Furkân Suresi 77. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

77. Ayet

قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا

(Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Sizi imana davet etmeseydi ne değeriniz olabilirdi Rabbimin katında; ama siz gerçekten de yalanladınız tebliğ edilenleri, artık azaplandırmak gerekmekte sizi.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Duanız olmasa, Tanrının katında ne değer bulursunuz? Evet yalanladınız, gereken olacaktır

Cemal Külünkoğlu

De ki: “(Allah'tan başkasına) kulluk etmezseniz (şirk koşmazsanız), Rabbim size ne diye (azap) etsin ki! Ama sizler (Allah'ın ayetlerini ve elçilerini) yalanladınız, inkâr ettiniz. Bunun için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.”

Cemil Said (1924)

Yâ Muhammed di ki: "Siz rasûlüni tekzîb itdikden sonra Allâh sizin du’âlarınıza ne kadar ehemmiyet virir. Bu tekzîbinizden dolayı ’azâba dûçâr olacaksınız."

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!

Edip Yüksel

De ki, "Duanız olmasa Rabbimin yanında değeriniz yoktur. Yalanlarsanız sonucuna katlanacaksınız."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki rabbım size ne kıymet verir duânız olmasa? Demek ki tekzib ettiler, o halde yarın ceza yapışacak

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!

Emrah Demiryent

(Habibim, mü’minlere) de ki: “(Sizin, tevhid üzere olan kulluğunuz ve bu kulluğun gereği olan) duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” (Ve Resûlüm, kâfirlere de şöyle söyle:) “Fakat siz (ey kâfirler! Allah’ı, Peygamber’ini ve Kur’ân’ı) yalanladınız. İşte bu yüzden (âhirette, sizin için) azap kaçınılmaz olacaktır!”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) De ki: "Eğer sizin duanız (davanız, takvanız) olmasaydı, Rabbim size ne diye değer versindi? Fakat siz (mademki) kesin şekilde yalanladınız (Kur’an’ın her hükmünün gerekli ve geçerli olmadığını söylediniz); artık (bunun cezası da mutlaka lazımdır ve azabı da) kaçınılmaz olacaktır (ve elbette çekilecektir)."

Erhan Aktaş

De ki: “Başkasına yalvarmanız olmazsa Rabbim sizi ne yapsın?¹” Oysaki siz yalanladınız. Bunun karşılığını yakında göreceksiniz.

Eski Anadolu Türkçesi

eyit: “ne eyleye-y-idi size çalabum eger degül misse sizi oķıduġı? ya'nį islām’a. pes bayıķ yalan duttunuz pes tįz ola 'aźāb lāzım.”

Hasan Basri Çantay

De ki: «(Şedâid zamanlarında kendisine) düâ ve (iltica) nız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? (Fakat madem ki) şimdi (Onu da, resulünü de) muhakkak suretde tekzîb etdiniz, O halde (bu tekzibinizden dolayı size artık) yakın bir azâb lâzım oluyor (demekdir)».

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) De ki: “Eğer duânız olmasa, Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?”(2) (Ey müşrikler!) Fakat (siz Resûlümü) gerçekten yalanladınız; öyle ise (azab)ileride (üzerinize) şart olacaktır.

İhsan Aktaş

(Resulüm! Müşriklere) de ki: Eğer (onunla birlikte başka nesnelere, putlara) yalvarmanız (tapınmanız, kulluğunuz) olmasa (yani şirk koşmasanız), Rabbim size ne diye (azap) etsin ki? (Yani ortak koşmasaydınız sizin diğer günahlarınızı affederdi) Ama gerçek şu ki, (bunun yanı sıra) siz (Rabbimin mesajını da) yalanladınız: Artık bu (günah) yakanızı bırakmayacaktır!"*

İlyas Yorulmaz

Dualarınız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin ki. Sonra (bu nimetleri) yalanladınız. (Her kes yalanladıklarından) Sorumlu olacak.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Eğer siz Ona yalvarmasaydınız, çalabımın yanında sizin ne değeriniz olurdu? Ancak, siz Onu yalan saydınız. Yakında başınıza gelecek var."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki sizin ibadetiniz [³] olmasa Rabbimin yanında ne kıymetiniz olur! Siz tevhidi yalan saydınız. Artık bunun cezası yakında yakanıza yapışacaktır.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki: “Şayet dualarınız olmasa Rabbim size ne diye değer versin!” (İnkârcılara da) “Mademki siz gerçekten yalanladınız. O hâlde (azap) yakanızı bırakmayacaktır/size elzem olacaktır [lizâmen]” de.

