Furkân Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضًا يَس۪يرًا

Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da onu yavaşyavaş, gizlice kendimize çekip aldık.

Besim Atalay (1965)

Sonra onu azar azar bize doğru çekerdik

Cemal Külünkoğlu

45-46. Görmez misin, Rabbin gölgeyi (koyduğu tabiat yasalarına bağlı olarak akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi, onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu da yaşanmaz hale getirirdi). Sonra biz, güneşi de o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).

Cemil Said (1924)

Sonra kolaylıkla sâyeyi kabz idiyoruz.

Diyanet Vakfı

Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).

Edip Yüksel

Sonra onu yavaş yavaş çekip alırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra nasıl tutıp onu azar azar kendimize almaktayız?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra da onu yavaş yavaş kendimize (başka yöne) çekmekteyiz.

Emrah Demiryent

Sonra onu (uzayan gölgeyi, yeryüzünün değişik bölgelerinde ve değişik zamanlarında, dünyanın dönme hızına paralel olarak, güneşin) yavaş yavaş (batması ile kısaltarak, en sonunda da karanlığın çökmesi ile geçici bir süreliğine) kolayca çekip aldık. (Ortadan kaldırdık.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra da onu (gölgeleri) tutup Kendimize (doğru) ağır ağır çekip (uzaltıp kısaltmaktayız. Yani; sadece gerçek sandığınız şeyleri değil, gölgelerini bile Biz yaratmaktayız!..)

Erhan Aktaş

Sonra da onu kolayca kendimize çektik.

Eski Anadolu Türkçesi

andan alduķ anı ya'nį gölgeyi bizdin yaña almaķlıķ azın azın.

Hasan Basri Çantay

Sonra onu (uzanan o gölgeyi nasıl) azar azar alıb kendimize çekdik.

Hayrat Neşriyat

Sonra (güneşin yükselmesiyle) onu yavaş yavaş tutarak kendimize çektik (ortadan kaldırdık).

İhsan Aktaş

Sonra onu (uzayan gölgeyi) azar azar (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesiyle) kendimize (kanunlarımıza uygun yönlere) almaktayız (kısaltmaktayız).

İlyas Yorulmaz

Sonra o güneşi kontrolümüz altına almak bizim için çok kolaydır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra o gölgeyi azar azar Bizden yana çekeriz de.

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra gölgeyi güneşin yükselmesiyle bize doğru azar azar çektik [³].

İsmail Yakıt

Sonra onu yavaş yavaş kendimize/koyduğumuz yasaya doğru çektik [kabadnâ].

Kadri Çelik

Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.

Abdullah Parlıyan

Sonra da o gölgeyi, yavaş yavaş kendimize çekip kısaltıp uzatmaktayız.

Kuran Yolu

Sonra da onu yavaş yavaş kendimize çekmekteyiz.

Mahmut Kısa

Sonra güneş yükseldikçe, gölgeyi yavaş yavaş kısaltarak çekip almaktayız.

Mahmut Özdemir

Sonra onu kolayca (yavaş yavaş) kendimize çekerek aldık.

Mehmet Çakır

gölgeyi, nasıl usulca yanımıza aldığımıza dikkat ettin mi?.

Mehmet Çoban

Görmüyorlar mı? Güneşi yaratılış yasası gereği yükselttikçe gölgeler azalıyor. Dileseydik güneşi tepede tutardık da gölge bulamazlardı.

Mehmet Okuyan

Ardından onu (gölgeyi) kolayca kendimize çekip (aldık). [*]

Mehmet Türk

Sonra onu yavaş yavaş (kısaltarak) Kendimize çektik.

Muhammed Esed

ve sonra da onu yavaş yavaş Kendimize çekmekteyiz. ³⁸

Mustafa Çavdar

Sonra da biz gölgeyi tabiattaki yasamız uyarınca yavaş yavaş kısaltırız. 16/48-81

Ahmet Tekin

Dahası, güneşin doğuşuyla, güneşin batışıyla, gölgeyi kolay, süratli ve farkına vardırmadan kanunlarımıza uygun yönlere nasıl çektiğimizi görmüyor musun?

Mustafa İslamoğlu

ardından da onu[³¹³³] kendi katımız(dan konulmuş bir yasaya bağlı olarak) usul usul çekip almaktayız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra onu (o gölgeyi) azar azar kendimize (dilediğimiz cihete) çekip almışızdır.

Orhan Kuntman

(Görmez misin ki) Sonra -o gölgeyi- yavaş yavaş kendimize çekiyoruz.

Osman Fırat

Sonra onu kendimize kolay bir yakalayıişla kendimize çektik.

Şaban Piriş

Sonra, onu kendimize doğru yavaş yavaş çektik.

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra ḳabż eyledük, geñez ḳabż eylemek.

Suat Yıldırım

45, 46. Bakmaz mısın Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor? Dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş'i ona delil kılıyoruz? Sonra da nasıl tutup onu azar azar Kendimize doğru dilediğimiz yere alıyoruz.

Süleyman Ateş

Sonra (güneş yükseldikçe) gölgeyi yavaş yavaş çekip aldık.

Süleyman Tevfik (1927)

Sonra onı azar azar kabz idüb izâle iyledik.

Süleymaniye Vakfı

Sonra gölgeyi yavaşça kendine[*] (belirlediği yana) çeker (ve kısaltır).

Ahmet Varol

Sonra onu azar azar kendimize çektik.

Ümit Şimşek

Sonra da onu yavaş yavaş kendimize çekeriz.(5)

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra nasıl tutup onu ağır ağır kendimize çekmişiz!

Ali Bulaç

Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.

Ali Fikri Yavuz

Sonra (gölge yer yüzüne yayılıp da güneş doğmaya başlayınca) biz, bu gölgeyi azar azar bize doğru (dilediğimiz yere) alırız.

Bahaeddin Sağlam

Sonra onu kendimize doğru kolayca çekeriz.(*)

Bayraktar Bayraklı

Sonra onu yavaş yavaş kendimize çekmekteyiz.