Neml Suresi 23. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

23. Ayet

اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ

“Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada, onlara bir kadının hükümdar olduğunu gördüm ve kendisine her şey verilmiş ve bir de çok büyük tahtı var.

Besim Atalay (1965)

Gördüm ki bir kadın orda egemen, her şeyi yerindedir, büyük bir tahtı var !

Cemal Külünkoğlu

“Ben, o yörenin halkını yöneten bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey bolca verilmiş, görkemli bir tahtı var.”

Cemil Said (1924)

22, 23. Fi’l hakîka çok geçmedi, Hüdhüd geldi. Süleymân’a "Ben senin bilmediğini öğrendim. Ben Sebe memleketinden sana haberler getürdim. Orada erkeklere hükümdarlık iden bir kadın gördüm [1] Her şeyi yerinde oldığı gibi büyük bir tahtı da var"

Diyanet Vakfı

Gerçekten, onlara (Sebe'lilere) hükümdarlık eden, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadınla karşılaştım.

Edip Yüksel

"Onları yöneten bir kadın buldum. Kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir sarayı var."

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ben bir kadın buldum, onlara meliklik ediyor, kendisine her şeyden verilmiş, azametli bir tahtı da var

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Gerçekten, onlara (Sebelilere) hükümdarlık eden, kendisine her türlü imkan verilmiş ve büyük bir tahta sahip olan bir kadınla karşılaştım."

Emrah Demiryent

Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden bir kadın gördüm. Kendisine (ihtiyaç duyduğu dünya nimetlerinden) her türlü imkân verilmiş ve üstelik onun (mücevherlerle süslenmiş) çok değerli (görkemli) bir tahtı var.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın(ı toplumun başında) buldum ki, ona (dünyalık nimet ve faziletlerden) her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı vardır. (Güç ve saltanat sahibi bir hanımdır.)"

Erhan Aktaş

“Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var.”

Eski Anadolu Türkçesi

“bayıķ ben buldum bir 'avrat mālik olur anlara. daħı virildi her neseneden daħı anuñdur 'arş ulu.

Hasan Basri Çantay

«Hakıykat, orada bir kadını onlara hükümdarlık eder buldum. Kendisine her şey verilmişdir. Onun bir de çok büyük bir tahtı var».

Hayrat Neşriyat

“Gerçekten ben, onlara (Sebe'lilere) hükümdârlık eden ve kendisine herşeyden(bir nasib) verilmiş ve kendisi için büyük bir taht bulunan (Belkıs adında) bir kadın buldum!”

İhsan Aktaş

Gerçekten ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık yapan ve (bu hususta gereken ne ise) kendisine her şeyden verilmiş olup (onun ülkesinin büyüklüğünü, hükümranlığını ve pek güçlü bir yönetim şeklini simgeleyen görkemli) bir arşı bulunan bir kadını buldum.*

İlyas Yorulmaz

“Ben orada Sebe halkına sahiplik (kraliçe) yapan bir kadın gördüm. Ona her şey verilmiş ve birde büyükçe bir tahtı var.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte ben orada bir kadın gördüm ki onlara hakanlık eder. Ona varlığın her türlüsü verilmiş. Koskoca bir tahtı da var onun.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Ben orada bir kadının padişahlık ettiğini gördüm. Ona her şey [¹] verilmiştir, onun büyük bir tahtı da vardır».

İsmail Yakıt

“Ben onlara hükümdarlık eden, kendisine her şey verilmiş ve muazzam bir tahtın sahibi olan bir kadına rastladım [vecedtu].”

Kadri Çelik

“Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum. Ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük de bir tahtı var.”

Abdullah Parlıyan

Sebe' halkına bir kadının hükümdar olduğunu gördüm. Öyle bir kadın ki, kendisine herşey verilmiş, güçlü bir yönetimi ve büyük bir tahtı var.

Kuran Yolu

“Onları bir kadın hükümdarın yönettiğini gördüm; kendisine her imkân verilmiş; bir de muhteşem tahtı var.

Mahmut Kısa

“Oranın halkını Belkıs adında bir kadının yönettiğini ve ona, bir kralın sahip olması gereken her türden bilgi, beceri ve imkânın bahşedildiğini gördüm. Ayrıca onun, çok büyük ve görkemli bir de tahtı var.”

