Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bana, ancak orasını emin bir harem olarak halkeden bu şehrin Rabbine ibadet etmem emredildi ve onundur her şey ve Müslümanlardan olmam emredildi bana.
Besim Atalay (1965)
Ben ancak, bu kentin Tanrısına tapmakla emrolundum, bunu kutsal kılmıştır, her şey O'nundur, Müslümanlardan olmakla
Cemal Külünkoğlu
91-92. (Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O'nundur. Yine bana, Müslümanlardan olmam ve Kur'an'ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”
Cemil Said (1924)
91, 92, 93. "Bana emr olundu ki bu beldenin rabbine ’ibâdet ideyim, her şeyin sâhibi olan Allâh bu emri virdi ve emrine münkâd olmaklığım ve insânlara Kur’ân’ı okumaklığım tebliğ idildi. Tarîk-i hidâyete sülûk iden kendi hayrı içün yapar. Dalâletde kalanlara ben yalnız ihtâra me’mûrum. Allâh’a hamd olsun. Kudretinin âsârını gösterecek ve inkâr idemeyeceksiniz." di. Rabbin ânların yapdıklarını bilmez değildir. (*)
Diyanet Vakfı
91, 92. (De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.
Edip Yüksel
Ben, sadece bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emredildim. O burayı kutsal kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben müslümanlardan olmakla emredildim.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben sâde emrolundum ki şu beldenin şanına hurmet veren, her şey de kendisinin olan rabbına ıbadet edeyim, hem emrolundum ki halîs müslimînden olayım
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
(De ki): "Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı kutlu kılan bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi."
Emrah Demiryent
91-92. (Resûlüm!) De ki: “Bana, ancak bu beldenin (Mekke’nin) Rabbine kulluk yapmam emredildi. Allah bu beldeyi saygı gösterilmesi gereken mukaddes bir yer kılmıştır. Her şey O’nundur. (Kavmim içerisinde) tam bir teslimiyet ile Allah’ın emirlerine boyun eğenlerin ilki olmam ve (insanları hakka davet etmek üzere, kalbime yerleştirilen) Kur’ân’ı (onlara) okumam emredildi. (Habibim!) Artık kim (cüz’î irâdesi ile îmân edip) doğru yolu tercih ederse, o yolu, kendi iyiliği için tercih etmiş olacaktır ve kim de (nefsine ve şeytana uyarak, hak) yoldan saparsa, (işte böylelerine) de ki: “Ben yalnızca bir uyarıcıyım.”
Abdullah-Ahmet Akgül
(De ki:) "Ben ancak bu beldenin (kutsal kılınan Mekke’nin ve tüm medeniyet merkezlerinin) Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. Her şey O’nundur. Ve (ben her konuda ve her konumda mutlaka) Müslümanlardan (taraf) olmakla emrolundum." (Hiçbir konuda kendi kafamdan ve nefsi hevâmdan hareket etmedim.)
Erhan Aktaş
Ben, sadece bu beldeye saygınlık veren Rabb'e kul olmakla emrolundum! Her şey O'nundur. Ve ben Müslüman olmakla emrolundum!
Eski Anadolu Türkçesi
“bayıķ buyruldum kim ŧapam uşbu şar çalabı’sına ya'nį mekke ol kim ḥarām eyledi anı daħı anuñdur her nesene. daħı buyrıldum kim olavan müsülmānlarden.”
Hasan Basri Çantay
(De ki:) «Ben ancak bu şehrin Rabbine — ki O, bunu hürmetli kılmışdır — ibâdet etmemle emr olundum. Her şey Onundur. Ben müslümanlardan olmamla emr olundum».
Hayrat Neşriyat
91,92. (Ey Resûlüm! De ki:) “(Ben) ancak, (Allah'ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O'nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur'ân okumakla emrolundum.” O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: “Ben ancak (Allah'ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.”
İhsan Aktaş
(Resulüm! De ki:) “Bana ancak, bu beldenin; onu saygın (mukaddes) kılan ve her şey Kendisi’ne ait bulunan Rabbine ibadet (kulluk) etmem emredildi ve bana her bakımdan Ona teslim olmuş (Müslümanlardan) olmam emredildi;
İlyas Yorulmaz
“Ben, yalnızca çevresi birtakım yasaklarla güven içinde olan bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Her şeyin sahibi O dur. Aynı zamanda bu beytin Rabbine teslim olanlardan olmakla,”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bana buyurulan bu kentin çalabına tapmamdır. Bu kenti kutlu kılan Odur, her varlık da Onundur. Yine bana buyurulan, kendimi Allah’a vermemdir.
