Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu da, sarayını da yere geçirdik, Allah'tan başka ona yardım edecek bir topluluğa sahip değildi ve kendisinin de kendisine bir yardımı dokunamadı.
Besim Atalay (1965)
Hem Karun'u, hem de köşkünü yere batırdık, Allahtan özge, hiç kimseler de yardım etmedi, öç dahi alamadı
Cemal Külünkoğlu
Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O, kendisini kurtarabilecek durumda da değildi (zaten).
Cemil Said (1924)
Kârun ve sarayı yere geçsün diyu emr itdik. Allâh’a karşu ânı kesretli âdemleri kurtaramadı, hiç bir imdâda nâil olamadı.
Diyanet Vakfı
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Edip Yüksel
Onu eviyle birlikte yerin dibine geçirdik. ALLAH'ın dışında kendisine yardım edecek bir bölüğü yoktu; kazananlardan olmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken biz onu hem de sarayı ile yere geçiriverdik o vakıt Allaha karşı yardımına gelecek tarafdarları da olmadı, kendini kurtaracaklardan da değildi
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Derken biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek taraftarları olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Emrah Demiryent
Sonunda (yaptıkları yüzünden), biz onu (Kârûn’u) da sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’ (ın azabın) a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk olmadığı gibi, o, kendi kendine de yardım edemedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
Nihayet Biz onu (Karun’u) da, konağını (ve hazine sandıklarını) da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah’a karşı ona yardım edecek bir taraftarı olmamış (olanlar da fayda vermemişti). Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden olan (bir kişi) de değildi.
Erhan Aktaş
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Eski Anadolu Türkçesi
pes yire ķoyduķ anı daħı sarāyını yire. pes olmadı anuñ bölük ādemį kim yardım-ide aña Tañrı 'aźābı ileyinde daħı olmadı girü ŧurıcılardan ya'nį 'aźābdan.
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onu da, sarayını da yere geçiriverdik. Artık Allaha karşı kendisine yardım edecek hiçbir cemâati da yokdu onun. Bizzat kendisini müdâfaa edebileceklerden de değildi o.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet, onu da sarayını da yere geçiriverdik;(2) artık Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluk da olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
İhsan Aktaş
Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da (şiddetli bir depremle) yere geçirdik (yerle bir ettik). Artık (zatım olan) Allah’ın dışında ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O, kendisini kurtarabilecek durumda da değildi.*
İlyas Yorulmaz
Karun’u ve evini yerin dibine batırdığımızda ona, Allah’dan başka yardım eden hiçbir gurup olmadı. Zaten Karun da (yaptıklarından dolayı) yardım alanlardan olmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sonunda onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah’a karşı onun yardımına koşacak kimsesi de yoktu. O da kendi kendisini kurtarabilecek bir kimse değildi.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz hem onu, hem evini zelzele ile yere geçirdik. Ona Allah/tan başka yardım edip azaptan kurtarır hiçbir taraftar bulunmadı. Kendisi de Musa/dan öc alanlar arasına geçemedi [³].
İsmail Yakıt
Sonunda Biz, onu ve sarayını yerin dibine batırdık [hasefnâ]. Artık, Allah’a karşı ona yardım edebilecek topluluğu [fi’e]²⁴ yoktu. Kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Kadri Çelik
Sonunda onu da konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Abdullah Parlıyan
Ve sonunda Kârûn'u da, sarayını da yerin dibine geçirdik. O'na Allah'a karşı yardım edecek bir kimse bulunmadı. Kendisinin de, kendisine bir yardımı dokunamadı.
Kuran Yolu
Sonunda biz onu ve evini barkını yerin dibine geçirdik. Artık Allah’a karşı ona yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtarabilecek durumda da değildi.
Mahmut Kısa
Karun, bir süre daha lüks ve refah içinde hayat sürdü fakat sonunda, hem kendisini hem de o görkemli sarayını helâk edip yerin dibine geçirdik! Öyle ki, ne o güçlü kuvvetli orduları ve adamları onu Allah’a karşı koruyabildi, ne de kendi kendini bu acıklı sondan kurtarabildi!
