66. Ayet
لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
Bu da onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük edip dünyada geçinip gitmeleri içindir, fakat yakında bilecek onlar.
Verdiğimiz şeylere, küfreyleye dursunlar, varsın geçinsinler de, yakında öğrenirler
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!
Varsunlar âyâtınıza inanmasunlar, dünyâ emvâlinden intifâ’ itsünler, bir gün hakîkati öğreneceklerdir.
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!
Bırak, kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler, zevklensinler. İleride bilecekler.
Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye, fakat ileride bilirler
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.
Kendilerine verdiğimiz (nimetler) e nankörlük etsinler ve bir süre daha (dünya hayatından) faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride bilecekler!
Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve onlar (bir müddet) yararlanıp sefasını sürsünler (bakalım!..) Ancak onlar yakında bilecek (ve anlayacaklardır).
Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!
kāfir olsunlar aña kim virdük anlara daħı gönensünler; pes tįz bileler.
Ki (bu suretle) kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etsinler ve (hayâtdan) zevk alsınlar diye. Fakat onlar yakında bileceklerdir.
Tâ ki kendilerine verdiğimiz şeylere (ni'metlere) nankörlük etsinler ve zevkedalsınlar! Fakat (onlar yaptıklarının âkıbetini) ileride bilecekler!
Böylece, kendilerine verdiğimiz (bunca) nimetlere karşı nankörce davranır, (yeme, içme ve cinsel duyguları tatminden başka bir şey bilmeyen; doğruluk, adalet, erdemlilik gibi hiçbir ahlâkî endişe taşımayan diğer canlılar gibi, dünyanın zevk ve nimetleriyle oyalanarak) yaşayıp giderler. Ama (ne büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını,) ilerde bilecekler! *
Onlar, Allah’ın verdiklerini şimdilik inkâr etsinler ve yaşasınlar bakalım. Sonra öğrenecekler.
Kendilerine edilen iyiliklere karşı tanımazlık etsinler, gönensinler diye! Oysa ki yakında öğreneceklerdir.
Varsın verdiklerimize karşı nankörlük etsinler, muratlarınca geçinsinler. Artık yakında bunun akıbetini anlayıp pişman olurlar.
Böylece, kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmiş ve bir süre daha yararlanmış olurlar ama yakında bilecekler.
Kendilerine verdiğimize nankörlük etsinler ve yararlanıp faydalansınlar bakalım; ancak onlar yakında bileceklerdir.
Ki, şimdilik kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve şu geçici dünya hayatından zevk alsınlar bakalım, fakat yakında bilecekler.
Kendilerine bahşettiğimiz şeylere karşı nankörlük etsinler, zevku safa sürsünler! Ama yakında anlayacaklar!
Böylece, kendilerine verdiğimiz bunca nîmetlere karşı nankörce davranır, yeme, içme ve cinsel duyguları tatminden başka bir şey bilmeyen; doğruluk, adâlet, erdemlilik gibi hiçbir ahlâkî endişe taşımayan hayvanlar gibi, dünyanın zevk ve nîmetleriyle oyalanarak yaşayıp giderler fakat ne büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını, yakında anlayacaklar! O hâlde, iş işten geçmeden bunu düşünsünler de, gerçek kurtuluş ve mutluluğa ancak Allah’a kulluk sayesinde ulaşılabileceğini anlasınlar:
Kendilerine verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler, geçinsinler! İlerde bileceklerdir.
Görmezden geldikleri nimetlerimin, biraz daha sefasını sürsünler bakalım. Nasıl olsa yakında öğrenecekler...
Verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler, böylece bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride yaptıklarının ne olduğunu bilecekler.
65,66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. [*] (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler! [*]
(Bunu) kendilerine verdiklerimize nankörlük etmek ve (dünyalık) menfaatler elde etmek için (yaparlar). Ama onlar, (neyin ne olduğunu) pek yakında anlayacaklar.¹
böylece ⁵⁸ kendilerine bahşettiğimiz her türlü (nimete) karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından [ahmakça] zevk almaya devam ederler; fakat, günü gelince [gerçeği] öğrenecekler.
Bizim onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük etmeye ve zevki sefa içinde hayat sürmeye devam etsinler bakalım. Nasılsa yakında gerçeği öğrenecekler. 14/32...34, 16/51...56, 80/17...32
Kendilerine ihsan ettiklerimize karşılık bize nankörlük etsinler, sefa sürsünler bakalım! Ama yakında âkıbetlerinin nasıl olduğunu öğrenecekler.
Sonuçta[³⁵⁵¹] kendilerine verdiklerimize nankörlük etmiş ve kısa vâdeli bir hazzı tüketmiş olurlar:[³⁵⁵²] Fakat zamanı gelince (gerçeği) anlayacaklar.
Kendilerine verdiğimiz şeye nankörlük etsinler ve istifadede bulunsunlar diye. Fakat yakın da bileceklerdir.
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler, eğlensinler bakalım! Yakında (gerçeğin ne olduğunu) bileceklerdir.
Ki kendilerine verdiğimiz (ni’metler)e nankörlük etsinler ve (şu geçici hayâtta) zevk içinde yaşasınlar. Ama yakında (gerçeği) bileceklerdir.
Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.
Kāfir olmaġ‐ıçun virdügümüz ni‘metlere gönensünler. Anlara ‘aẕābolġanda bileceklerdür.
Neticede kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edip, güya geçici bir zevk alırlar. Alsınlar bakalım, yakında öğrenirler!
Ki kendilerine verdiğimiz(ni'metler)e nankörlük etsinler ve (şu geçici hayatta) zevk içinde yaşasınlar. Ama yakında (gerçeği) bileceklerdir.
Onlar virdiğimiz ni'metlere küfür itsünler ve hayât-ı dünyâdan istifâde iylesünler. Bunun 'âkıbetini yakında anlar ve bilirler.
Bunu, Allah’ın onlara verdiğini görmemek ve günlerini gün etmek için yaparlar. Onlar yakında öğreneceklerdir.
Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etsinler ve yararlansınlar diye (böyle yaparlar). Ancak yakında bilecekler.
Nankörlük etsinler verdiklerimize, nasiplenedursunlar. Yakında görecekler.
Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.
Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
Kendilerine verdiğimiz nimeti (kurtuluş nimetini) inkâr etsinler ve (geçici dünya hayatından) zevk alsınlar diye (eski tutumları olan şirke dönerler)...Fakat yakında (onlara ne azab yapılacağını) bileceklerdir.
Nihayet(*) onlara verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. Bir müddet yaşarlar. Fakat sonra (nasıl bir yolda olduklarını) bilecekler.
Böylece kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından zevk almaya devam ederler. Fakat yakında bileceklerdir.