Mü'minûn Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَال۪ينَۚ

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine, ululanmak istediler ve kibirli bir topluluktu onlar.

Besim Atalay (1965)

Firavunla elebaşıları da, büyüklük tasladılar, onlar yükselmişlerdi

Cemal Külünkoğlu

45-46. Sonra Musa ve (kardeşi) Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.

Cemil Said (1924)

Bunlar Fir’avn eşrâfına gitdiler, ânlar tekebbür itdiler mütekebbir bir kavim idi.

Diyanet Vakfı

45, 46. Sonra âyetlerimizle ve apaçık bir fermanla Musa ve kardeşi Harun'u Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Onlar ise kibire kapıldılar ve ululuk taslayan bir kavim oldular.

Edip Yüksel

Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar büyüklendiler. Onlar küstah bir topluluk olmuştu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avna ve cem'ıyyetine de bunlar kibirlerine yediremediler ve dik başlı bir kavm idiler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Firavun'a ve ileri gelenlerine de (gönderdik). Bunun üzerine onlar kibire kapıldılar ve ululuk taslayan zorba bir kavim oldular.

Emrah Demiryent

45-46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u, mu‘cizelerimizle ve apaçık bir delille, Firavun’a ve ileri gelenlerine (peygamber olarak) gönderdik. Fakat onlar (emirlerimize karşı) büyüklük tasladılar. (Ve böylece) kendilerini büyük görüp, böbürlenen bir topluluk oldular.

Abdullah-Ahmet Akgül

Firavun’a ve ileri gelen çevresine (emirlerimi tebliğ etsinler diye); fakat onlar (yücelik gururuyla) büyüklendiler. (Hakk’tan ve İslam’dan yüz çevirdiler. Zaten) Onlar, ’büyüklenen-zorba’ bir topluluk idi.

Erhan Aktaş

Firavun ve melelerine¹. Ancak onlar kibirlendiler. Büyüklük taslayan bir halk oldular.

Eski Anadolu Türkçesi

45-46. andan viribidük mūsā’yı daħı ķarındaşın hārūn’ı nişānlarumuz ile ḥüccet ile bellü. fir'avndın yaña daħı ķavumına. pes boyun virmediler daħı oldılar bir ķavum yücelik eyleyiciler daħı artuķlıķ.

Hasan Basri Çantay

45,46. Daha sonra Musâyi ve biraderi Hârunu bunca mucizelerimizle ve apaçık hüccetimizle Fir'avne ve onun ileri gelenlerine gönderdik de (îman etmeyi bir türlü) kibirlerine yediremediler. Onlar mütekebbir ve müstebid adamlardı.

Hayrat Neşriyat

45,46. Sonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u, âyetlerimizle ve apaçık bir delil ile Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik, fakat (onlar) kibirlendiler; zâten büyüklük taslayan bir kavim idiler.

İhsan Aktaş

(İnsanları köle edinip ilahlığını ilan eden) Firavun’a ve ileri gelen adamlarına (gönderdik)! Onlar da (hakkı kabuldan) kibirlendiler ve zaten büyüklük taslayan (zorba) bir topluluktular.

İlyas Yorulmaz

Firavun’a ve onun yöneticilerine gönderdik. Sonra kendilerinin erişilmez yüce bir topluluk olduklarına inanarak, kibirlendiler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Firavun’a, onun ileri gelenlerine. Onlar büyüklük tasladılar. Onlar kendini beğenmiş dik başlı kimseler idiler.

İsmail Hakkı İzmirli

45, 46. Sonra Musa/yı ve kardeşi Harun/u Firavun/a ve ileri gelenlerine mucizelerimizle, açık bir burhan ile gönderdik. Onlar ise imanı kibirlerine yediremediler. Onlar dünyaca yüce halli kimselerdi [²].

İsmail Yakıt

Firavun ve ileri gelen adamlarına. Onlar ise büyüklük tasladılar ve küstahça davranan/tepeden bakan [âlîn] bir kavim idiler.

Kadri Çelik

Firavun'a ve ileri gelen çevresine (gönderdik); fakat onlar büyüklendiler. Onlar zaten ululuk taslayan bir topluluktu.

Abdullah Parlıyan

Firavun ve onun seçkinler çevresine gönderdik. Fakat bunlar büyüklük tasladılar. Zaten oldum olası, kendilerini büyük gören bir toplumdu bunlar.

Kuran Yolu

45-46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u, âyetlerimizle ve apaçık bir delil ile Firavun’a ve onun önde gelen adamlarına gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar. Zaten onlar herkese tepeden bakan bir topluluktu.

Mahmut Kısa

Firavun ve kurmaylarına gönderdik. Fakat onlar, Allah’a kulluk etmeyi kendilerine yediremeyerek Mûsâ’ya karşı büyüklük tasladılar; zaten onlar, oldum olası küstahça kibirlenen zorba bir toplum idiler.