İsmail Hakkı İzmirli
91, 92. Onlara de ki «— Ben ancak muhterem kıldığı bu memleketin Rabbine ibadet edeyim, her şey O/nundur». diye emrolundum. «— Ben münkat olanlardan olayım, Kur/an okuyayım» diye de emrolundum. Her kim yol bulursa ancak kendisi için yol bulur, her kim sapıtırsa ona «— Ben ancak Allah azabıyle korkutanlardan biriyim» dersin.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) De ki: “Ben, sadece bu beldeyi kutsal kılana ve her şeyin sahibi olana kulluk etmekle emrolundum. Yine ben O’na teslim/Müslüman olmakla da emrolundum.”
Kadri Çelik
“Ben ancak hürmetli kıldığı bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Ben Müslümanlardan olmakla emrolundum.”
Abdullah Parlıyan
Ey Muhammed! De ki: Ben yalnızca, kutlu kıldığı bu Mekke şehrinin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ve O'nundur herşey ve bana müslümanlardan olmam emredildi.
Kuran Yolu
91-92. De ki: “Bana, dokunulmaz kıldığı bu şehrin rabbine, yalnız O’na kulluk etmem emredildi; zaten her şey O’na aittir. Bir de bana müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola gelirse yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”
Mahmut Kısa
O hâlde, ey şanlı Elçi! İçinde yaşadığın Mekke halkından başlamak üzere, tüm insanlığı hak dine çağırarak de ki: “Ben, Allah’tan başka taptığınız bütün ilâhları reddederek, ancak ve sadece, bu şehrin Rabb’ine kulluk etmekle emrolundum! Unutmayın ki, Arabistan’ın dört bir yanında kargaşa ve anarşi hüküm sürerken, bu şehri saygıdeğer kılan ve sizi huzur ve güven içinde yaşatan O’dur. Ve bu nimeti, kendisine kulluk eden bütün milletlere bahşedecektir. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa, her şeyin yaratıcısı ve gerçek sahibi de, ancak O’dur! Bunun için bana, Allah’a yürekten boyun eğen kimselerden olmam emredildi!”
Mahmut Özdemir
-“Doğrusu kulluk etmekle emredildim, hürmetli kıldığı bu Belde’nin rabbine! Her şey O’nundur. Müslümanlar’dan olmakla da emredildim.
Mehmet Çakır
Resulüm onlara şöyle söyle: " Bana, şu ülkeye itibar getiren ve her şeyin sahibi olan Tanrı'ya kulluk etmem emredildi, Bana Müslüman olmam emredildi.
Mehmet Çoban
De ki: "Elbette bana sadece Rabbimin yasalarına uyarak kulluk etmem emredildi. Bu kenti saygıdeğer kıldı. Her şey onundur. Bana ilk Müslimlerden olmam emredildi!"
Mehmet Okuyan
(De ki:) “Ben her şey sadece kendisine ait olan ve saygın kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Ben müslümanlardan olmakla emrolundum.
Mehmet Türk
91,92. (Ey Muhammed! Onlara): “Ben ancak güvenli kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) ve her şeyin Rabbi (olan Allah’a) kulluk etmekle emrolundum ve ben Müslümanlardan olmakla ve Kur’an’ı okumakla da emrolundum.” de. Artık kim hak yola gelirse ancak kendi lehine hak yola gelir ve kim de sapıtırsa ona: “Ben sadece uyarıcılardan birisiyim” de.
Muhammed Esed
[EY MUHAMMED, de ki:] “Ben, yalnızca, kutlu kıldığı bu şehrin ⁸² ve var olan her şeyin Rabbine kulluk etmekle emrolundum; yani, O’na yürekten boyun eğen kimselerden olmakla emrolundum;
Mustafa Çavdar
De ki: – Ben yalnızca, dokunulmaz kıldığı şu beldenin Rabbi olan Allah’a kulluk etmekle emrolundum, zira her şey O’na aittir ve ben O’na kayıtsız şartsız Müslüman olanlardan olmakla emrolundum. 14/2, 53/31
Ahmet Tekin
“Ben ancak, burayı kutsal ve güvenli kılan, bu beldenin, Mekke'nin Rabbini ilâh tanımakla, candan müslüman olarak O'na bağlanmakla, saygıyla O'na kulluk ve ibadet etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Bana, İslâm'ı yaşayan müslümanlardan olmam emrolundu.”
