49. Ayet
وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Fakat hak kendilerindeyse ona koşakoşa gelirler.
Kendileri haklı olduğu zaman, boyun eğip koşarlar
Ama verilen hüküm, kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Eğer hak ânların tarafında ola idi itâ’at idüb gelirler idi.
Ama, eğer (Allah ve Resûlünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğip gelirler.
Ancak karar lehlerine olursa, ona gönüllü koşarlar.
Ve eğer hak kendilerinin olur ise münkad olarak ona gelirler
Ama, eğer (Allah ve Resulünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona, gönülden bağlı olarak saygı ile gelirler.
47-48-49. (İnsanlardan öyleleri var ki,) “Allah ve Resûlü’ne inandık ve (hükmettikleri şeyde onlara) itaat ettik” derler, sonra da onlardan bir kısmı, bu sözlerine rağmen, (işlerine gelmediği zaman hükmümüzden) yüz çevirirler. (İşte, îmân ve itaat iddiâsında bulunan) böyleleri mü’min değildir. (Şöyle ki; Allah ve Resûlü’ne inandık ve hükmettikleri şeyde onlara itaat ettik diyen bu kimseler, anlaşmazlığa düştükleri bir hususta, hasımları ile) aralarında, Allah’ın Kitabı’na göre hüküm verilmesi için peygamberin huzuruna davet edildiklerinde, (haksız çıkacaklarını bildikleri için, bu davetten de, peygamberin vereceği hükümden de,) yüz çevirirler. Şayet, haklı çıkacaklarını bilirlerse, (işte o vakit) ona (peygamberin huzuruna,) itaatkâr bir eda ile koşa koşa gelirler.
Eğer Hakk (Kur’ani hüküm) onların lehinde (rahatlarına ve menfaatlerine uygun biçimde) ise, ona boyun eğerek gelir (teslimiyet gösterir ve takva rolüne girişir)ler.
Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.
daħı eger olur-ise anlaruñ ḥaķ geleler andın yaña boyun viriciler.
Eğer hak kendilerinin lehinde ise itaatle koşa koşa ona gelirler.
Eğer hak, (Allah resûlünün verdiği hüküm,) kendi lehlerine olursa, ona itâat eden kimseler olarak (koşa koşa) gelirler.
Ve eğer verilen hüküm, kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Eğer verilecek karar onların lehine çıkacaksa, o zaman koşa koşa gelirler.
Eğer haklı olanlar kendileri ise bu sefer de koşa koşa ona gelip boyun eğerler.
Eğer hak kendi taraflarında olsa, itaatla koşarak peygamber nezdine gelirler [²].
Eğer gerçek/verilen hüküm kendi lehlerine olursa boyun bükerek geri gelirler.
Eğer hak onların lehlerinde ise, şüphesiz ona (Resul'e) boyun eğerek gelirler.
Eğer gerçek kendilerinden yana olursa boyun eğerek kabul ederler.
Haklı çıkacaklarını bilirlerse koşarak ona geliyorlar.
Fakat hak ve adâlet kendilerinden yana olunca, onu seve seve kabul ederler.
Hakk onların lehine olursa, hemen içten kabul etmiş olarak gelirler.
Ama haklı iseler, hemen ona koşuyorlar.
Gerçek şu ki, verilen hükümler lehlerine olduğu zaman hemen uyarlar.
Gerçek kendi lehlerine ise ona boyun eğip gelirler.
Eğer hüküm kendilerinden tarafa ise ona boyun eğerek gelirler.
ama (bu yüz çevirenler) bir de hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen boyun eğerek kabul ederler! ⁶⁶
Ama eğer kendileri haklı olacak olursa elçinin huzuruna teslim olmuş bir eda ile koşa koşa gelirler. 4/61...66, 24/47...52
Eğer lehlerine olabilecek uygulamalara, hak ve menfaate davet edilmişlerse boyun eğip koşarak gelirler.
fakat eğer kendileri haklı çıkacak olursa, teslim olmuş bir edayla koşa koşa gelirler.[³⁰⁴²]
Ve eğer hak kendilerinin lehine ise ona inkiyâd ederek geliverirler.
Eğer hak, kendilerinden tarafa ise, boyunlarını bükerek gelirler.
Eğer verilen hüküm kendi lehlerine olursa boyun bükerek gelirler.
Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.
Eger ḥaḳ özlerinüñ olsa, gelürler aña münḳād olup.
Ama hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, tam bir itaat içinde koşa koşa gelirler.
Eğer hüküm kendi lehlerine olursa ita'at ederek, gelirler.
Ve eğer hak ellerinde olur ise ona, hükmüne münkâd olarak sür'atle gelirler.
Eğer haklı konumda olsalar, koşa koşa gelirler.
Eğer haklı kendileri olursa hemen boyun eğerek gelirler.
Hak kendilerinden tarafa olduğu zaman ise verilecek hükme razı olarak gelirler.
Eğer gerçek, kendi lehlerine olursa boyun bükerek ona gelirler.
Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.
Eğer hak kendilerinin olursa, koşarak Peygambere gelirler.
Eğer hak, kendi lehlerine olursa, Allah’ın Resulüne koşarak, boyun eğerek gelirler.
Ama, haklı çıkacaklarını bilirlerse, başlarını eğerek gelirler.