Mahmut Özdemir

Firavun’a ve ileri gelenlerine! Derken büyüklendiler. Ululuk taslayan bir kavim oldular.

Mehmet Çakır

Fıravunlara gönderdik. Fıravunlar havalara girdiler. Zaten havalı bir toplum idiler.

Mehmet Çoban

İnkâr edenler büyüklük tasladılar. Şanlarıyla, şöhretleriyle, saraylarıyla, varlıklarıyla, ordularıyla böbürlenen bir topluluk oldular.

Mehmet Okuyan

45,46. Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve yöneticilerine göndermiştik. Fakat onlar, kibirlenmiş ve yücelik taslayan bir toplum olmuşlardı.

Mehmet Türk

45,46. Daha sonra Mûsa ve kardeşi Hârûn’u da firavuna ve onun ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık bir delil olan (Tevrâtla) gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar. Zâten onlar kendilerini beğenmiş kimselerdi.

Muhammed Esed

Firavun ve onun seçkinler çevresine gönderdik; ²³ fakat bunlar büyüklük tasladılar; zaten (oldum olası) kendilerini büyük gören bir toplumdu bunlar.

Mustafa Çavdar

Firavun ve ileri gelenlerine. Fakat onlar büyüklendiler, zaten onlar, insanlara tepeden bakan bir toplum idiler. 29/39, 40/23- 24

Ahmet Tekin

Firavun'a, devlet büyüklerine ve kodamanlarına gönderdik. Onlar gurura kapılmışlar, zorbalık etmişlerdi. Diktatörlük taslayan zorba bir kavim idiler.

Mustafa İslamoğlu

Firavun ve onun önde gelen çevresine gönderdik; çünkü onlar büyüklük taslamıştılar; zaten öteden beri hep tepeden bakan bir güruhtular.[²⁹²⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Fir'avun'a ve onun kavmine. Onlar ise ululandılar ve kendilerini yüksek görür bir kavim oldular.

Orhan Kuntman

45,46. Daha sonra; Musa ile Harun'u, Firavuna ve ileri gelenlerine ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik. Onlar -iman etmeyi bir türlü- kibirlerine yediremediler!.. Çünkü onlar, büyüklük taslayan zorba bir kavim idiler.

Osman Fırat

(Musa ve Harunu) Fir’avn ve ileri gelen adamlarına (gönderdik). Onlar büyüklük tasladılar ve büyüklenen bir topluluk oldular.

Şaban Piriş

Firavun'a ve çevresine. Ama onlar, büyüklendiler, zaten mağrur bir kavim idiler.

Satıraltı Meal (1534)

Fir‘avn bile ḳavmine. Pes büyüklendiler. Daḫı anlar mütekebbir ḳavm‐idi.

Suat Yıldırım

45, 46. Sonra da Mûsa ile kardeşi Hârun'u âyetlerimizle ve apaçık delille Firavun ile ileri gelen yardımcılarına gönderdik. Onlar da hakkı kabulden kibirlendiler. Zaten onlar kendilerini çok büyük gören bir zümre idi.

Süleyman Ateş

Fir'avn'e ve ileri gelen adamlarına. Onlar büyüklük tasladılar ve böbürlenen bir topluluk oldular.

Süleyman Tevfik (1927)

Fir'avn kavmine ki büyüklük tasladılar ve onlar mütekebbir bir kavim idiler.

Süleymaniye Vakfı

Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Hemen kendilerini büyük göstermeye çalıştılar. Onlar kibirli bir topluluktu.

Ahmet Varol

Firavun'a ve ileri gelenlerine. Ancak onlar büyüklendiler. Onlar üstünlük taslayan bir topluluktu.

Ümit Şimşek

Firavun ile adamlarına gittiler; fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun'a ve kodamanlarına. Ancak kibre saptılar, çünkü kendilerini büyük gören bir topluluktu onlar.

Ali Bulaç

Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen-zorba' bir topluluktu.

Ali Fikri Yavuz

45,46. Sonra Mûsa ile kardeşi Harûn'u, mucizelerimizle ve açık bir hüccetle, Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik de bunlar, (iman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar büyüklenen bir kavimdiler.

Bahaeddin Sağlam

45, 46. Sonra Musa ve Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delil ile Firavun ve meclisine peygamber olarak gönderdik. Onlar, (mesajımıza karşı) büyüklük tasladılar. Onlar (dünyaca) çok üstün bir toplum idiler.

Bayraktar Bayraklı

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn'u, Firavun ve ileri gelenlerine âyetlerimizle ve kesin delillerimizle gönderdik. Kibirlendiler ve zaten büyüklük taslayan bir topluluktular.[355]