Neml Suresi 82. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

82. Ayet

وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟

(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sözün, onlar hakkında yerine geleceği, tahakkuk edeceği zaman gelip çatınca yeryüzünden, onlara bir mahluk çıkarırız ki o, konuşur onlarla ve gerçekten de insanlar, delillerimize adamakıllı inanmazlar der.

Besim Atalay (1965)

Onlara söz hak olunca «İnsanlar bizim âyetlerimize inanmazlardı» diyerek, kendileriyle konuşabilen, yerden bir canavar çıkaracağız

Cemal Külünkoğlu

Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, onların karşısına yerden, kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.

Cemil Said (1924)

Ânlar hakkındaki hükmün icrâsı zamânı geldiği vakit arzdan bir dâbbe (canavar) çıkaracağız. O canavar ânlara: İnsanlar hakîkatde rabbimizin âyâtına metânetle inanmadılar" diyu bağıracakdır.

Diyanet Vakfı

O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

Edip Yüksel

Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık çıkaracağız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimize inanmadığını bildirecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Söylenen başlarına geleceği vakıt da onlar için Arzdan bir dâbbe çıkarırız, nâsın âyetlerimize yakîn ile inanmaz idiklerini kendilerine söyler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

Emrah Demiryent

(Kıyametin kopacağına dair), o sözün, üzerlerine vukuu yaklaştığı zaman, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir varlık) çıkarırız. O, onlara, insanların (çoğunun) âyetlerimize inanmadıklarını (ve bu yüzden azaba müstahak olduklarını) söyler.

Abdullah-Ahmet Akgül

O (va’ad edilen) sözün vuku bulacağı (aynen) başlarına gelip (sabit olacağı ve gerçekleşip yaşanacağı) zaman, (yani kıyamet öncesinde;) onlar için yerden bir canlı (dabbe) çıkarırız. O da insanlara, Bizim ayetlerimize (ve hikmetlerimize) yakinen inanmadıklarını (ve kalben mutmain olup kavrayamadıklarını) konuşup söyleyecektir.

Erhan Aktaş

Üzerlerine söz¹ gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe² çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, insanların³ ayetlerimize inanmadıklarını söyler.⁴

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan kim düşe söz anlaruñ üzere çıķaravuz anlaruñ içün bir cānaver yirden söyleye anlara kim bayıķ 'ādemįler oldılar āyetlerümüze gümānsuz olmazlar.

Hasan Basri Çantay

O söz (ün ma'nâsı) kendilerinin aleyhinde (tahakkuk edib) vukuu (ve zuhuur) a geldiği zaman yerden bunlar için bir dâbbe çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kat'î bir kanâat beslemezler idiğini (başlarına kakarak) söyler.

Hayrat Neşriyat

O (azab) söz(ü) başlarına geldiği (kıyâmet yaklaştığı) zaman ise, onlara yerden bir dâbbe (hareketli bir canlı) çıkarırız; (o,) gerçekten insanların âyetlerimize kat'î olarak inanmıyor olduklarını kendilerine söyler.(1)

İhsan Aktaş

Ve (onların aleyhine) verilen o (kıyamet günündeki hesap ve azap) sözü gerçekleştiğinde, (o gün) onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız, (o canlı) onlara konuşarak, (dünyada iken inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.*

İlyas Yorulmaz

Sözün onlar (İsrail oğulları) üzerine gerçekleşme zamanı geldiğinde, onlar için yerden onlarla konuşan bir canlı çıkartırız. Muhakkak ki insanlar ayetlerimizi içlerine sindiremiyorlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ın sözü onların zararına olarak gerçekleşince biz onlara karşı yerden öyle bir dört ayaklı çıkaracağız ki onlara gerçekten insanların belgelerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyecektir.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar hakkında söz husûl bulunca [³] onlara yerden bir «Dabbe» çıkaracağız ki onlara bizim namımıza «— İnsanlar âyetlerimizi [⁴] yakînen bilmiyorlardı» diyecektir.

İsmail Yakıt

Söz gerçekleştiği zaman²⁰ kendilerine, yerden, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyen bir canlı [dâbbe] çıkarırız.

Kadri Çelik

(Yer ve gökteki ayetler karşısında iman etmediklerinden) O söz (azap) başlarına geldiği zaman, onlara yerden (harikulade bir mucize olarak) bir canlı çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.

Abdullah Parlıyan

Söylenen kıyamet saati, başlarına geldiğinde, onların karşısına yerden kendilerine: “İnsanlığın, mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını” söyleyen bir yaratık çıkaracağız.

Kuran Yolu

Söylenen (kıyamet) başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir yaratık çıkarırız da insanların âyetlerimize kesin bir şekilde iman etmedikleri konusunda onlarla konuşur.

Mahmut Kısa

Haklarındaki vaad gerçekleşerek ölüm vakti geldiği zaman, onları sorgulamak için yerin içindenkorkunç görünümlü bir yaratık çıkaracağız ve bu yaratık onlara,insanların çoğunun ayetlerimize gereğince inanmadıklarını ve bu yüzden azâbı hak ettiklerini söyleyecek. O zaman tövbe edip bağışlanmak için yalvaracaklar, ancak tövbeleri kabul edilmeyecek.

Mahmut Özdemir

Söz onların aleyhine vâki’ olduğu zaman onlarla konuşan, onlar için Yer’den hareketli / dâbbe çıkardık. Yine de İnsanlar, bizim âyetlerimize kesin inanmıyorlardı.

