Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve rahmanın kulları, öylesine kullardır ki yeryüzünde gönül alçaklığıyla yürürler ve bilgisizler, onlara söz söyleyince sağlık, esenlik size diye cevap verirler.
Besim Atalay (1965)
Tanrının öyle kulları var ki, yeryüzünde uslulukla gezerler, onlara bilgisiz kimseler söz atacak olurlarsa, selâm ile konuşurlar
Cemal Külünkoğlu
Rahman'ın has kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler (hayatlarını gösterişten uzak yaşarlar). Cahiller onlara laf attığı zaman (tartışmadan), “selâm!” der (geçer)ler.
Cemil Said (1924)
Rahmân’ın ’ibâdı arz üzerinde kemâl-i tevâzu’ ile yürüyen ve kendilerine îrâd-ı kelâm iden câhillere selâm virenlerdir.
Diyanet Vakfı
Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);
Edip Yüksel
Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki yeryüzünde gösterişsizce yürürler. Cahiller kendilerine laf atınca da barış önerirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o Rahmânın kulları: onlar ki Arzın üzerinde mülayemetle yürürler ve cahiller kendilerine lâf attığı vakıt selâmetle... derler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).
Emrah Demiryent
Rahmân (olan Allah) ’ın (has) kulları, yeryüzünde tevazu ile yürüyen ve câhil kimseler kendilerine (incitici sözler ile) laf attığında, (onların seviyesine düşmeden, vakarlarını koruyarak, “Sizin zararınızdan biz) selâm (ette olalım, bizden uzak durun)” deyip geçen, kimselerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
Rahman’ın (akıllı, hayırlı ve has) kulları (onlardır ki;) gezip dolaştıkları (her) yerde, (münasip ve) mütevazı yürürler. Bilgisiz (ve görgüsüz) kimseler kendilerine sataştıklarında ise onlara: "Selametle (barış ve güvenlik içinde olun)!" derler (ve geçiştirirler, yersiz tartışma ve kapışmalara girişmezler. Ama kutsallarına sataşıldığında gerekli tepkiyi gösterirler).
Erhan Aktaş
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, “Selam.”¹ derler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı raḥmān ķulları anlar kim yürirler yir üzere döleklig-ile daħı ķaçan kim söyleşdi anlaruñ-ıla cāhiller eyittiler “selām olsun!”.
Hasan Basri Çantay
O çok esirgeyen (Allah'ın haas) kulları, ki onlar yer (yüzün) de vekaar ve tevazu ile yürürler, kendilerine beyinsizler (hoşa gitmeyecek) lâflar atdığı zaman «Selâm (etle) de (yib geçe) rler.
Hayrat Neşriyat
Rahmân'ın kulları ise, öyle kimselerdir ki, yeryüzünde tevâzû' (ve vakar) içinde yürürler; câhiller onlara bir lâf attıkları zaman, “Selâm (Allah selâmet versin)!” derler(geçerler).
İhsan Aktaş
Ve Rahman’ın (halis) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu (ve vakar içinde) yürürler ve kendini bilmez kimseler (cehalet ve karakterlerinden kaynaklanan bir tarzda) onlara hitap ettikleri zaman (incitmeksizin onlara) sağlık ve selâmet dileyerek geçip giderler.*
İlyas Yorulmaz
Rahmanın kulları yeryüzünde mütevazı bir şekilde yürürler. Gerçek doğrulardan uzak kalmış kendini bilmezler (cahiller) onlara laf attıklarında “Selam” deyip geçerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O Esirgeyicinin kullarına gelince, onlar o kimselerdir ki yeryüzünde alçakgönüllülükle yürürler, kendini bilmiyenler onlara söz atınca da " Esen kalın" deyip geçerler,
İsmail Hakkı İzmirli
Esirgeyen Zat/ın öyle kulları vardır ki onlar yeryüzünde tevazu vakar ile yürürler. Şayet onlara kendini bilmez kimseler söz atacak olurlarsa incitmeyecek cevap verirler.
İsmail Yakıt
Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazu [hevn] içinde yürürler. Cahiller onlara muhatap oldukları/laf attıkları zaman, “Selâm!” der geçerler.
Kadri Çelik
Rahman'ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürüyenler ve cahiller kendilerine hitap ettikleri zaman da onlara esenlik içinde (yumuşak bir şekilde) cevap verenlerdir.
Abdullah Parlıyan
Rahmanın has kulları, onlar yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler ve ne zaman kötü niyetli dar kafalı kimseler, kendilerine laf atacak olsa, sadece “Selam!” derler geçerler.
Kuran Yolu
Rahmân’ın has kulları yeryüzünde vakarla yürüyen, cahiller onlara laf attığı zaman, “selâm” deyip geçen kullardır.
Mahmut Kısa
O Rahmânın kulları ki, yeryüzünde kibir ve gösterişten uzak, son derece ağırbaşlı, saygılı ve alçakgönüllü olarak yürürler; rablerinin emirlerini tanımayan câhiller kendilerine sataştığı zaman, onurlu ve efendi bir tavırla karşılık vererek,“Müslüman olasıcalar Selâm sizlere! Biz sizlerle bir olmayız!” derler.
