Ankebût Suresi 52. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

52. Ayet

قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يدًاۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Aramda ve aranızda tanık olarak Allah yeter; bilir ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve batıla inanıp Allah'a kafir olanlara gelince: Onlardır ziyan edenlerin ta kendileri.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Sizinle aramda, Tanrı yeter tanıklığa; göklerde, yerde olanı bilir, bâtıla inananlar, Allaha küfredenler, işte bunlar ziyandadır»

Cemal Külünkoğlu

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkâr edenler var ya, işte hüsrana uğrayanlar onlardır!

Cemil Said (1924)

Ânlara: "Sizin ile benim beynimizde Allâh’ın şâhid olması kâfîdir, Allâh semâvâtda ve arzda ne var ise bildiği gibi bâtıla îmân idenleri Allâh’a karşu küfr idenleri de bilür bunlar hâsir oldılar" di.

Diyanet Vakfı

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte ziyana uğrayacaklar onlardır.

Edip Yüksel

De ki, "Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Yanlışa inanıp, ALLAH'a inanmıyanlar, asıl zarara uğrayanlardır."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki benimle sizin aranızda şâhid, Allah yeter, o Göklerde ve Yerde ne varsa bilir, bâtıla iyman edip de Allaha küfredenler, işte onlardır hep husrâna düşenler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp inkâr edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır.

Emrah Demiryent

(Resûlüm, kâfirlere) de ki: “(Peygamber olduğuma, Kur’ân’ın bana vahyedildiğine ve size hakkı tebliğ ettiğime) benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir.” Bâtıla inanıp, Allah’ı (n âyetlerini) inkâr edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. O, göklerde ve yerde olanı (canlı ve cansız tüm varlıkları ayrıntılarıyla) bilir. Bâtıla (yanlış, haksız ve bozuk yollara) inanan ve Allah’ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana (pişmanlık dolu zarara) uğrayanlardır." (Aslında bunlar, Müslüman görüntülü münafıklardır. Ve Hakka değil bâtıla inanıp zulme destek çıkan, böylece Allah’ın va’adini ve kudretini inkâr edip sapıtan insanlardır.)

Erhan Aktaş

De ki: “Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir.” Batıla inananlar ve Allah'ı yalanlayan kimseler, işte onlar hüsranda olanlardır.

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “ŧapdur Tañrı benüm aramda daħı sizüñ ŧanuk. bilür anı kim göklerdedür daħı yirdedür.” daħı anlar kim įmān getürdiler bāŧıla daħı kāfir oldılar Tañrı’ya anlar [214b] anlardur ziyānlular.

Hasan Basri Çantay

De ki: «Benimle sizin aranızda Allahın hakkıyle şâhid olması yeter. Göklerde, yerde ne varsa O bilir. Baatıla îman ve Allâhı (inkâr ile) kâfir olanlar (Yok mu?) İşte onlar hüsranda kalanların ta kendileridir.

Hayrat Neşriyat

De ki: “Benimle sizin aranızda şâhid olarak, Allah yeter! (O,) göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrâna uğrayanların ta kendileridir!”

İhsan Aktaş

De ki: Benimle sizin aranızdaki duruma (tebliğini yapmış olduğum bu Kur’an’ı yalanlayıp inkârda ısrar edişinize) Allah’ın (hakkıyla) şahit (vakıf ve gözcü) olması yeterlidir. Göklerde ve yerkürede (tüm evrende) ne varsa onları bilir. Gerçek dışı şeylere (yalana) inanıp da, Allah’ı inkâr edip nankörlük edenler; işte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir. *

İlyas Yorulmaz

Onlara deki “Benimle sizin aranızda (bu kitabın Allah’dan indiğine) şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde olanları, batıla inananları ve Allah’ı inkâr edenleri O bilir. İşte böyleleri açıkça kaybedenlerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki : "Allah’ın benimle sizin aranızda tanık olması yeter. Allah yerlerde, göklerde olanı bilir. O kimseler ki eğriye inanıp da Allah’ı tanımazlar, kendilerine yazık edenler işte onlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki Allah/ın sizinle benim aramızda hakkıyle şahit olması elverir. O, göklerde, yerde olanı bilir. Ziyankârlar bâtıl mâbutlara iman edip Allah/ı tanımayanlardır.

İsmail Yakıt

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenlere gelince, işte asıl zarara uğrayanlar onlardır.”

Kadri Çelik

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte onlar hüsrana uğrayanlardır.”

Abdullah Parlıyan

İman etmeyecek olanlara de ki: “Benimle sizin aranızda, şahit olarak Allah yeter. O göklerde ve yerde olan herşeyi bilir. Geçersiz ve uydurma şeylere inananlara ve Allah'ı inkâr edenlere gelince, işte gerçek zarar eden onlardır.”

Kuran Yolu

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir.” Bâtıla inanan ve Allah’ı inkâr edenlere gelince, işte hüsrana uğrayacak olanlar onlardır.

