Neml Suresi 28. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

28. Ayet

اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ

“Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Git, şu mektubumu götür, ver onlara, sonra biraz çekil onlardan, bak bakalım, ne cevap verecekler?

Besim Atalay (1965)

Al şu betiğimi götür onlara, çekil sonra da, bekle, ne yapacaklar?»

Cemal Külünkoğlu

“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım, (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”

Cemil Said (1924)

27, 28. Süleymân: "Bakalım doğrı mı söyledin, yoksa yalan mı söyledin, benim tarafımdan bu mektûbı götür, ânlara vir. Bir kenarda dur, bak ne cevâb virecekler." didi.

Diyanet Vakfı

Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak.

Edip Yüksel

"Şu mektubumu onlara götürüp ilet ve sonra bir yana çekilip tepkilerini gözle."

Elmalılı Hamdi Yazır

Şu mektubumu götür bırak onlara, sonra dön kendilerinden de bak ne neticeye varacaklar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak."

Emrah Demiryent

Sen şimdi benim şu mektubumu götür, onlara (Sebe melikesinin eline geçecek şekilde) at, sonra onlardan biraz uzaklaş, bak bakalım, (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?

Abdullah-Ahmet Akgül

"(Bunu anlamamız için) Şu mektubumu götürüp onlara (Belkıs’ın Sarayı’na) bırak, sonra onlardan biraz öteye çekil ve seyret, hele bak ne yapıyorlar (nasıl bir tepki gösteriyorlar) ve nasıl bir sonuca-karara varacaklar? (anlayalım" dedi.)

Erhan Aktaş

“Bu mektubumu götür, onlara ilet. Sonra bir kenara çekilip ne tepki vereceklerini gözle.”

Eski Anadolu Türkçesi

“ilt nāmemi uşbu pes bıraķ anı anlardın yaña andan girü dön anlardan pes baķ ne nesene döndürürler.”

Hasan Basri Çantay

«Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak. Sonra onlardan biraz çekil de bak neye dönecekler»?

Hayrat Neşriyat

“Bu mektûbumu götür de kendilerine bırak; sonra onlardan (biraz öteye) çekil de, ne (netîce)ye varacaklarına bak!”

İhsan Aktaş

(Sonra, yazdığı mektubu Hüdhüd’e verip,)“Bu mektubumu (al) götür, onlara (Kraliçe ile idare meclisine) ilet. Sonra bak bakalım, mektubu nasıl karşılayacaklar? *

İlyas Yorulmaz

“Bu yazdığım mektubu götür ve onlara ver. Sonra onlardan dönüp uzaklaş ve onları gözetle. Nasıl bir tepki verecekler?” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Al şu benim mektubumu götür, onlara ver. Sonra, yanlarından biraz çekil de bekle, bakalım ne diyecekler."

İsmail Hakkı İzmirli

27, 28. Süleyman ona şöyle dedi: «— Bakalım gerçek mi söylüyorsun, yoksa yalancılardan biri misin? Benim şu mektubumu götür, onlara bırak, sonra onlara yakın bir yere çekil, dur, bak ne cevap verecekler!»

İsmail Yakıt

“Şu mektubumu götür, onlara bırak, bir kenara çekil ve bak bakalım nasıl cevap verecekler?”

Kadri Çelik

“Şu mektubumu götür, onlara at, sonra da onlardan bir tarafa çekil; böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar?”

Abdullah Parlıyan

“Al, bu mektubu onlara götür ve bak bakalım nasıl bir sonuca varacaklar.”

Kuran Yolu

Şu mektubumu götür, önlerine bırak, sonra onların yanından çekil de ne sonuca varacaklarına bak.”

Mahmut Kısa

“Şu mektubumu götür ve gizlice önlerine atıver, sonra onlardan biraz uzaklaşarak bir kenara çekil ve onları dikkatle gözetle, bakalım ne yapacaklar?”

