12. Ayet
اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا
Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا
Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
Ateş, onları ta uzaktan gördü mü duyacak onlar, ateşin şiddetli kızgınlığını ve harılharıl yanarken çıkardığı sesi.
Uzak yerden bunu gördüklerinde, kızgınlığın, kükrediğin duyarlar
(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.
Uzakdan ânları gördiği vakit ateşin müdhîş sadâsını işidecekler.
Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini (müthiş kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.
Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.
Ki onları gördüğü vakıt ona mahsus bir hışımlanma, bir zefîr işitirler
Ki, cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hışımlanmasını (kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.
(Cehennem ateşi) uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
(Öyle ki cehennem ateşi) Onları uzak bir yerden gördüğünde (gazabından kükreyecektir), onlar da bunun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitip (dehşetle ürkeceklerdir).
Cehennem onları¹ uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.²
ķaçan kim göre od anları ıraķ yirden ya'nį yüz yıllıķ yoldan işideler anuñ ķaķımaġıla ķaynamaġın daħı kükremegin.
O, kendilerini uzak bir yerden gördüğü zaman onlar bunun o müdhiş gazablanışını ve uğultusunu duyacaklardır.
(Bu öyle bir ateştir ki) onları (o kâfirleri) uzak bir yerden görünce, onun öfkelenişini ve homurtusunu işitirler.(1)
O, onları (o kıyameti inkâr etmiş olan zalimleri) uzaktan görünce (ateş onlara uzak bir yerden gözükünce), onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler. *
Ateş onları uzaktan gördüğü zaman, ateşe girecekler ateşin öfke ile kaynayan sesini duyarlar.
Bu ateş uzaktan karşılarına çıkınca onlar onun köpürüp uğuldadığını duyacaklardır.
O ateş onların karşısına çıkınca [¹] onlar ateşten [²] öfkelenip gürüldeme seslerini işitecekler.
O ateş uzaktan onları görünce/karşılarına çıkınca onlar, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.
(Ateş,) Onları uzak bir mesafeden gördüğünde, onlar bunun (ateşin) gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitirler.
Ateş onları taa uzaktan gördü mü, onlar ateşin şiddetli kızgınlığını ve harıl harıl yanarken çıkardığı sesi duyacaklar.
O ateş uzak bir yerden kendilerine görününce homurdanmasını ve uğultusunu işitirler.
Ateş onları ta uzaktan görür görmez, zâlimler onun öfke dolu kükremesini ve harıl harıl yanarken çıkardığı o korkunç uğultuyu duyacak ve korku, pişmanlık ve dehşet içerisinde, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayacaklar.
Onları (Saat) uzak bir yerden gördüğü zaman onu bir uğultu ve gürültü olarak işittiler.
Çılgın alevler onları taa uzaklardan görünce, onlar önce ateşin öfkesini ve kükremesini dinleyecekler.
O gün ateş onlara uzaktan görünür. Onlar ateşin inkârcılara duyduğu öfkeyi, öfkesinin homurtusunu işitirler.
(O ateş) uzak bir yerden kendilerini görünce [*] (cehennemlikler) onun kükremesini ve uğultusunu duyacaklar. [*]
(Cehennemin alevli ateşi) uzak bir mesafeden onları görünce, (kâfirler) onun öfkelenişini ve homurtusunu işitirler.¹
O ateş uzaktan karşılarına çıkınca ⁹ onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler;
Bu ateş onları uzak bir yerden gördüğünde, onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler. 21/102, 50/30, 67/7- 8
Cehennem ateşi, uzak bir mesafeden kâfirleri görünce; onlar cehennemin öfkeli kükremesine, kaynamasına ve uğultusuna kulak verirler.
Onlar, çok uzak bir mekândan dahi, kendilerini gördüğü zaman o ateşin nasıl bir homurtuyla kükrediğini elbet[³⁰⁹⁴] işitecekler.
Onları uzak bir mekandan görünce onun için bir galeyan ve bir şiddetli ses iştirler.
O ateş -cehennem- kendilerine ta uzaktan göründüğünde, onun kaynayışını ve dehşet saçan uğultusunu işiteceklerdir.
(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.
Bu ateş onlara uzak bir yerden göründüğü zaman, onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler.
Ḳaçan görse anları ıraḳ yirden, işideler ol cehennemüñ ḳatı ḳaynamaḳ bile yaman āvāzı[nı]
Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.
(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.
O cehennem onları uzakdan gördükde hiddetlenerek böğürmesini işidirler.
O ateş onları uzaktan görünce onun çatlarcasına yanmasının ve çektiği havanın uğultusunu duyacaklardır.
O onları uzak bir yerden görünce onlar onun öfkelenişini [2] ve uğultusunu duyarlar.
Onu uzaktan gördüklerinde öfkeyle gürleyişini işitirler.
O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.
(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.
Öyle ki, bu ateş onları uzak bir yerden gördüğü vakit, onlar, bunun galeyan ve homurdanışını işitirler.
Bu ateş, uzak bir mesafeden dahi onlarla karşılaşınca, ondan, şiddetli bir kin sesini ve kendilerini içine çekecek bir nefes çekişini işitirler.
O ateş uzaktan kendilerine göründüğünde, onun kaynama sesini ve uğultusunu işitirler.