Furkân Suresi 40. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

40. Ayet

وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا

Andolsun, senin kavmin, belâ yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki onlar, uğramışlardır kötü bir yağmur yağdırılan o şehre, onu olsun görmüyorlar mı? Görüyorlar, fakat onlar, ölümden sonra dirileceklerini ummuyorlar.

Besim Atalay (1965)

Üzerlerine belâ yağmuru yağmakta olan bir kente geldiler onlar; onu görmezler mi ki? Hayır onlar ummazlardı yeniden dirilmeyi

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki, (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam'a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki, orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.

Cemil Said (1924)

Kâfirlerin üzerine müdhîş bir taş yağmurı yağdırdığımız şehrin civârından çok def’a geçdiler. Ânı görmediler mi? Evet gördiler fakat bir gün dirileceklerini zan itmiyorlar

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Andolsun (bu Mekkeli putperestler), belâ ve felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.

Edip Yüksel

Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar. Onu görmediler mi? Aslında onlar yeniden dirilmeye inanmıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celâlim hakkı için o fenalık yağmuruna tutulan karyeye de vardılar, artık onu görüyor değiller miydi? Doğrusu nüşur arzu etmiyorlar, uyanmak istemiyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalık yağmuruna tutulmuş olan beldeye uğramışlardır. Peki onu da görmüyorlar mıydı? Hayır! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, (Mekkeli müşrikler, ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan o beldeye uğramışlardı. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! Onlar (görüyorlardı, fakat ibret almıyorlardı, çünkü o müşrikler) tekrar diriltilmeyi ummuyorlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun onlar, (müşrikler ve münafıklar) üstüne felaket yağmuru yağdırılmış bulunan o belde(lere ve bölgelere) uğramışlardır; yine de hâlâ onu görmüyorlar (ve ibret almıyorlar) mıydı? Hayır, onlar (aslında) dirilmeyi (ve hesap vermeyi) ummuyorlar (ve istemiyorlar diye böyle davranıyorlar)dı.

Erhan Aktaş

Ve ant olsun ki onlar, felaket yağmuru yağdırılmış olan beldeye vardılar. Peki, onu da mı görmediler? Aksine onlar, öldükten sonra dirilmeyi beklemiyorlar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ geldiler köye kim yaġnıldı yavuzlıķ yaġmurı degül mi-di anlar gördiler anı belki oldılar ümid dutmazlar yā ķorķmazlar girü ķopmaġı.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlar (Mekkeliler) belâ (ve felâket) yağmuruna tutulan o beldeye uğramışlardır. (Peki) onu da görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar (öldükden sonra tekrar) dirilmeyi ummazlar.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) And olsun ki (bu müşrikler), belâ yağmuruna (taşa) tutulan o şehreuğradılar. Peki onu (oradaki helâk alâmetlerini) görmüyorlar mıydı? Hayır! (Onlar) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

İhsan Aktaş

Muhakkak ki, onlar (o müşrikler, bizim mesajlarımızı inkâr edip iğrenç ve sapkın ilişkilerde bulunmaları sebebiyle) felaket yağmuruna (volkanik taşlara) tutulmuş bulunan (Lût halkının Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki, onu (o şehirdeki helâk alâmetlerini) görmüş olmadılar mı? Bilakis, onlar (ahirette) yeniden dirilmeyi ümit etmiyorlardı.*

İlyas Yorulmaz

Gökten boşaltılarak her tarafı kaplayan yağmurla helak olmuş bir kasabaya uğradıklarında, o kasabanın durumunu görmediler mi? Aksine onlar yeniden diriltilmeyi beklemiyorlardı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki onlar üzerlerine taş yağan o ile uğramışlardır. Onu görmüyor mı? Yok, onlar yeniden dirileceklerine inanmıyorlar.

İsmail Hakkı İzmirli

* Onlar kötü yağmur yağan kasaba harabelerine uğramışlardı, onları görmüyorlar mı? Hayır, onlar yeniden dirilmeyi ummuyorlar.