Mahmut Özdemir
Onu ve sarayını Yer’in dibine geçirdik. Allah’tan başka yardım edecek hiçbir destekçi olmadı. Kendisini Kurtaracaklar’dan da değildi.
Mehmet Çakır
Sonunda Kârûn'u da sarayını da toprağın derinliklerine gömdük. Hattâ ölürken yine Allah'tan başka elinden tutacak kimsesi olmadı. Kendi çabasıyla kurtulacak takati de yoktu.
Mehmet Çoban
Nihayet biz Karun’u da evini de yerle bir ettik! Allah’a karşı Karun’a yardım edecek hiçbir topluluk çıkmadı. Kendi kendini savunup kurtulabilecek insanlardan da değildi.
Mehmet Okuyan
Sonunda biz onu da evini de yerin dibine geçirmiştik. Allah’a karşı kendisine yardım edecek grubu (kimsesi) de yoktu; kendini kurtarabileceklerden de değildi.
Mehmet Türk
Sonunda Biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Onun Allah’ın dışında kendisine yardım edebilecek kimsesi olmadığı gibi o, kendisini (bile) kurtarabileceklerden değildi.
Muhammed Esed
Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah’a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; ⁹¹ pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.
Mustafa Çavdar
Sonunda biz de onu, köşk ve saraylarıyla birlikte yerin dibine geçirdik. Artık Allah’tan başka kimse ona yardım edemezdi, edemedi de, kurtulmak için de elinden hiçbir şey gelmiyordu. 22/45, 44/25
Ahmet Tekin
Nihayet, onu da, konağını, hazinelerini ve yurdunu da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden, kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet onu da, evini barkını da yerin dibine geçirdik.[³⁴⁵⁸] Artık Allah’a karşı kendisine yardım edecek bir topluluk da yoktu; kendisi de, yardımı hak edenlerden biri olmadı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Derken onu konağı ile beraber yere geçirdik. Ve ona Allah'dan başka yardım eder bir cemaat bulunmadı ve kendisine yardım edeceklerden olmadı.
Orhan Kuntman
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik, artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek hiçbir kimsesi yoktu, bizzat kendisini (helâk olmaktan) koruyabilecek bir güce de sahip değildi.
Osman Fırat
Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah’a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.
Şaban Piriş
Karun'u da, sarayını da yerin dibine geçirdik. O'na, Allah'a karşı yardım edecek kimse de yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı.
Satıraltı Meal (1534)
Pes yire geçürdük Ḳārūnı, Ḳārūnuñ evini daḫı. Pes aña bulunmadı bircemā‘at ki yardım idüp anı ḳurtaralar Tañrı ‘aẕābından. Manṣūrlardan daḫıolmadı.
Suat Yıldırım
Derken Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçiriverdik. Ne yardımcıları Allah'a karşı kendisine yardım edip, onu kurtarabildi, ne de kendi kendisini savunabildi. Krş. KM, Sayılar, 16
Süleyman Ateş
Nihayet onu da, evini barkını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini (savunup) kurtaranlardan da değildi.
Süleyman Tevfik (1927)
Kârûn'ı malıyla ve hânesiyle berâber yere batırdık. Ona, Allâh'ın bu 'azâbına karşı yardım idecek bir tâife olmadı. O da kendine yardım idicilerden değildi.
Süleymaniye Vakfı
Nihayet onu, yeriyle yurduyla birlikte batırdık. Allah’tan başka ona yardımcı olacak bir ekip ortaya çıkmadı. Herhangi bir yardım da görmedi.
Ahmet Varol
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Ümit Şimşek
Sonra Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık ne Allah'a karşı ona yardım eden bir topluluk vardı, ne de o kendisine yardım edecek haldeydi.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek yandaşları da yoktu. Kendi kendisine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Bulaç
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet Karûn'u, hem de sarayı ile yere geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir cemaatı yoktu onun. Allah'ın azabından kendini kurtarıcılardan da olmadı.
Bahaeddin Sağlam
Nihayet Biz, onu da evini de yere batırdık. Allah’tan başka, ona yardım edecek bir cemaati olmadı. Kendi kendine de yardım edemedi. (Kendi imkânları da ona bir fayda vermedi.)
Bayraktar Bayraklı
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.