Furkân Suresi 15. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

15. Ayet

قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يرًا

De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dedilen ebedîlik cenneti mi?” Orası onlar için bir mükâfat ve varılacak bir yerdir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa çekinenlere vaadedilen ebedilik cenneti mi? Bu, onlara bir mükafattır ve dönüp varacakları yer.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Bu mu, yoksa sakınçlara adanmış olan sonsuzluk cenneti mi daha iyi?»; bu onlara hem bir ödül, hem de döneydir

Cemal Külünkoğlu

De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”

Cemil Said (1924)

Ânlara di ki: "Bu dünyâ mı iyi, muttakîlere va’d olunan ve büyük bir mükâfât teşkîl iden ebedî cennet mi?

Diyanet Vakfı

De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vâdedilen ebedilik cenneti mi? Orası, onlar için bir mükâfat ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.

Edip Yüksel

De ki, "Bu mu, yoksa erdemlilere bir karşılık ve dönüş yeri olarak söz verilmiş ebedi cennet mi daha iyi?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya o mı hayırlı, yoksa müttekilere va'dolunan Huld Cenneti mi Ki kendilerine bir mükâfat, ve âkıbet varacakları bir me'va bulunuyor

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Çünkü orası, onlar için bir mükafattır ve bir varış yeridir.

Emrah Demiryent

(Resûlüm, o kâfirlere) de ki: “Bu (sonuç) mu daha hayırlıdır, yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir mükâfat ve yerleşme yurdu olarak vadedilen ebedî kalınacak cennet mi?”

Abdullah-Ahmet Akgül

De ki: "Bu (sonuç) mu daha hayırlıdır, yoksa takva (tam ve sağlam bir iman, itaat ve cihad) ehline va’ad edilen ebedilik cenneti mi? Ki orası onlar için (kutlu) bir mükâfat ve varılacak son (mutlu) durak yeridir."

Erhan Aktaş

De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?”

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “ay şol mı yigrekdür ya'nį ŧamu yā ebedlik uçmaġı ol kim va'de virinildi şaķınıcılar?” oldı uçmaķ anlara yanud daħı dönecek yir.

Hasan Basri Çantay

De ki: «Bu mu hayırlı, yoksa muttakıylere va'd olunan ebedîlik cenneti mi? Ki bu, onlar için bir mükâfat, bir merci'dir.

Hayrat Neşriyat

De ki: “(Başınıza gelmesi muhakkak olan) bu (netîce) mi hayırlıdır, yoksa takvâ sâhiblerine va'd edilen (ni'metleri aslâ kesilmeyecek olan) Huld Cenneti mi? (Orası) onlar için bir mükâfât ve bir varış yeridir.”

İhsan Aktaş

(Resulüm! Onlara) De ki: Bu mu daha iyi, yoksa (inkâr, zulüm ve kötülükten) sakınanlara vâdedilen ikamet yurdu olan cennet mi? Orası, onlar için bir mükâfat (sınırsız ödül) ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.

İlyas Yorulmaz

Deki “Bu cehennem ateşimi daha hayırlı? Yoksa sakınıp korunanlara vaat edilen, yaptıklarının karşılığında dönecekleri yer olan, sürekli kalacakları cennet mi daha hayırlı?

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa sakınırlara adanan o sonsuzluk Cennet’i mi? O Cennet ki onlar için hem bir karışıklık, hem de bir dönecek yer olmuştur."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki, acaba bu mu daha iyidir? Yoksa sakınanlara vaat olunan daimî Cennet mi iyidir? Onlar için burada mükâfat vardır. Burası uğraktır.

İsmail Yakıt

De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlara, bir mükâfat ve varış yeri olarak vaat edilen ebedi [huld] cennet mi?”

Kadri Çelik

De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaat edilen ve onlar için bir mükâfat ve dönüş yeri olan ebedi cennet mi?

Abdullah Parlıyan

De ki şimdi söyleyin bakalım: “Bu mu daha hayırlı, yoksa yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlara vaadedilen bir mükafat ve yerleşme yeri olarak vaadedilen ebedi cennet mi?”

Kuran Yolu

De ki: “Bu mu daha iyidir, yoksa Allah’a saygılı olanlara vaad edilen ebedî cennet mi?” İşte bunlar için cennet bir ödül ve nihaî durak olacaktır.

Mahmut Kısa

O hâlde, ey Müslüman! Bu felâkete doğru adım adım yaklaşmakta olan bütün kâfirlere de ki: “Şimdi söyleyin bakalım, bu korkunç son mu daha iyidir, yoksa kötülüklerden titizlikle sakınan kimselere bir mükâfât ve yerleşme yurdu olarak söz verilen sonsuz cennet nîmetleri mi?” Öyle bir cennet ki:

Mahmut Özdemir

De ki: “Bu mu hayırlıdır; yoksa Müttakîler’e / Sakınıp Korunanlar’a vaad edilmiş Huld’ün (Sürekli Kalıcı’nın) cenneti mi? Onlar için varılacak bir yer ve bir ödül olmuştur”.