İsmail Yakıt

Andolsun onlar/kavmin üzerine felaket yağmuru yağan beldeye uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı? Bilakis, (görüyorlar ama) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

Kadri Çelik

Şüphesiz onlar, üstüne felâket yağmuru yağdırılmış bulunan o kasabaya (Lut'un kasabasına) uğradılar. Peki onu görüyor değiller mi? Hayır, onlar (aslında) dirilmeyi ummaz olmuşlardır.

Abdullah Parlıyan

Andolsun ki, onlar afet yağmuruna tutulan, üzerlerine taş yağdırılan, Lût toplumunun memleketlerine varmışlardır. Peki orada olup biteni farketmediler mi? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi asla beklemiyorlar.

Kuran Yolu

Bunlar, felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye gitmişlerdi; peki oraları görmüyorlar mıydı? Hayır hayır! Bunlar öldükten sonra yeniden dirilmek diye bir şeyi beklemiyorlar.

Mahmut Kısa

Oysa onlar, kendilerinden önce azap yağmuruna tutulan şehirlerinharâbeleri yanından kervanlarla bir çok defalar geçmişlerdi;peki onların ibret verici halini görmüyorlar mıydı? Hayır hayır; aslında onlar, ölümden sonra dirilişe inanmıyorlardı. İşte bütün kötülüklerin, ahlâksızlıkların asıl sebebi budur.

Mahmut Özdemir

And olsun ki üzerine Belâ sağanağı yağdırılmış Şehir’e uğradılar! Orayı görüyor olmadılar mı? Aksine, nüşûr’u (yeniden diriltip yaymaları) ummuyorlardı.

Mehmet Çakır

Resulüm! sel felaketine maruz kalan kent Kureyşlilerin uğrak yeri. Olup bitenleri farketmediler mi sanki? aslında onlar, tekrar dirilme olayına inanmıyorlar.

Mehmet Çoban

İnkâr edenler görmüyorlar mı? Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Bize karşı geldikleri, ayetlerimize inanmadıkları, yasalarımıza göre yaşamadıkları için yok ettiğimiz toplulukların kalıntıları var. İbret almıyorlar mı? Onlar ticaret ve diğer sebeplerle yola çıktıklarında yok edilen toplulukların kalıntılarını seyrederek içlerinden geçiyorlar. Hayır! Onlar ibret almayı düşünmüyorlar. Onlar yok edilen toplumlar gibi bir gün diriltilip hesap için huzurumuza getirileceklerine inanmıyorlar. İnkârlarından dolayı tüm gerçeklere karşı gözlerini kapatıyor, kulaklarını tıkıyorlar.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki (müşrikler) bela yağmuruna tutulmuş olan o şehre (Sodom’a) elbette uğramışlardır. Orayı (orada olup biteni) hiç mi görmediler? Hayır! Onlar diriltilmeyi ummuyorlar.

Mehmet Türk

Yemin olsun (Mekkeliler, sürekli) yakınından geçtikleri, felâket yağmuruna tutulmuş olan¹ o beldeyi² hiç görmüyorlar mı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummuyorlar.

Muhammed Esed

Bu [Bizim mesajlarımızı inkar edenler] o cezalandırıcı yağmura tutulan şehri görmüş olmalılar; ³⁵ peki orada olup biteni fark etmediler mi? Hayır, bunlar ölümden sonra kalkışı beklemiyorlar! ³⁶

Mustafa Çavdar

Onlar bela yağmuruna tutulmuş o şehre uğramış olmalılar. Şimdi onların başına geleni düşünmüyorlar öyle mi? Hayır, onlar aslında yeniden dirilip hesap vermekten hoşlanmıyorlar! 6/29, 11/7, 17/49...52-98, 32/10-11

