Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve derler ki: İnandık Allah'a ve Peygambere ve itaat ettik, sonra da onların bir kısmı bu sözün ardından yüz çevirir ve onlar inanmış kişiler değildir.
Besim Atalay (1965)
Onlar: «Allaha da, peygambere de, hem inandık, hem de başeğdik !» derler, böyle dedikten sonra; içlerinden bir bölüğü yüz döner, bunlar inanlı değil
Cemal Külünkoğlu
(Öyleleri de vardır ki:) “Allah'a ve resule inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik” derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. İşte onlar inanmış değillerdir.
Cemil Said (1924)
Münâfıklar "Allâh’a ve rasûlüne inandık, itâ’at ideceğiz" diyorlar. Sonra içlerinden bir kısmı rücû’ idiyor ve mü’minlikden çıkıyor.
Diyanet Vakfı
(Bazı insanlar:) «Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik» diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir gurup yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Edip Yüksel
"ALLAH'a ve elçiye inandık ve itaat ettik," derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar inanmış değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Allaha ve Resulüne inandık ve itaat ettik diyorlar da sonra bunun arkasından yan çiziyorlar, bunlar mü'min değillerdir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Bir de "Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik" diyorlar da, sonra bunun arkasından yan çiziyorlar; bunlar mümin değillerdir.
Emrah Demiryent
47-48-49. (İnsanlardan öyleleri var ki,) “Allah ve Resûlü’ne inandık ve (hükmettikleri şeyde onlara) itaat ettik” derler, sonra da onlardan bir kısmı, bu sözlerine rağmen, (işlerine gelmediği zaman hükmümüzden) yüz çevirirler. (İşte, îmân ve itaat iddiâsında bulunan) böyleleri mü’min değildir. (Şöyle ki; Allah ve Resûlü’ne inandık ve hükmettikleri şeyde onlara itaat ettik diyen bu kimseler, anlaşmazlığa düştükleri bir hususta, hasımları ile) aralarında, Allah’ın Kitabı’na göre hüküm verilmesi için peygamberin huzuruna davet edildiklerinde, (haksız çıkacaklarını bildikleri için, bu davetten de, peygamberin vereceği hükümden de,) yüz çevirirler. Şayet, haklı çıkacaklarını bilirlerse, (işte o vakit) ona (peygamberin huzuruna,) itaatkâr bir eda ile koşa koşa gelirler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar (bazı insanlar): "Allah’a ve Elçisine iman ettik ve itaat ettik" derler, (ama) sonra bunun ardından onlardan birtakımı (İslami şuur ve sorumluluktan) sırt çevirirler. (Aslında) Bunlar (önceden de tam ve sağlam) iman etmiş değildirler.
Erhan Aktaş
"Allah'a ve Rasul'e iman ettik ve tabi olduk." diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eydürler “įmān getürdük Tañrı’ya daħı peyġamber’e daħı muŧį' olduķ.” andan yüz döndürür bir bölük anlardan andan śoñra [189b] daħı degül anlar mü’minler.
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar): «Allaha da, peygambere de inandık, itaat etdik» derler de sonra bunun arkasından içlerinden bir zümre yüz çevirirler. Bunlar mü'min adamlar değildir.
Hayrat Neşriyat
(Münâfıklar:) “Allah'a ve peygambere inandık ve itâat ettik!” diyorlar. Sonra da içlerinden bir tâife bunun ardından yüz çeviriyor. İşte bunlar, mü'min kimseler değildirler.
İhsan Aktaş
Ve onlar, “Allah’a ve elçisine inandık ve itaat ettik diyorlar, ondan sonra da onlardan bir grup yüz çeviriyor. İşte onlar (imandan ve haktan o yüz çevirenler) mü’min değildir.
İlyas Yorulmaz
(İnsanlardan) Allah’a ve Resulüne inandık, itaat ettik diyenler var. Sonra, onlardan bir gurup bu sözlerin arkasından, inanmadıkları için, (Allah’ın hükümlerine) sırtlarını dönerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Derler: " Allah’a da, elçisine de inandık, boyun eğdik." Sonra bunun ardı sıra içlerinden bir takımları yüz çevirirler.
İsmail Hakkı İzmirli
Münafıklar biz Allah/a ve resûl/üne iman getirdik, emirlerine itaat ettik derler, böyleyken onlardan bir fırka bu ikrar ve itaattan sonra onlardan yüz çevirirler. İşte böyleleri mü/min değillerdir.
İsmail Yakıt
(Birtakım kimseler), “Allah’a ve elçisine inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da içlerinden belli bir grup [ferîk] geri dönerler/sırt çevirirler [yetevellâ]. İşte onlar inanmış değildirler.
Kadri Çelik
Onlar derler ki: “Allah'a ve Resule iman ettik ve itaat ettik.” Sonra da bunun ardından onlardan bir grup yüz çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Abdullah Parlıyan
Çünkü nice insanlar, Allah'a ve Rasûlü'ne inandık, itaat ettik derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu sözlerine rağmen, doğru yoldan geri dönerler. İşte böyleleri hiçbir zaman, gerçek mü'minler değillerdir.
Kuran Yolu
“Allah’a da, resule de inandık ve boyun eğdik” diyorlar, bunu söyledikten sonra da içlerinden bir grup yan çiziyor. Bunlar asla inanmış kimseler değildir.
