Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kafir olanlar, bu dediler, ancak kendi uydurması ve bu hususta ona bir topluluk da yardım etmiştir; gerçekten de zulmettiler onlar ve yalan söylediler.
Besim Atalay (1965)
Kâfirler: «Bu iş ancak, uydurduğu bir yalan, ona yardım etti başkaları da» demektedirler, imdi onlar zulmettiler, yalancılık ettiler!
Cemal Külünkoğlu
O inkârcılar: “Bu Kur'an onun (Muhammed'in) uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.
Cemil Said (1924)
4, 5. Küfr idenler "Bu kitâb Muhammed’in uydurdığı bir yalandır, başka kavimler de ânın te’lîfine yardım itmişler, bunlar evvel gelenlerin esâtîridir. Sabah akşam imlâ iderek yazdırmışdır." didiler. İşte ânların zâlimâne iftirâları budur.
Diyanet Vakfı
İnkâr edenler: Bu (Kur'an), olsa olsa onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandır. Başka bir zümre de bu hususta kendisine yardım etmiştir, dediler. Böylece onlar hiç şüphesiz haksızlığa ve iftiraya başvurmuşlardır.
Edip Yüksel
İnkar edenler, "Bu, başkalarının yardımıyla onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir," diyerek haksız ve asılsız bir tez ortaya koydular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o küfredenler «bu sırf bir iftira onu o, uydurdu, diğer bir kavim de buna karşı ona muavenette bulundu» dediler, doğrusu zulm-ü tezvire gittiler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İnkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasıdır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Emrah Demiryent
Kâfirler, “Bu (Kur’ân), onun (Muhammed’in) uydurduğu yalandan başka bir şey değildir, başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar kesinlikle zulüm ve iftira ettiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kâfirler: "Bu (Kur’an) olsa olsa ancak Onun (Hz. Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır, (kendisi kafadan düzüp sıralamıştır) ve bir başka topluluk (Ehl-i Kitaptan bazıları) da Ona yardımda bulunmuşlardır" demişlerdir (diyeceklerdir). Böylelikle onlar, hiç şüphesiz açıkça zulüm-haksızlık ve iftira edegelmektedirler.
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu sadece onun uydurduğu bir yalandır. Ona bu konuda diğer toplumlar da yardım etti.” dediler. Böylece haksızca iftira ettiler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar “uşbu ya'nį ķur’ān illā yalan baġladı anı daħı arķa virdi aña anuñ üzere daħı ayruķ ķavumlar.” pes bayıķ geldiler küfre daħı buḥtāna.
Hasan Basri Çantay
O kâfirler: «Bu (Kur'an) onun uydurduğu yalandan başka (bir şey) değildir. Bu hususda diğer bir zümre de ona yardım etmişdir.» dediler de muhakkak bir haksızlık ve tezvîr (meydana) getirdiler.
Hayrat Neşriyat
İnkâr edenler dedi ki: “Bu (Kur'ân), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir; bu hususda ona başka bir topluluk da yardım etmiştir.”(1) Böylece(onlar), gerçekten zulüm ve yalanla geldiler.
İhsan Aktaş
Ve inkâr etmiş olanlar, “Onu (Kur’an’ı), onun uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir”dediler. Böylelikle onlar, gerçekten haksızlık ve iftira ile geldiler (haksız ve asılsız bir söz uydurdular).
İlyas Yorulmaz
Gerçekleri inkâr edenler dediler ki “Bu (okuyup söyledikleri) bir uydurmadır. Onları kendisi uyduruyor ve başka bir topluluk da ona uydurması için yardım ediyor.” İnkârcılar, asılsız, hiçbir delile uymayan bir iddia ile gerçeklere uymayan haksızlığı ortaya attılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O kimseler ki tanımazlık ederler, dediler: " Bu olsa olsa onun uydurduğu bir yalandır. Bu işte başkaları ona yardım etmişlerdir." Böylece gerçekten kıyıcılık ettiler, yalancılığa saptılar.
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfir olanlar «— Bu Kur/an, onun uydurduğu yalandan başka bir şey değildir, bu hususta ona başkaları yardımda bulunmuşlardır» demişlerdi. Onlar bu iddia ile hakikaten haksızlığa ve yalancılığa sapmışlardır.
