Mü'minûn Suresi 33. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

33. Ayet

وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavminin ileri gelenlerinden kafir olanlar ve ahirete ulaşmayı yalanlayanlar, onlara dünya yaşayışında nimetler verdiğimiz halde bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğiniz şeylerden o da yemekte ve içtiğiniz şeylerden o da içmekte.

Besim Atalay (1965)

Ulusundan kâfir olup, ahrette kavuşmayı yalan sayan, dünya dirliğinde geçimi olan önegelenler dediler ki: «Bu da ancak sizin gibi bir kişi, siz ne yiyorsanız, bu da yemekte; ne içiyorsanız, bu dahi içer!»

Cemal Külünkoğlu

O Resulün kavminden, Allah'ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”

Cemil Said (1924)

Lâkin küfür iden akvâmın eşrâfı dünyâda emvâl ve in’âm ile tesrîr iylediğimiz bu akvâmın Allâh’ın huzûrına çıkacakları keyfiyetini yalan telâkkî iylediklerinden o akvâma "Bu âdem sizin gibi bir âdemdir ekl itdiğinizi o da ekl idiyor sizin içdiğinizi içiyor."

Diyanet Vakfı

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: «Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.»

Edip Yüksel

Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."

Elmalılı Hamdi Yazır

Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Âhıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: «bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodaman güruh dedi ki: "Bu dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."

Emrah Demiryent

Kendi kavminden, (hakkı) inkâr edip, âhirete kavuşmayı (yeniden diriltilmeyi, cenneti, cehennemi) yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz ileri gelenler dediler ki: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. (Baksanıza) sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Fakat her peygamberin) Kendi kavminden inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan (kimseler) ve kendilerine dünya hayatında refah (imkân ve iktidar) verdiğimiz önde gelenler (zenginler ve yöneticiler) dediler ki: "Bu (elçi ve davetçi), sizin benzeriniz olan bir insandan başkası değildir, (baksanıza) kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir." (Bunları sizden farklı ve faziletli görüp itaat etmeniz gereksizdir.)

Erhan Aktaş

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, gerçeği yalanlayarak nankörlük eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri¹: “Bu da sizin gibi bir beşerdir². Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyitti cemā'at ķavmundan anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āħireti görmegi daħı ġarra eyledük anlar ni'met-ile yaķın dirlik içinde “degül işbu illā ādemį sizcileyin. yir andan kim yirsiz andan daħı içer andan, kim içersiz.

Hasan Basri Çantay

Onun kavminden — kendilerine dünyâ hayâtında refah verdiğimiz halde küfr (-ü inkâr) eden, âhirete kavuşmayı yalan sayan — bir gurüh dedi ki: «Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içdiklerinizden içiyor».

Hayrat Neşriyat

Onun kavminden, inkâr edip âhirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayâtında kendilerine refah verdiğimiz ileri gelenleri ise şöyle dedi: “Bu sâdece sizin gibi bir insandır; yemekte olduğunuzdan yiyor; içmekte olduğunuzdan içiyor.”

İhsan Aktaş

Ve kavminden inkâr edip, ahiret buluşmasını yalanlamış ve kendilerine dünya hayatında refah (bolluk) vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: ’Bu (Allah’ın elçisiyim diyen), sizin gibi bir beşerden başka bir şey değil (biz yeryüzünde nasıl yaşıyorsak, o da öyle yaşıyor, bizden hiçbir farkı yok). Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.

İlyas Yorulmaz

O toplumun inkâr eden ve ahiret gününde dirileceklerini yalanlayan, dünyada kendilerine nimetler verip rahata erdirdiğimiz o şehrin önde gelenleri “Bu elçide sizin gibi bir insan, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun ulusundan olup da öbür dünyaya kavuşmayı yoğumsıyanlar, dünya yaşayışında genişliğe kavuşanlar da dediler: " Bu da ancak sizin gibi bir ademoğludur. Sizin yediklerinizi yiyor, içtiklerinizi içiyor.

İsmail Hakkı İzmirli

33, 34. Kavminden dünya diriliğinde refah verdiğimiz halde kâfir olup âhirete kavuşmayı yalan sayan ileri gelenleri avama dediler ki «— Bu, sizin gibi insandır, başka bir şey değildir. Yediklerinizden yer, içtiklerinizden içer. * Siz kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz artık her halde ziyankâr olacaksınız».

İsmail Yakıt

Kavminden, inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bu dünya hayatında kendilerine nimet ve refah verdiğimiz ileri gelenleri, “Bu; sizin yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir beşerden başka biri değil” (dediler.)

Kadri Çelik

Kendi kavminden, küfre sapıp da ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenleri dedi ki: “Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.”

Abdullah Parlıyan

Ve yine Nuh'tan sonra gelen kuşaklardan, kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden ve ahiret hayatına kavuşmayı yalanlayanların ileri gelenleri dediler ki: “Bu da sizin gibi insandan başka biri değil ki, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Kuran Yolu

Bu elçinin kavminden olup da inkâra sapan, âhirete ulaşmayı yalan sayan, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz hatırlı kişiler halka şöyle dediler: “Bu da olsa olsa sizin gibi sıradan bir insan. Sizin yediğinizden yemekte, içtiğinizden -içmektedir.

Mahmut Kısa

Bunun üzerine, yine halkı içerisinden, âhiretteki o büyük buluşmayı yalanlayan ve imtihân amacıyla kendilerine bu dünyada geçici olarak bahşettiğimiz refah ve zenginlikle şımarıp azgınlaşan kâfirler, “Ey halkımız!” dediler, “Gördüğünüz gibi, Peygamber olduğunu iddia eden bu adam, sizin gibi yiyip içmeye muhtaç fânibir insandan başka bir şey değil. Allah elçi göndermek isteseydi, olağanüstü güçlere sahip bir melek gönderemez miydi?