Mahmut Özdemir

-“Ben, onlara melikelik (kraliçelik) yapan ve orada kendisine her şeyden verilmiş bir kadın buldum. Onun çok büyük bir arş’ı / taht’ı da var.

Mehmet Çakır

" Bu ülkeyi bütün imkânlara sahip bir bayanın yönettiğini gördüm. Ayrıca çok muhteşem bir tahtı da var.

Mehmet Çoban

"Ben onlara hükümdarlık eden bir kadın gördüm. Kendisine Kralların bütün gücü, ihtişamı ve varlığı verilmiş. Büyük bir tahtı da var."

Mehmet Okuyan

Kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük de bir tahtı olan bir hanımı [*] (Belkıs’ı) onları yönetir buldum.

Mehmet Türk

“Gerçekten ben o (Sebe’lileri) yöneten, kendisine her türlü imkân verilmiş ve büyük bir de tahtı olan bir kadın buldum.”

Muhammed Esed

“Oranın halkına bir kadının hükmettiğini gördüm; (öyle bir kadın ki,) kendisine [iyi ve güzel] şeylerin hepsinden [cömertçe] verilmiş; güçlü de bir yönetimi var.

Mustafa Çavdar

– Ben, orada onlara bir kadının hükümdarlık yaptığını gördüm. Ona, bir hükümdar için gerekli olan her şey verilmişti bir de muhteşem bir tahtı vardı.

Ahmet Tekin

“Sebe' halkına kraliçe sıfatıyla hükümdarlık eden liyâkatli, yiğit bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey verilmiş. Muazzam bir tahtı var.”

Mustafa İslamoğlu

Evet ben orada bir kadın buldum ki, o ora halkına yöneticilik yapıyor; (bir iktidara gerekli olan) her şeyden ona da verilmiş; üstelik onun pek muhteşem bir tahtı da var.[³³⁰⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Muhakkak ki ben, bir kadın buldum ki onları hükümdarlık ediyor, ve kendisine her şeyden verilmiş ve onun için pek büyük bir taht da var.»

Orhan Kuntman

"O belde halkına hükmeden ve (ordu, mühimmat gibi) her şeyden kendisine bolca verilmiş olan ve büyük bir taht'a da sahip olan bir kadın buldum."

Osman Fırat

"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve muhteşem bir tahtı olan bir kadın gördüm. "

Şaban Piriş

-Ben, orada hükümdarlık eden bir kadın buldum. Bu kadına her şey verilmiş, onun bir de kocaman tahtı var.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ ben ṭapdum bir ‘avrat anlara melik olmış. Daḫı virilmiş aña hernesneden. Daḫı anuñ ulu taḥtı vardur muraṣṣa‘, didi.

Suat Yıldırım

Sebe halkını bir kadın hükümdarın yönettiğini gördüm. Kendisine her türlü imkân verilmiş. Onun güçlü bir yönetimi olduğu gibi pek büyük bir tahtı da var.

Süleyman Ateş

Ben onlara hükümdarlık eden bir kadın buldum, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı var.

Süleyman Tevfik (1927)

"Ben, onlara pâdişâhlık iden bir kadın buldum ki ona her şey, mal ve mülk, satvet ve şevket, refâh ve devlet virilmişdi ve onun pek büyük bir tahtı vardır."

Süleymaniye Vakfı

Orada bir kadına rastladım; onları egemenliği altına almış ve ona her şeyden verilmiş; büyük bir arşı da var.

Ahmet Varol

Ben, onlara [1] hükmeden, kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın buldum.

Ümit Şimşek

“Orada, onları yöneten bir kadın hükümdar buldum ki, her türlü imkâna sahip; pek büyük bir de tahtı var.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sabâlılara hükmeden bir kadın buldum. Kendisine her şeyden bir pay verilmiş, kocaman bir tahtı var."

Ali Bulaç

'Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var.'

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten ben bir kadın buldum, Sebe' halkına padişahlık yapıyor, kendisine (padişahların muhtaç olduğu) her şey verilmiş. Muhteşem bir tahtı da var.

Bahaeddin Sağlam

“Şüphesiz ben, onlara hükümdarlık eden bir kadın gördüm. Bütün imkânlara sahipti. Büyük bir tahtı vardı.

Bayraktar Bayraklı

“Sebe'lilere hükmeden bir kadın buldum. Kendisine her şeyden bir pay verilmiş, kocaman bir tahtı var.”