Kasas Suresi 30. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

30. Ayet

فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ

Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Oraya gelince kutlu yerde bulunan vadinin sağ tarafındaki ağaçtan kendisine nida edildi: Ey Musa, şüphe yok ki ben, alemlerin Rabbi Allah'ım.

Besim Atalay (1965)

İmdi, Musa vardığında oraya, kutlu bölgedeki derenin, sağ yanında bulunan bir ağaçtan ses gelerek dedi ki: «Ey Musa ! Ancak âlemlerin sahibi Allah benimdir

Cemal Külünkoğlu

(Musa) ateşin yanına varınca, o mübarek yerdeki vadinin sağ yanında bulunan bir ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah'ım!”

Cemil Said (1924)

30, 31, 32. Oraya vardığı vakit o mübârek vâdîde bir ağaçdan şöyle bir nidâ geldi: "Yâ Mûsâ ben rabbu’l ’âlemîn olan Allâh’ım. ’Asânı at" Mûsâ ’asâyı atub da bir yılan gibi kımıldadığını görince hiç arkasına bakmaksızın kaçmağa başladı. Bir ses "Yâ Mûsâ yaklaş bir şeyden korkma taht-ı emniyetdesin, elini koynuna koy, hiç fenâlık olmaksızın beyaz olarak çıkarırsın. Sonra bu beyazlıkdan korkar isen koltuğının altına koy çıkar, yine eski hâline gelir. Bunlar Fir’avn’a ve eşrâfına karşu rabbinin iki delîlidir. Ânlar fâsık bir kavim oldılar" didi.

Diyanet Vakfı

Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım.

Edip Yüksel

Oraya varınca (yanan) ağacın bulunduğu kutsal bölgede, sağ yamacın kenarından kendisine seslenildi: "Musa, Ben evrenlerin Rabbi ALLAH'ım."

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken ona varınca vâdinin sağ kıyısından o mübarek buk'ada ağaçtan nidâ olundu, şöyle ki: ya Mûsâ, haberin olsun benim ben: Allah rabbül'alemin

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."

Emrah Demiryent

(Mûsâ) oraya varınca, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaç cihetinden kendisine (keyfiyetsiz kelâmımız ile) şöyle buyuruldu: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, gerçekten Ben; âlemlerin Rabbi olan Allah Benim!" diye seslenilmişti.

Erhan Aktaş

Oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ kıyısındaki bir ağaçtan kendisine seslenildi: “Ey Mûsâ! Ben, âlemlerin Rabb'i Allah'ım.”

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi aña ķıġrınıldı derenüñ śaġdın yanından bereketlü yirde aġaçdan kim “yā mūsā! bayıķ ben benven Tañrı 'ālemler çalabı’sı”.

Hasan Basri Çantay

30,31. Derken oraya gelince feyizli (ve mümtaz) bir yerdeki vâdînin sağ kıyısından, ağacdan: «Yâ Musa, aalemlerin Rabbi olan Allah ben im ben» diye. Ve «asaanı (yere) bırak» diye nida olundu. Şimdi (Musa) onu bir yılan gibi deprenir görünce arkasını dönüb uzaklaşdı, geri dönmedi. «Yâ Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyetde olanlardansın».

Hayrat Neşriyat

Sonunda oraya gelince, o mübârek yerdeki vâdinin sağ kıyısındaki ağaç(cihetin)den (kendisine) şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben, gerçekten âlemlerin Rabbi olan Allah'ım!”

İhsan Aktaş

Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: “Ey Musa, Âlemlerin Rabbi olan Allah Benim” diye seslenilmişti.*

İlyas Yorulmaz

Musa ateşin yanına geldiğinde, vadinin sağ kenar tarafındaki sık ağaçlardan oluşan bir yerden “Ey Musa! Ben âlemlerin Rabbi Allah’ım.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine Musa oraya varınca derenin sağında, o kutlu yerdeki ağaçtan ünlendi: "Ey Musa! İşte bütün varlıkların çalabı olan Allah Benim.

İsmail Hakkı İzmirli

30, 31. Vaktaki Musa ateşin yanına vardı, mübarek kıt/ada, sağ taraftaki dere kenarında olan ağaçtan bir nida geldi: «— Musa! Âlemlerin Rabbi olan Tanrı benim, asanı yere bırak». Musa asayı yere bıraktı, onu ok yılanı gibi çırpınır görünce korkusundan dönüp kaçtı, geri dönmedi. Ona şöyle dedik: «— Musa! Beri gel, korkma! Sen emniyet içindesin».

İsmail Yakıt

Musa, oraya geldiğinde o mübarek vadinin sağ yamacındaki ağaçtan (kendisine) şöyle seslenildi: “Ey Musa! Muhakkak ki Ben âlemlerin Rabbi Allah’ım.”⁶

Kadri Çelik

Derken oraya geldiğinde, o bereketli yerdeki vâdinin sağ yanında olan bir ağaçtan, “Ey Musa! Âlemlerin Rabbi olan Allah benim!” diye seslenildi.

Abdullah Parlıyan

Musa ateşin yanına vardığı zaman, mübarek yerdeki, vadinin sağ tarafında bulunan ağaç yanından kendisine: “Ey Musa! Benim, ben. Alemlerin Rabbi olan Allah!” diye seslenildi.

Kuran Yolu

Oraya gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafından, (oradaki) ağaç yönünden kendisine şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Muhakkak ki ben yalnızca ben âlemlerin rabbi olan Allahım.

