Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O zaman siz, onu ağızdan ağıza naklediyor ve hiçbir bilginiz olmayan o şeyi ağızlarınızla söyleyip duruyordunuz ve sanıyordunuz ki o, kolay bir şey, halbuki o, Allah katında pek büyük birşeydi.
Besim Atalay (1965)
Dilden dile, onu dolaştırırsız, bilmediğiniz şeyi, ağzınıza alırsız, onu kolay sanırsız, o büyük bir iştir Allah katında
Cemal Külünkoğlu
O iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, işin aslına dair bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda söylüyor ve bunu basit, önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o, çok büyük bir günahtır.
Cemil Said (1924)
14, 15. Allâh’ın sizin içün nihâyetsiz lütfı ve bu dünyâda ve âhiretde merhameti olmıya idi çıkardığınız şâyi’ât içün ve bu şâyi’atı ağızdan ağıza nakl iylediğiniz ve bilmediğiniz şeyi dudaklarınız ile tekellüm iylediğiniz ve Allâh’ın ’indinde günâh-ı kebîr olan bir keyfiyeti hafif ’add itdiğiniz içün derhâl ’azâb-ı ’azîme dûçâr olur idiniz.
Diyanet Vakfı
Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.
Edip Yüksel
Onu dilinize dolamış ve hakkında bir bilginiz olmayan bir konuda ağzınızı açıp konuşuyordunuz. Onu basit bir şey sanmıştınız. Oysa o, ALLAH yanında büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
O sırada ki dillerinizle telâkkı ediyordunuz ve ağızlarınızla hiç bir ılminiz olmıyan bir şey söyleyor ve onu kolay sanıyordunuz, halbuki o, Allah yanında büyük bir vebal
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Çünkü siz bu iftirayı, gelişi güzel birbirinizin ağzından alıyor ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız (bu uydurma haberi) ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük bir suçtur.
Emrah Demiryent
Zira siz, işin aslına dair hiçbir bilginizin olmadığı bir hususta ileri geri konuşmak sûretiyle onu (o iftirayı), dilden dile birbirinize aktarıyor ve bunu, basit bir hadise gibi görüyordunuz. Hâlbuki o, Allah nezdinde (günah bakımından) çok büyüktür.
Abdullah-Ahmet Akgül
Çünkü o durumda siz (maalesef) onu (iftirayı) dillerinizle (birbirilerinize) aktardınız ve hakkında (kesin belgeniz ve) bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söyleyip yaydınız ve bunu (masum bir kadının namus ve onurunu karalamayı ve Hz. Resulüllah’ın ailesine hakarette bulunmayı) kolay (ve basit bir şey) sandınız; oysa o Allah katında çok büyük (bir vebaldir).
Erhan Aktaş
Hani siz onu dillerinize dolayıp, kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi aranızda yayıyordunuz. Ve bunun önemsiz olduğunu sanıyordunuz. Oysaki bunun Allah'ın yanında önemi çok büyüktür.
Eski Anadolu Türkçesi
ol vaķt kim ulaşurduñuz biribirüñüzden anı ya'nį iki daħı eydürdüñüz aġızlaruñuz ile anı kim olmadı sizüñ aña bilmegüñüz daħı śanurduñuz anı geñez ol Tañrı ķatında uludur ya'nį yazuķ.
Hasan Basri Çantay
O zaman siz o (iftirâyi) dillerinizle (birbirinize) yetişdiriyordunuz, (hakkında) hiç bir bilginiz olmayan şey'i ağızlarınızla söylüyordunuz, ve bunu kolay sanıyordunuz. Halbuki o (nun günâhı) Allah indinde büyükdür.
Hayrat Neşriyat
Bunu (bu iftirâyı)(2) dillerinizle (birbirinizden) alıyor ve hakkında bir bilgi sâhibi olmadığınız bir şeyi ağızlarınızla söylüyor ve bunu (pek) kolay (ehemmiyetsiz) bir şey sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük (bir günah)tır.
İhsan Aktaş
O vakit siz, onu dillerinize doluyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz ve onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa o Allah katında (vebalı) büyüktür.