Kadri Çelik

De ki: “Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size itina gösterir miydi? Ama siz kesin bir şekilde yalanladınız; dolayısıyla bu yalanlamanız (bir azap olarak) hep sizinle olacaktır.”

Abdullah Parlıyan

İnananlara de ki: Dua, yalvarma ve ibadetiniz olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi? Ve inkârcılara da de ki: Gerçek şu ki siz, Allah'ın mesajını yalan saydınız, artık bu yüzden azap size sarılacak, yakanızı bırakmayacaktır.

Kuran Yolu

De ki: “Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin! (Ey inkârcılar!) Siz O’nun dinini yalan saydığınız için bunun günahı artık yakanızı bırakmayacak!”

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! İslâm’ın özünü, esasını tüm insanlığa bildirmek üzere de ki: “Ey insanlar! Sizin Allah’a ibâdetiniz ve bunun özü olan duânız olmasa, Rabb’im size ne değer verir ki? Fakat siz ey inkârcılar; O’nun ayetlerini yalanladınız; öyleyse, cezaya çarptırılmanızartık kaçınılmaz olmuştur!”

Mahmut Özdemir

De ki: “Eğer duanız olmasa, rabbim size ne diye değer versin? Derken yalanladınız; artık (bir ceza) gerekli olacaktır”.

Mehmet Çakır

Resulüm kullarıma de ki: " Dualarınız yoksa Rabb’im sizi neylesin. inkar ettiniz artık bundan böyle bu inkar, sizin yakanızı bırakmayacaktır... "

Mehmet Çoban

Ey resulüm onlara de ki: "İnancınız, gönülden Allah’a yönelmeniz, Allah’ın yasalarına uygun yaşantınız yoksa, Allah sizi ne yapsın? Eğer sizler Allah’ı, Allah’ın ayetlerini inkâr ederseniz, Allah’ın yasalarını bırakıp insanların çıkarları için uydurdukları, sonra yine çıkarlarına göre sürekli değiştirdikleri yasalara uyarsanız. Dünyada yapmış olduklarınız, kendinizce ne kadar güzel ne kadar iyi olursa olsun, Allah katında hiçbir değer bulmayacaktır. İnkârınızdan dolayı mutlaka cezalandırılacaksınız."

Mehmet Okuyan

De ki: “Duanız olmasaydı, Rabbim size neden değer versin ki!” [*] (kâfirlere de ki): “Siz ise elbette (gerçeği) yalanladınız. Onun için ileride (bu günah size) yapışacaktır!”

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!): “(Ey insanlar!) sizin kulluğunuz olmadığı sürece, Rabbim size hiç değer vermez,¹ Onu yalan saydığınız sürece de azap, sizin yakanızı asla bırakmaz!” de.

Muhammed Esed

[İNANANLARA] de ki: “Dua ve yönelişiniz O’na olan inancınız için değilse, ⁵⁷ Rabbim size niçin değer versin?” [Ve inkarcılara da de ki:] “Gerçek şu ki, siz [Allah’ın mesajını] yalanladınız: artık bu [günah] yakanızı bırakmayacaktır!” ⁵⁸

Mustafa Çavdar

De ki: – Sizin dua ve kulluğunuz olmasa Rabbim size niye değer versin ki? Siz ki gerçeklere karşı yalana sarıldınız, iyi bilin ki bunun vebali yakanızı hiç bırakmayacak. 2/286, 40/60, 35/37, 39/59, 67/8...11, 43/78

Ahmet Tekin

“Sizi kulluğa, ibadete ve duaya davet etmese; sizin kulluğunuz, ibadetiniz ve duanız olmasa, Rabbim sizinle ilgilenmez, sizi önemsemez ey insanlar! Ey inkâr edenler, siz tebliğ edilen Kurân'ı ve Rasulullah'ı yalanlarken, itaate yanaşmazken size de değer vermez. Bu sebeple dünyada ceza, âhirette azap yakanızı bırakmayacaktır.” diye ilan et.

