71. Ayet
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Ve derler ki: Bu vait, ne vakit yerine gelecek doğru söylüyorsanız.
Onlar, derler ki: «Gerçekseniz eğer siz, ne vakittir işbu vait?»
(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
"Bu tehdîdler ne vakit husûle gelecek sâdık isen söyleyiniz" diyorlar.
Onlar: Eğer doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım) bu tehdit ne zaman gerçekleşecek? derler.
"Doğru iseniz, bu söz ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
Bir de ne zaman bu va'd gerçek iseniz? diyorlar
Bir de, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad (ettiğiniz azab) hani, ne zaman?" derler.
(Yine o müşrikler alay ederek,) “Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit ettiğiniz (azap) ne zaman (gerçekleşecek)” diyorlar.
(Kâfirler) Derler ki: "Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va’ad olunan (azap) ne zaman (gelecek, bunlar boş tehditlerdir)?"
“Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
daħı eydürler “ķaçandur uşbu va'de eger olduñuz-ise girçekler?”
Onlar: «Bu va'd (ve tehdîd) in (tahakkuku) ne zaman? Doğrucu kimselerseniz (söyleyin)» derler.
“Bir de eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?” diyorlar.
Bir de, (iddianızda) doğru iseniz, (ölümden sonra) bu (diriliş) vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar. *
Onlar “Bize vaat ettiğin şey ne zaman? Eğer doğruyu söylüyorsanız başımıza getirin” diyorlar.
Onlar derler: "Sizler doğru kimselerseniz söyleyin bize, o azap sözü ne zaman gerçekleşecek?"
Onlar «— Gerçekseniz bu azap vâdesi ne vakit olur?» derler.
Onlar, “Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Derler ki: “Eğer doğruyu söyleyenler iseniz, bu vaat edilen (azap) ne zaman?”
Ve “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, söyleyin siz ey inananlar, bu ölümden sonra diriliş vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diye sordukları zaman
“Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diye soruyorlar.
Onlar, “Eğer cennet, cehennem, kıyâmet, âhiret vs. hakkında dedikleriniz doğru ise, savurduğunuz bu tehditler ne zaman gerçekleşecek?” diyerek seninle alay ediyorlar.
-“Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bu vaad ne zaman?” diyorlar.
Şayet: " Madem samimisiniz şu kıyamet olayı ne zaman ? " diyecek olurlarsa,
Sıkıştıkça soracaklar: "Doğru iseniz bu tehdit ettiğiniz şey ne zaman gelecek?"
“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*]
O (Kâfirler bir de): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.
Ve “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, [söyleyin siz ey inananlar,] bu [ölümden sonra diriliş] vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diye sordukları [zaman],
Bir de kalkıp diyorlar ki: – Eğer, doğru söylüyorsanız, bu tehdit edip durduğunuz azap ne zaman? 21/38- 39, 29/53...55, 67/25
Onlar: “Eğer iddianızda doğru iseniz, bu tehdit, nihaî yargı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Bir de diyorlar ki: “(Azaba ilişkin)[³³⁴⁴] bu tehdidiniz ne zaman gerçekleşecek, eğer sözünüze sadıksanız haber verin bakalım?”
Ve derler ki: «Bu vaad ne zamandır? Eğer siz doğru sözlü kimseler oldunuz iseniz (haber veriniz bakalım).»
O kafirler: "Eğer doğru sözlü kimselersiniz, bize bildirin bakalım o tehdit ne zaman gerçekleşecek?” de derler.
Doğru iseniz bu tehdid (ettiğiniz azâb) ne zaman (gelecek)? diyorlar.
-Eğer, doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zaman? derler.
Daḫı eydürler ki: Ne vaḳt olur bu va‘de eger siz girçek iseñüz?
“İddianızda doğru iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek? ” derler. [17, 51; 29, 54]
Doğru iseniz bu tehdid(ettiğiniz azab) ne zaman (gelecek)? diyorlar.
Kâfirler: "Eğer sâdıklar iseniz bu va'ad ne vakitdir" dirler.
“Söylediğiniz doğruysa bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.
"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?" diyorlar.
Diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz bu şey ne zaman gelecek?”
"Eğer doğru sözlülerseniz, bu vaat ne zaman?" derler.
Derler ki: 'Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va'dolunan (azab) ne zaman?'
Bir de şöyle diyorlar: “- (Azabla bizi korkuttuğunuz) bu vaad ne zaman? Sözünüzde doğru kimselerseniz söyleyin.”
Ve: “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman olacak?” derler.
Onlar, “Eğer doğru sözlü iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.