Ahmet Tekin

Andolsun ki, bu Kur'ân'ı inkâr edenler, belâ ve felâket yağmuruna, taş yağmuruna tutulmuş olan beldeye, Sodom ve Gomore'ye uğramışlardır. Orada olanları görmüyorlar mı? Aksine görüyorlar da, onlar öldükten sonra, ölümden önceki vasıflarla diriltilmeyi ummuyorlar, cezalandırılma endişesi duymuyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu bu (vahyin muhatapları), bela sağanağına yakalanan kente uğramış olmalılar.[³¹²⁷] Şimdi orada olup biteni(n iç yüzünü) görmediler, öyle mi? Yoo! Onlar asıl öldükten sonra yeniden dirilerek (hesap vermeyi) arzu etmiyorlar.[³¹²⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve andolsun ki, felaket yağmuruna tutulmuş olan karyeye varmışlardı. Artık onu görür olmamışlar mı idi? Hayır, öldükten sonra dirilip kalkmayı ummaz olmuşlardır.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Andolsun ki müşrikler, bela yağmuruna tutulmuş olan o beldeye, (Lut kavminin yaşadığı yöreye, gelip geçerken) uğramışlardır. - O kavimden arta kalan harabeleri görmüyorlar mı? (Elbette görüyorlar; fakat yine de peygamberlerini yalanlayan o kavimlerin feci sonlarından ibret alıp imana gelmezler) Çünkü onlar öldükten sonra dirileceklerini (Rablerinin huzurunda işledikleri günahların hesabını vereceklerini) ummazlar.

Osman Fırat

Ve belâ yağmuruna tutularak yok edilen kente uğradılar. Ve onlar ne olduğunu göremediler mi? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

Şaban Piriş

Onlar, üzerine bela yağmuru yağdırılmış bir beldeye de uğramışlardı, onu görmediler mi? Hayır, onlar yeniden dirilişi düşünmüyorlar!

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ geçdiler ol köy üstine, yaġdı ḳavmi üstine yaman yaġmur ki ṭaşdur.Eyā anı görmediler mi? Bel ki anlar ḳıyāmeti inkār iderlerdi.

Suat Yıldırım

Şu Kureyş müşrikleri, belâ yağmuruna tutulan, üstüne taş yağdırılan şehire de vardılar. Peki, orada olup biteni fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler. [26, 174; 37, 137-138; 15, 76-79]

Süleyman Ateş

(Şu Kureyş müşrikleri) bela yağmuruna tutulan, (üstüne taş yağdırılan) kente vardılar. Onun durumunu görmüyorlar mıydı (ki ibret alsınlar)? Hayır, onlar (öldükten sonra) tekrar dirilip kalkmayı ummuyorlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Müşrikin-i Kureyş (Şam'a gidüb gelirken) üzerlerine taş yağub helâk olan karyeden geçerler. (Lût kavminin yerleri). Onı görmüyorlar mı? Yâhûd onların tekrâr ba's olunacaklarını ümîd mi itmiyorlar?

Süleymaniye Vakfı

(Mekkeliler,)[1] Felâket yağdırılmış o yerlere elbette uğramışlardır. Şimdiye kadar oraları hiç mi görmediler[2]? Aslında bunlar, tekrar dirilmeyi beklemiyorlar.

Ahmet Varol

Andolsun onlar üzerine felaket yağmuru yağdırılan kasabaya uğramışlardı. Yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır onlar yeniden dirilişi ummuyorlardı.

Ümit Şimşek

Doğrusu, onlar azap yağmuruna tutulmuş beldeye de uğramışlardı. Onun halini görmediler mi? Aslında onlar tekrar diriltileceklerine ihtimal vermiyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, onlar o kötülük yağmuruna tutulan kente vardılar. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilip hesap vermeyi ummuyorlardı.

Ali Bulaç

Andolsun, onlar, üstüne felaket yağmuru yağdırılmış bulunan o ülkeye uğramışlardır; yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilmeyi ummuyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, (Kureyş kâfirleri ticaret için Şam'a giderken) fenalık (taş) yağmuruna tutulmuş olan o beldeye (Lut kavminin Sedûm şehrine) defalarca uğradılar; onu görüyor değiller miydi? (düşünüb te ibret almazlar, imana gelmezler mi?) Doğrusu onlar, öldükten sonra dirileceklerini ummazlar.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Onlar, o kötülük yağmuruna maruz kalan o şehirden geçtiler. Yoksa onu göremediler mi? Hayır, onlar dirilmeyi ummayan, (dolayısıyla hiçbir şeyden ibret almayan) bir toplumdurlar.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun müşrikler, felâket yağmurunun helâk ettiği o ülkeye uğradılar. Orayı görmediler mi? Doğrusu onlar, öldükten sonra dirileceklerini beklemiyorlardı.