Mü'minûn Suresi 36. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

36. Ayet

هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ

“Hâlbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Size vaadedilen şey, gerçekten ne de uzak, ne de uzak.

Besim Atalay (1965)

«Ne uzaktır, o söylenen ne uzak!»

Cemal Külünkoğlu

“O tehdit edildiğiniz (öldükten sonra dirilmek) çok uzak, gerçekten çok uzak (olacak iş değil, size söylenen bu vaatler boş vaatlerdir)!”

Cemil Said (1924)

"Heyhât bu va’adler bizden uzak olsun, uzak olsun"

Diyanet Vakfı

«Bu size vaâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!»

Edip Yüksel

"Size söz verilen bu şey imkansızdır, imkansız!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Heyhât o va'dolunduğunuz şey ne kadar uzak

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Heyhât o size vaad edilen şey ne kadar uzak!"

Emrah Demiryent

Heyhat! O size vadedilen şey (öldükten sonra diriltilmek, gerçeklikten) ne kadar da uzak!

Abdullah-Ahmet Akgül

"Heyhat! Size va’ad edilen şey (ahiret ve cennet) ne kadar uzak bir ihtimal!" (Bu adam gerçekleşmesi imkânsız va’adlerle sizi kandırıvermektedir.)

Erhan Aktaş

Yazık, yazık! Uyarıldığınız şey, hiç olacak şey mi?

Eski Anadolu Türkçesi

ıraķ oldı ıraķ oldı ol kim va'da olınduñuz.”

Hasan Basri Çantay

«Tehdîd olunageldiğiniz o şey ne kadar uzak, ne kadar uzak»!.

Hayrat Neşriyat

“Heyhât! O va'd edilmekte olduğunuz şey, ne kadar uzak!”

İhsan Aktaş

Oysa bu size vaat edilen (öldükten sonra yeniden dirilmek gerçek olmaktan) ne kadar, hem de ne kadar uzak!

İlyas Yorulmaz

“Yazık, yazık! Ne ile korkutuluyorsunuz (ne vaat ediliyor)?”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ne boş söz bu , ne boş!

İsmail Hakkı İzmirli

«— Vaad olunduğunuz şey çok uzaktır! Çok uzak!».

İsmail Yakıt

“Hâlbuki size vaat edilen şey, ne kadar uzak! Ne kadar uzak! [heyhât]”

Kadri Çelik

“Uzaktır size vaat edilen (öldükten sonra yeniden dirilmek; evet gerçek olmaktan) çok uzak!”

Abdullah Parlıyan

Vaadolunduğunuz şeyler gerçekten de ne kadar uzak…

Kuran Yolu

Bu size söylenenler gerçek olmaktan çok çok uzak!

Mahmut Kısa

İmkânsız, bu size vaad edilen gerçekten imkânsız!

Mahmut Özdemir

“Heyhat! Size vaad edilen şeye heyhat!”.

Mehmet Çakır

size yapılan bu tehditlerin hepsi palavra!

Mehmet Çoban

"Resulüm diyen kişinin söylediği gerçeklerden uzaktır."

Mehmet Okuyan

Size vadedilen çok uzaktır, çok uzak!

Mehmet Türk

“Heyhat, korkutulduğunuz şey (gerçek olmaktan) ne kadar da uzak!”

Muhammed Esed

Çok uzak, gerçekten çok uzak bu vaad edildiğiniz şey!

Mustafa Çavdar

Heyhat ki heyhat, olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatler. 13/5, 36/78- 79

Ahmet Tekin

“Heyhât, bu size va'dedilen nihaî yargı, tehdit, ne kadar imkânsız, uzak bir ihtimal!”

Mustafa İslamoğlu

Uzak, hem de çok uzak tehdit edildiğiniz bu şey!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ne uzak, ne uzak o vaad-olunduğunuz şey.»

Orhan Kuntman

"Size vadettiği şey (öldükten sonra dirilme gerçekten) ne kadar uzak."

Osman Fırat

Hey hat!... Hey hat!... Ne ile vaad ediliyorsunuz... (olacak şey değil)

Şaban Piriş

Size vaat edilen uzak, hem de çok uzak.

Satıraltı Meal (1534)

Iraḳ oldı, ıraḳ oldı size va‘de olunan nesne.

Suat Yıldırım

“Heyhat! Heyhat! Size vâd edilen şey ne kadar da uzak! ”

Süleyman Ateş

Heyhat, o size va'dedilen şey ne kadar uzak!

Süleyman Tevfik (1927)

"Heyhât! Heyhât! Bu va'ad bir hayâldir."

Süleymaniye Vakfı

Olmayacak şeyler vaad ediliyor size; hiç olmayacak şeyler!

Ahmet Varol

Ne kadar uzak! Size vaad edilen şey ne kadar uzak!

Ümit Şimşek

“Heyhat, heyhat! Size vaad edilen ne kadar da uzak!

Yaşar Nuri Öztürk

"Heyhat! Size vaat edilen o şey ne kadar uzak!"

Ali Bulaç

'Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat...'

Ali Fikri Yavuz

O korkutulduğunuz şey (azab) ne uzak, ne uzak! (olur şey değil).

Bahaeddin Sağlam

“Heyhat! Bu vaadedildiğiniz çok uzak bir şey!”

Bayraktar Bayraklı

Oysa bu size söylenenler, gerçek olmaktan ne kadar uzak!