Neml Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ

Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Süleyman, Davud'un mirasçısı oldu ve ey insanlar dedi, bize kuşdili öğretildi ve her şeye ait bilgi verildi bize; şüphe yok ki bu, elbette apaçık bir lütuf ve ihsandır.

Besim Atalay (1965)

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu, dedi ki: «Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretilmiştir, bize her şey verildi, işte, açık bir erdem budur»

Cemal Külünkoğlu

Süleyman, Davud'un yerine geçince dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşlarla anlaşma mantığı kavratıldı ve her şey bolca verildi, kuşku yok ki, bu apaçık bir lütuftur.”

Cemil Said (1924)

Süleymân Dâvûd’un vârisi oldı "Ey insânlar bize kuşların lisânlarıdan anlamak hâssası virildi ve daha muhtâc oldığımız her şey bize i’tâ olundı. Bu âşikâr bir lütufdur." didi.

Diyanet Vakfı

Süleyman Davud'a vâris oldu ve dedi ki: Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.

Edip Yüksel

Süleyman Davud'a varis oldu. Dedi ki, "Ey halk, bize kuşların dilini anlamak öğretildi ve bize her şeyden verildi. Bu apaçık bir lütuftur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Süleyman Davûda varis olup ey nâs, didi: bize mantıkuttayr (kuş dili) ta'lim buyuruldu, hem bize her şeyden verildi, şübhesiz ki bu her halde o fazlı mübîn

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Süleyman Davud'a varis olup dedi ki: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur."

Emrah Demiryent

Süleymân (insanlar arasında hak ve adaletle hükmetmek üzere babasının yerine geçti. Böylece o ilim ve hâkimiyet konularında babası) Dâvûd’a vâris oldu ve “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize (ihtiyaç duyduğumuz) her şeyden (bolca) verildi. Şüphesiz bu, (Allah’ın bize) apaçık bir lütfudur” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz.) Süleyman (babası) Davud’a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili (mantıkut-tayr = sinyallerle haberleşme) öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür (ve Allah’ın faziletidir)."

Erhan Aktaş

Süleymân, Dâvûd'a mirasçı oldu¹. Süleymân: “Ey insanlar! Bize kuşdili öğretildi². Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı mįrāŝ aldı süleymān dāvud’ı daħı eyitti “iy ādemįler! ögredinildük biz ķuş sözin daħı virildük her neseneden. bayıķ uşbu ol fażılıdur bellü.”

Hasan Basri Çantay

Süleyman Dâvuda mîrascı oldu. Dedi ki: «Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Bize her şeyden (behre) verildi. Şübhesiz ki bu, apaçık bir üstünlüğün ta kendisidir».

Hayrat Neşriyat

Süleymân da, Dâvûd'a vâris oldu ve dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize herşeyden verildi.(1) Doğrusu bu, gerçekten apaçık lütuftur.”

İhsan Aktaş

Ve (bu bakımdan) Süleymân Dâvûd’a vâris oldu. Ve Süleymân: Ey insanlar! Bize kuş mantığı [ses, hareket ve davranışlarından anlam çıkarma ve istifade etme bilgisi] öğretildi ve bize her şeyden verildi” dedi. Doğrusu bu (Rabbim tarafından) açık bir lütuftur.*

İlyas Yorulmaz

Süleyman Davud’a mirasçı olmuş ve Süleyman “Ey insanlar! Bize kuşlardan istifade etme bilgisi öğretilmiş ve her şeyden bir parça verilmiştir. Elbetteki bu apaçık Allah’ın bir lütfu dur” demişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Süleyman Davud’un yerine geçti. Dedi: "Ey insanlar! Bna kuşların dili öğretildi. Bana vergilerin her türlüsü de verildi. İşte bu,en büyük bağıştır."

İsmail Hakkı İzmirli

Süleyman Davud/a nübüvvet ve mülkte vâris oldu da dedi ki «— Ey nâs! Bize kuş dili [¹] öğretildi, bize enbiya ve müluke verilen her şey verildi. İşte bu, apaşikâr bir inayettir».

İsmail Yakıt

Süleyman Davud’a vâris oldu ve “Ey insanlar! Bize kuşların mantığı/dili⁶ [mantıka’t-tayr] öğretildi ve bize herşeyden verildi. Muhakkak ki bu apaçık bir lütuftur” dedi.

Kadri Çelik

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Hiç şüphesiz bu, apaçık olan bir üstünlüktür.”

Abdullah Parlıyan

Ve bu bakımdan Süleyman, Davud'un gerçek varisi idi. Öyle ki O, şöyle derdi: “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi, güzel ve iyi şeylerin hepsinden bolca verildi. Bu bize Allah'ın apaçık bir lütfudur.”

Kuran Yolu

Süleyman Dâvûd’un yerine geçti. Dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden gerektiği kadar verildi. Doğrusu bu apaçık bir lutuftur.”

Mahmut Kısa

Süleyman, babasının ölümünün ardından onun yolunu izleyerek Davud’un mirasçısı oldu. Kendisine öyle muhteşem bir güç verilmişti ki, “Ey insanlar!” diyordu, “Bize kuşların dili ve diğer bütün varlıklarla iletişim kurma tekniği öğretildi ve her konuda bilgi, beceri ve imkânlar verildi bize. Doğrusu bu, bize Allah tarafından bahşedilmişapaçık bir lütuftur.

