53. Ayet
وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ
İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Ve inanıp çekinenleri kurtardık biz.
Kurtardık inanarak, sakınmış olanları
(Öğretilerimize yürekten) inanan ve (inandıklarının gereklerini yerine getirerek) Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hayatlarına devam eden erdemli kimseleri ise kurtardık.
Îmân idenleri ve Allâh’dan korkanları kurtardık.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.
İnananları ve erdemli davrananları kurtardık.
Halbuki iyman edip korunur olanları necata çıkardık
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları da kurtardık.
Îmân edip (Allah’a karşı gelmekten) sakınanları ise kurtardık.
(Bunları düşünüp anlayanlar için, bir ibret ve hikmet levhası olarak bıraktık.) İman edenleri ve kötülükten sakınan kimseleri ise kurtardık. (Yani; Semud ve Hz. Salih kavminden inananları, küfür ve kötülükten kaçınanları selamete çıkardık.)
İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.
daħı ķurtarduķ anları kim inandılar daħı oldılar ķorķarlar.
İman edib de (fenâlıkdan) sakınır olanları biz (dâima) kurtardık.
Îmân edip (Allah'a karşı gelmekten) sakınmakta olanları ise kurtardık.
İnanmış olup (kötü işlerden) sakınanları da kurtardık.
( İtaat edip) Korundukları için, iman edenleri kurtardık.
İnanan, sakınan kimseleri ise Biz kurtardık.
İman getirenleriyse kurtardık. Bunlar şirkten sakınırlardı,
İnanan ve sorumluluk bilincinde olanları kurtardık.
İman edenleri ve korkup sakınanları da kurtardık.
İman edip kötülükten sakınıp, yolunu Allah'ın kitabıyla bulanları ise kurtardık.
İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınanları ise o felâketten kurtardık.
Âyetlerimize yürekten iman eden ve bu imanın gereği olarak, dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakınan kimseleri ise dünya ve âhiret azâbından kurtardık. Ve aradan yıllar geçti, yeni nesiller geldi. İsimler ve şekiller değişti, fakat değişmeyen tek şey vardı; hak ile bâtılın amansız mücâdelesi:
İman etmiş olanları kurtardık. Sakınıp korunuyorlardı.
İnananları ise kurtardık. Çünkü onlar, kendilerini sağlama almışlardı...
Biz inanıp günahlardan korunanları her zaman kurtardık.
İman edip [takvâ]lı (duyarlı) davranmış olanları ise kurtarmıştık.
(O toplumdan) îman edip, Allah’tan hakkıyla sakınanları (helâk olmaktan) kurtardık.
ve inanıp Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri kurtarmış olmamızda da!
Sonunda iman edenleri kurtardık. Çünkü onlar isyandan korunuyorlardı. 10/103, 30/47
İman edenleri, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam eden mü'minleri kurtarmamızda da ibretler, uyarılar vardır.
Yine, iman edip sorumluluk bilinciyle hareket eden kimseleri kurtarmış olmamızda da…[³³³¹]
Halbuki imân edip fenalıktan sakınır olanları necâta erdirdik.
İman edip, kötülüklerden sakınanları ise kurtardık.
İman edenleri ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanları ise kurtardık.
İman edenleri ise kurtardık. Çünkü onlar Allah'tan korkuyorlardı.
Daḫı ḳurtarduḳ īmān getürenleri ve Tañrıdan ḳorḳanları.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.
İnananları ve korunanları kurtardık.
Ve îmân idenleri kurtardık ki onlar me'âsîden ve küfürden sakınırlardı.
İnanmış ve kendini korumuş olanları ise kurtarmıştık.
İman eden ve sakınanları kurtardık.
İman eden ve kötülükten sakınan kimseleri de kurtardık.
Biz inananları, korunup sakınanları kurtardık.
İman edenleri ve sakınanları kurtardık.
Halbuki iman edip de küfürden sakınanları kurtardık.
Ve inanıp da kendilerini koruyanları kurtardık.
İman edip sakınanları ise kurtardık.