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! Kur’an gibi apaçık mûcizeye rağmen yine de inkârda diretecek olurlarsa, onlara de ki: “Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah yeter!Çünkü O, göklerde ve yerde olan her şeyi en mükemmel şekilde bilir. İlâhî kaynaklı olmayan ve hiçbir geçerli bilgi ve belgeye dayanmayan; yani bâtıla inanan ve Allah’ın ayetlerini inkâr eden kimseler var ya, işte gerçek anlamda kayba uğrayanlar onlardır!” Hal böyleyken:

Mahmut Özdemir

De ki: “Benim ve sizin aramızda şahid olarak Allah yeter. Yer ve Gökler’deki şeyleri biliyor. Allah’ı inkâr etmiş ve Bâtıl’a inanmış kimseler; işte Hüsrana Düşenler onlardır.

Mehmet Çakır

Resulüm ehlikitaba deki: " aramızda tanık olarak Allah yeterlidir. " Çünkü, göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'a gizli kalamaz. Puta çaputa bel bağlayıp Allah’ı inkar edenler, her şeylerini kaybettiler demektir.

Mehmet Çoban

De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inananlar, Allah’ı inkâr edenler, işte ziyana uğrayanlar onlardır!"

Mehmet Okuyan

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde ne varsa (hepsini) bilir.” [Batıl]a inanıp Allah’ı inkâr edenler (var ya), işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed! Kâfirlere): “Benimle sizin aranızda (benim doğruluğuma) şahit olarak, göklerde ve yerde olanı bilen Allah yeter. Allah’ı inkâr ederek bâtıla inananlar ise gerçekten hüsrana uğrayanlardır.” de.

Muhammed Esed

[İman etmeyecek olanlara] De ki: “Benim ile sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Geçersiz ve uydurma şeylere inananlara ve bu suretle Allah’ı inkara şartlanmış olanlara gelince; işte ziyanda olanlar onlardır!”

Mustafa Çavdar

De ki: – Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Asılsız şeylere inanarak Allah’a inanmayanlar var ya işte onlar hepten kaybedenlerdir. 13/43, 10/61, 34/3

Ahmet Tekin

“Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğum konusunda şâhit olarak Allah yeter. O, göklerdekileri ve yerdekileri bilir. Bâtıla inanıp, Allah'ı inkârda ısrar edenler, işte ziyana uğrayacak olanlar onlardır.” de.

Mustafa İslamoğlu

(Onlara) de ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter; O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir; yine (bilir) ki: Bâtıl inançlara saplanan ve Allah’a nankörlük eden kimseler hüsrana uğrayacak olanların ta kendileridir.”

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Benimle sizin aranızda Allah Teâlâ'nın şahit olması kifâyet eder. Göklerde ve yerde ne olduğunu bilir. Ve o kimseler ki, bâtıla inanmışlar ve Allah'ı inkar etmişlerdir. İşte hüsrâna düşmüş olanlar, ancak onlardır.»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. (Şayet ben O'na karşı yalan uydurmuş olsaydım, mutlaka benden helak ederek intikam alırdı) Batıla inanıp hakkı inkar edenler yok mu, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Osman Fırat

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır. "

Şaban Piriş

De ki:-Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inananlar ve Allah'ı tanımayanlar ise, işte onlar, hüsrana uğrayacak olanlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Tañrı Ta‘ālā ṭanuḳluġı yiter benümle sizüñ ortañuzda.Bilür her ne kim var‐ısa göklerde ve yirlerde. Ol kişiler ki īmān getürdilerbāṭıla ve kāfir oldılar Tañrı Ta‘ālāya. Anlar dünyā ve āḫiret ziyānlularıdur.

Suat Yıldırım

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Gerçek ortada iken, batıla iman edip Allah'ı inkâr edenler, işte asıl ziyana ve hüsrana uğrayanlar onlar olacaktır. ” [69, 44 - 47]

Süleyman Ateş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'a karşı nankörlük edenler, işte ziyana uğrayacaklar onlardır."

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: "Benim ile sizin aranızda şâhid olarak Allâh kâfîdir. Allâh göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Bâtıla îmân iden ve Allâh Te'âlâ'ya küfr iyleyen kimselerdir ki ziyân iderler.

Süleymaniye Vakfı

De ki: “Sizinle aramızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir.” Allah’ı görmezlikten gelerek batıla inananlar var ya, kaybedecek olanlar işte onlardır.

Ahmet Varol

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler ise, işte onlar ziyana uğrayanlardır."

Ümit Şimşek

De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan herşeyi bilir. Allah'ı inkâr ederek bâtıla inananlar ise hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Sizinle benim aramda tanık olarak Allah yeter. Göklerde ne var, yerde ne var biliyor O. Bâtıla iman edip Allah'ı inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir."

Ali Bulaç

De ki: 'Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “- Benimle sizin aranızda (peygamber olduğuma dair) Allah şahid olarak yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Batıla inanıb Allah'ı inkâr edenler, (küfre varanlar) işte onlar, tamamen aldananlardır.

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Benim ile sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilendir. Allah’ı inkâr edip de boş şeylere inananlar, işte gerçek zarar edenler onlardır.

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır.”