Mahmut Kısa
Onlar inananlarla karşılaştıkları zaman, “Biz de Allah’a ve Elçisine iman ediyor, Allah’ın hükümlerine yürekten itaat ediyoruz!” derler fakat içlerinden bir kısmı, bütün bunlardan sonra yine de verdikleri sözden döner, ilk fırsatta itaatten yüz çevirirler. Çünkü onlar, gerçekte hiçbir zaman inanmış değiller. Öyle ki:
Mahmut Özdemir
-“Allah’a da, Rasûl’e de inandık ve itaat ettik!” diyorlar; bunun ardından onlardan bir grup yine yüz çeviriyorlar. İşte onlar Müminler’le ilgili değildir.
Mehmet Çakır
Bazıları: " Allah ve Resulüne inandık ve itaat ettik " dedikten sonra geri çark ediyorsa bunlar, gerçek mümin değil demektir.
Mehmet Çoban
Münafıklar: "Allah’a ve Resulüne inandık itaat ettik!" derler. Sözlerinin arkasından bir kısmı sözünden döner. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir. Sırf Müslimlerin moralini bozmak için, inandık ama herhangi bir gerçek bulamadık diyerek inkârlarıyla kafaları karıştırmak istiyorlar.
Mehmet Okuyan
(Bazı insanlar:) “Allah’a ve Elçi’ye inandık ve itaat ettik!” diyor; sonra da içlerinden bir grup yüz çeviriyor. Bunlar asla inanmış değillerdir.
Mehmet Türk
Onlar: “Hem Allah’a hem de Peygambere îman ve itaat ettik.” derler, sonra da bunun ardından içlerinden bir grup (îman ve itaatten) yan çizer.¹ İşte bunlar (gerçekten) îman² etmemişlerdir.
Muhammed Esed
Çünkü, [niceleri] “Allah’a ve Rasûl’e inandık, itaat ettik!” derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu [sözlerine] rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler; işte böyleleri hiçbir zaman [gerçek] müminler değillerdir.
Mustafa Çavdar
Kimileri “Allah’a ve mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp itaat ettik” diyorlar; sonra da bunlardan bir grup sözlerinden dönüyorlar İşte bunlar mümin değiller. 2/75- 76, 5/61- 62, 24/48...52
Ahmet Tekin
Bir de: “Allah'a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulüne iman ettik, Kur'ân'a, sünnetine ve devletine bağlıyız, itaat ediyoruz” diyorlar, sonra da, ardından, içlerinden bir grup Rasulullah'ın verdiği kararlardan yüz çeviriyor, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendiriyorlar. İşte bunlar, Allah'ın Rasulünün verdiği hükmü kabul etmeyenler mü'min değildirler.
Mustafa İslamoğlu
Ama birileri “Biz Allah’a ve Rasul’e[³⁰⁴¹] hem inandık, hem de itaat ettik” derler, sonra da onlardan bir kısmı bunca (taahhüdün) ardından sözlerinden geri dönerler: şu halde bu gibiler gerçek mü’min değildirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve derler ki: «Allah'a ve Peygambere inandık ve itaat ettik.» Bundan sonra onlardan bir tâife yüz çevirirler ve onlar imân etmiş kimseler değildirler.
Orhan Kuntman
(Münafıklar) "Allah'a da peygambere de inandık ve itaat ettik" derler, sonra da, içlerinden bir kısmı yine küfre dönerler. Onlar iman etmiş kimseler değillerdir.
Osman Fırat
Allah’a ve Elçiye iman ettik ve itâ’at ettik, diyorlar. Sonra da onlardan bir grup, bunun ardından dönüyor. İşte bunlar iman etmiş değillerdir.
Şaban Piriş
-Allah'a ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir.
Satıraltı Meal (1534)
Eydürler: Biz īmān getürdük Tañrıya ve peyġambere daḫı. Daḫı muṭī‘ ol‐duḳ, dirler. Andan ṣoñra i‘rāż ider bir bölük anlardan ol ḳavlden ṣoñra. Anlar mü’minler degüldür.
Suat Yıldırım
Çünkü niceleri: “Biz Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik” derler de sonra onlardan bir kısmı, buna rağmen geri dönerler. İşte bunlar mümin değildirler. [4, 150]
Süleyman Ateş
Allah'a ve Elçiye inandık ve ita'at ettik, diyorlar. Sonra onladan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Süleyman Tevfik (1927)
Münâfıklar: "Allâh ve rasûlüne îmân itdik, ve itâ'at iyledik" dirler. Sonra onlardan bir fırka ondan yüz çevirdiler. Onlar mü'min değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
Kimileri, “Allah’a ve elçisine inandık ve boyun eğdik” derler. Sonra bunun arkasından onlardan bir takımı yüz çevirir. Onlar mümin değillerdir.
Ahmet Varol
"Allah'a ve Peygamber'e iman ettik ve itaat ettik" diyorlar sonra bunun ardından onlardan bir grup yüz çeviriyor. İşte bunlar mü'min değildirler.
Ümit Şimşek
“Allah'a ve Peygambere inandık ve itaat ettik” diyorlar; sonra da içlerinden bir kısmı yüz çeviriyor. İşte onlar mü'min değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
"Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik." diyorlar, sonra da içlerinden bir fırka bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.
Ali Bulaç
Onlar derler ki: 'Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik' sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz
Bir de münafıklar: “-Allah'a ve Rasûlüne inandık ve itaat ettik.” diyorlar da, sonra bunun arkasından bir zümresi yüz çeviriyor. Bunlar, (kalbleriyle inanmış) müminler değillerdir.
Bahaeddin Sağlam
“Allah’a ve Resulüne inandık ve itaat ettik” derler. Sonra onlardan bir grup, bunun ardından sırt çevirir. İşte onlar, mümin olmaya layık ve ehil değiller.
Bayraktar Bayraklı
47,48. Onlar “Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik” derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, bir kısmı hemen yüz çevirir.