41. Ayet
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Ve onları, halkı ateşe çağıran rehberler yaptık ve kıyamet günü de yardım edilmez onlara.
Onları biz, ateşi çağıran ümmetler kıldık, kıyamet günü yardım olunmazlar da
Böylece biz onları (Allah'a meydan okuyan zalimleri) ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler (ve kötülüğün sembolleri) yaptık. (Onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak ve) kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir!
Ânları ateşe sevk idici âmirler yapdık. Kıyâmet gününde müzâheret görmeyeceklerdir.
Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.
Biz onları öyle baş kumandanlar yaptık ki ateşe da'vet ederler ve kıyamet günü yardım olunmazlar
Onları ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Biz onları ateşe (cehenneme) çağıran öncüler (kötülüğün sembolleri) yaptık. (Kendi yaşadıkları dönemde ve sonraki nesillerden küfür ve isyanda onların izinden gidip de küfür üzere ölenler, onlarla aynı akıbeti paylaşacak) ve hesap gününde (böylelerine asla) yardım edilmeyecektir!
Biz onları (inkâr ve isyanları nedeniyle) ateşe çağıran (zulüm ve kötülük) önderleri kıldık; kıyamet günü ise (ne kendileri ne de peşlerinden sürükledikleri, kesinlikle ve hiç kimseden destek ve) yardım görmeyeceklerdir.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve Kıyamet Günü onlara yardım edilmez.
daħı eyledük anları imāmlar oķırlar oddın yaña. daħı ķıyāmet güni yardım virinilmeyeler.
Biz onları (dünyâda insanları) ateşe da'vet edegelen rehberler yapdık. Kıyamet gününde ise (azâblarının def'i husuusunda) asla yardıma kavuşdurulmayacaklardır.
Hem onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık; (onlar) kıyâmet günü de yardım olunmayacaklardır.
Ve onları (inkâr, zulüm, azgınlık ve isyanları nedeniyle insanları) ateşe (sokacak inkâr, şirk ve kötü işlere) çağıran (ve kendilerine uyan kimselere) öncüler olarak adlandırdık; (kendi özgür iradeleriyle onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak) ve kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir! *
Firavunla beraber olanları, ateşe çağıran inkârcılara önderler yaptık. Kıyamet günü onlara asla yardım edilmez.
Biz onlar Cehennem tellallarının başına koyduk. Onlar kalkış günü de hiç yardım görmiyeceklerdir.
Onları ateşe çağırır [⁴] ele başı yaptık. Onlar kıyamet gününde de hiçbir yardım görmeyeceklerdir.
Biz onları, ateşe çağıran öncüler yaptık. Kıyamet günü de asla yardım görmezler.
Biz onları ateşe çağıran önderler kıldık, kıyamet günü yardım görmezler.
Biz onları tuttukları yol gereği, cehennem ateşine davet eden liderler kıldık ve kıyamet gününde de, böylelerine asla yardım edilmeyecektir.
Böylece onları, halkı ateşe çağıran öncüler yapmış olduk. Kıyamet gününde onlar yardım görmeyeceklerdir.
Biz onları, zâlimleri cehenneme çağıran öncüler ve kötülüğün sembolleri kıldık. Bu yüzden, her kim onların izinden giderse, onlarla aynı âkıbeti paylaşacak ve mahşer gününde, hiç birine yardım edilmeyecektir!
Onları Ateş’e çağıran önderler yaptık. Kıyâmet günü yardım edilmezler.
Biz Fıravunları, felaket tellalları yaptık. Kıyamet günü kimse onlara yâr olmayacak.
Onları cehenneme çağıran önderler yaptık! Kıyamet günü onlara asla yardım etmeyeceğiz. Onlara yardım edip cehennemden kurtarmayacağız.
(Böylece) onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler [*] kılmıştık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
(Bir de) onları, (insanları) cehenneme çağıran önderler kıldık. Kıyamet gününde onlar, asla yardım görmeyecekler.
[Yeryüzünde onların işini bitirdik] ve böylece kendilerini [cehennem] ateşinin yolunu gösteren [kötülüğün] sembol tipleri ⁴⁰ olarak [insanlığın karşısına] çıkardık; öyle ki, Kıyamet Günü’nde böylelerine asla yardım edilmeyecektir;
Onlar cehenneme çağıran önderler. Kıyamet günü ise onlar hiç kimseden yardım alamayacaklar. 40/45- 46
Onları, insanları ateşe davet eden, sürükleyen öncüler haline getirdik. Kıyamet günü, onlar yardım görmeyecekler.
Ve onları, (takipçilerini) ateşe çağıran rehberler kıldık; onlara kıyamet günü yardım da edilmeyecektir.
Ve onları ateşe dâvet eder ön ayaklar kıldık, yevm-i Kıyamette ise yardım olunmayacaklardır.
Onları (Firavun ile avanesini) cehenneme çağıran öncüler kıldık. Kıyamet gününde ise (azaplarının hafifletilmesi hususunda) asla yardım göremezler.
Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyâmet günü asla yardım olunmazlar.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.
Daḫı anları muḳtedā eyledük kāfirlere. Da‘vet iderler cehennem odına. Daḫıḳıyāmet güninde daḫı nuṣret bulmazlar.
Onları insanları ateşe çağıran önderler yaptık. Bu dünyada halkı çalıştırıp desteklerini sağlasalar da, kıyamet günü en ufak bir yardım bile görmeyeceklerdir.
Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü asla yardım olunmazlar.
Ve onları dünyâda halkı cehenneme götürür ruesâ kıldık ve kıyâmet gününde yardım olunmazlar.
Onları, cehenneme çağıran önderlere dönüştürmüştük. Kıyamet gününde de yardım görmeyecekler.
Onları ateşe çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de yardım görmezler.
Onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet gününde onlar hiç kimseden yardım görmezler.
Biz onları, ateşe çağıran önderler yapmıştık. Kıyamet günü yardım göremeyeceklerdir.
Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Biz, onları, ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler yaptık. Kıyamet gününde ise yardım olunmazlar.
Ve onları ateşe (Cehenneme) çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.