Neml Suresi 21. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

21. Ayet

لَاُعَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَد۪يدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ

“Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona şiddetli bir surette azap edeceğim, yahut onu kestireceğim, yahut da bana, neden bulunmadığının sebebini açıklayan bir delil gösterir.

Besim Atalay (1965)

Ya ona bir katı azap ederim, ya keserim, ya da açıkçana özür, getire bana»

Cemal Külünkoğlu

“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”

Cemil Said (1924)

20, 21. Tuyûr ordusunı gözden geçirdi. "Hüdhüd kuşunı (bir nev’i serguçli kuş) niçün görmüyorum, gelmedi mi? Eğer bana ma’kûl bir ma’zeret beyân itmez ise âna şedîd ’azâb ideceğim ve öldüreceğim" didi.

Diyanet Vakfı

Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek ya da onun canını iyice yakacağım yahut onu boğazlayacağım!

Edip Yüksel

Bana (özür olarak) açık bir delil getirmezse, onu şiddetli bir cezaya çarpacağım, yahut onu keseceğim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette ona şiddetli bir azâb ederim veya boynunu keserim, yâhud da bana her halde açık, kuvvetli bir bürhan getirir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek, ya da onu şiddetli bir azaba uğratacağım, yahut boğazlıyacağım!"

Emrah Demiryent

(Bu itaatsizliğinden dolayı) ona ya şiddetli bir ceza vereceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bu itaatsizliği, ihmal ve gafletinden dolayı ise) "Gerçekten şiddetli bir eziyetle onun canını yakıvereceğim, ya da (eğer hıyanet ve isyan etmişse) onu boğazlayıp (keseceğim) veya o (Hüdhüd kuşu), bana (mazeretini ispatlayacak) apaçık olan bir delil getirmelidir."

Erhan Aktaş

“Kesinlikle ona şiddetli bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili açık bir belge getirecek.”

Eski Anadolu Türkçesi

“'aźāb eyleyem aña ķatı 'aźāb yā boġazlayam anı yā getüre baña bellü ḥüccet.”

Hasan Basri Çantay

«Onu her halde çetin bir azaba uğratacağım. Yahud onu mutlakaa kesdireceğim, yahud bana açık ve kat'î bir bürhan getirir».

Hayrat Neşriyat

“Onu elbette şiddetli bir azâb ile cezâlandıracağım veya onu hakikaten keseceğim yâhut kesinlikle bana (ma'zeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek!”

İhsan Aktaş

Bana (mazeretini belgeleyen) açık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetle cezalandırırım yahut boğarak (asarak) öldürürüm dedi. *

İlyas Yorulmaz

“Eğer bana sağlam bir mazeret getirmezse, ona şiddetli bir ceza vereceğim ya da onu keseceğim” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onu ya ağır bir azaba uğratacağım, ya da ne olursa olsun öldüreceğim. Bana apaçık bir kanıt getirirse o başka!"

İsmail Hakkı İzmirli

20, 21. Başka bir gün Süleyman kuşları yokladı da dedi ki «— Niye Çavuş kuşunu göremiyorum? Yoksa gaiplere mi karıştı? [³] * Reddolunmayacak derecede bir mazeret beyan edinceye kadar onu işkenceye uğratacağım veya boğazlayacağım».

İsmail Yakıt

“Bana apaçık bir delil [sultân]/geçerli bir mazeret getirmedikçe, kesinlikle onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut kafasını keseceğim.”

Kadri Çelik

“Onu ya ağır bir cezaya çarptıracağım, ya keseceğim ya da bana (mazeretini belgeleyen) apaçık olan ispatlayıcı bir delil getirmelidir.”

Abdullah Parlıyan

Eğer böyleyse, karşıma inandırıcı bir mazeretle çıkmadığı takdirde, onu ya şiddetli bir ceza ile cezalandıracağım, ya da boynunu uçuracağım!”

Kuran Yolu

“Ya bana açık bir gerekçe getirir veya onu şiddetle cezalandırırım ya da onu ¬boğazlarım!”