Mahmut Kısa

Mûsâ oraya yaklaşınca, bu mübarek bölgede, kutsal vadinin yamacındaki ışıl ışıl parlayan ağaç yönünden, “Ey Mûsâ!” diye bir ses işitti, “Hiç kuşkusuz Ben, tüm varlıkların Rabb’i olan Allah’ım!”

Mahmut Özdemir

Oraya vardığında, Ağaç’lık Mübarek Yer’deki Sağ Vâdi’nin yanından: “Ey Musa! Ben, Âlemler’in rabbi Allah, benim!” diye seslenildi.

Mehmet Çakır

Musa ateşe yaklaşınca, derenin sağ yakasında Verimli bir arazi parçası üzerinde bulunan bir ağaçtan gelen aynı ses: " Musa! ben, kainatın sahibi Allah'ım,

Mehmet Çoban

Ateşin yanına gelince vadinin sağ kıyısındaki bir ağaçtan kendisine seslendik: "Ey Musa! Muhakkak âlemlerin Rabbi Allah benim ben!"

Mehmet Okuyan

Oraya varınca, o bereketli yerde, sağ taraftaki vadinin kıyısından, (yanan) ağaç yönünden kendisine şöyle seslenilmişti: “Ey Musa! Âlemlerin Rabbi olan Allah benim ben!

Mehmet Türk

Oraya gelince, o kutsal yerdeki vadinin sağ kıyısında (bulunan) ağaç tarafından kendisine: “Ey Mûsa! Gerçekten, âlemlerin Rabbi olan Allah, Benim Ben!” diye seslenildi

Muhammed Esed

Fakat oraya yaklaşınca, o kutlu yerde, vadinin sağ yamacındaki [yanan] ağaç yönünden kendisine: ²⁵ “Ey Musa, Benim Ben, Allah: Âlemlerin Rabbi!” diye seslendi.

Mustafa Çavdar

Musa ateşin olduğu yere varınca o mübarek vadinin sağ yanındaki ağaç yönünden kendisine: – Ey Musa! Benim Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah. 27/9

Ahmet Tekin

Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, oradaki ağaç tarafından kendisine: “Ya Mûsâ, o nidâ eden benim. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah'ım.” diye nidâ edildi.

Mustafa İslamoğlu

Fakat oraya varınca, o bereketli mevkide,[³³⁹⁷] vadinin sağ yamacındaki ağaç[³³⁹⁸] (yönün)den kendisine “Ey Musa! Benim… Ben, Âlemlerin Rabbi olan Allah!”[³³⁹⁹] diye seslenildi.[³⁴⁰⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki ona vardı, o mübarek kıt'adaki vadinin sağ tarafından ağaçtan nidâ olundu ki, «Ya Mûsa! Şüphe yok ki, âlemlerin Rabbi olan Allah Ben'im, Ben.»

Orhan Kuntman

Oraya vardığında, o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaçtan: "Ey Musa!.. hiç kuşkun olmasın ki ben alemlerin Rabbi olan Allah’ım."

Osman Fırat

Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafindaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım. "

Şaban Piriş

30,31. -Musa oraya vardığında, mübarek beldede, vadinin sağ tarafından bir ağaçtan:-Ey Musa! Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'ım! ”Değneğini yere at“, diye ses geldi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı.-Ey Musa, gel, korkma, sen güven içindesin.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳaçan kim ol oda vardı, nidā geldi Mūsāya vādīnüñ ṣaġ yanından,mübārek buḳ‘ada ol aġaçdan ki anda tecellī oldı: Yā Mūsā, didi. Taḥḳīḳ ben olTañrı‐men ki cemī‘ ‘ālemleri yaratmış‐men.

Suat Yıldırım

Oraya varınca kutlu mekândaki vâdinin sağ tarafında bulunan ağaçtan şöyle nida edildi: “Ey Mûsa! Rabbülâlemin olan Allah Ben'im. ”

Süleyman Ateş

Oraya gelince o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa, alemlerin Rabbi Allah benim, ben!"

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mûsâ o ateşin yanına geldi. Sağ tarafındaki vâdînin kenarındaki bir mahall-i mübârekdeki şecereden: "Yâ Mûsâ! Ben 'âlemlerin rabbi olan Allâh'ım" diye nidâ olundı.

Süleymaniye Vakfı

Musa oraya varınca vadinin sağ yamacından, o bereketli yerdeki ağaçtan şöyle seslenildi: “Bak Musa! Ben Allah’ım, bütün varlıkların sahibiyim.”

Ahmet Varol

Oraya gelince kutlu bölgedeki vadinin sağ yanındaki bir ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz alemlerin Rabbi olan Allah benim.

Ümit Şimşek

Oraya vardığında, o kutlu mekânda yer alan vadinin sağındaki ağaç tarafından nidâ olundu: “Ey Musa, ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'ım.

Yaşar Nuri Öztürk

Oraya vardığında o bereketli toprak parçasındaki vadinin sağ tarafından, bir ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Mûsa! Âlemlerin Rabbi Allah benim, ben!"

Ali Bulaç

Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: 'Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;' diye seslenildi.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet oraya varınca, bereketli yerdeki vadinin sağ kıyısından, ağaç tarafından şöyle nida edildi (çağrıldı): “- Ey Mûsa! Gerçekten ben, alemlerin Rabbi olan Allah'ım.

Bahaeddin Sağlam

Musa o ateşe gelince, o mübarek bölgenin vadisinin sağ tarafında ağacın içinden Musa’ya şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz Ben Allah’ım, bütün âlemlerin terbiyecisi ve sahibiyim.”

Bayraktar Bayraklı

Oraya gelince, o kutlu yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım.”