66. Ayet
اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
“Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
“Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”
Gerçekten de orası, karar edilecek ne kötü yerdir, durulacak ne kötü yurt.
O ne kötü bir durak, ne de kötü bir makamdır!
Şüphesiz ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”
65, 66. "Yâ Rabbî cehennem ’azâbını bizden uzak it, o ’azâb-ı ebedîdir ve orası pek fenâ ikâmetgâhdır. "dirler.
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!
"O kötü bir durak ve kötü bir yerdir."
Filhakıka o ne kötü makarr, ne kötü makam
Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.
65-66. Ve (onlar şöyle) derler: “Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır. Doğrusu onun azabı çok şiddetli ve süreklidir. Orası ne kötü bir ikamet yeri, ne kötü bir makamdır!”
"Gerçekten orası çok kötü bir duraktır ve çok kötü ve dayanılmaz bir mekândır" diye (yalvarıp dua ederler).
Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.
“bayıķ ol yavuzdur ķarar dutacaķ yirdin yaña daħı ŧuracaķ yirdin yaña.”
«Hakıykat o, ne kötü bir karargâh ve ikaametgâhdır».
Gerçekten orası ne kötü bir karargâh ve (ne kötü) bir ikametgâhtır!(4)
Gerçekten orası, (zalim, azgın ve suçlular için) kötü bir yer ve kötü bir duraktır’ derler.
Cehennem kalınacak yer ve mekân olarak çok kötü bir yer” derler.
Doğrusu o ne kötü eylek , o kötü konaktır."
Çünkü o, ne fena karargâh ve ne fena ikametgâhtır.
Muhakkak ki orası ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaklama yeridir!
Şüphesiz o pek kötü bir karargâh ve pek kötü bir konaklama yeridir.
Gerçekten de o cehennem, ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır.
O cehennem ne kötü bir yerleşme ve kalma yeridir!”
Gerçekten de o ne kötü bir yurt, ne kötü bir duraktır!
Orası, yerleşilecek yer ve makam olarak kötü oldu.
-gerçekten de cehennem, yerleşim ve eğleşim olarak berbat bir yerdir-.
"Cehennem ne kötü bir durak ne kötü bir yerdir."
Orası ne kötü bir konaklama yeri ve makamdır!”
(Ve devamla) “Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!” (derler.)
gerçekten, o ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!”
Orası ne kötü bir ikametgâh ve ne kötü bir barınaktır! 3/131, 18/100…102, 35/37, 43/74...80
“Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir” diyenlerdir.
gerçekten de o pek kötü bir ikametgâh, pek fena bir makamdır.
Filhakika o (cehennem) pek kötü bir karargâh, bir ikametgâhtır.
Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.
Gerçekten orası ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!"
Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.
Ol cehennem yaman ḳarār dutacaḳ yirdür, daḫı yaman duraḳdur.
65, 66. “Ey Ulu Rabbimiz, derler, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Zira onun azabı tahammülü zor, ömür tüketen bir derttir. Ne kötü bir varış yeri, ne fena bir yerleşim yeridir orası! ”
Orası ne kötü bir karargah ve ne kötü bir makamdır!
"O cehennem ne fenâ mahall-i karâr ve ikāmetdir" dirler.
Orası o ne kötü kalma yeri, ne kötü yerleşme yeridir.
"Doğrusu orası çok kötü bir karargah ve çok kötü bir kalış yeridir" (derler).
“Ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır orası!”
Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!
'Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir.'
Doğrusu o, ne kötü bir karargâh, ne kötü makamdır!”
Orası ne kötü bir karargâh, ne kötü bir makamdır!” derler.
Gerçekten, orası ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!