Mahmut Kısa

“Bu konuda bana geçerli bir mâzeret göstermediği takdirde, onu ya şiddetli bir şekilde cezalandıracağım; ya da derhal kafasını koparacağım!”

Mahmut Özdemir

“Elbette, ona şiddetli bir azap ederim veya onu keserim ya da bana açıkça bir sültan / belge / bilgi / haber getirir”.

Mehmet Çakır

Eğer bu kuş bana önemli bir haber getiremez ise fena halde canını yakar ya da onu keserim. "

Mehmet Çoban

"Ona çetin bir ceza vereceğim! Yahut onu keseceğim! Benim cezamdan kurtulabilmesi için açık ve kabul edilebilir bir mazeret getirmesi gerekir!" <>dedi.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ya onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım veya onu keseceğim [*] ya da bana apaçık bir delil (mazeret) getirecek!” demişti.

Mehmet Türk

(Ve devamla): “(Karşıma) inandırıcı bir mazeretle çıkmadığı takdirde onu ya şiddetli bir cezâya çarptıracağım ya da onun boynunu vuracağım!”¹ (dedi.)

Muhammed Esed

[Eğer böyleyse,] karşıma inandırıcı bir mazeretle ¹⁸ çıkmadığı takdirde, onu ya şiddetli bir cezayla cezalandıracağım ya da boynunu uçuracağım!”

Mustafa Çavdar

Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazeretle çıkar ya da onu şiddetli bir şekilde cezalandırır ve keserim.

Ahmet Tekin

“Onu ağır bir ceza ile tüylerini yolarak cezalandıracağım veya onu mutlaka keseceğim yahut da hükümranlığımı güçlendirecek çok önemli bir hizmet yaparak yanıma gelmiş olacak.”

Mustafa İslamoğlu

Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazeretle çıkar; ya da ona şiddetli bir yaptırım uygularım, daha olmazsa kafasını kopartırım!”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Herhalde onu şiddetli bir azap ile muazzep kılarım veya onu boğazlarım, yahut bana apaçık bir hüccet getirir.»

Orhan Kuntman

Eğer o (mazeretini kanıtlayan) kuvvetli bir delil getirmeyecek olursa, ya ona azap ederim, ya da keserim" dedi.

Osman Fırat

"Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da onu keseceğim. "

Şaban Piriş

Ya bana apaçık bir belge getirecek, ya da onu şiddetli bir cezaya çarptıracağım veya keseceğim.

Satıraltı Meal (1534)

Aña ‘aẕāb ideyin men ḳatı ṣarp ‘aẕāb, yā boġazlayın anı, yā baña birulu ḥüccet‐ile gele, didi.

Suat Yıldırım

“Kuvvetli ve geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim. ”

Süleyman Ateş

Ona çetin bir azabedeceğim, ya da onu keseceğim. Yahut da bana (mazeretini belirten) açık bir delil getirecek.

Süleyman Tevfik (1927)

Onı şiddetli 'azâb ile 'azâb iderim. Yâhud zebh iylerim veyâhud bana mühim bir haber ve burhân getirir de 'adem-i huzûrı sebebini beyân ider" didi.

Süleymaniye Vakfı

“Ona ağır bir ceza vereceğim veya keseceğim. Ya da bana, haklılığını gösteren açık bir kanıt getirir!”

Ahmet Varol

Ona ya şiddetle azap edeceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek."

Ümit Şimşek

“Ya bana açık bir mazeret getirir, ya da ben onu yaman bir azaba uğratır yahut keserim.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; yahut da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek."

Ali Bulaç

'Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir.'

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak surette ona şiddetli bir azab yapacağım veya boynunu keseceğim, yahud özrünü gösterecek açık bir delil bana getirir.”

Bahaeddin Sağlam

Ben ona şiddetli bir azap vereceğim veya onu boğazlayacağım veya o bana apaçık bir delil getirecektir.” dedi.

Bayraktar Bayraklı

“Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; ya da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek.”