Mahmut Özdemir
Rahmân’ın kulları ki, Yeryüzü’nde alçak gönüllü yürüyorlar; onlara Câhiller sözlü sataştıkları zaman “selâm!” dediler.
Mehmet Çakır
Bu Sevgi'yekul olanlar: yeryüzünde saygın dolaşırlar. Kendilerine laf atıp sataşan densizlere gülüp geçerler.
Mehmet Çoban
Rahman’a inananlar yeryüzünde tevazu ile yürürler. Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında, «Selam» deyip geçerler.
Mehmet Okuyan
Rahmân’ın (iyi) kulları, yeryüzünde tevazu ile yürür ve o cahiller (müşrikler) onlara laf attığında ‘Selam!’ diyip (geçer)ler. [*]
Mehmet Türk
Rahman (olan Allah)’ın has kulları; yeryüzünde tevazu ile yürüyen ve kendini bilmez kimseler onlara sataştığında da “selâm!” deyip (onlara çatmağa tenezzül etmeyerek) geçen, kimselerdir.
Muhammed Esed
Rahmân’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevazu ve vekar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kafalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, ⁵⁰ (sadece) selâm! derler.
Mustafa Çavdar
Rahman’ın iyi kulları, yeryüzünde alçak gönüllü ve vakarlı olarak yürürler. Kendini bilmezlerin sataşmalarına muhatap olduklarında “Selametle” deyip geçerler. 2/177, 3/133...136, 25/64...77, 17/37, 31/19
Ahmet Tekin
Rahman olan Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan has kulları, yeryüzünde bilgi ve becerilerini kullanarak tevazu ile yürüyenler, hayatlarını sürdürenlerdir. Bilgiden, muhakemeden yoksun, ihtiraslı, tutarsız davranan kendini bilmez kimseler onlara laf attığında: “- Bizden uzak durun” derler, geçerler.
Mustafa İslamoğlu
Rahmân’ın has kulları olan kimseler, yeryüzünde vakarlı bir tevazu ile yürürler ve cahillerle muhatap olduklarında “Selam!”[³¹⁵²] der (geçer)ler.[³¹⁵³]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Rahmân'ın (halis) kulları onlardır ki, yeryüzünde mütevaziyâne bir halde yürürler ve cahiller onlara hitab ettikleri vakit, «Selâmetle,» derler.
Orhan Kuntman
Rahman'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde mütevazi olarak yürürler. Cahiller kendilerine bir laf atacak olsa "Selam" derler, geçerler.
Osman Fırat
Rahmân’ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevâzi olarak yürürler, câhiller kendilerine laf atarsa "Selâm" derler.
Şaban Piriş
Rahman'ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise “Selam!” deyip geçerler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı Tañrı Ta‘ālānuñ ḳulları kim yürürler yir yüzinde tevāżu‘ ile. Daḫıanlara ḫiṭāb eylese cāhil kişiler, eydürler: Selām olsun.
Suat Yıldırım
Rahman'ın has kulları o kimselerdir ki onlar yerde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atarsa “Selâmetle! ” derler. [17, 37]
Süleyman Ateş
Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevazi olarak yürürler, cahiller kendilerine laf atarsa "Selam" derler.
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh'ın makbûl kulları onlardır ki arz üzerinde yürüdükleri zamân sükûn ve vakar ile yürürler. Ve câhiller onlara hitâb iyledikde cevâben "Selâm" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Rahmanın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürüyen kimselerdir. Kendini bilmezler onlara sataşınca “size selamet[*] dileriz(selamün aleyküm).” derler.
Ahmet Varol
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler ve bilgisizler kendilerine laf attıklarında "selam" derler. [8]
Ümit Şimşek
Rahmân'ın has kulları, yeryüzünde alçakgönüllülükle yürürler; cahiller kendilerine sataştığında da “Selâmetle” der, geçerler.
Yaşar Nuri Öztürk
Rahman'ın kulları, yeryüzünde böbürlenmeden/rahatsız etmeden yürüyen kişilerdir. Cahiller onlara hitap edince, "Selam!" derler.
Ali Bulaç
O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman 'Selam' derler.
Ali Fikri Yavuz
Rahmân'ın o kulları ki, onlar yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler, cahiller kendilerine (hoşlanmadıkları bir) lâf attıkları zaman, “Selâm” derler (sözün doğrusunu söylerler ve onlarla çatışmazlar);
Bahaeddin Sağlam
Rahman olan Allah’ın kulları, öylelerdir ki, yeryüzünde mütevazıca yürürler. Cahiller onlarla muhatap olduklarında “selam” derler (geçerler.)
Bayraktar Bayraklı
Rahmân'ın has kulları yeryüzünde vakarla yürürler. Cahil kimseler onlara laf attığında, “Selâm” derler.[374]