20. Ayet
وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ
Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ
Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
Ve Turı Seyna'dan çıkan bir ağaç da meydana getirdik ki yağıyla ve yiyenlere, katığıyla biter.
Sina'da yetişen bir ağaç verdik; yağı vardır, yiyenlere tatlıdır
Yine o su ile Tur-i Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesi) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.
Tûr-u Sînâ’daki ağacı da yetişdirdik ânın meyvesinden zeytunyağı çıkar ve ’usâresi gâyet iyi ekl olunur.
Tûr-i Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Sina Dağı civarında yetişen ve yiyenler için yağ ve lezzet üreten bir ağaç...
Ve bir ağaç ki Turı siynadan çıkar, yağ ve yiyenlere bir katıkla biter
Tûrı Sinâ'da (dahi) yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki, bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
(Yine o su ile) Tûr-i Sînâ (dağın) da biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesinden) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.
Ve (daha çok) Tûr-i Sina’da (Akdeniz iklim kuşağında) çıkan bir ağaç (zeytin türünü de yarattık) ki; o yağlı (bir besindir) ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
Tûr-i Sinâ'da¹, yağ elde edilen ve aynı zamanda katık olarak yenen ağaç² yetiştirdik.
daħı bir aġaç kim çıķar sįnā ŧaġından bitürür yaġ daħı ķatıķ yiyicilere.
(Sizin için) Tuur-i sînâ'dan çıkan bir ağaç da (yaratdık) ki o (yerden) yağıyle ve yiyen kimselere bir katıkla beraber biter.
Bir de Tûr-ı Sînâ'dan çıkan bir ağaç (meydana getirdik) ki, (bu ağaç, sizler için)hem yağ, hem de yiyenlere bir katık (olan zeytin) ile (berâber) yetişir.
Yine (onunla) Tûr-i Sînâ [çevresindeki topraklar]dan çıkan, ürününden (zeytinlerinden) yağ elde edilen ve yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık sağlayan ağacı da (yetiştiriyoruz).
Ve Turu Sina dağında yetişen, meyvelerinden yağ çıkarttığınız ve o yağı yiyenlere hoş kokular veren bu ağacı da (zeytini) biz yarattık.
Sina Dağı’nda öyle bir ağaç yetiştirdik ki yiyenler için yağ, katık bitirir.
Sinâ dağından çıkan bir ağaçta [²] peyda ettik ki o, yiyecek kimseler için yağ, katık olacak surette biter.
Yine o suyla Sina Dağı’nda yetişen, yiyenlere yağ ve katık olan ağacı/ağaçları çıkarttık.
Tur-i Sina'da, yiyenlere yağ ve katık olarak yetişen bir ağaç da (zeytin de var ettik).
Ve yine onunla sizin için, Tûri Sîna çevresindeki topraklarda yetişen, ürününden yağ elde edilen ve yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık sağlayan, zeytin ağacını da çıkarıyoruz.
19-20. O su sayesinde sizin için, çok sayıda meyvelerin bulunduğu, yiyip beslendiğiniz hurma bahçeleri, üzüm bağları; kezâ Sînâ dağında yetişen, hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık veren bir ağaç (zeytin ağacı) meydana getiririz.
Bir de, Sînâ Dağı çevresindeki ülkelerde, özellikle Akdeniz kıyılarında yetişen ve ürününden hem yağ, hem de yiyenlere lezzetli bir katık elde edilen zeytin ağacını da Biz yetiştiriyoruz.
Yiyenler için katık ve Yağ bitiren, Sînâ Dağı’nda yetişen bir ağacı da (o suyla yetiştirdik).
Tûrusîna'da yetişen bir ağaç türü de var ki, yemeklik yağ ve yakıt verir...
Su ile Sina dağında biten zeytin ağaçlarını yarattık. Yağından yemekler yapar, sofralarınıza katık olur.
Sînâ Dağı (çevresi)nde yetişen bir ağaç daha (yarattık ki) bu ağaç hem yağ hem de yiyenler(in ekmeğin)e katık edecekleri (zeytini) verir. [*]
Ve (o sudan) bir de Sina dağında yetişen hem yağ hem de yiyenlerin (ekmeğine) katık (edecekleri zeytin) veren, bir ağaç¹ (türü de yarattık).
ve (yine onunla sizin için) Tûr-i Sînâ [çevresindeki topraklar]da yetişen ⁸ , ürününden yağ elde edilen ve yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık sağlayan ağacı (çıkarıyoruz).
Ve yine o yağmurla Sina Dağı çevresinde çokça yetişen, yiyenlere yağ ve katık olan zeytin ağaçları yetiştirdik. 95/1- 2, 6/99- 141, 16/11
Tûr'u Sînâ'da (Sîna dağında) biten bir ağaç daha yetiştirdik. Bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık olan zeytin mahsulü verir.
Yine Sînâ Dağı[²⁹⁰⁶] (havalisinde) yetişen, ürünü sayesinde yağ elde edilen ve yiyenler için hoş bir katık sağlayan (zeytin) ağacından da…[²⁹⁰⁷]
Ve bir ağaç da (inşa ettik) ki, Tûr-u Sîna'dan çıkar, yiyecekler için yağ ile bir katıklık ile biter.
Sizin için Sina dağında yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki hem yağından yararlanırsınız, hem de meyvesini (zeytinini) ekmeğinize katık yapar yersiniz.
Ve Turi Sîna’da çıkan bir ağaç (zeytin ağacı) ki hem yağ, hem de yiyenlere katıktır.
Sina Dağı'nda da yetişen, yiyenlere yağ ve katık veren bir ağaç da (o su ile yetişir).
Daḫı bir aġaç ki çıḳar Ṭūr‐ı Sīnādan, biter anda yaġ ki zeyt yaġı‐dı veṭoḳluḳdur yiyicilere.
Sina Dağından çıkan bir nebat da yetiştiririz ki o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır.
Yine onunla Tur-i Sina'dan çıkan, (meyvası) yağlı olarak biten, yiyenlerin (yağına ekmeklerini) batıracakları bir (zeytin) ağac(ı) yetiştirdik.
Ve sizin içün Tûr-u Sînâ'dan çıkan bir ağacı da yaratdık ki o, yağ hâsıl ider ve meyvesi ve yağı insânlara katık olur.
Sina Dağı’ndan çıkan bir ağaç da yetiştirdik; yağlı meyve bitirir, yiyenler için katıktır.
Yine Turi Sina'dan çıkan bir ağaç (zeytin yetiştirdik). O yağlı ve yiyenlere bir katık olan (ürün) bitirmektedir.
Bir de Sina Dağı çevresinde yetişen bir ağaç bitirdik ki, ondan hem bir yağ çıkar, hem de yiyenlere katık olur.(12)
Ve bir ağaç da yetiştirdik ki, Tûr-i Sîna'dan çıkar, yağlı olarak biter; yiyenlere katıktır.
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
(Yine sizin için) Tûr-i Sînâ dağından çıkan bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki, hem yağ bitirir, hem de yiyecek kimselere bir katık.
Ve o su ile Tur-i Sina’da (dağlık bölgelerde) yağ çıkartan ve meyveleri, yiyenler için, azık olan bir ağaç daha inşa ettik.
Tûr-i Sînâ'da da bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir.