Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona, saraya gir dendi. Billur döşemeyi görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. Süleyman, bu dedi, billur döşenmiş düz bir saha. Bunun üzerine o da Rabbim dedi, ben kendime zulmettim ve teslim oldum Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a.
Besim Atalay (1965)
«Saraya giresin!» denildi ona, sarayı görünce, bir derin su sanıp, hemen çemrendi, «Sırçadan yapılmış bir saraydır bu» dedi Süleyman; Belkıs dedi ki: «Ben kendime zulmetmişim, âlemlerin sahibi olan Allaha, Süleymanla bile, inan getirdim»
Cemal Külünkoğlu
Ona: “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(n zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona: “Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! (Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime zulmettim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum!” dedi.
Cemil Said (1924)
"Bu saraya gir" didiler, saraya girdiği vakit su var zannıyla paçalarını sıvadı. Süleymân "Bu billûr döşeli bir saraydır su yokdur paçalarını kapa [1]" didi.
Diyanet Vakfı
Ona: Köşke gir! dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: Bu, billûrdan yapılmış, şeffaf bir zemindir, dedi. Melike dedi ki: Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleyman'la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.
Edip Yüksel
Ona, "Sarayın salonuna gir," dendi. Sarayın salonunu görünce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı. (Süleyman) dedi ki, "Bu, kristalle döşenmiş bir salondur." (Kadın lider), "Rabbim, kendime haksızlık etmişim. Süleyman ile birlikte evrenlerin Rabbi ALLAH'a teslim oldum," dedi
Elmalılı Hamdi Yazır
Köşke gir denildi ona, derken onu görünce derin bir susandı ve paçalarından çemrendi, Süleyman, o dedi: mücellâ bir köşk, sırçadan, kadın ya rabb! Dedi: hakıkaten ben evvel nefsime zulmetmişim, şimdi Süleymanın maıyyetinde teslim oldum Allaha, o rabbül'âlemine
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ona "köşke gir!" dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini çekti. Süleyman "Bu billurdan yapılmış, şeffaf bir zemindir" dedi. Melike dedi ki: "Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmiştim. Süleyman'ın maiyyetinde, âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."
Emrah Demiryent
Ona, “Köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu (n zeminini) derin bir su sandı ve (ıslanmasın diye) eteklerini topladı. Süleymân, ona, “Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. (Sebe melikesi,) “Ey Rabbim! Şüphesiz ben, (güneşe taparak) nefsime zulmetmişim. Süleymân’ (ın peygamberliğini tasdik etmek) ile beraber, (İslâm dinini kabul ederek) âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan yapılma (mucizevi teknolojilerimizle düzeltilmiş ve özel üretilmiş) şeffaf kristalden bir köşk-zemindir." (Belkıs) Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben (şimdiye kadar Müslüman olmamakla) kendime zulmetmişim; (artık) ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum" (deyip İslam’a girmişti.)
Erhan Aktaş
Ona, “Köşke gir!” denildi. Köşkü görünce, onu¹ derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, “Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir.” dedi. Melike, “Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.” dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
eyidildi aña “gir köşke!” pes ol vaķt kim gördi anı śandı anı ulu śu daħı açdı iki incikin. eyitti süleymān “bayıķ ol köşkdür düzülmiş śırçalardan.” [203b] eyitti belķıs “iy çalabum! bayıķ ben žulm eyledüm gendüzüme. daħı müsülmān oldum süleymān- ıla Tañrı-çun 'ālemler çalabı’sı.”
Hasan Basri Çantay
Ona denildi ki: «Köşke gir». (Kadın) onu görünce, derin bir su sandı, iki ayağını aç (ıb sıva) dı. (Süleyman): «O, dedi, Hakıykaten sırçadan ma'mul, düzeltilmiş (ve şeffaf) bir açıklıkdır». (Kadın): «Ey Rabbim, hakıykat ben kendime yazık etmişim. Süleymanın maiyyetinde aalemlerin Rabbi olan Allaha teslîm oldum (müslüman oldum.)» dedi.
