Furkân Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا

Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ateş, onları ta uzaktan gördü mü duyacak onlar, ateşin şiddetli kızgınlığını ve harılharıl yanarken çıkardığı sesi.

Besim Atalay (1965)

Uzak yerden bunu gördüklerinde, kızgınlığın, kükrediğin duyarlar

Cemal Külünkoğlu

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.

Cemil Said (1924)

Uzakdan ânları gördiği vakit ateşin müdhîş sadâsını işidecekler.

Diyanet Vakfı

Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini (müthiş kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.

Edip Yüksel

Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onları gördüğü vakıt ona mahsus bir hışımlanma, bir zefîr işitirler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ki, cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hışımlanmasını (kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.

Emrah Demiryent

(Cehennem ateşi) uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Öyle ki cehennem ateşi) Onları uzak bir yerden gördüğünde (gazabından kükreyecektir), onlar da bunun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitip (dehşetle ürkeceklerdir).

Erhan Aktaş

Cehennem onları¹ uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.²

Eski Anadolu Türkçesi

ķaçan kim göre od anları ıraķ yirden ya'nį yüz yıllıķ yoldan işideler anuñ ķaķımaġıla ķaynamaġın daħı kükremegin.

Hasan Basri Çantay

O, kendilerini uzak bir yerden gördüğü zaman onlar bunun o müdhiş gazablanışını ve uğultusunu duyacaklardır.

Hayrat Neşriyat

(Bu öyle bir ateştir ki) onları (o kâfirleri) uzak bir yerden görünce, onun öfkelenişini ve homurtusunu işitirler.(1)

İhsan Aktaş

O, onları (o kıyameti inkâr etmiş olan zalimleri) uzaktan görünce (ateş onlara uzak bir yerden gözükünce), onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler. *

İlyas Yorulmaz

Ateş onları uzaktan gördüğü zaman, ateşe girecekler ateşin öfke ile kaynayan sesini duyarlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu ateş uzaktan karşılarına çıkınca onlar onun köpürüp uğuldadığını duyacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

O ateş onların karşısına çıkınca [¹] onlar ateşten [²] öfkelenip gürüldeme seslerini işitecekler.

İsmail Yakıt

O ateş uzaktan onları görünce/karşılarına çıkınca onlar, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Kadri Çelik

(Ateş,) Onları uzak bir mesafeden gördüğünde, onlar bunun (ateşin) gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Abdullah Parlıyan

Ateş onları taa uzaktan gördü mü, onlar ateşin şiddetli kızgınlığını ve harıl harıl yanarken çıkardığı sesi duyacaklar.

Kuran Yolu

O ateş uzak bir yerden kendilerine görününce homurdanmasını ve uğultusunu işitirler.

Mahmut Kısa

Ateş onları ta uzaktan görür görmez, zâlimler onun öfke dolu kükremesini ve harıl harıl yanarken çıkardığı o korkunç uğultuyu duyacak ve korku, pişmanlık ve dehşet içerisinde, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayacaklar.

Mahmut Özdemir

Onları (Saat) uzak bir yerden gördüğü zaman onu bir uğultu ve gürültü olarak işittiler.

Mehmet Çakır

Çılgın alevler onları taa uzaklardan görünce, onlar önce ateşin öfkesini ve kükremesini dinleyecekler.

Mehmet Çoban

O gün ateş onlara uzaktan görünür. Onlar ateşin inkârcılara duyduğu öfkeyi, öfkesinin homurtusunu işitirler.

Mehmet Okuyan

(O ateş) uzak bir yerden kendilerini görünce [*] (cehennemlikler) onun kükremesini ve uğultusunu duyacaklar. [*]

Mehmet Türk

(Cehennemin alevli ateşi) uzak bir mesafeden onları görünce, (kâfirler) onun öfkelenişini ve homurtusunu işitirler.¹

Muhammed Esed

O ateş uzaktan karşılarına çıkınca ⁹ onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler;

Mustafa Çavdar

Bu ateş onları uzak bir yerden gördüğünde, onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler. 21/102, 50/30, 67/7- 8

Ahmet Tekin

Cehennem ateşi, uzak bir mesafeden kâfirleri görünce; onlar cehennemin öfkeli kükremesine, kaynamasına ve uğultusuna kulak verirler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, çok uzak bir mekândan dahi, kendilerini gördüğü zaman o ateşin nasıl bir homurtuyla kükrediğini elbet[³⁰⁹⁴] işitecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları uzak bir mekandan görünce onun için bir galeyan ve bir şiddetli ses iştirler.

Orhan Kuntman

O ateş -cehennem- kendilerine ta uzaktan göründüğünde, onun kaynayışını ve dehşet saçan uğultusunu işiteceklerdir.

Osman Fırat

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.

Şaban Piriş

Bu ateş onlara uzak bir yerden göründüğü zaman, onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan görse anları ıraḳ yirden, işideler ol cehennemüñ ḳatı ḳaynamaḳ bile yaman āvāzı[nı]

Suat Yıldırım

Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.

Süleyman Ateş

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.

Süleyman Tevfik (1927)

O cehennem onları uzakdan gördükde hiddetlenerek böğürmesini işidirler.

Süleymaniye Vakfı

O ateş onları uzaktan görünce onun çatlarcasına yanmasının ve çektiği havanın uğultusunu duyacaklardır.

Ahmet Varol

O onları uzak bir yerden görünce onlar onun öfkelenişini [2] ve uğultusunu duyarlar.

Ümit Şimşek

Onu uzaktan gördüklerinde öfkeyle gürleyişini işitirler.

Yaşar Nuri Öztürk

O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Ali Bulaç

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, bu ateş onları uzak bir yerden gördüğü vakit, onlar, bunun galeyan ve homurdanışını işitirler.

Bahaeddin Sağlam

Bu ateş, uzak bir mesafeden dahi onlarla karşılaşınca, ondan, şiddetli bir kin sesini ve kendilerini içine çekecek bir nefes çekişini işitirler.

Bayraktar Bayraklı

O ateş uzaktan kendilerine göründüğünde, onun kaynama sesini ve uğultusunu işitirler.