Ankebût Suresi 37. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

37. Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ

Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken yalanlamışlardı onu da onları bir sarsıntı, helak edivermişti, derken evlerinde diz çökmüş bir halde yerlere yığılıp helak oluvermişlerdi.

Besim Atalay (1965)

Onu yalanladılar, hemencek onları bir deprem yakaladı, evlerinde dizi üstü düştüler

Cemal Külünkoğlu

Kavmi, onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).

Cemil Said (1924)

Lâkin ânı yalancılıkla ithâm itdiler. Şiddetli bir sayhaya (ra’şeye) tutuldılar irtesi sabah hânelerinde ölmüş bulundılar.

Diyanet Vakfı

Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Edip Yüksel

Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buna karşı onu tekzib ettiler, derken onları o recfe tutuverdi de yurdlarında dizleri üstü çöke kaldılar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Emrah Demiryent

Kavmi, onu yalanladı (ve hakkı inkârda ısrar ettiler). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).

Abdullah-Ahmet Akgül

Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş (ve helake düşmüş) olarak sabahladılar.

Erhan Aktaş

Fakat onu yalanladılar. Bu nedenle onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı; ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes yalan duttılar anlar anı; pes duttı anları ditremek pes oldılar sarāylarında [213b] ölüler.

Hasan Basri Çantay

Fakat onu tekzîb etdiler. Derken kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarından hepsi (ölü olarak) diz üstü çöke kaldılar.

Hayrat Neşriyat

Fakat onu yalanladılar; derken kendilerini o sarsıntı yakaladı da bulundukları yurtta (dizleri üstüne) çöküp kalan kimseler oldular.

İhsan Aktaş

Fakat onu (ve tebliğ ettiği mesajlarımızı) yalanladılar (zulüm ve taşkınlıklarına da devam ettiler) ve neticede korkunç bir (gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren) bir sarsıntı kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi de, yurtlarında meskenleri içinde cansız çökekaldılar.*

İlyas Yorulmaz

Şuayb’ı yalanladılar ve onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinin içinde dizlerinin üzerlerine çöküp kaldılar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak onlar Şuayb’ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onlar öyle bir yer sarsıntısına uğradılar ki hepsi de evlerinde yerlere serilip kaldılar.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlarsa Şuayb/ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı aldı. Evlerinde dizüstü çökmüş, ölü bir halde kaldılar.

İsmail Yakıt

Onu yalanladılar. Bu yüzden onları sarsıntı [recfetu] yakaladı. Onlar, evlerinde/yurtlarında diz üstü çökekaldılar [câsimîn].

Kadri Çelik

Ancak onu yalanladılar, bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüşler olarak sabahladılar.

Abdullah Parlıyan

Fakat halkı O'nu yalanladı. Bu yüzden onları bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında, cansız bir şekilde serilip kaldılar.

Kuran Yolu

Ama onu yalancılıkla suçladılar. Bunun üzerine kendilerini o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler!

Mahmut Kısa

Fakat hemşehrileri onu yalanladılar; bunun üzerine, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları; böylece yurtlarında, cansız bir hâlde, yüzüstü yere serildiler!

Mahmut Özdemir

Onu yalanladılar. Onları Recfe / “Şiddetli Sarsıntı” yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökekaldılar.

Mehmet Çakır

Şuayb'a inanmadılar. Ardından müthiş bir sarsıntıya yakalandılar. Sonunda yurtları içinde büzüşüp kaldılar...

Mehmet Çoban

Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Artık orada yoklardı.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) onu yalanlamıştı. Kendilerini (korkunç) bir sarsıntı yakalamıştı ve yurtlarında diz üstü çökmüşlerdi. [*]

Mehmet Türk

Onlar onu yalanlar yalanlamaz, hemen onları büyük bir sarsıntı yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.¹

Muhammed Esed

Fakat, halkı o’nu yalanladı. Bu yüzden bir yer sarsıntısına maruz kaldılar: ve yurtlarında cansız bir şekilde yere serildiler. ³¹

Mustafa Çavdar

Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları ansızın korkunç bir sarsıntı/deprem yakaladı ki yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar. 11/84...95

Ahmet Tekin

Onu da yalanladılar. Onların işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki onu yalanladılar; derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.[³⁵¹⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki, O'nu tekzîp ettiler, artık onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizleri üzerine çöküvermiş kimseler olarak sabahladılar.

Orhan Kuntman

Fakat onu yalancı saydılar, bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı (titreme) yakalayıverdi de, yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Osman Fırat

Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Şaban Piriş

Ama onu yalanladılar, bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı ve oldukları yerde yapışıp kaldılar.

Satıraltı Meal (1534)

Yalanladılar Şu‘aybı. Helāk itdi anları ulu zelzele. Pes helāk oldılarevleri içinde, dizleri üstine çöküp.

Suat Yıldırım

Fakat onlar kendisini yalancı saydılar. Bunun üzerine müthiş bir zelzele, kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi, oldukları yerde çökekaldılar.

Süleyman Ateş

Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) deprem yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Süleyman Tevfik (1927)

Kavmi onı tekzîb iylediklerinden onları zelzele ahz ve helâk itdi. Evlerinde yüzikoyun düşerek telef oldılar.

Süleymaniye Vakfı

Ama onlar Şuayb’a yalancı, dediler. Bunun üzerine onları, bir yer sarsıntısı yakaladı da yurtlarında dize geldiler.

Ahmet Varol

Ancak onu yalanladılar. Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.

Ümit Şimşek

Onlar Şuayb'ı yalanladılar. Derken onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu hemen yalanladılar. Bunun üzerine kendilerini o korkunç sarsıntı/korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında diz üstü çömelenler haline geldiler.

Ali Bulaç

Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakaladı, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.

Ali Fikri Yavuz

Buna karşı, onu tekzib ettiler. Derken onları şiddetli sarsıntı yakalayıverdi de yurdlarında dizleri üstü çökekaldılar (öldüler).

Bahaeddin Sağlam

Onlar ise, onu yalanladılar. Bunun üzerine bir deprem, onları yakalayıverdi; evleri içinde dizüstü yığılmış olarak kaldılar.

Bayraktar Bayraklı

Fakat onu yalanladılar; bu yüzden, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında dizüstü çöküverdiler.