Hayrat Neşriyat
Ona: “Köşke gir!” denildi. Bunun üzerine (melîke) onu görünce, onu (o köşkün, altından su akıtılan ve üstü billûrla kaplanan zemînini) derin bir su zannetti ve (eteğini)inciklerinden açtı (yukarı çekti). (Süleymân ona:) “Doğrusu bu, billûrdan (yapılmış) şeffafbir köşktür!” dedi. (Melîke:) “Rabbim! Gerçekten ben nefsime zulmetmişim! ArtıkSüleymân'la berâber âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslîm oldum!” dedi.
İhsan Aktaş
Ona (şöyle) denildi: “- Saraya gir.” (Süleyman tarafından yaptırılan sarayın giriş yerine, daha önce kırılmaz cam konulmuş olup altından su akıtılmakta olduğundan kraliçe) onu (o sarayı) görünce derin bir su sandı ve (ıslanmasın diye elbiselerini kaldırarak) bacaklarından (bir miktar) açtı. Süleyman dedi ki: (Ey kraliçe! Bacaklarını ört) o, “tabanı kristal kaplı sırçadan yapılmış bir saraydır.” (Kraliçe de) dedi ki: “Ey Rabbim, gerçekten ben (senden başkasına kulluk etmekle) nefsime haksızlık etmişim. Artık Süleyman ile beraber, âlemlerin Rabbi Allah’a (senin zatına gönülden inanarak) teslim olmuş bulunuyorum.” *
İlyas Yorulmaz
Kraliçeye saraya girmesi söylendi. Sarayın içine girdiğinde, içinde su var zannedip, eteklerini topladı. Süleyman “(zemini) camla döşenip cilalanmış bir saray” dedi. Kraliçe “Rabbim! (şimdiye kadar) Nefsime zulmetmişim. Artık Süleyman la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ona, "Avluya gir" denildi. Kadın avluyu görünce büyük bir su gördüğünü sandı. Hemen ayak kaplarını çıkardı. Süleyman dedi: "Burası sırça döşeli bir avludur." Kadın dedi: "Çalabım! Şimdiye kadar ben kendime yazık etmişim. Artık ben kendimi Süleyman ile birlikte bütün varlıkların çalabı olan Allah’a veriyorum."
İsmail Hakkı İzmirli
Ona «— Köşke gir» denildi, Belkıs onun meydanını görünce onu derin su sandı, baldırlarını açtı. Süleyman ona «— Bu billûrla döşenmiş, düz bir köşktür, su değildir» dedi. Belkıs dedi ki: Yâ Rab ben güneşe tapmakla [⁸] nefsime zulmetmiştim. Süleyman vasıtasıyle âlemlerin Rabbi olan Tanrı/ya münkat olup imana girdim [⁹].
İsmail Yakıt
Ona “Köşke gir!” dendi. Orayı görünce derin bir su sandı ve eteklerini yukarıya çekti. Bunun üzerine (Süleyman), “Muhakkak ki bu (zemini) camdan yapılmış bir köşktür” dedi. Melike de “Rabbim muhakkak ben kendime zulmettim. Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.
Kadri Çelik
Ona, “Köşke gir” denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman) Dedi ki: “Gerçekten bu (su değildir, etkilenip iman etmen için Şam topraklarına varmadan önce emrim üzere), sırçadan düzeltilmiş bir köşktür.” Dedi ki: “Rabbim! Gerçekten ben (daha önce güneşe secde ettiğim için) kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.”
Abdullah Parlıyan
Sebe' melikesine “Saraya gir!” denildi. Sarayın selamlık kısmını görünce, önünde derin bir su var sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: “Bu, zemini camla döşenmiş bir saraydır!” dedi. Bunun üzerine melike: “Rabbim, senden başkasına kulluk etmekle, ben kendime yazık etmişim; fakat şimdi Süleyman'la beraber, alemlerin Rabbi olan Allah'a yürekten boyun eğiyorum!” dedi.
Kuran Yolu
Ona, “Köşke gir” denildi. Kraliçe salonu görünce, onu oraya toplanmış su sandı ve eteğini topladı. Süleyman, “Bu, billûrdan yapılmış bir köşkün şeffaf zeminidir” diye uyardı. Kraliçe, “Rabbim, ben gerçekten kendime zulmetmişim! Artık Süleyman’la beraber âlemlerin rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi.