Mahmut Özdemir

Süleyman, Davud’a mirasçı oldu. Dedi ki: “Ey İnsanlar! Bize Kuşlar’ın dili öğretildi. Bize her şeyden verildi. Şüphesiz bu, elbette Açık Lütuf’tur”.

Mehmet Çakır

Süleyman ise Davûd'un mülküne konduktan sonra halka şöyle hitap etti: " Ey insanlar bana kuş dili yanı sıra birçok bilgi yüklendi: Bunlar, bize çok büyük bir değer verildiğinin ifadesidir. "

Mehmet Çoban

Süleyman Davud’a mirasçı oldu. Süleyman babasının arkasından toplumunun başına geçerek toplumuna seslendi. "Ey insanlar! Bize gıptayla baktığımız kuş toplumunun dilini öğrenme imkânı verildi. Aramızda gelişen birçok olaydan sonra onlar hizmetimize girdi. Hâlbuki biz onları hayranlıkla izliyorduk. Onların gücü kuvveti karşısında ne yapacağımızı bilmiyorduk. Allah’a şükür! Allah onların elinden gücü aldı bize verdi. Üstelik her şeyden bize bolca pay verildi. İşte bu Rabbimizden bize verilen büyük bir lütuftur."

Mehmet Okuyan

Süleyman, Davud’a mirasçı olmuş ve şöyle demişti: “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize (yararlı) her şeyden (pay) verildi.” Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.

Mehmet Türk

Süleyman, Dâvût’un yerine geçti ve: “Ey insanlar! Bize kuşdili öğretildi ve bize her şeyden¹ (bolca) verildi. Kesinlikle bu, apaçık bir lütuftur.” dedi.

Muhammed Esed

Ve [bu bakımdan] Süleyman Davud’un [gerçek] varisi idi; öyle ki, o şöyle derdi: “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi; [güzel ve iyi] şeylerin hepsinden [cömertçe] bahşedildi; bu [bize Allah’ın] apaçık bir lütfudur!”

Mustafa Çavdar

Süleyman da Davud’un yerine geçti. Dedi ki; “Ey insanlar! Bize kuşların mantığı öğretildi ve her konuda bilgi verildi. İşte bu, Allah’ın büyük bir lütfudur.” 38/18...39

Ahmet Tekin

Süleyman Dâvûd'a varis olup, onun yerine geçti. Süleyman: “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi. Bize her şeyden nasip verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve Süleyman Dâvud’a vâris oldu; ve “Ey insanlar!” diye seslendi, “Bize kuşların mantığı öğretildi;[³²⁹⁴] ve bize bu alanda (gerekli olan) her şey bahşedildi;[³²⁹⁵] elbet bu, işte budur Allah’ın apaçık lûtfu.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Süleyman Dâvud'a vâris oldu ve dedi ki: «Ey Nâs! Bize her kuşun dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Şüphe yok ki bu, elbette bu, apaçık bir inayettir.»

Orhan Kuntman

Ve Süleyman, (peygamberlikte) Davud'a varis oldu!. O zaman; "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve (hem nübüvvet, hem de hükme ait) her şeyden verildi. Elbette bunlar -Rabbimizden- apaçık bir lütuftur" dedi.

Osman Fırat

Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir fazlalıktır" dedi.

Şaban Piriş

Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve:-Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi, demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı mīrāẟ itdi Dāvūd[a] Süleymānı ve eyitdi: İy ādem oġlanları, biz ḳuşdilin ögrendük, didi. Daḫı virildi bize her nesnenüñ ḥükmidünyāda. Taḥḳīḳ budur ulu kerāmet, didi.

Suat Yıldırım

Süleyman Davud'a vâris oldu ve “Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve daha her şeyden bolca nasip verildi. Gerçekten bunlar âşikâr lütuflardır. ” dedi.

Süleyman Ateş

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Ve bize her şeyden (bolca) bir pay verildi. İşte bu, açık bir lutuftur."

Süleyman Tevfik (1927)

Ve Süleymân Dâvûd'a vâris oldı. Ve: "Ey Nâs! Bize kuşların lisânı ta'lîm olundı ve her şeyden virildi bu âşikâr bir fazl ve keremdir" didi.

Süleymaniye Vakfı

Süleyman Davud’un yerine geçti. Dedi ki; “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve her şeyden verildi. İşte bu,apaçık üstünlüktür.

Ahmet Varol

Süleyman Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden (bolca) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur."

Ümit Şimşek

Davud'a vâris olduğunda, Süleyman “Ey insanlar,” dedi. “Bize kuş dili öğretildi ve herşeyden bir nasip verildi. Bu ise apaçık bir lütuftur.”

Yaşar Nuri Öztürk

Süleyman, Dâvûd'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden biraz verildi. Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."

Ali Bulaç

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: 'Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, açık bir üstünlüktür.'

Ali Fikri Yavuz

Süleyman, (babası) Davûd'a vâris oldu (onun nübüvvet ve ilmi kendisine geçti) de dedi ki: “- Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi; hem de bize her şeyden (bütün nimetlerden) verildi. Şüphesiz ki bu, açık bir üstünlüktür.”

Bahaeddin Sağlam

Ve Süleyman, Davud’a varis oldu. “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi, her şeyden bize bir nasip verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir üstünlüktür” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Süleyman, Dâvûd'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: “Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden biraz verildi. Şüphesiz bu apaçık bir lütuftur.”