Mü'minûn Suresi 50. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

50. Ayet

وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟

Meryem oğlu İsa’yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Meryemoğlunu ve anasını kudretimize birer delil olarak yaratmış, onları düz, otlak ve sulak bir tepede barındırmıştık.

Besim Atalay (1965)

Biz Meryem'in oğluyla anasını bir belge kıldık, biz onları yüksek, sulu bir yerde barındırdık da

Cemal Külünkoğlu

Meryem'in oğlunu (İsa'yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

Cemil Said (1924)

Meryem’in oğlı ve kendisi ile insânlara mu’cize gösterdik, her ikisine ikâmetgâh olmak üzere yüksek, emîn ve suyı mebzûl bir mahal virdik.

Diyanet Vakfı

Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Edip Yüksel

Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık, ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

İbni Meryemi de anasiyle bir âyet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Meryemoğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, sulu bir tepeye yerleştirdik.

Emrah Demiryent

Biz, Meryem oğlunu ve annesini (kudretimize delâlet eden) bir mu‘cize kıldık ve ikisini barınmaya elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz, Meryem’in oğlunu (Hz. İsa’yı) ve annesini de bir ayet (babasız dünyaya gelen ibretlik mucize) kıldık ve ikisini barınmaya elverişli bulunan ve akan suyu olan bir tepede yerleştirdik.

Erhan Aktaş

Meryem oğlunu ve annesini bir âyet¹ kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķılduķ meryem oġlın daħı anasın bir nişān. daħı yir virdük ol ikiye yüce yirdin yaña dölenecek yir issi daħı aķar śu issi.

Hasan Basri Çantay

Meryemin oğlunu da, anasını da (kudretimize) bir âyet (ibret) kıldık. Onları düz (ya'ni oturmıya yarar) ve akar suya mâlik bir tepede barındırdık.

Hayrat Neşriyat

Meryemoğlunu (Îsâ'yı) da, annesini de bir mu'cize kıldık ve onları barınmaya elverişli ve suyu akan bir tepeye yerleştirdik.

İhsan Aktaş

Ve (babasız olarak dünyaya getirdiğimiz) Meryem’in oğlu (İsa’yı) ve anasını (kudretimize) birer ayet (alamet) kılmış, (Yahudilerin İsa’yı öldürme girişiminden sonra da eceliyle vefat edene kadar zalimlerden korumak üzere) onları (gözlerden uzak) düz, otlak ve sulak bir tepede barındırmıştık.*

İlyas Yorulmaz

Meryem’in oğlunu ve annesini de bir ibret yaptık. Meryem ve oğlunu oturmaya elverişli ve su kaynağı olan bir tepeye yerleştirmiştik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz Meryemoğlu’nu da, anasını da bir belge kıldık. Onları oturulabilir, düz, akarsuyu olan yüksek bir tepede barındırdık.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz Meryem oğlunu, anasını da kudretimize bir alâmet kılmıştık, onları barınacak düz, suyu akar bir tepede barındırmıştık.

İsmail Yakıt

Biz Meryem oğlunu ve annesini bir mucize [âyet] yaptık. Her ikisini de yerleşmeye uygun ve suyu bulunan görkemli bir tepeye yerleştirdik.

Kadri Çelik

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepede yerleştirdik.

Abdullah Parlıyan

Meryem'in oğlunu ve annesini de kudretimize bir alamet kıldık ve o ikisini, pınarlı düz bir tepe olan, Beyti Makdis civarında barındırdık veya pınarların bulunduğu güzel cennetlerdeki makamlarına eriştirdik.

Kuran Yolu

Meryem oğlu ile annesini de bir mûcize yaptık; ikisini de kalmaya elverişli, kaynak suyu bulunan yüksekçe bir yere yerleştirdik.

Mahmut Kısa

Ve ayrıca, küçücük bir çocukken İsa’yı ve annesi Meryem’i de sınırsız kudret ve merhametimizi gözler önüne seren birer mûcize kıldık ve her ikisini de zâlimlerden korumak üzere, gözlerden uzak bir yerde, pınarların kaynadığı, oturmaya elverişli yemyeşil ve bir yaylada barındırdık. İşte ey insan; gördüğün gibi, bütün Peygamberler hep aynı gerçeği dile getirmiş, aynı mesajı sunmuşlardı. Çünkü biz, hepsine aynı şekilde seslenmiştik:

Mahmut Özdemir

Meryem’in oğlunu ve onun annesini de âyet yaptık. İkisini de su kaynağı ve yerleşim yeri (durak) bulunan yüksekçe bir yere (hüyük, gözetleme yolu, tepelik bir yere) doğru yerleştirerek barındırdık.