İlyas Yorulmaz
Bu iftirayı dillerinize doladığınızda ağızlarınızla “Sizin iftira hakkında hiçbir bilginiz olmadığı halde, (atılan iftirayı) önemsiz zannederek (olayla ilgili) boşu boşuna konuşuyordunuz” Hâlbuki bu Allah katında büyük bir olaydır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün siz bu yalanı ağzınızda dolaştırıp duruyordunuz. Hiç bir bilginiz olmadan onu ağzınıza alıyordunuz. Hem de bunu yaparken hiç bir sorumluluk da duymuyordunuz. Oysa ki Allah yanında bu pek büyük bir günahtır.
İsmail Hakkı İzmirli
Hani onu dilden dile dolaştırıp hiçbir bilginiz olmadığı şeyleri ağzınıza alıyor, Allah yanında büyük bir günah olduğu halde onu kolay [²] sanıyordunuz.
İsmail Yakıt
Hani siz o (iftirayı) dilinize doluyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızdan ağıza dolaştırıyor ve bunun önemsiz bir şey olduğunu sanıyordunuz. Hâlbuki o Allah katında çok büyük (bir günahtır).
Kadri Çelik
O durumda siz onu (iftirayı) dillerinizle aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz ve bunu da kolay sandınız. Oysa o, Allah katında çok büyüktür.
Abdullah Parlıyan
Hani siz o iftirayı dilden dile dolaştırıp, hiçbir bilginiz olmadığı halde, ağzınıza alıp söylüyor ve bunu basit, günahsız bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu iftira işi Allah katında, oldukça büyük bir günahtır.
Kuran Yolu
Çünkü siz, iftirayı dilden dile yayıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi ağızlarınızla söylüyorsunuz; bunu da önemsiz sanıyorsunuz; halbuki Allah katında o büyük bir şeydir.
Mahmut Kısa
Çünkü bunu dilinize dolamış, içyüzünü bilmediğiniz bir konuda ileri geri konuşup duruyordunuz. Bir iftiranın yayılmasına sebep olmak Allah katında büyük bir günah olduğu hâlde, siz bunu basit ve önemsiz görüyordunuz. Oysa ki:
Mahmut Özdemir
Hani, onu dillerinizle aktarıyordunuz. Hakkında bilgin olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz. Allah katında çok büyük olduğu halde onu önemsiz sayıyordunuz.
Mehmet Çakır
Çünkü, hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi dilinize dolayıp ağızdan ağza dolaştırıyordunuz. Bunu basit bir olay gibi görüyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir olaydı.
Mehmet Çoban
Çünkü siz bu iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Hâlbuki bu olay Allah katında çok büyüktür.
Mehmet Okuyan
Çünkü siz bunu (iftirayı), dilden dile aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyor, bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. (Oysa) bu, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.
Mehmet Türk
Zîrâ siz, o (iftirayı) dillerinizle birbirinize aktarıp duruyor, hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyor ve bunu da Allah katında çok büyük günâh olmasına rağmen, basit bir şey sanıyordunuz.
Muhammed Esed
hem de, onu tam dilinize doladığınız ve doğru bilgi sahibi olmadığınız konuda, bu Allah katında son derece önemli olduğu halde, hafife alıp ileri geri konuştuğunuz zaman!
Mustafa Çavdar
Çünkü siz, bu iftirayı dilinize dolamış ve işin aslını bilmediğiniz halde ileri geri konuşuyor ve bunu basit bir mevzu sanıyordunuz. Oysa bu Allah katında öyle büyük bir vebal ki. 17/36, 49/6
Ahmet Tekin
Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız, ciddi, kesin bilgiye dayalı delilinizin bulunmadığı şeyi, ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki, bunun doğurduğu günah ve zarar Allah katında çok büyüktür.
Mustafa İslamoğlu
tam da dillerinize dolayıp, hiçbir bilginiz olmadığı halde basite alarak ağızlarınızda gevelediğiniz bir sırada… Oysa ki bu, Allah katında çok ağır bir (vebaldir).
