48. Ayet
وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk ediyorlar, düzene hiç yanaşmıyorlardı.
Kentte dokuz boy vardı, orda fesat ederlerdi, yararlı iş yapmazlardı
O şehirde (insanlar arasında) dokuz çete vardı ki, bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz, ülkede bozgunculuk ve fesat çıkarıp dururlardı.
Şehirde memleketde fesâd îkâ’ ider ve hiç a’mâl-i sâlihada bulunmaz dokuz kişi vardı.
O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
Kentte dokuzlu bir çete vardı; bölgede bozgunculuk çıkarıyorlar ve asla iyi bir şey yapmıyorlardı.
Şehirde dokuz çete vardı, hep Arzda fesad yaparlar, salâha yaramazlardı
O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
O (Semûd kavminin yaşadığı, Hicr isimli) şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, (asla) iyilik yapmayan dokuz kişilik bir çete vardı.
O şehirde (Medine’de ve her Medeniyette ve Memlekette) DOKUZ’LU BİR ÇETE (halkı ezmek ve zulüm düzenini sürdürmek üzere fikren ve fiilen işbirliği yapan dokuz ayrı şebeke) vardı, ki onlar yeryüzünde (ve ülkelerinde fesat) bozgunculuk çıkarıyorlar (dirlik-düzen bırakmıyorlardı), ıslah (ve iyilik) tarafına ise hiç yanaşmıyorlardı.
Kentte bozguncu olan, bozgunculuk yapan dokuz kabile vardı. Yeryüzünde bozgunculuk yapardı. Düzeltmeye yanaşmazlardı.
daħı oldı-y-ıdı şar içinde toķuz bölük fesād eylerlerdi yirde eyü işlemezlerdi.
O şehirde (düşman) dokuz erkek vardı ki bunlar yer (yüzün) de fesâd çıkarıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
O şehirde ise dokuz kişi vardı ki, yeryüzünde fesad çıkarıyorlardı, ıslâh etmiyorlardı.(1)
Şehirde de, dokuzlu bir çete vardı ki, yeryüzünde karışıklık çıkarıyor ve düzeni sağlamaya (hiç) çalışmıyorlardı.
Şehirde, doğru işler yapmayan ve bulundukları yerde yalnızca bozgunculuk çıkaran dokuz kişi vardı.
ülkede dokuz kişi vardı, bunlar ortalığı yalnız karıştırırlar, düzeltmek nedir bilmezlerdi.
Memlekette Hicir/de dokuz kişi vardı ki o toprakta fesat çıkarırlardı, iyi iş işlemezlerdi.
Şehirde dokuz kişilik bir çete [reht] vardı. Yeryüzünde/ ülkede bozgunculuk yapıyorlar ve ıslahtan yana olmuyorlardı.¹⁴
O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapan ve düzeltmeye uğraşmayan dokuzlu bir çete vardı.
Ve o şehirde, bozgunculuk yapan, düzen ve uyumdan yana olmayan, dokuz kişilik bir çete gurubu vardı.
O şehirde dokuz elebaşı vardı; bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, iyileştirme ve düzeltme cihetine gitmiyorlardı.
O şehirde, insanlar arasında Allah’a kulluk ve teslimiyeti egemen kılmak yerine, yeryüzünde sürekli bozgunculuk çıkaran servet ve iktidar sahibi dokuz kişilik bir çete vardı.
Yeryüzü’nde / Ülke’de bozgunculuk çıkaran, düzeltmeyen “çetenin dokuzu” Şehir’deydi.
O sırada kentte dokuz çete ağası vardı. Bunlar, ıslahatçı olacak yerde kentin altını üstüne getiriyorlardı.
Onların arasında dokuz kişi vardı. Her türlü kötülükte önde giderlerdi. Onları kendilerine önder edindiler. Onlarsa yeryüzünde bozgunculuk yapar, toplumun iyiliği, toplumun güzelliği için hiçbir şey yapmazlardı. Üstelik kendi çıkarlarını, halkın çıkarlarından üstün görürlerdi. Böylece ellerine geçirdikleri her fırsatta zayıfların mallarını türlü hilelerle gasp ederler. Hiç kimsenin hakkına riayet etmezlerdi. Bir gün bu bozguncular, Salih’e ve inananlara tuzak kurmak için bir araya geldiler. Toplumun bundan haberi yoktu.
O şehirde bozgunculuk yapan ve ıslah etmeyen dokuzlu çete vardı. [*]
O (Hicr)¹ şehrinde, yeryüzünde bozgunculuk yapıp (asla) iyilik yapmayan dokuz kişilik bir çete vardı.
İmdi, o şehirde bozgunculuk yapıp düzen ve uyumdan yana olmayan dokuz kişi ⁴⁷ vardı;
O şehirde dokuz kişilik bir çete vardı bunlar ülkede sürekli bozgunculuk yapıyor, dirlik ve düzenlik bırakmıyorlardı. 2/11- 12, 7/86
O şehirde dokuz çete reisi vardı ki, ülkede bozgunculuk yapıyorlar, karışıklık çıkarıyorlar, iyilik, ıslah tarafına, din ve dünya işlerinin, sosyal ilişkilerin düzeltilerek, geliştirilerek yaşanmasına hiç yanaşmıyorlardı.
Vâkı’a, malum kentte[³³²⁵] dokuz kişilik bir çete[³³²⁶] vardı; bunlar düzeni sağlamadıkları gibi, bozgunculuktan geri durmuyorlardı.
Ve şehirde dokuz kişi var idi ki, yerde fesada çalışıyorlardı, ıslahda bulunmuyorlardı.
O beldede bozgunculuk yapan, iyilik tarafına hiç yanaşmayan dokuz çete vardı!
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Şehirde dokuz çete vardı. Bunlar, yeryüzünü ıslah etmiyor, bozgunculuk yapıyorlardı.
Daḫı şehrde ṭoḳuz kişi var‐ıdı ki fesād iderlerdi yir yüzinde, eylük eyle‐mezlerdi.
Şehirde dokuz çete vardı ki bunlar ülkede hep bozgunculuk çıkarır, iyileştirme ve düzeltme adına hiç bir şey yapmazlardı.
Şehirde dokuz kişi vardı ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, düzeltmezlerdi.
O memleketin ileri gelenlerinden dokuz kişi vardı ki arzı ifsâd ider ve ıslâh itmezlerdi.
O şehirde dokuz kişi vardı, bozgunculuk eder, huzurlu bir ortam istemezlerdi.
O şehirde dokuz adam vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor, düzen sağlamıyorlardı.
O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz, ülkede fesat çıkarıp dururlardı.
O kentte, hep bozgun çıkarıp [yeryüzünde] barışa hiç yanaşmayan dokuz çete vardı.
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı.
O (Semûd kavminin bulunduğu Hicr adlı) şehirde dokuz kimse vardı ki, bunlar yeryüzünde fesad çıkarıyorlar, iyiliğe yanaşmıyorlardı.
Ve şehirde, yeryüzünü bozan, ıslahat yapmayan dokuz kabile vardı.
O şehirde dokuz çete vardı; bunlar ülkede bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.