Mahmut Özdemir

Dünya Hayatı’nda kendilerine refah (konfor) verdiğimiz, Âhiret’in buluşmasını yalanlamış ve inkâr etmiş, onun kavminden, Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “Bu, yiyeceklerinizden yiyen, içeceklerinizden içen, sizin gibi bir beşerden başkası değildir”.

Mehmet Çakır

Ancak, dünya hayatında mal ve mevki sahibi yaptığımız ve ahiret hayatını inkar eden yönetici kesimi dediler ki: " Bu da sizin gibi sıradan bir adam. Nitekim, o da sizin yediklerinizden yiyor ve sizin içtiklerinizden içiyor.

Mehmet Çoban

İnkâr edip yasalarımıza karşı çıkanlar şöyle dediler: "Resul denilen kişi sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."

Mehmet Okuyan

Onun halkından, kâfir olan, ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz yöneticiler “Bu ancak sizin gibi bir insandır. [*]Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor!” demişlerdi. [*]

Mehmet Türk

(Peygambere;) kendi kavminden, kâfir olan, âhirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında nîmet verdiğimiz ileri gelen adamlar: “Bu, sizin yediklerinizden yiyen, içtiklerinizden içen, sizin gibi bir insandır.”¹ dediler.

Muhammed Esed

Ve [yine] toplumun -[sırf] kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp- ¹⁸ hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi [her defasında]: “Bu [adam] yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil” dediler,

Mustafa Çavdar

Gerçekleri örtbas eden kâfirler, ahiret buluşmasını hesaba katmayan ve dünya hayatının refahı ile şımarmış toplumun ileri gelenleri dediler ki “Bu sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.” 14/10, 25/4...20

Ahmet Tekin

Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden küfre saplananlar, âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodamanlar: “Bu sadece sizin gibi bir insan. Sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkârda ısrar eden ve âhiret gerçeğiyle yüzleşeceğini yalanlayan kimseler -ki bunları Biz dünya hayatında refaha kavuşturmuştuk- şöyle demişlerdi: “Bu da sizin gibi ölümlü birinden başkası değil; sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.[²⁹¹⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Onun kavminden bir tâife ki, kâfir oldular ve ahirete kavuşmayı tekzîp ettiler ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde dediler ki: «Bu başka değil, ancak sizin gibi bir insan, sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.»

Orhan Kuntman

(Onu da yalanladılar) Kavminden; -dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz halde inkar eden ve ahireti yalan sayanların elebaşları; "O da sizin gibi bir insan!.. Sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor."

Osman Fırat

Kavminden, kendilerine dünyâ hayâtında bol ni’met verdiğimiz o kâfir olanlar ve âhiret gününü yalanlayan müreffeh hayat yaşayan takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor. "

Şaban Piriş

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler:-Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyitdi ḳavminüñ uluları, anlar ki kāfir oldılar ve yalanladılar āḫireti gör‐megi, ġarḳ eyledük anları ni‘metlerine dünyā dirliginüñ: Bu degüldür, illāki sizüñ gibi ādem oġlanı, didiler. Yir siz yidügüñüz nesneden ve içer siziçdügüñüz nesneden.

Suat Yıldırım

33, 34. Onun halkından kâfir olup âhiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: “Bu, ” dediler, “sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız. ”

Süleyman Ateş

Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."

Süleyman Tevfik (1927)

Kavminden küfür idüb âhireti tekzîb iden ve hayât-ı dünyâda müstağrak-ı ni'am iylediklerimizden bir cemâ'at: "Bu, sizin gibi bir beşerdir, yidiğinizden yir ve içdiğinizden içer."

Süleymaniye Vakfı

Halkı içinden (yapılan uyarıları) görmezlik eden, dünya hayatında kendilerine geniş imkânlar verdiğimiz halde Ahiret buluşmasını yalan sayan önderler şöyle dediler: Bu adam sizin gibi bir insandan başka ne ki? O da sizin yediğinizden yiyor; içtiğinizden içiyor.”

Ahmet Varol

Kavminden inkâr eden, ahiret buluşmasını yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında bolluk, refah vermiş olduğumuz ileri gelenler dediler ki: "Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor.

Ümit Şimşek

Kavminin ileri gelenlerinden, dünya hayatında nimetler içinde yüzdürdüğümüz halde âhirete kavuşmayı yalanlayan kâfirler dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşerdir. Sizin yediğinizden yer, içtiğinizden içer.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkâra sapıp âhiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: "Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor."

Ali Bulaç

Kendi kavminden, inkâr edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: 'Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir.'

Ali Fikri Yavuz

Dünya hayatında kendilerine nimet (mal ve evlâd bolluğu) verdiğimiz halde, küfredip ahiretteki hesabla karşılaşmayı yalanlıyan ve o peygamberin kavminden ileri gelen bir topluluk şöyle dedi: “- Bu, ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor (bu bir peygamber olamaz).

Bahaeddin Sağlam

Dünya hayatının nimetleri içinde boğulan, ahiret ile karşılaşmayı yalanlayan, kâfir olan (yüce değerleri inkâr eden) o toplumun ileri gelenleri dediler ki: “Bu elçi, ancak sizin gibi bir insandır; yediğinizden yer, içtiğinizden içer.”

Bayraktar Bayraklı

İnkâr eden ve âhiret buluşmasını yalanlayan kavminin ileri gelenleri ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiklerimiz, şöyle dediler: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.”