Mahmut Kısa
Daha sonra ona, “Saraya girer misiniz?” dendi. Belkıs saraya girip onun ışıl ışıl parlayan saydam döşemesini görünce, orayı derin bir su zannederek, ıslanmasın diye eteğini topladı. Bunun üzerine Süleyman, “Korkma!” dedi, “Bu, zemini şeffaf kristal ile döşenmiş ve her yanı cilâlanarak parlatılmış bir saraydır. Ama sen, onu ilk bakışta derin bir havuz zannettin. İşte, önyargılara kapılarak hakikati göremeyen insanın durumu da böyledir: Hak din, ona ilk bakışta sıkıntılı, meşakkatli bir yol gibi görünebilir. Ancak, insan ve cin şeytanlarının telkinleri sonucu zihninde oluşan batıl önyargıları aşarak hakka yöneldiği takdirde, ondaki güzelliği, parlaklığı açıkça görecektir.” Süleyman’ın hikmet dolu sözlerinden etkilenen ve böyle büyük bir zenginlik ve kudrete sahip olmasına rağmen asla kibre kapılmadığını, aksine, derin bir tevazu ile dâimâ Rabb’ine yönelip O’na şükrettiğini gören Belkıs, “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Doğrusu ben, şu ana kadar Sana kulluktan uzak durmakla kendime zulmetmişim fakat işte şimdi, Süleyman ile birlikte, bütün varlıkların gerçek sahibi, yöneticisi ve Efendisi olan Allah’a yürekten boyun eğiyorum!” Ama insanlık tarihinde bütün saltanat sahipleri Belkıs gibi teslim olmadılar:
Mahmut Özdemir
Ona: “Köşk’e gir!” denildi. Orayı görünce onu derin bir su sandı. Islanmasın diye (eteğini, paçasını) kıvırıp sıvadı. (Süleyman): “Bu, saydam camdan parlatılmış bir köşktür” dedi.(Melike): “Rabbim! Ben, kendi nefsime zulmettim. Âlemler’in rabbi Allah’a Süleyman ile birlikte teslim oldum” dedi.
Mehmet Çakır
Süleyman kraliçeye: " Salona buyurun. " Kraliçe baktı, salonu su sanıp çemrendi: Süleyman: " Yoo. Salon sırçadan o kadar. " Kraliçe: " Rabb’im! Süleyman’ın yanında kainatı çekip çeviren Allah'a teslim olmak var iken ben, kendime yazık etmişim... "
Mehmet Çoban
Ona: "Köşke gir!" denildi. Kraliçe köşkün zeminini görünce su zannetti, eteklerini kaldırdı. Süleyman: "Su gibi gördüğün şey sırçadan yapılmış cilalı şeffaf bir zemindir." dedi. Kraliçe Süleyman’ın saltanatını, zenginliğini tanıdıkça şaşırıp kaldı. Süleyman’ın ihtişamı ve kudreti karşısında kendisini düşününce, kendisinin ve ülkesinin zenginliklerinin hiçbir anlamı olmadığını anladı. Süleyman’ın ülkesinde gördüğü gerçekler, Rabbini daha çok tanımasına yardımcı oldu. Dedi ki: "Rabbim! Ben nefsime zulmetmişim. Artık Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbine teslim oldum!"
Mehmet Okuyan
(Belkıs’a) “Saraya gir!” denmişti. O, (zemini) görünce derin bir su var sanmış ve ayaklarını açmıştı (eteğinin ucunu sıvamıştı). (Süleyman) “Bu, billurdan yapılmış bir köşk (zemini)dir” [*] deyince, (Belkıs) şunu söylemişti: “Rabbim! Şüphesiz ki ben (güneşe tapmakla) kendime yazık etmişim. Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.”
Mehmet Türk
O (melikeye): “Köşke gir!” denildi. O, o (köşkü) görünce (zeminini) su zannetti ve (ıslanmaması için)¹ eteğini yukarı çekti. (Bunun üzerine Süleyman): “(Eteğini indir) o, camdan yapılmış, şeffaf bir köşktür.” dedi. (Melike de): “Ey Rabbim! Ben gerçekten kendime zulmetmişim. Ben, Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.” dedi.
