89. Ayet
مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ
Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ
Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
Kim, bir iyilikle gelirse yaptığı iyilikten de hayırlı bir mükafat var ona ve onlar, o günün şiddetli korkusundan emindirler.
Kim iylikle gelirse, ona bundan hayırlısı verilir, emniyettedir onlar günün ürküntüsünden
Kim (Allah'ın huzuruna, ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler.
Hasenât ile gelecekler hayır görecekler ve ânlar her dürlü havf ve haşyetden âzâde olacaklardır.
Kim iyilikle (ilâhî huzura) gelirse, ona daha iyisi verilir. Ve onlar o gün korkudan emin kalırlar.
Kim iyilik getirirse, ona ondan daha iyisi verilir ve onlar o günün korkusundan güvenlikte olurlar.
Her kim hasene ile gelirse o vakıt ona ondan daha hayırlısı var ve onlar o günkü feza'dan emîn kalırlar
Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.
Her kim (âhirete) iyilikle (îmânlı olarak güzel amelle) gelirse, karşılığında ona daha hayırlısı verilir. Onlar o gün (her) korkudan emindirler.
(Böylece) Kim (ahirette Allah’ın huzuruna) iyilikle (iman ve salih amellerle) gelirse, artık kendisine daha hayırlısı vardır (iyilik ve ibadetlerinin karşılığı fazlasıyla verilecektir). Ve onlar, o günün dehşetli korkusuna karşı güvenlik içindedirler.
Kim iyi şeylerle geldiyse, onun için getirdiğinden daha iyisi vardır. Onlar, İzin Günü dehşetten güvende olanlardır.
her kim eyler ise eyü iş anuñdur ħayr andan daħı anlar ķorķudan ol gün iminlerdür.
Kim iyi (bir haalet) le gelirse ona bu sayede bir hayır vardır. Onlar o gün (azâb) korku (sun) dan emniyyet içindedirler.
Kim iyilikle gelirse, artık ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan emîn olan kimselerdir.
Kim iyilikle (ahiret yurduna) gelirse, işte o zaman onun için ondan daha hayırlısı (cennet) vardır. Ve onlar, o günün dehşetine karşı güven içindedirler.
Kim güzel bir amel ile gelirse, onun için yaptıklarından daha hayırlı olanı var. Güzel işler yapanlar, kıyamet gününde de kokudan güven içinde olur.
Herkim iyilik işleyip gelecek olursa onun için iyilik vardır. O gün onlar için korku yoktur.
89, 90. Her kim Huzur-u Bâri/ye iyilik getirirse daha değerli mükâfata nâil olur, o günün dehşetli korkusundan emin olur. Bilâkis her kim kötülük getirirse yüzüstü ateşe atılır, onlara işlediklerinizden başka mı ceza görecektiniz [¹] denir.
Kim iyilikle gelirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. O, o günün dehşetinden emin olur.
Kim bir iyilikle gelirse, artık kendisine ondan daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler.
Her kim, O'nun huzuruna iyiliklerle çıkarsa, buna karşılık daha hayırlısını elde edecektir ve böyle olanlar, o günün dehşetli korkusundan da emin olacaklardır.
Kim (ilâhî huzura) iyilikle gelirse ona daha iyisi verilir; o gün onlar kıyamet dehşetinden de etkilenmezler.
Her kim O’nun huzuruna bir iyilikle gelirse, ona bundan daha iyi bir karşılık vardır; üstelik onlar, O dehşetli Günün korkusundan uzak, güven içinde olacaklardır.
Kim İyilik ile geldiyse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o zaman şiddetli korkudan güvende olacaklardır.
İyilik getirenler, daha iyisine sahip olacaklar. Sorgulanma heyecanı çekmeyeceklerdir.
Hesap günü kim iyilikle huzurumuza gelirse ona daha iyisi verilir. Hesap günü onlar korkudan uzaktırlar.
Kim bir iyilikle gelirse onun için çok daha hayırlısı olacaktır. Onlar o gün korkudan güvende olacaklardır. [*]
Kim (âhirete) bir iyilik getirirse ona ondan daha hayırlısı verilir ve onlar o günün dehşetli korkusundan da emin olurlar.
Her kim ki [O’nun huzuruna] iyi eylemlerle çıkarsa, buna karşılık [daha] hayırlısını elde edecektir; ⁷⁹ ve böyleleri o Gün’ün korkusundan emin olacaklardır.
Kim ilahi huzura iyilikle gelirse, orada onun hak ettiğinden daha fazlası vardır ve onlar o günün dehşet ve korkusundan güvende olacaklar. 39/73-74, 43/67...73
Kimler işlediği iyi amellerle Allah'ın huzuruna gelirse, onlara daha iyisi verilir. Onlar, o gün, korkudan emin olurlar.
Kim güzel eylemlerle (huzura) gelirse, daha hayırlısıyla karşılığını bulacaktır; üstelik onlar o günün dehşetinden emin olacaklardır.[³³⁶²]
Her kim hasene ile gelirse onun için bundan dolayı bir hayır vardır ve onlar o günde korkudan emin kimselerdir.
(Rabbinin huzuruna) Kim iyi bir hal ile gelirse, o gibi kimselere bir hayır vardır, onlar o gün, korkudan da emin olurlar.
Kim iyilikle gelirse ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan uzak, güven içindedirler.
Kim iyilikle gelirse, orada onun için daha hayırlısı vardır. Onlar orada her türlü korkudan güvende olacaklardır.
Kim yaḫşılıḳ bile gelse andan yaḫşıraḳ vardur aña. Daḫı anlar ol günḳorḳusından iminlerdür.
Kim O'nun huzuruna bir iyilikle gelirse, ona daha hayırlı bir mükâfat vardır. Üstelik onlar o kıyamet gününün dehşetinden emin olacaklardır. [6, 160; 21, 103; 41, 40]
Kim iyilik getirirse ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan uzak, güven içindedirler.
Kim ki huzûr-u hazret-i hâlika hasene ile gele ona ondan daha hayırlı mükâfât vardır ve yevm-i kıyâmetin korkusundan emîndirler.
Kim güzel iş yapmış olarak gelirse, daha güzelini bulur. Onlar o gün, korkudan emin olurlar.
Kim iyilik getirirse ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün, korkudan güvendedirler.
Kim huzurumuza bir iyilikle gelirse, ondan daha hayırlısıyla karşılık bulur. Onlar, o günkü dehşetten de güvendedirler.
İyilik ve güzellik getirene, getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan güvene çıkmışlardır.
Kim bir iyilikle gelirse, artık kendisine daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler.
Kim (kıyamet gününde ihlâslı bir tevhidle= Lâ ilâhe illAllah sözü olan) hasene ile gelirse, bundan dolayı ona bir hayır (cennet) vardır. Onlar, o kıyamet azabının korkusundan emniyet içindedirler.
Kimler iyilik ile gelirse, onlara o yaptıklarından daha yararlı bir mükâfat vardır. Ve onlar, o günün dehşetinden güven içinde olurlar.
Kim bir iyilik yaparsa, ona daha iyisi verilir; o günün korkusundan güvende olurlar.