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit ki, onu (iftirayı) dillerinizle karşılayıp kabul ediyordunuz. Kendisine sizin bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz ve onu kolay sanıyordunuz. Halbuki o, Allah katında pek büyüktür.
Orhan Kuntman
Çünkü onu, dilinize dolamıştınız, kesin bilginiz olmayan bir şeyi, ona buna söylüyordunuz. Bu davranışınızı önemsemiyordunuz ama, o, Allah katında çok büyük bir günahtır.
Osman Fırat
Çünkü siz, onu dillerinizle alıveriyorsunuz ve hakkında hiç bilginiz olmayan bir şeyi, (düşünüp taşınmadan, hemen) ağızlarınızla söylüyorsunuz ve onu önemsiz bir iş sanıyorsunuz. Oysa o, Allâh yanında büyük (bir günâh)tır.
Şaban Piriş
Hani siz, onu dilinize dolamış ve hakkında bir bilginiz olmayan şeyi ağzınızda söylüyordunuz. Siz onu önemsiz sanıyordunuz. Oysa o, Allah katında çok büyüktür.
Satıraltı Meal (1534)
Ol vaḳt ki siz dilüñüz‐ile söyler‐iken daḫı aġızlaruñuz bile eydürdüñüz sizbilmegen nesneleri. Siz anı geñez ṣanursız. Ol Tañrı Ta‘ālā ḳatında ulugünāhdur.
Suat Yıldırım
O sırada siz o iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, işin aslına dair hiç bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda geveleyip duruyordunuz ve bunu basit, önemsiz bir şey sanıyordunuz. Halbuki o, Allah'ın nazarında pek büyük bir vebaldi!
Süleyman Ateş
Çünkü siz, onu dillerinizle alıveriyorsunuz ve hakkında hiç bilginiz olmayan bir şeyi, (düşünüp taşınmadan, hemen) ağızlarınızla söylüyorsunuz ve onu önemsiz bir iş sanıyorsunuz. Oysa o, Allah yanında büyük(bir günah)tır.
Süleyman Tevfik (1927)
Onı birbirinize ilkâ ider ve haber virirsiniz. 'İlminiz olmayan şeyi lisânınızla söylersiniz. Onı kolay zan idersiniz. Halbuki o iftirâ ve kelâm Allâh'ın 'indinde büyükdür.
Süleymaniye Vakfı
Bu yalanı dilinize dolayıp, hakkında bir bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla konuşuyordunuz. Bunu basit sanıyorsunuz, oysa Allah katında onun önemi büyüktür.
Ahmet Varol
Çünkü siz onu dillerinize doluyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz ve onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa o Allah katında büyüktür.
Ümit Şimşek
O vakit siz bu iftirayı dilinize doluyor, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi ağzınızla söylüyor ve bunu kolay bir iş sanıyordunuz. Oysa bu Allah katında pek büyük birşeydi.
Yaşar Nuri Öztürk
O zaman siz, onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyordunuz ve ağızlarınızla, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi söylüyor, üstelik bunu önemsiz sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o, çok büyük bir günahtı.
Ali Bulaç
O durumda siz onu (iftirayı) dillerinizle aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağzınızla söylediniz ve bunu kolay sandınız; oysa o Allah katında çok büyük (bir suç)tür.
Ali Fikri Yavuz
O vakit siz, o iftirayı dillerinizle birbirinize anlatıyordunuz; hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığınız şeyi, ağızlarınızla söyliyor ve bunu kolay (günah olmıyan şey) sanıyordunuz. Halbuki o, Allah katında (günah bakımından) çok büyüktür.
Bahaeddin Sağlam
Çünkü siz, o haberi dilden dile alıyordunuz. Ve hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığınız bir meselede, yalnızca yanlış laflar söylüyordunuz. Bunu kolay sanıyordunuz. Hâlbuki o, Allah katında çok büyük idi.
Bayraktar Bayraklı
Çünkü siz bu olayı dillerinize dolayıp, hakkında herhangi bir bilginiz olmadığı halde aranızda yayıyordunuz ve onu basit bir hadise sayıyordunuz. Oysa bu, Allah katında büyük bir olaydır.