Mehmet Çakır

Meryemoğlu İsa ile anasını da simge yaptık. Her ikisini, akar suyu olan yüksekçe ve sakin bir yere yerleştirdik.

Mehmet Çoban

Meryem oğlu İsa’yı ve annesini kudretimizi anlamanız için delil kıldık! İkisini oturmaya elverişli akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik!

Mehmet Okuyan

Meryem oğlunu ve (onun) annesini [*] de bir ayet (mucize) kılmıştık. [*] Onları yerleşime elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirmiştik. [*]

Mehmet Türk

Biz, Meryem’in oğlunu ve annesini tek bir mûcize¹ kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepeye² yerleştirdik.

Muhammed Esed

Ve [Musa’yı nasıl onurlandırdıysak] Meryem oğlunu ve anasını da [rahmetimiz için] bir sembol ²⁵ kıldık: Ve o’nların her ikisini de ebedî esenliğin, berrak çeşmelerin bulunduğu yüce bir makama eriştirdik. ²⁶

Mustafa Çavdar

Meryem oğlu İsa’yı da, annesini de bir delil kıldık. O ikisini de yaşamaya elverişli su kaynakları bulunan yüksek bir yere yerleştirdik. 43/57...61

Ahmet Tekin

Meryem'in oğlunu, Îsâ'yı ve annesini de sınırsız kudretimizi gösteren bir mûcize olarak ortaya koyduk. Onları yerleşmeye elverişli akarsuyu bulunan bir tepeye, yaylaya yerleştirdik.

Mustafa İslamoğlu

Yine (aynı amaçla) Meryem oğlunu ve annesini de birer âyet kıldık; ve o ikisini kalıcı bir güzelliğin görkemli makamına[²⁹²⁷] ve esenliğin bereketli kaynağına[²⁹²⁸] yerleştirdik.[²⁹²⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Meryem'in oğlunu ve anasını bir harika kıldık ve ikisini bir oturaklı ve akar sulu yüksek bir mekanda barındırdık.

Orhan Kuntman

Biz Meryemoğlu'nu ve anasını da, (kudretimize) bir alamet kıldık!.. Ve her ikisini de, akar sulu, oturmaya elverişli bir beldeye yerleştirdik!..

Osman Fırat

Meryem oğlu İsa’yı ve annesini bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

Şaban Piriş

Meryem'in oğlunu da, annesini de bir belge kıldık. O; İkisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı Meryem oġlı‐y‐la anası[nı] āyet eyledük. Daḫı yirlendürdük ikisini biryüce depe[ye] ki ṭuracaḳ yirdür, aḳar ṣuludur, çoḳ ni‘metlüdür.

Suat Yıldırım

Meryem'in oğlunu ve annesini birer ibret vesilesi kıldık ve onları pınarları akan ve yerleşmeye elverişli yüksekçe bir yere yerleştirdik. [21, 91; 19, 22]

Süleyman Ateş

Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz 'Îsâ'yı ve vâlidesini kudretimize delâlet ider bir âyet kıldık. Ve onları akarsuları olan mürtefi' ve düz bir yerde iskân iyledik.

Süleymaniye Vakfı

Meryemoğlu’nu ve annesini birer belge yaptık. Oturmaya elverişli olan ve gözesi bulunan bir tümseğe yerleştirdik.

Ahmet Varol

Meryem oğlunu ve annesini de bir ayet kıldık ve onları oturmaya uygun ve çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.

Ümit Şimşek

Meryem oğlu ile annesini de bir âyet yaptık ve kalınabilecek sulak bir tepede barındırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.

Ali Bulaç

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.

Ali Fikri Yavuz

Meryem'in oğlu İsa'yı da annesiyle (kudretimize delâlet eden) bir alâmet kıldık; (çünkü onu babasız yarattık, annesine bir insan dokunmamıştı). İkisini düz ve suyu bulunan yüksek bir yerde barındırdık.

Bahaeddin Sağlam

Meryemoğlu İsa’yı ve anasını bir mucize kıldık. Onları, kalmaya elverişli, çeşmeli bir tepeye sığındırdık.

Bayraktar Bayraklı

Meryem oğlunu ve annesini de bir ders kıldık; onları yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.[356]