Neml Suresi 11. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

11. Ayet

اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ

“Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak zulmeden korkar; fakat kötülükten sonra onu iyiliğe döndürene gelince, hiç şüphe yok ki ben suçları örterim, rahimim.

Besim Atalay (1965)

Zulmedenler başka, kötülükten sonra, iyiliğe dönenleri Allah bağışlar, Allah yarlıgar

Cemal Külünkoğlu

“Kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayanım, çok merhamet edenim.”

Cemil Said (1924)

"Bir zulüm işleyüb de bilâhare fenâlığa bedel iyilik idenler hakkında ben gafûr ve rahîmim."

Diyanet Vakfı

Ancak, kim haksızlık eder, sonra, işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben (ona karşı da) çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim.

Edip Yüksel

"Ancak kim zulmederse, sonra günahlarını bırakıp iyilik yaparsa ona karşı ben Bağışlayıcıyım, Rahimim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak zulmeden sonra da kötülüğün arkasından güzelliğe tebdil eyliyen başka, ona da ben gafûr, rahîmim

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ancak, kim haksızlık yapar, sonra yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki ben (ona karşı da) çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim."

Emrah Demiryent

(Benim manevi huzurumda) ancak, (nefsine) zulmeden korkar. (Böyle olmakla birlikte, günah işleyerek nefsine zulmeden kişi) kötülük yaptıktan sonra (yaptığı) kötülüğü (tövbe ederek) iyiliğe çevirirse, (şunu iyi bilsin ki) şüphesiz ben çok bağışlayanım, çok merhamet sahibiyim.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kavmine bildir ki) "Ancak kim zulmeder (çeşitli haksızlık ve yanlışlıklara düşer) de, sonra bunun ardından (tevbe edip Hakka ve hayra yönelerek) kötülüğünü iyiliğe çevirirse; artık şüphesiz Ben, Bağışlayanım, Esirgeyenim."

Erhan Aktaş

“Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, Çok Bağışlayıcıyım ve Rahmeti Kesintisiz Olanım.”

Eski Anadolu Türkçesi

“lįkin ol kim žulm eyledi. andan bedel eyledi eylügi yavuzlıķdan śoñra pes bayıķ ben yarlıġayıcıvan raḥmet ķılıcı.”

Hasan Basri Çantay

«Meğer ki zulmeden kimseler ola. Sonra bir kötülüğün ardından onu bir iyiliğe çevirirse şübhesiz ki ben (yine) hakkıyle yarlığayıcı, çok esirgeyiciyimdir».

Hayrat Neşriyat

Ancak, kim zulmeder, sonra (bu amelini) kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, o takdirde (bilsin ki) şübhesiz ben, Gafûr (çok bağışlayan)ım, Rahîm (çok merhamet eden)im.

İhsan Aktaş

Ancak (insanlara) zulmetmiş (haksızlık yapmış) olan kimse müstesna (böyleleri korkmalıdır). Sonra da kötülüğün ardından onu iyiliğe çevirirse, şüphe etmesin ki ben çok bağışlayan, (çok) merhamet edenim.*

İlyas Yorulmaz

“Ancak bir haksızlık yapan korkar. Kim haksızlık yaptığı kötülüğü iyiliğe döndürürse, şüphesiz ki Allah, bağışlayan ve merhametli olandır.” , şüphesiz ki Allah bağışlayan ve merhametli olandır.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak kıyıcılık edecek olurlarsa o başka. Bunlar da işledikleri kötülükleri iyiliğe çevirecek olurlarsa işte ben yarlıgayıcıyım, esirgeyiciyim.

İsmail Hakkı İzmirli

Fakat nefsine zulmedip sonra tövbeyle fenalığı iyiliğe çevirirsen, işte ben bu gibileri yarlıgar, bağışlarım.

İsmail Yakıt

“Ancak zulmeden müstesna. Sonra o kötü hâlini iyiliğe çevirirse (bilsin ki) Ben hiç şüphesiz Gafûr ve Rahîm olanım.

Kadri Çelik

“(Peygamber olmadığı halde) Sadece zulmedip sonra kötülüğün ardından (bu kötülüğü) iyiliğe çeviren kimse (de korkmamalıdır); şüphesiz ben bağışlayanım, esirgeyenim.”

Abdullah Parlıyan

Ancak yaratılış gayesi dışında hareket eden, benden korkar, ama o da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, ona da korku yok. Çünkü ben çok acıyan ve çok bağışlayanım.

Kuran Yolu

Ancak haksızlığa sapan korkar; o da işlediği bir kötülük yerine bir iyilik ederse bilsin ki ben çok bağışlayıcıyım, çok merhametliyim.

Mahmut Kısa

“Ancak, her kim zulmeder ve zulümde diretirse, işte o korksun Benden! Çünkü zulüm, kesinlikle cezasız kalmayacaktır. Bununla birlikte, zulmeden kişi bile, kötülük yaptıktan sonratövbe eder ve hayatını iyi yönde değiştirerek kötülüğü iyiliğe dönüştürürse, şunu iyi bilsin ki, hiç şüphesiz ben, içtenlikle tövbe edildiği takdirde en büyük günahları bile bağışlarım, çok ama çok merhametliyim.”

Mahmut Özdemir

“Ancak kim zulmetmiş, sonra kötülüğün ardından güzel bir şekilde değişmiş ise, şüphesiz ben, rahîm gafûr’um”.