Muhammed Esed
[Az sonra] ona: “Girin bu saraya!” dendi. Fakat sarayı görünce, (önünde) engin-duru bir su (var) sandı ve eteğini yukarı çekti. ⁴¹ [Süleyman:] “Bu, zemini camla döşenmiş bir saraydır!” ⁴² dedi. [Sebe Melikesi:] “Rabbim!” dedi, “[Senden başkasına kulluk etmekle] ben kendime yazık etmişim; fakat [şimdi] Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a yürekten boyun eğiyorum!”
Mustafa Çavdar
Ona: “Buyurun köşkün salonuna girin!” denildi. Billur zemini görünce derin bir su zannetti ve eteklerini yukarı çekti. Süleyman: “Bu köşkün zemini billurdan yapılmıştır” dedi. Kadın da: – Rabbim, ben güneşe tapmakla gerçekten kendime zulmederek yazık etmişim. Şimdi artık ben Süleyman’la birlikte bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’a kayıtsız ve şartsız teslim oldum, dedi. 2/112, 3/16...20, 4/124- 125
Ahmet Tekin
Ona: “Köşke, içeri buyur.” denildi. Kraliçe köşkün billur döşemesini görünce, derin bir su sanarak eteğini yukarı çekti, bacaklarını açtı. Süleyman: “Bu, billurdan döşenmiş bir sahanlıktır” dedi. Kraliçe: “Rabbim, ben senden başkasına kulluk ve ibadet ederek kendime yazık etmişim. Süleyman'la beraber, bütün varlıkların, âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim olarak hükmüne rıza gösterdim, müslüman oldum.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
(Sebe kraliçesine); “Saraya buyurun!” denildi. Fakat sarayı görünce, onun (önünde) derin bir su var sandı ve eteğini kaldırdı.[³³²¹] (Süleyman) dedi ki: “Bu, tabanı kristalle kaplı bir saraydır.” Kadın “Rabbim!” dedi, “Ben kendime kötülük etmişim! Artık ben de Süleyman’la beraber Âlemlerin Rabbine gönülden teslim oldum.”[³³²²]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ona denildi ki: «Saraya gir.» Vaktâ ki onu gördü, onu derin bir su sandı, iki baldırını açıverdi. (Hazreti Süleyman) Dedi ki: «O hakikaten sırçalardan döşenmiş düz, açık bir yerdir.» (Kadın da) dedi ki: «Yarabbi! ben nefsime zulmettim ve Süleyman ile beraber âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.»
Orhan Kuntman
Bunun üzerine ona: "Köşke gir" denildi. Avlusunu görünce, onu derin bir su sandı ve (ıslanmasın diye) eteklerini çekiverdi. (Onun şaşkın halini gören Süleyman) "O, (derin su sandığın şey) billurdan döşenmiş bir meydandır" diyerek onu uyardı. O vakit Melike: "Ey Rabbim, kuşkusuz ben kendime yazık etmişim, şimdi ise, Süleyman’ın maiyyetinde, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum!" dedi. (Böylece tevbe edip müslüman oldu)
Osman Fırat
Ona (Camdan olan) "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum" dedi.
Şaban Piriş
Ona, “köşke gir!” denildi. Orayı görünce derin su sandı ve eteğini topladı. Süleyman:-Bu camdan yapılmış bir köşktür, dedi. Kadın da:-Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Süleyman'la beraber evrenin sahibi Allah'a teslim oldum, dedi.
Satıraltı Meal (1534)
Belḳīsa eyidildi: Gir ṣırça ḳaṣr içine. Pes ḳaçan ki anı gördi, ṣırçayı ṣu ṣandıve iki baldırın ṣıġayup içdi. Süleymān eyitdi: Ol girgen ṣu degüldür, ṣırça‐lardan düzülmiş köşkdür, didi. Belḳīs eyitdi: Yā Rabbī, ben nefsüme ẓulmeyledüm, imdi īmān getürüp Müselmān oldum Süleymāna. Ol Tañrı ki ‘ālem‐leri yaradupdur, didi.
