Kasas Suresi 36. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

36. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ

Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Musa, apaçık delillerimizle onlara gelince bu, uydurma bir büyüden başka bir şey değil, gelip geçmiş atalarımız zamanında böyle bir şey duymadık biz dediler.

Besim Atalay (1965)

Açık belgelerimizle, Musa gelende onlara, dediler ki: «Bu yalan bir büyüdür, biz eski atalarımızdan böyle bir şey duymadık!»

Cemal Külünkoğlu

Musa, apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.

Cemil Said (1924)

Mûsâ mu’cizelerimiz ile ânların yanına gitdiği vakit "Bu yeni çıkarılmış bir sihirden ’ibâretdir. Bizim evvel gelen ecdâdımızdan işitmedik" didiler.

Diyanet Vakfı

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.

Edip Yüksel

Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki Musâ. bunun üzerine açık açık âyetlerimizle onlara vardı bu, dediler: sırf uydurma bir sihir, biz bunu evvelki atalarımızda dahi işitmedik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince, "Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik" dediler.

Emrah Demiryent

Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz, önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle (mucizelerimizle ve hükümlerimizle) geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden (ve bizi etkilemek isteyen bir gösteriden) başkası değildir. Biz önceden geçmiş atalarımızdan bunu(n gibi şeyler) işitmedik" demişlerdi.

Erhan Aktaş

Mûsâ onlara apaçık ayetlerimizi¹ iletince: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara mūsā nişānlarumuz-ıla bellüler eyittiler “degül uşbu illā cādūlıķ yalan baġlanmış daħı işitmedük uşbunı atalarumuzdan ilergiler.”

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Musa) onlara açık açık âyetlerimizi getirince dediler ki: «Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz evvelki atalarımızdan bunu işitmedik».

Hayrat Neşriyat

Nihâyet, Mûsâ apaçık mu'cizelerimizle onlara gelince: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir; hem önceki atalarımızdan bunu işitmedik” dediler.

İhsan Aktaş

Musa onlara açık ayetlerimizle geldiği zaman: “Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık” dediler.

İlyas Yorulmaz

Musa ayetlerimizi onlara getirdiğinde, onlar “Bunlar uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değil. Biz önceki atalarımızdan bunları işitmedik” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kaçan Musa apaçık belgelerimizle onların yanına vardı. Dediler: "Bunlar olsa olsa düzme, büyü olacak. Eski atalarımız bize bunların sözünü etmemişlerdi."

İsmail Hakkı İzmirli

Musa aşikâr olan mûcizelerimizle onlara varınca onlar «— Bu, düzme bir büyüden başka bir şey değildir, eski babalarımızdan [¹] bunu işitmedik». dediler.

İsmail Yakıt

Musa onlara apaçık mucizelerimizle [âyâtinâ] geldiğinde dediler ki: “Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz önceki babalarımızdan/atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik.”

Kadri Çelik

Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman, “Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş babalarımızdan da bunu işitmedik” dediler.

Abdullah Parlıyan

Fakat Musa, apaçık mesajlarımızla, Firavun'un ve onun seçkinler çevresinin karşısına çıkınca, berikiler hemen: “Bu uydurulmuş parlak bir büyüden başka birşey değil; biz atalarımızdan böyle birşey işitmemiştik!” dediler.

Kuran Yolu

Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizle gelince, “Bu, olsa olsa düzmece bir sihirdir. Geçmişte atalarımız zamanında böyle bir şeyin olduğunu da duymadık” dediler.

Mahmut Kısa

Böylece Mûsâ, hiçbir şüpheye yer vermeyen apaçık mûcizelerimizle Firavun ve adamlarının karşısına çıktı fakat onlar hemen, “Bu olağanüstü olaylar, usta büyücüler tarafından uydurulmuş büyüden başka bir şey olamaz; zaten dediklerin doğru olsaydı bunu bizim de bilmemiz gerekirdi fakat biz, geçmiş atalarımızdan böyle bir şey işitmedik!” dediler.

Mahmut Özdemir

Musa onlara bizim açık âyetlerimiz ile geldiğinde: “Bu, uydurulmuş bir sihirden başkası değil! Bunu İlk atalarımız arasında işitmedik!” dediler.

Mehmet Çakır

Musa, Fıravunlar'a varıp da mucizelerimizi açıkça sergileyince, Fıravun: " Bu tam bir sihir saçmalığı." Biz atalarımızdan böyle bir şey duymadık. "

Mehmet Çoban

Musa, Firavun ve toplumuna ayetlerimizi açıkladı. Firavun ve yardımcıları dediler ki: "Bunlar uydurulmuş büyülü sözlerden başka bir şey değildir. Biz atalarımızdan böyle şeyler işitmedik. Atalarımızdan gelen öğrendiğimiz kültürde böyle şeyler yoktur. Atalarımızın doğru yol üzerinde olduğunu biliyoruz. Atalarımız daima doğrular üzerinde olmuş, hiçbir zaman yanılmamıştır."