Mehmet Çakır

Sözü edilen gün gelip çatınca, yer altından bir canlı çıkaracağız. Bu canlı insanlara, bizim sözlerimizi yeterince anlayamadıklarını söyleyecek.

Mehmet Çoban

Hesap günü yeryüzünden her şeyi açıklayan bir şahit çıkarırız. Elbette o insanların ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Mehmet Okuyan

Onlar hakkında o (azap) sözü gerçekleştiği zaman, onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız [*] ve bu (inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.

Mehmet Türk

O sözün başlarına geleceği (yani kıyametin kopacağı) zaman, onlara yerden insanların âyetlerimize gerçekten îman etmediklerini söyleyen canlı bir yaratık ¹ çıkarırız.

Muhammed Esed

Ve [o kalben sağır ve kör olanlara gelince: Haktan yana kendilerine söylenen] söz bütün açıklığıyla gerçekleştiği zaman, ⁷³ onların karşısına yerden, kendilerine insanlığın mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız. ⁷⁴

Mustafa Çavdar

Onların aleyhine verilen söz gerçekleştiğinde, yerden bir canlı çıkartırız, onlara konuşarak, insanların bizim ayetlerimize gönülden inanmadıklarını bildirecek. 44/9...11, 54/1...4

Ahmet Tekin

İlâhî kelâmdaki tehdidin, kesinlikle gerçekleşeceği vakit, Kıyamet koparken onlara yerden bir canlı mahlûk çıkarırız. Bu, insanların âyetlerimize, Kur'ân'ımıza, kâinattaki kudretimizin delillerine, ilme, gerekçeye itibar etmediklerini, kesinlikle inanmadıklarını söyleyerek onları yaralar.

Mustafa İslamoğlu

Ve (o vahyi işitmeyen ölüler ve sağırlar) aleyhindeki söz[³³⁵³] gerçekleştiği zaman, onlar için[³³⁵⁴] yerden bir canlı[³³⁵⁵] çıkarırız;[³³⁵⁶] o onlara mesajlarımıza öteden beri insanların yürekten inanmamış olduklarını söyler.[³³⁵⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Söylenen söz, başlarına geldiği zaman, onlar için yerden bir dâbbe çıkarırız da Bizim âyetlerimize nâsın kat'i sûrette inanmaz olduklarını onlara söyler.

Orhan Kuntman

(Sen ne kadar uğraşsan kabul etmedikleri, hatta işitmemek için kulaklarını tıkadıkları) Kendilerine va’dolunan söz (gerçekleşeceği kesin olan kıyamet) başlarına geleceği (kopacağı) zaman, yerden onlar için bir Dabbe (acaib bir mahluk) çıkarırız ki o, insanlardan ayetlerimize kesin olarak iman etmemiş olanlara içyüzlerini (başlarına kakarak) bildirir!

Osman Fırat

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dâbbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, âyetlerimize iman etmediklerini söyler.

Şaban Piriş

Onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız da onlara konuşarak; insanların gerçekten ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan düşse anlar üstine ‘aẕāb, çıḳarur‐biz anlara bir Dābbe yirden.Söyleye anlara ki: Taḥḳīḳ ādemīler bizüm āyetlerümüzi yaḳīn bilmezlerdi.

Suat Yıldırım

Kıyamet hakkındaki sözün gerçekleşme zamanı yaklaşınca onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize, (özellikle kıyamete dair ayetlerimize) inanmadıklarını söyler. {KM, Vahiy 13, 11}

Süleyman Ateş

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Süleyman Tevfik (1927)

Nâs üzerine kavil vâki' oldukda (ba's ve 'azâb yaklaşdıkda) biz onlara yerden bir hayvân çıkarırız ki: Nâs âyetlerimizi yakînen tefekkür itmezler diye tekellüm ider.

Süleymaniye Vakfı

Bu insanların haklarındaki karar kesinleşince[1] onlar için yerden (kabirlerinden) bir dâbbe[2] çıkarırız. Dâbbe, o insanlara, Allah’ın âyetlerine kesin bir inançla inanmadıklarını söyler.

Ahmet Varol

(Kendilerine söylenmiş olan) söz başlarına geldiği zaman yerden bir canlı çıkarırız ki o onlara, insanların ayetlerimize kesin bir inançla inanmadıklarını söyler.

Ümit Şimşek

Söz verilen zaman gelip çattığında, onlara yerden bir dâbbe çıkarırız ki, kendileriyle konuşur da insanların âyetlerimize kesin bir şekilde inanmadıklarını söyler.(11)

Yaşar Nuri Öztürk

O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar için bir dâbbe/debelenir gibi yürüyen bir canlı çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.

Ali Bulaç

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.

Ali Fikri Yavuz

(Kıyametin kopacağına dair), o sözün, üzerlerine vukuu yaklaştığı zaman, onlar için yerden bir Dabbe (kıyamet âlâmetlerinden olup, mümin ile kâfiri işaretliyerek birbirinden ayıracak olan bir hayvan) çıkarırız da, insanların âyetlerimize yakînen iman etmemiş olduklarını kendilerine söyler.

Bahaeddin Sağlam

Azap sözü başlarında gerçekleştiği zaman, yerden onlar için bir canlı çıkartırız. “İnsanlar ayetlerimize gerçekten inanmadılar.” diye onlarla konuşur.

Bayraktar Bayraklı

O söz, tepelerine indiğinde, yerden onlar için canlı bir yaratık çıkarırız da, o onlara, insanların bizim âyetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.[396]