Mustafa İslamoğlu
(EY Rasul! De ki): “Ben yalnızca O’nun mübarek kıldığı şu şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum: zira her bir şey O’na aittir. Yine ben O’na gönülden teslim olanlardan biri olmakla emrolundum!
Ömer Nasuhi Bilmen
(De ki:) «Ben muhakkak emrolundum ki bu beldenin Rabbine ibadet edeyim ki, buna bir hürmet vermiştir ve her şey O'nun içindir ve emrolundum ki, müslümanlardan olayım.»
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) De ki: "Ben ancak bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki O, burayı dokunulmaz (hürmetli ve emniyetli) kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben Müslümanlardan, (Allah'ı birleyen, ihlas sahibi ve Allah’ın emrine boyun eğip itaat edenlerden) olmakla,”
Osman Fırat
(De ki): "Ben sadece bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. O, burayı saygıdeğer kıldı ve her şey O’nundur. Ve bana müslümanlardan olmam emredildi. "
Şaban Piriş
(De ki:)-Ben ancak, hürmetli kılınan bu şehrin Rabbi'ne kulluk etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Müslümanlardan olmakla emrolundum.
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ ben buyrulmadum, illā ‘ibādet eylemege bu şehr Tañrısına ki anı ḥürmetlü eyledi. Daḫı anuñ ḫalḳı mülkidür her nesne. Daḫı buyruldum kiMüselmānlardan olam.
Suat Yıldırım
91, 92. De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah'a, yalnız O'na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah'a teslim olanların ilki olmam ve Kur'ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: “Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim. ” [106, 3-4; 3, 58; 28, 3; 13, 40]
Süleyman Ateş
(De ki): "Ben sadece bu kentin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. O, burayı saygıdeğer kıldı ve her şey O'nundur. Ve bana müslümanlardan olmam emredildi."
Süleyman Tevfik (1927)
"Tahkîk ben Allâh'ın harâm kıldığı bu beldenin rabbine 'ibâdet itmekle emr olundum ki her şey onun mülkidir. Ve müslümânlardan olmakla emr olundum."
Süleymaniye Vakfı
De ki; “ben bu şehrin Sahibine kulluk etme emri aldım. Burayı harem bölgesi yapan odur; her şey onundur. Bana, müslümanlardan olmam emredilmiştir.”
Ahmet Varol
(De ki): "Ben ancak bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki O burayı saygıdeğer (haram belde) kılmıştır ve her şey O'nundur. Ve ben Müslümanlardan olmakla emrolundum.
Ümit Şimşek
Ben ancak bu beldenin(14) Rabbine kulluk etmekle emrolundum ki, O bu beldeyi hürmetli kılmıştır. Herşey Onundur; ben de Ona teslim olmakla emrolundum.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ben sadece, bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Orayı saygıya layık kılmıştır O. Her şey O'nundur. Ben, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan olmakla emrolundum."
Ali Bulaç
(De ki:) 'Ben, ancak bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O, burasını kutlu ve dokunulmaz kıldı. Her şey O'nundur. Ve müslümanlardan olmakla emrolundum.'
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm) de ki: “- Ben ancak bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine ibadet etmemle emrolundum; öyle bir şehir ki, Allah onu, hürmet edilmesi gereken emîn bir koru yapmıştır. Her şey O'nundur. Ben İslâmda sebat gösterenlerden olmamla emr edildim.
Bahaeddin Sağlam
(De ki:) “Ben, saygın kıldığı bu şehrin sahibi ve her şey O’nun elinde olan Allah’a kulluk etmekle emrolundum. Ve Müslümanlardan olmakla da emrolundum.
Bayraktar Bayraklı
91,92. De ki: “Ben, yalnızca her şeyin sahibi olan bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmak ve Kur'ân okumakla emrolundum.” Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur; kim sapıtırsa, ona de ki: “Ben, sadece uyaranlardan biriyim.”