Mehmet Okuyan

(Musa), onlara apaçık delillerimizi getirdiğinde “Bu, sadece uydurulmuş bir büyüdür; önceki atalarımızdan böyle bir şey de duymadık!” demişlerdi. [*]

Mehmet Türk

Mûsa, onlara apaçık mûcizelerimizi getirince onlar: “Bu tamamen uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir ve biz daha önce atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.” dediler.

Muhammed Esed

FAKAT Musa apaçık mesajlarımızla [Firavun’un ve onun seçkinler çevresinin] karşısına çıkınca, berikiler hemen: “Bu [bir ölümlü beşer tarafından] uydurulmuş parlak bir büyüden ³⁴ başka bir şey değil; biz atalarımızdan böyle bir şey işitmemiştik!” dediler.

Mustafa Çavdar

Musa onlara hak ve hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimizle geldiğinde; – Bu, düzmece bir sihirden başka bir şey değildir. Biz, önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik, dediler. 26/34

Ahmet Tekin

Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizi getirince: “Bunlar olsa olsa, aklı etki altına alan uydurulmuş sihirdir. Biz, önceki atalarımız arasında böyle şeylerin olduğunu işitmemiştik.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Musa onların karşısına hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimizle çıkınca[³⁴⁰⁵] “Bu tasarlanıp ortaya atılmış bir büyüden başkası değildir; zira biz önden giden atalarımızın[³⁴⁰⁶] geleneğinde[³⁴⁰⁷] böyle bir şey olduğunu işitmedik!” dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Mûsa onlara bizim gayet açık açık âyetlerimizle geldi, dediler ki: «Bu başka değil, ancak uydurulmuş bir sihirdir ve biz bunu evvelki atalarımızdan işitmedik.»

Orhan Kuntman

Musa; onlara apaçık ayetlerimiz ile gelince, (mucizeler gösterip, alemlerin Rabbinden gayrı bir ilah olmadığını bildirip, doğru yola davet edince) onlar; "Bu (söylediklerin) uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir, biz, önceki atalarımızdan böyle bir söz işitmedik" diyerek, şirk ve küfürlerinde direndiler.

Osman Fırat

Mûsâ, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.

Şaban Piriş

Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman;-Bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳaçan ki geldi Mūsā bizüm beyān idici āyetlerümüzle, eyitdiler: Budegüldür, illā yalan, düzme, cāẕūluḳ daḫı. Biz bunı işitmedük ilerü‐ki atalarumuzdan.

Suat Yıldırım

Mûsa o açık belgelerimizle, mûcizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu, ” dediler, “sırf uydurma bir sihir! Hem böylesi bir iddianın, peygamberlik dâvasının veya sihrin, önce yaşamış atalarımız zamanında bulunduğunu da işitmedik! ”

Süleyman Ateş

Musa, onlara açık açık ayetlerimizle gelince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. İlk atalarımız arasında böyle bir şey (olduğunu) işitmedik." dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mûsâ âşikâr mu'cizelerimizle Fir'avn'ın nezdine geldi. Fir'avn ve cemâ'ati: "Bu düzme bir sihirdir. Babalarımızdan böyle bir şey işitmedik" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Musa apaçık belgelerimizi onlara gösterince “Bunlar uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık.”

Ahmet Varol

Musa onlara apaçık ayetlerimizi getirince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz bunu önceki atalarımızdan duymadık" [3] dediler.

Ümit Şimşek

Musa onlara apaçık âyetlerimizle geldiğinde, “Bu uydurma bir büyüden başka nedir ki?” dediler. “Evvelce gelip geçmiş atalarımızdan biz böyle birşey işitmedik.”

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun ardından Mûsa onlara açık-seçik ayetlerimizi getirdiğinde onlar şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başkası değil bu. İlk atalarımız arasında bunu hiç duymadık."

Ali Bulaç

Musa, onlara apaçık ayetlerimizle geldiği zaman: 'Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmemiştik' dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vakta ki Mûsa, açık mucizelerimizle onlara vardı, dediler ki: “- Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir; biz evvelki atalarımızdan dahi, bunu (bu peygamberlik davasını yahut sihri) işitmedik.”

Bahaeddin Sağlam

Musa, apaçık mucizelerimizle onlara geldiği zaman: “Bu, uydurulan bir büyüden başka bir şey değildir. Biz, eski atalarımızda böyle bir şey işitmedik.” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ, onlara apaçık mucizelerimizle gelince, “Bu, sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan, böylesini işitmemiştik” dediler.