Mehmet Çakır

De ki: " bu mu daha iyi, yoksa sağlamcılara vadedilen sonsuz mutluluk mu ? ..." Sağlamcıların ödülü ve son durağı cennettir.

Mehmet Çoban

De ki; "Bu ceza mı sizin için iyidir, yoksa Allah’ın azabından korunan inanarak iyi işler yapanlara verilecek cennet mi? Ebedi cennet Allah’ın yasalarına uyan, inanarak iyi işler yapanların hakkıdır. Allah’ın gönderdiği bilgilere karşılık hainlik yapmayan, gerçeklerin üzerini örterek saptırmayanların hakkıdır."

Mehmet Okuyan

(Onlara) de ki: “Bu mu hayırlı olan yoksa [muttakî]lere (duyarlı olanlara) vadedilen, kendileri için bir ödül ve varış yeri olan [ebedî] cennet mi?”

Mehmet Türk

(Ey Muhammed! Onlara): “Bu mu daha iyi,¹ yoksa takva sahiplerine bir mükâfat ve bir barınak olarak vâdedilen sonsuzluk cenneti mi? (daha iyi)” de.

Muhammed Esed

De ki: “(Şimdi söyleyin,) bu mu daha hayırlı, yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlara bir mükafat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedî cennet mi?

Mustafa Çavdar

De ki: – E şimdi bu mu hayırlı, yoksa günahlardan sakınıp korunanlara vaat edilen ve onlar için bir ödül ve nihai vatan olan kalıcı cennet mi? 3/195, 9/72, 28/61, 46/13...16

Ahmet Tekin

“Bu mu, daha iyi yoksa takvâ sahiplerine, Allah'a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere va'dedilen ebedîlik cenneti mi? Orası onlar için bir mükâfat ve güzel bir nihaî dönüş yeridir.” de.

Mustafa İslamoğlu

De ki: “Ee, şimdi bu mu hayırlı, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen ebedî cennet mi?[³⁰⁹⁷] Ki o bir ödül[³⁰⁹⁸] ve bir son duraktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ya bu mu daha hayırlıdır, yoksa muttakîler için vaadedilmiş olan Huld cenneti mi ki, onlar için bir mükâfaat ve bir varılacak yer olmuştur.»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed, onları uyar da ibret alsınlar) De ki: "-Bir kul için- Bu cehennem mi daha hayırlıdır, yoksa takva ehline (iman edip sâlih ameller işleyenlere) va'ad olunan sonsuzluk cenneti mi? Ki bu cennet onlar için bir mükafat ve varılacak ne güzel bir son duraktır.

Osman Fırat

De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va’dedilen sürekli cennet mi? O da onların mükâfâtı ve varacakları yerdir’’

Şaban Piriş

-Bu mu hayırlı, yoksa takva sahiplerine söz verilen ebedi cennet mi? Orası onlar için bir ödül ve son duraktır, de!

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Ol mı yigrekdür, yā Cennetü’l‐Ḫuld mı ki va‘de olundı müttaḳīlere? Ol anlaruñ cezāsıdur, daḫı varacaḳ yirleri.

Suat Yıldırım

De ki: “Bu mu iyi, yoksa takvâ ehline vâd olunan ebedî cennet mi? ”Orası onlar için bir mükâfat ve pek güzel bir âkıbettir. [15, 48; 38, 53; 41, 28]

Süleyman Ateş

De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va'dedilen ebedi cennet mi? O da onların mükafat ve sonucudur!"

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: "Bu mı hayırlıdır yoksa muttakîlerin va'd olundukları cennet-i huld mı hayırlıdır?

Süleymaniye Vakfı

De ki: “Bu mu iyi, yoksa takva sahiplerine söz verilen kalıcı cennet mi? O onlar için hem bir karşılık, hem varılacak yerdir.”

Ahmet Varol

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır yoksa takva sahiplerine vaadedilen sonsuzluk cenneti mi? Orası onlar için bir mükafat ve dönüş yeridir."

Ümit Şimşek

De ki: Bu mu daha hayırlı, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen ebedî Cennet mi? Bu onların ödülü ve varacakları yerleridir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa korunanlara vaat edilen o sürekli cennet mi? O cennet de bu korunanların ödülü ve dönüş yeridir."

Ali Bulaç

De ki: 'Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafaat ve son duraktır.'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, o Mekke kâfirlerine) de ki: “- Bu ateş mi hayırlı, yoksa takva sahiblerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? O cennet ki, kendilerine bir mükâfat ve bir dönüş yeri bulunuyor.

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Bu mu daha yararlı, yoksa muttakiler için vaadedilen Cennet mi daha yararlı? O Cennet ki, muttakiler için mükâfat ve varış yeri olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen sürelilik cenneti mi? Orası, onlar için bir ödül ve bir varış yeridir.”