Suat Yıldırım
Kraliçeye: “Buyurun, saraya girin” denildi. Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti. Süleyman: “Bu, sırçadan yapılmış şeffaf bir saraydır. ” Kraliçe: “Ya Rabbî, dedi, Ben (Sen'den başkasına ibadet etmekle) kendime zulmetmişim, şimdi ise Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbine teslim oluyorum. ”
Süleyman Ateş
Ona: "Köşke gir!" dendi. Köşkü görünce zemini su sandı ve bacaklarını sıvadı. (Süleyman) "O, cilalı, şeffaf sırçadandır" dedi. (Kraliçe): "Rabbim, ben kendime zulmetmişim. (Artık) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum," dedi.
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymân Belkıs'a "Havuza gir" didi. Belkıs onı su zan iylediğinden eteklerini yukarı kaldırub bacaklarını açdı. O zamân Süleymân: "O billurdan bir döşemedir" didi. [²] Belkıs: "Yâ Rabbî! Ben güneşe 'ibâdetle nefsime zulüm itdim. Şimdi Süleymân ile berâber 'âlemlerin rabbi olan Allâh'a İslâm oldum" didi.
Süleymaniye Vakfı
Ona, “Avluya girer misin” denildi. Avluya girince derince bir su sandı. Eteklerini topladı. Süleyman; “Burası billur döşeli bir avludur” dedi. Kadın (kendi kendine); “Ya Sahip, ben kendime kötülük etmişim. Süleyman ile birlikte varlıkların Sahibine teslim oldum” dedi.
Ahmet Varol
Ona: "Köşke gir" denildi. (Hükümdar kadın) onu görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. (Süleyman): "O, camdan yapılmış dümdüz bir zemindir" dedi. (Hükümdar kadın): "Rabbim! Gerçekten ben kendime zulmetmişim. (Artık) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum" dedi.
Ümit Şimşek
Kendisine “Saraya gir” dendi. Sarayın zeminini görünce, onu duru bir su zannetti ve eteklerini topladı. Süleyman “Bu billurdan yapılmış saydam bir saraydır” dedi. Belkıs “Rabbim, ben gerçekten kendime yazık etmişim,” dedi. “Şimdi Süleyman ile beraber Âlemlerin Rabbine teslim oldum.”
Yaşar Nuri Öztürk
Ona denildi: "Köşke gir!" Melike onu görünce su sandı ve baldırlarını açtı. Süleyman dedi ki: "O, cilalı sırçadan yapılmış bir parlak avlu/zemindir." Melike dedi: "Rabbim, doğrusu ben öz benliğime zulmetmişim. Artık Süleyman'la birlikte, âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oluyorum."
Ali Bulaç
Ona: 'Köşke gir' denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: 'Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir.' Dedi ki: 'Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.'
Ali Fikri Yavuz
Ona (Belkıs'a şöyle) denildi: “- Saray'a gir.” (Süleyman tarafından yaptırılan sarayın giriş yerine, daha önce cam konulmuş olup altından su akıtılmakta olduğundan Belkıs) bunu görünce derin bir su zannetti ve (ıslanmasın diye) elbiselerini kaldırarak bacaklarından (bir miktar) açtı. Süleyman dedi ki:(Ey Belkıs bacaklarını ört) o, camdan yapılmış şeffaf bir saraydır. (Belkıs şöyle) dedi: “- Ey Rabbim, gerçekten ben (önceden) nefsime zulmetmişim. Şimdi Süleyman'ın beraberliğinde âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim olup müslüman oldum.”
Bahaeddin Sağlam
Ona: “Avluya gir” denildi. O, avluyu görünce, derin bir su sandı. Ve bacaklarını açtı. Süleyman. “O camdan yapılmış dümdüz bir zemindir” dedi. Bunun üzerine Kraliçe: “Şüphesiz ben kendime zulmettim. İşte Süleyman ile beraber Rabb-ül Âlemin olan Allah’a teslim oluyorum.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
Ona, “Köşke gir!” denildi. Melike köşkü görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. Süleyman, “O sırçadan cilalı, şeffaftır” dedi. Melike, “Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Artık Süleyman ile beraber âlemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum” dedi.