Mehmet Çakır

Zalim iken zulmü bırakıp güzelliğe dönüş yapanlar da korkmasınlar. Çünkü ben, engin hoşgörülü bir sevgi seliyim.

Mehmet Çoban

"Kim haksızlık eder sonra işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa; bilsin ki, ben de ona karşı çok bağışlayıcı ve çok merhamet sahibiyim."

Mehmet Okuyan

Ancak haksızlık edip sonra da işlediği kötülüğün ardından güzel davranan kişi (bilsin ki) ben çok bağışlayanım; çok merhametliyim. [*]

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Ancak zâlimler bunun dışındadır. Ama sonra, işlediği kötülüğün yerine iyilik yaparak (tevbe eder)se şunu iyi bilsin ki Ben çok bağışlayıcıyım, pek merhamet sahibiyim.”

Muhammed Esed

Bir haksızlık yapıp da sonra kötülüğü iyiliğe çeviren ¹⁰ kimse için de ¹¹ (korku yok)! Çünkü, çok acıyıp-esirgeyen gerçek bağışlayıcı Benim, Ben!”

Mustafa Çavdar

Ayrıca ben kendisine zalimlik ederek yazık eden ve sonra yaptığı kötülükten tövbe edip dönen kimseye karşı da eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıyım. 20/82, 39/53...61

Ahmet Tekin

“Ancak haksızlık edenler, zulmedenler, dinimin yükselişinin, dindar kullarımın ilerlemesinin önünü kesme planları yapıp uygulayanlar korkar. Zulümden, haksızlıktan sonra, kötülüğün peşinden, onun yerine iyilikler yapıp, tevbe etmiş olan da bilsin ki, ben çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibiyim.”

Mustafa İslamoğlu

Ancak zulme bulaşanlar hariç.[³²⁸⁸] Fakat daha sonra, o kötülüğün ardından gidişatlarını iyi yönde değiştirirlerse, unutmasınlar ki Ben tarifsiz bir bağış, eşsiz bir rahmet kaynağıyım!”[³²⁸⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ancak (sair nâstan olup da) zulmeden korkmalıdır. (fakat) Sonra kötüIüğün arkasından güzelliğe tebdîl eyleyen (kimseler) başka. (Onlar da korkudan kurtulabilirler) Artık şüphe yok ki, Ben mağfiret, rahmet ediciyim.»

Orhan Kuntman

Fakat zulmeden başka!.. (Ufak dahi günah işlemiş olsa korkar, çünkü sorumluluğu var) Eğer o, yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, çok bağışlayanım ve çok merhametli olanım!.. (Sen de bir günah işledim diye korkuyorsan, korkma, bağışladım)

Osman Fırat

Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine (kendini) iyilikle değiştirirse bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.

Şaban Piriş

Ancak zulmedenler korkar. Kötülükten sonra iyilik yolunu tutanı, ben bağışlarım, merhamet ederim.

Satıraltı Meal (1534)

İllā ol kimse ki ẓulm ide, daḫı yamanlıḳdan ṣoñra yaḫşılıḳ üstine. Pes bengünāhlar baġışlayıcı‐men, raḥmet idici‐men.

Suat Yıldırım

“Benden korkanlar, zulüm ve günah işleyenlerdir. Fakat onlar da o fenalıktan sonra güzel işler yaparlarsa, onlara karşı da Ben çok affedici, geniş merhamet ve ihsan sahibi olarak muamele ederim. ” [4, 110]

Süleyman Ateş

Ancak zulmeden, sonra yaptığı kötülüğün yerine iyilik yapan olursa ona karşı da ben bağışlayıcı, esirgeyiciyim.

Süleyman Tevfik (1927)

"Ancak onlar ki nefislerine zulüm itdiler, sonra fenâlığı eyiliğe tebdîl idüb tevbe iylediler. Ben onları 'afv itdim. Çünki gafûr rahîmim."

Süleymaniye Vakfı

Sadece yanlış yapanlar korkarlar. Onlar da daha sonra kötülüğün yerine iyilik yaparlarsa ben de bağışlar, ikram ederim.

Ahmet Varol

Ancak haksızlık eden hariç. Eğer sonra kötülüğün ardından (onu) iyiliğe çevirirse şüphesiz ben bağışlayıcı, rahmet ediciyim.

Ümit Şimşek

“Ancak zulmedenler Benden korkar. Onlar da bir kötülük işledikten sonra onun yerine bir iyilik yaparsa, muhakkak ki Ben çok bağışlayıcı, çok merhamet ediciyim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Zulme bulaşan müstesna. O da bunu kötülüğün arkasından güzelliğe çevirirse hiç kuşkusuz ben Gafûr'um, Rahîm'im."

Ali Bulaç

'Ancak zulmeden başka; sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, artık şüphesiz Ben, bağışlayanım, esirgeyenim.'

Ali Fikri Yavuz

Ancak zulmeden müstesna. Sonra da kötülüğün arkasından iyiliğe dönen (tevbe eden) için muhakkak ki ben Gafûr'um= bağışlayıcıyım, Rahîm'im= çok merhametliyim.

Bahaeddin Sağlam

“Ancak zulmedip de yaptığı kötülüğün yerine iyilik ve güzellik yapan olursa,(*) muhakkak Ben, Gafur ve Rahimim.” (Bağışlar ve acırım)

Bayraktar Bayraklı

“Ancak, kim zulmeder, sonra işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben çok bağışlayıcıyım; çok merhamet sahibiyim.”