İsmail Yakıt
İnkâr edenler, “Bu Kur’an, onun uydurduğu iftiradan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk [kavm] ona yardım etmektedir” dediler. Böylece asıl kendileri zulm/ haksızlık ve iftirada bulunmuş/gerçeği çarpıtmış [zûr] oldular.
Kadri Çelik
Küfre sapanlar dediler ki: “Bu (Kur'an), olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, onu kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.” Böylelikle onlar, hiç şüphesiz zulüm ve iftira ile geldiler.
Abdullah Parlıyan
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, “Bu Kur'ân Muhammed'in uydurduğu yalandan başkası değildir, bunu uydurmada başka bir topluluk da O'na yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar, büyük bir haksızlık ve iftiraya başvurmuşlardır.
Kuran Yolu
İnkâr edenler, “Bu Kur’an, onun uydurduğu, birilerinin de bu konuda kendisine yardım ettiği bir düzmeceden ibarettir” dediler; böylece onlar açık bir haksızlık ve iftirada bulunmuş oldular.
Mahmut Kısa
İşte bu yüzdendir ki, hakîkati inkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in kendi kafasından uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir ve başka bir topluluk da ona bu işte yardım etmiştir. Çünkü Muhammed’in, geçmiş kavimler, Peygamber kıssaları, kıyâmet, âhiret, evrenin ve insanın yaratılışı ve benzeri konularda bu kadar kapsamlı ve isabetli bilgiler verebileceğini, hayranlık verici hikmet ve öğütlerle dolu böyle mükemmel bir kitap hazırlayabileceğini akıl kabul etmez. Demek ki ona bu kitabı, hitâbet ve belâgat konusunda hiç kimsenin kendisiyle boy ölçüşemeyeceği ilim ve hikmet sahibi bir kudret öğretiyor ki, bu da olsa olsa, İncil ve Tevrat hakkında bir şeyler bilen bazı kölelerimiz yâhut kim olduklarını bilemediğimiz esrarengiz bir topluluktur.” diyorlar. Aslında bu sözleriyle, Kur’an’ın insanüstü bir kaynaktan geldiğini itiraf ediyor, ama kibir ve inatçılıkları yüzünden hakikati kabullenmek istemiyorlar. Böylece, açıkça zulüm ve haksızlık yapıyor, gerçeği çarpıtarak bile bile yalan söylüyorlar.
Mahmut Özdemir
İnkâr etmiş olanlar: “Bu sadece uydurduğu bir iftira! Ona başka bir kavim yardım etti!” dediler. Gerçekten bir zulüm ve bir yalan-yanlış söz ortaya attılar.
Mehmet Çakır
İnkarcılar daha da ileri gidip: " bu sözler, onun kendi uydurması, herhalde birileri ona yardım ediyor olmalı " diyerek kuru iftirada bulundular.
Mehmet Çoban
İnkâr edenler saçma sapan şeyler söylüyorlar. Resulümüz için diyorlar ki: "Sen ayet dediklerini uydurdun veya başka bir topluluk sana öğretti." Onlar düşünmüyorlar mı? Resulümüz önceden de aralarında yaşıyordu. Neden şimdi uydurmuş olsun? Niçin eskiden uydurmuyordu? Hayır! Onlar bu sözleriyle büyük bir iftira atıyorlar. Hem de hesabı zor bir iftira atıyorlar.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar “Bu (vahiy) ancak o (Muhammed)’in uydurduğu [*] ve kendisine başka bir grubun [*] da yardım ettiği bir iftiradır.” diyerek, elbette bir haksızlığa ve yalana vardılar.
Mehmet Türk
Kâfirler: “Bu (Kur’an,) o (Muhammed’in) uydurduğu bir yalandır ve ona başka birileri bu hususta yardım etmiştir.”¹ diyerek, (esas kendileri) haksız ve asılsız bir söz uydurdular.²
Muhammed Esed
Üstelik, hakkı inkara şartlanmış olanlar: “Bu [Kur’an] doğruyu çarpıtıp yalanı ve sahteyi ortaya çıkaran başka bir topluluğun yardımıyla ⁵ o’nun [kendisinden] uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir” deyip duruyorlar. ⁶
Mustafa Çavdar
Gerçeği örtbas eden kâfirler: “Bu Kuran onun uydurduğu ve Allah’a isnat ettiği sözlerden başka bir şey değildir. Üstelik başka bir topluluk da ona yardım ediyor” dediler böylece iftira çarpıtma ve yalana başvurdular. 8/31, 16/103, 25/5
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: “Bu Kur'ân olsa olsa Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Başka kavimler de, kendisine yardım etmiştir.” dediler. Böylece onlar haksızlığa ve iftiraya başvurdular.
