmiş olduğunuz âhiret hayatına nispeten, dünyada) çok az bir zaman kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz!” buyurur.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kendilerine) Denilecek ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, ah keşke, gerçekten bir bilseydiniz!?"

Erhan Aktaş

“Sadece az bir süre kaldınız. Keşke o zaman bunu kavramış olsaydınız.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti: dölenmedüñüz illā az eger bayıķ siz bilürsiz.

Hasan Basri Çantay

Buyurdu (buyuracak) ki: «Az bir zamandan (fazla) kalmadınız! (Cehennemde kalacağınız ebedî zamanları) hakıykaten bir bilseydiniz».

Hayrat Neşriyat

(Allah şöyle) buyurur: “Ancak pek az kaldınız; eğer gerçekten siz biliyor olsaydınız!”(1)

İhsan Aktaş

(Aralarında geçen bu diyalogtan sonra Allah) der ki: “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, eğer gerçekten siz (bunu dünyada iken) biliyor olsaydınız!’’

İlyas Yorulmaz

Rableri “Çok az kaldığınızı keşke bilmiş olsaydınız”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah buyuracak: "Pek az kaldınız, çok değil. Ancak, bunu bilmiş olsaydınız.

İsmail Hakkı İzmirli

O, der ki azıcık kaldınız. Bunu bilseydiniz dünyanın hiç olduğunu anlardınız.

İsmail Yakıt

Allah şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önceden) bilseydiniz!”

Kadri Çelik

(Allah) “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten siz (bunu dünyada iken) bir bilseydiniz!” der.

Abdullah Parlıyan

Bunun üzerine Allah: Orada sadece az bir süre kaldınız. Keşke bunu bir bilseydiniz, dünyaya sarılıp kalmazdınız.

Kuran Yolu

Allah buyurur: “Pek kısa bir süre kaldınız; keşke bunu (dünyada iken) bilmiş olsaydınız!”

Mahmut Kısa

Bunun üzerine Allah, “Doğrusu siz, yeryüzünde çok az bir süre kaldınız!” diyecek, “Dünya hayatının âhirete oranla ne kadar değersiz olduğunu bir bilseydiniz!”

Mahmut Özdemir

Dedi ki: “Sadece biraz kaldınız. Keşke siz, biliyor olsaydınız!”.

Mehmet Çakır

Ses: " bilseniz, öylesine az kaldınız ki.

Mehmet Çoban

Dedik ki: "Az bir zamandan başka bir şey kalmadınız. Keşke siz bilseydiniz."

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle buyuracaktır: “Sadece az bir süre kaldınız; keşke (bunu) bilmiş olsaydınız!

Mehmet Türk

(Allah): “(Orada) çok az kaldınız. Keşke bunu (vaktiyle) bilmiş olsaydınız.” dedi.

Muhammed Esed

[Bunun üzerine, Allah:] “Orada sadece az bir vakit kaldınız; bunu bir bilseydiniz!

Mustafa Çavdar

Allah: – Evet, dünyada çok az yaşadınız keşke bunu zamanında bilseydiniz. 10/45, 20/103- 104, 30/55

Ahmet Tekin

Allah: “Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.” buyurur.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) şöyle diyecek: “Yalnızca kısa bir süre kaldınız: keşke siz, bunu olsun bilseydiniz!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyuracaktır ki: «Siz ancak pek az kaldınız, eğer siz hakikaten bilir kimseler oldunuz iseniz.»

Orhan Kuntman

Bunun üzerine onlara: "Çok az bir süre kaldınız, keşki bunu bilseydiniz! (De bu süreyi boşuna harcamayıp değerlendirebilseydiniz)

Osman Fırat

(Allah): "Çok az bir zamandan başka kalmadınız keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız. " dedi.

Şaban Piriş

-Çok az bir süre kaldınız, keşke bilseydiniz dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Eyide: Siz durmaduñuz yirde, illā az günler. Eger siz, eger siz bilse‐y‐düñüz.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Siz, doğrusu pek az kaldınız. Bu gerçeği bir bilseydiniz, Bana isyan etmezdiniz. ”

Süleyman Ateş

Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"

Süleyman Tevfik (1927)

Cenâb-ı Hak: "Orada az zamân kaldınız. Eğer bunı bilüb takdîr itseniz" buyurır.

Süleymaniye Vakfı

Allah; “Evet pek az kaldınız, keşke bunu o zaman bilseydiniz” diyecektir.

Ahmet Varol

Der ki: "Sadece az (bir süre) kaldınız. Gerçekten bir bilseydiniz!."

Ümit Şimşek

Allah “Pek az kaldınız,” buyurur. “Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz!

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Sadece birazcık kaldınız. Keşke biliyor olsaydınız."

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,'

Ali Fikri Yavuz

(Allah onlara şöyle) buyuracak “- Bilmiş olsanız, hakikaten pek az kaldınız (çünkü ahiretteki bekleyişiniz sonsuzdur).

Bahaeddin Sağlam

Allah: “Gerçekten çok az kaldınız. Keşke daha önce bilmiş olsaydınız!” der.

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurur: “Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.”