43. Ayet
مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ
Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ
Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
Hiçbir ümmet, helak edilmesi mukadder olan zamanı ileriye alamayacağı gibi geriye de atamaz.
Hiçbir ümmet, gününden ne öne geçer, ne dahi geri kalır
Hiçbir ümmet/millet kendi süresini ne öne alabilir ve ne de geciktirebilir.
Her ümmetin ecelini ne ta’cîl ne de te’hîr ideriz.
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Hiç bir toplum kendisi için belirlenmiş süreyi çabuklaştıramaz, geciktiremez.
Hiç bir ümmet, ecelini sebkedemez ve geriletemezler
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Hiçbir ümmet, ecelini (bir an) öne alamayacağı gibi, onu (bir an) geciktiremez de.
(Zaten) Ümmetlerden (millet ve medeniyetlerden) hiçbiri, kendisine tespit edilmiş eceli (hâkimiyet sürecini) ne öne alabilir, ne erteleyebilir.
Hiçbir ümmet¹ ecelini² öne alamaz ve erteleyemez.
öñürtmez hįç bölük eceline daħı śoña ķalmazlar.
Hiçbir ümmet (helakleri için mukadder) vaktini beriye getiremeyeceği gibi (bundan) geri de kalamazlar.
Hiçbir ümmet ecelinden ne öne geçebilir, ne de geri kalabilir.
Hiçbir ümmet (toplum) ecelini (ölüm ve çöküş miadını aşıp) geçemez (miadı gelince onu engelleyemez) ve onu geciktiremez.*
Hiçbir topluluk (ümmet) Allah’ın onlar için tespit ettiği zamandan önce yok olmaz, tespit edilen zamandan fazlada yaşamaz.
Hiçbir topluluk sonunu ne yaklaştırabilir, ne de uzaklaştırabilir.
Hiçbir ümmet azap için muayyen olan vaktini ne geçer, ne ondan geri kalır.
Hiçbir ümmet süresini [ecelehâ] ne öne alabilir ne de geciktirebilir.⁸
Ümmetlerden hiç biri, kendisine tespit edilmiş ecelinden öne geçemez ve geri kalamaz.
Hiçbir ümmet, dünyadaki yaşama süresini ne öne alabilir, ne de geciktirebilir.
Hiçbir ümmet kendi ecelinin ne önüne geçebilir ne de (ondan) sonraya kalabilir.
Helâk edilme vakti gelen bir toplum, ecelini ne bir an öne alabilir, ne de bir an geciktirebilir.
Hiçbir ümmet süresini ne öne alır, ne erteler.
Hasılı hiçbir millet, ölümünü sollayamamış uzatma da isteyememiştir.
Hiçbir toplum yok edilme süresinin önüne geçemez. Hüküm geldiğinde kimse erteleyemez.
Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez. [*]
Hiç bir ümmet,¹ kendi ecelini öne de alamaz, geriye de bırakamaz.²
çünkü hiçbir ümmet kendi süresini ne öne alabilir; ve ne de geciktirebilir. ²²
Zira hiç bir toplum helak olma ecelini sürecini ne öne alabilir ne de erteleyebilir. 7/34, 10/49, 16/61
Hiçbir millet, belirlenmiş vadeden önce helâk olmaz, vadelerini erteleyemezler de.
herhangi bir toplum sonu yasayla belirlenmiş süresini ne savuşturabiliyor, ne de erteleyebiliyordu.[²⁹²²]
Hiçbir ümmet, ecelini geçemez ve geriye de kalamaz.
(Her ümmetin belirli bir süresi vardır) Hiçbir ümmet kendi süresini (ecelini) ne öne alabilir, ne de geri bırakabilir.
Hiçbir topluluk, kendi ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez de.
Hiç bir toplum süresini ne öne alabilir ne de geri bırakabilir.
Hīç bir ümmet ecellerinden geçmez, girü daḫı ḳalmazlar.
Hiç bir ümmet vâdesini ne öne alabilir ne de erteleyebilir.
Hiçbir ümmet, ne süresinden ileri geçebilir, ne de geri kalabilir.
Bir ümmetin eceli geldikde ne takdîm ve ne de te'hîr olunur.
Bir toplum[*] ecelini ne öne alabilir, ne de geciktirebilir.
Hiçbir ümmet ne ecelinden öne geçebilir, ne de geriye bırakılırlar.
Bir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
Hiçbir ümmet ne süresinden ileri geçebilir ne de geri kalır.
Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir.
Hiç bir ümmet, ecelini, (mukadder helâk zamanını) geçip öne alamaz ve geriletemez.
(Onlardan) hiçbir toplum (kendileri için mukadder olan) sürelerini ne geçebilirler ne de ondan geri kalabilirler.
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.