Mustafa İslamoğlu
Bir de inkârda ısrar eden o kimseler, “Bu onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir; üstelik bu konuda başka bir topluluk da ona yardım etmiştir”[³⁰⁸²] dediler. İşte ileri sürdükleri bu iddiayla, hem haksızlık etmiş,[³⁰⁸³] hem de gerçeği çarpıtmış oldular.[³⁰⁸⁴]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kâfir olanlar dediler ki: «Bu bir yalandan başka değil, onu kendisi uydurdu ve ona, başka bir kavim de yardım etti.» Muhakkak ki, (o kâfirler) bir zulüm ve bir bühtan ile geldiler.
Orhan Kuntman
(Kafirler bununla da kalmadılar) "Kur'an; Muhammed'in uydurmasıdır, ona muhakkak başka bir topluluk yardım etmiştir" diyerek bir yalan da uydurdular.
Osman Fırat
Ve inkâr edenler, "Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir" dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
Şaban Piriş
İnkar edenler:-Bu, uydurduğu bir iftiradan başka bir şey değildir. Bu hususta bir topluluk da ona yardım etmiştir. dediler de zulüm ve yalanı seçtiler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı kāfirler eyitdi: Bu bir düzme yalandur, özi düzüpdür. Daḫı kendüyeözge ḳavm. Taḥḳīḳ anlar ẓulm idüp bāṭıl söz söylediler.
Suat Yıldırım
Kâfirler: “Kur'ân onun uydurduğu bir yalan olup, bu hususta başkaları da kendisine yardımcı olmuşlardır” diye iddia ettiler. Onlar böylece, kesin bir yalan söyleyip zulmettiler.
Süleyman Ateş
İnkar edenler: "Bu, yalandan başka bir şey değildir. (Muhammed) onu uydurdu, başka bir topluluk da kendisine yardım etti." dediler ve kesin bir haksızlığa ve iftiraya vardılar.
Süleyman Tevfik (1927)
Kâfirler, "Bu Kur'ân'ı Muhammed Allâh'a iftirâ ider, onda Muhammed'e diğer adamlar mu'âvenet iyler" didiler. Muhakkak küfür ve kizb irtikâb iylediler.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerini doğrulara kapatanlar, “Bu (Kur’ân) sadece, Muhammed’in uydurup Allah’a mal ettiği şeydir. Başka bir ekip de ona yardım ediyor” dediler. Böylece yanlışa ve yalana saptılar.
Ahmet Varol
İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an), onun (Muhammed'in) uydurduğu bir düzmeceden başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir." Böylece onlar kesinlikle haksız ve yalan (bir söz) ortaya attılar.
Ümit Şimşek
İnkâr edenler “Bu Kur'ân onun uydurduğu şeydir; bunun için ona yardım edenler var” dediler. Böylece bir zulüm ve iftira ettiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre batanlar dediler ki: "Bu, onun uydurduğu bir düzmeceden başka şey değildir. Ve bu düzmecede ona, başka bir topluluk da yardım etmiştir." Yemin olsun ki, bunu söyleyenler bir zulüm, günah ve iftira sergilemişlerdir.
Ali Bulaç
İnkârcılar dediler ki: 'Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur.' Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler.
Ali Fikri Yavuz
O küfre varanlar dediler ki: “- Bu Kur'an, ancak bir iftiradır ki, onu, O (Muhammed (s.a.v.)) uydurdu ve bu hususta O'na başka bir kavim yardım etmiştir. (Kur'an'ı, yabancılardan, Yahudilerden öğrenmiştir!).” Muhakkak bir zulüm (şirk) ve yalan meydana getirdiler de;
Bahaeddin Sağlam
O kâfirler, Kur’an için: “Bu, ancak uydurduğu bir iftiradır, başka bir toplum, bu iftirayı uydurmakta ona yardım etmiştir” dediler, (böylece) büyük bir yalan ve haksızlık ile ortaya çıktılar.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, “Bu Kur'ân, Muhammed'in uydurduğu bir yalandır. Bu uydurmada ona başka bir topluluk da yardım etmiştir” dediler. Kâfirler, bu sözleriyle haksızlık edip yalan söylemişlerdir.