75. Ayet
وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrar edip giderler.
Biz onlara acıyıp da, darlıkların kaldırırsak şaşkın şaşkın azgınlıkta yüzerler
Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.
Ânlara merhamet idüb de başlarına gelen fenâlığı def’ ide idik ânlar yine köri körine tuğyânlarına devâm iderler idi.
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.
Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler
Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
Eğer biz, onlara (Mekke halkına), merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) giderseydik, muhakkak onlar yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Şayet Biz, onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı(n sebeplerini kaldırıp) gidersek (bile, yine dönüp eski) taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdüreceklerdir.
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
daħı eger raḥmet eyleseyidük anlara daħı giderseyidük anı kim anlardadur ziyān ya'nį mekke ķızlıġı becid olalardı ḥaddan geçürmeklıķlerinde ya'nį kāfirliķlerinde müteḥayyir olurlardı.
Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyâne azgınlıklarında muhakkak devam ve inâd edeceklerdir.
Hem (biz) onlara merhamet edip kendilerindeki sıkıntıyı giderseydik, yine de gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.
Ve eğer onlara (ahiret gününe inanmayanlara) merhamet edip, kendilerindeki sıkıntıyı kaldırmış olsaydık, onlar (yine de) gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.
Biz onlara merhamet etseydik ve onlara isabet eden zararları kaldırsaydık, isyanları içerisinde ısrar edip bocalayıp dururlardı.
Eğer biz acıyıp da onların sıkıntılarını giderecek olsak bile onlar yine de taşkınlıkları içinde körükörüne bocalayıp duracaklardır.
Onlara merhamet edip onlardaki kıtlık gibi sıkıntıyı kaldırsak onlar şaşkın bir halde azgınlıklarında inat eder dururlardı.
Şayet Biz onlara merhamet edip, başlarındaki sıkıntıyı kaldırsaydık bile onlar azgınlıkları içinde bocalamada yine de inat eder dururlardı.¹⁰
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, yine de tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürürler.
Eğer biz onlara merhamet edip de, üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inat edip, bocalayıp dururlar.
Onlara merhamet edip de içine düştükleri sıkıntıyı gidersek yine de büyüklük taslayarak körü körüne taşkınlıklarını sürdürürler.
Ne zaman onlara acıyıp başlarındaki sıkıntıyı kaldıracak olsak, derhal önceki azgınlıklarına dalıp giderler.
Onlara merhamet etseydik ve onları sıkıntıdan kurtarsaydık, elbette azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Eğer biz, onlara acıyıp da içinde bulundukları kötü durumu kendilerine gösterseydik, yine de körü körüne azgınlıklarına devam ederlerdi.
İnkâr edenlere merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik; yine de azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi.
Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.
Eğer Biz, o (kâfirlere) merhamet edip, (dünyada) içerisinde bulundukları sıkıntılarını giderseydik onlar (yine) azgınlıklarında kalmaya (ısrarla) devam ederlerdi.
Onlara merhamet edip [bu dünyada] başlarına gelebilecek ⁴⁵ darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.
Eğer onlara merhamet edip, başlarına gelen sıkıntıyı kaldırmış olsaydık onlar yine de körleşerek azgınlık bataklığında debelenmeye devam ederlerdi. 8/23, 41/49...51, 43/46...56
Eğer onlara acıyıp da, içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, onları ekonomik darboğazdan kurtarsaydık kesinlikle azgınlıklarında bocalayarak direnirlerdi.
Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkâr bataklığında debelenmekte ısrar ederler.
Ve eğer onlara merhamet etsen ve kendilerindeki zararı açıversen, elbetteki yine azgınlıklarında devam edip tereddütte bulunacaklardır.
Eğer biz onlara merhamet edip de başlarına çöken sıkıntıyı (açlık ve kıtlığı) giderecek olsak, (şükretmezler de) azgınlıklarına devam ederler. (Onlar azap uyarıları ile de yola gelmezler; nitekim)
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.
Ve eger anlara raḥmet eylese‐y‐dük ve özleri üstinde olan ziyānları giderse‐y‐dük, becid olurlardı azġunluḳları içinde ḥayrān olup.
Eğer Biz onlara merhamet edip, uğradıkları belayı giderseydik, yine onlar azgınlıklarında devam edip giderlerdi. [8, 23; 6, 28-29]
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
Eğer onlara merhamet iderek belâlarını def' ve izâle ider isen tuğyânlarında körikörüne 'inad iderler.
Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.
Eğer biz onlara acır ve üzerlerindeki sıkıntıyı giderirsek muhakkak yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederler.
Biz onlara acıyıp da başlarına gelen sıkıntıyı kaldıracak olsak, onlar yine içinde bocaladıkları azgınlıklarında inat ederler.
Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı giderirsek (de), taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Eğer biz, onlara (Mekke halkına) merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) açıversek, mutlaka körükörüne giderek, yine azgınlıklarında inad edip dururlardı.
Eğer biz, onlara acıyıp da onlardaki zararı giderseydik, azgınlıkları içinde bocalamaya devam edeceklerdi.
Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.