Mahmut Özdemir

“Benim bu yazımı / mektubumu götür; onlara onu bırak! Sonra onlardan geri çekil! Bir bak; neye müracaat ediyorlar?”.

Mehmet Çakır

Şimdi sen, şu mektubumu götür ve onlara fırlat. Sonra biraz uzaklaşıp seyret bakalım ne yapacaklar. "

Mehmet Çoban

"Al bu mektubumu götür onlara ver. Sonra onlardan biraz çekil de bak! Ne yapacaklar?"

Mehmet Okuyan

Şu mektubumu [*] götür ve kendilerine ver; sonra (kenara) çekil de ne sonuca varacaklarına bak!”

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Şu mektubumu götür, onlara ver. Sonra (bir kenara) çekil de ne sonuca varacaklarına bir bak.” (dedi.)

Muhammed Esed

“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım, nasıl bir sonuca varacaklar”.

Mustafa Çavdar

Bu mektubumu al götür ve onlara ilet, sonra onlardan biraz uzaklaş ne cevap verecekler bir bak!

Ahmet Tekin

“Şu mektubumu götür, onlara bırak. Sonra bir kenara çekil. Ne sonuca varacaklarını dikkatlice takip et.”

Mustafa İslamoğlu

“Bu mektubumu al onlara ulaştır; sonra onlardan uzaklaşıp bir köşeye çekil de bak bakalım, nasıl bir sonuca varacaklar.”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Şu mektubum ile git, hemen onlara bırak, sonra onlardan çekil de bak ki, neye varacaklar?»

Orhan Kuntman

“Şu mektubu götür, kendilerine bırak!.. Sonra da bir tarafa çekil. Bak ki, neye karar verecekler!" diye emretti.

Osman Fırat

Bu mektubumu götür, onlara at, sonra onlardan dön de gel bakalım geri dönüşleri/tepkileri ne olacak.

Şaban Piriş

Bu mektubumu götür ve onlara ilet, sonra onlardan biraz ayrıl ve neye başvuracaklarına bak!

Satıraltı Meal (1534)

Al git benüm bu bitigümi, pes bıraḳ anlar üstine, andan ṣoñra biryañada ṭur, pes gör ne cevāb ḳaytarurlar.

Suat Yıldırım

27, 28. “Bakalım, dedi Süleyman, doğru mu söyledin, yoksa yalancının teki misin, bunu anlayacağız. Sen şimdi şu mektubumu götür, bırak onların yanına, sonra onlardan biraz uzaklaş ve ne yapacaklarını gözle. ”

Süleyman Ateş

Bu mektubumu götür, onlara at, sonra onlardan biraz öteye çekil de bak, neye başvuruyorlar (ne yapacaklar).

Süleyman Tevfik (1927)

"Bu mektûbumı alub götür o kavme at. Sonra bir tarafa çekilüb gizlenerek ne vecihle cevâba mürâca'at iderler gör" didi.

Süleymaniye Vakfı

Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra kenara çekil de bekle; bakalım ne cevap verecekler.”

Ahmet Varol

Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak; sonra onlardan biraz uzaklaş da bak ki neye başvuruyorlar."

Ümit Şimşek

“Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra bir kenara çekil ve ne yapacaklarına bak.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Şu yazımı götürüp onlara at. Sonra onlardan uzaklaş da bak bakalım, nasıl davranacaklar."

Ali Bulaç

'Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş, böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar?'

Ali Fikri Yavuz

Bu mektubumu götür de bırak onlara. Sonra yanlarından çekil de bak, ne neticeye varacaklar.”

Bahaeddin Sağlam

Bu mektubumu götür, onlara at. Sonra onlardan uzaklaş, bak bakalım ne cevap verecekler?” dedi.

Bayraktar Bayraklı

“Şu yazımı götürüp onlara at! Sonra onlardan uzaklaş da bak bakalım, nasıl davranacaklar.”[390]