Mustafa İslamoğlu

(EY RASÛL) de ki: “Eğer duanız olmasaydı Rabbim size niçin değer verecekti ki?”[³¹⁶⁵] (KÂFİRLERE[³¹⁶⁶] de ki): “Sonuçta siz de yalanlamış bulunuyorsunuz: bundan böyle (inkârınız) sizin yakanızı asla bırakmayacak!”[³¹⁶⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Sizin ibadetiniz olmayınca Rabbim size ne kıymet verir. Halbuki, siz tekzîp ettiniz, artık (bu tekzîpin cezası size) yakın bir zamanda ulaşacaktır.»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) De ki: (Ey müminler) Sizin dua ve yakarmanız olmasa, Rabbimin katında hiç değeriniz olur muydu? (Ey kafirler, madem ki Rabbinizin ayetlerini, hak davetini) yalanladınız. O halde azap yakanızı bırakmayacaktır!

Osman Fırat

(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız (Rabbinize yakarmanız) olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak. "

Şaban Piriş

De ki:-Sizin dua ve kulluğunuz olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin? Siz onu yalan saydınız, yakında bunun cezasını göreceksiniz.

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Ne eyleye‐y‐di size beni yaradan Allāh, egerdu‘āñuz olmasa‐y‐dı? Taḥḳīḳ siz yalañladuñuz, pes yalanlamaḳ cezāsı sizelāzım olsa gerek.

Suat Yıldırım

De ki: “Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki? Ama siz, ey inkârcılar! Size bildirdiklerimi yalan saydınız, artık bu günahtan yakanızı kurtaramayacaksınız. ”

Süleyman Ateş

De ki: "Du'anız (ibadetiniz) olmadıktan sonra Rabbim sizi ne yapsın? (Size haber verdiklerimi) yalanladınız. Bu yüzden cezalandırılmanız gerekecektir."

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Di ki: "Eğer O'na du'â ve 'ibâdet itmez iseniz Allâh 'indinde sizin ne kadir ve kıymetiniz olur? Halbuki siz O'nı tekzîb itdiniz. İmdi karîben bunun lâzımı olan şeyi görirsiniz.

Süleymaniye Vakfı

De ki: “Duanız olmasa Sahibinizin yanında ne değeriniz olur? siz hep yalan söylediniz. Yarın yalanınız yakanızı bırakmayacaktır.”

Ahmet Varol

De ki: "Duanız olmasa Rabbim size bir değer vermez. Ancak yalanladınız; artık (sizin için azap) kaçınılmaz olacak."

Ümit Şimşek

De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin? Fakat siz yalanladınız; bunun cezası da yakanıza yapışacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın? Yalanladınız; bu yüzden azap kaçınılmaz olacaktır."

Ali Bulaç

De ki: 'Duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır.'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Sizin ibadetiniz olmasa, Rabbim sizi ne yapacak (size ne kıymet verir?) Mademki (Allah'ı ve Rasûlünü) tekzibettiniz, o halde azab size çaresiz vacib olacaktır.”

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Eğer dua ve ibadetiniz olmasaydı, Rabbim olan Allah, ne diye size değer verecek… İşte siz O’nu yalanladığınız için, azap yakanızı bırakmayacaktır. (Yani, size değer vermeyecektir.)(*)

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Eğer dualarınız olmasaydı Rabbim sizi ne yapardı? Fakat siz yalanladınız; bu yalanlamanız, yakanızı bırakmayacaktır.”[375]